Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2291 E. 2026/2040 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2291
- Karar No
- 2026/2040
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2291
KARAR NO: 2026/2040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2026 (Ara Karar)
NUMARAS: 2026/908 E.
DAVANIN KONUSU: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ifaya ekli cezai şart bedeli
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE TALEBİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde:"Davalı ... ... A.Ş. (“Davalı şirket” veya “... ... ”), ...ilinde işbu uyuşmazlık konusu ... ... Alışveriş Merkezi’nin (“... ... AVM”) malikidir. ... ... AVM’nin yönetimi, işletilmesi, kiracı ilişkilerinin yürütülmesi, alışveriş merkezinin korunması ve bakımının denetimi, eğlence ve reklam hizmetlerinin sunulması amacıyla davalı şirket ile Davacı Müvekkilin de içinde olduğu ...grubunun o dönemki ... ... şirketi olan dava dışı ......A.Ş. arasında 2012 yılında “... ...Anlaşması” (“... Anlaşması”) akdedilmiştir. İlgili ... Anlaşması kapsamında davalı şirket “Mal Sahibi” sıfatını, ......A.Ş. ise “Yönetici” sıfatını haizdir. ... Anlaşması 04.12.2013, 31.01.2021 ve 01.12.2021 tarihlerinde olmak üzere toplam üç kez ... edilmiştir. (Ek-1, ... Anlaşması, ... Sözleşmeleri ve Türkçe tercümeleri) ...grubu içerisinde gerçekleştirilen birleşmeler sonucunda söz konusu ......A.Ş.’nin unvanı sırasıyla ... A.Ş., ardından ...... A.Ş. ve nihayetinde ... ... A.Ş. olarak değiştirilmiştir. (Ek-2, ... tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanı)... ... AVM’ye ilişkin defter tutma, muhasebe, vergi uyumu, hukuki ve sekreterya hizmetleri ile belge saklama gibi hizmetlerin ... ... A.Ş. tarafından yerine getirilmesi amacıyla davalı şirket ile ... ... A.Ş. arasında ayrıca İngilizce dilinde ... imza ve ... yürürlük tarihli “... ” (“... Sözleşmesi”) akdedilmiştir. (Ek-3 ... imza tarihli ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi) İlgili ... Sözleşmesi kapsamında davalı şirket “Şirket” sıfatını, ... ... A.Ş. ise “... ” sıfatını haizdir.... Anlaşması ve ... Sözleşmesi, aynı taraflar arasında aynı taşınmazın, yani ... ... AVM’nin, ... ve idaresine ilişkin iki ayrı sözleşme olarak akdedilmiştir.2023 yılı sonunda ... ... AVM’ye ilişkin ... Anlaşması ve ... Sözleşmesi kapsamındaki tüm hak ve yükümlülüklerin ... ... A.Ş.’den, ...grubunun Türkiye bünyesindeki bir başka iştiraki olan müvekkil ......A.Ş. (“Müvekkil şirket”)’ye devredilmesi kararlaştırılmıştır. Bu itibarla, 01.01.2024 tarihinde davalı ... Kayseri, ... ... ... A.Ş. ve müvekkil şirket arasında hem ... Anlaşması hem de ... Sözleşmesi bakımından ayrı ayrı, üç taraflı İngilizce dilinde “...” (“... Sözleşmesi”) akdedilmiştir. (Ek-4, ... tarihli ... Anlaşması’na ilişkin ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi, ... tarihli ... Sözleşmesi’ne ilişkin ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi) Söz konusu ... Sözleşmeleri’nde ... ... ... A.Ş. “Devreden”, müvekkil şirket “Devralan” ve davalı ... Kayseri “Müşteri” sıfatlarını haiz olup ... Anlaşması ve ... Sözleşmesi ile bu sözleşmelerin eklerinden/ek protokollerden doğan tüm hak ve yükümlülükler 01.01.2024 tarihinden itibaren müvekkil şirkete devredilmiştir. Müvekkil şirket ......A.Ş., ... merkezli ....... bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye dahil pek çok Avrupa ülkesinde alışveriş merkezi yönetimi, kiralama ve buna bağlı idari, mali ve hukuki destek hizmetleri sunan uluslararası bir gayrimenkul ... grubunun Türkiye iştirakidir. Müvekkil şirket, ... Anlaşması ve ... Sözleşmesi uyarınca ... ... AVM’yi en üst düzey kurumsal standartlarda yönetmiş olup bu süre zarfında davalı şirket ile müvekkil şirket arasında hiçbir ihtilaf yaşanmamıştır. Taraflar arasındaki bu ticari ilişki yıllarca kesintisiz ve ihtilafsız sürdürülürken, davalı şirketin tek hissedarı olan Almanya merkezli sermaye yatırım şirketi ... (“...”)’nin, hisselerinin tamamını 2026 yılı başında ... A.Ş. (“...”)’ye devretme kararı aldığı öğrenilmiştir. Bu süreçte davalı şirket temsilcisi ..., 09.01.2026 tarihinde müvekkil şirkete gönderdiği e-posta ile; ... ... A.Ş. üzerindeki payların tamamının ...’na satış sürecinin yürütüldüğü, ...’nun ... ... AVM’nin işletilmesi için kendi bünyesindeki ... şirketini görevlendirmeyi amaçladığını belirterek ... Anlaşması ile ... Sözleşmesi’nin satış işleminin tamamlanmasından önce feshedilmesinin talep edildiğini, ancak müvekkil şirket ile uzun süredir devam eden ve büyük değer verdikleri ticari ilişkileri nedeniyle bu hususun her iki tarafın (... ile müvekkil şirket) hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde karşılıklı mutabakata dayalı ve dostane bir fesih yoluyla ele alınmasını tercih ettiklerini bildirmiştir. (Ek-5, Davalı şirket temsilcisi ...’nin 09.01.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi) Bu çağrıya istinaden müvekkil şirket tarafından 14.01.2026 tarihinde gönderilen e-posta ile, o anki koşullar ve şartlar gözetilerek ... Anlaşması ve ... Sözleşmesi kapsamında hesaplanan hak ve alacak kalemleri karşı tarafa ayrıntılı biçimde iletilmiştir. (Ek-6, Müvekkil şirketin 14.01.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi)Müzakereler ilerleyen süreçte somut bir uzlaşma zeminine kavuşmuş ve ... günü saat 13.59’da davalı şirket temsilcisi ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen e-posta ile ... ...alacakları bakımından 1.052.782,00 EUR ödenmesi yönünde bir uzlaşma teklifi yapılmıştır. Aynı gün saat 18:52’de ..., ikinci bir e-posta göndererek söz konusu uzlaşma rakamlarının dayandığı hesaplama mantığını kalem kalem açıklamıştır. (Ek-7, Davalı şirket temsilcisi ...’ın uzlaşma teklifini içeren ... tarihli e-postaları ve Türkçe tercümeleri) Söz konusu süreç, davalı şirketin süresinden önce fesih nedeni ile müvekkil şirketin sözleşmesel hak ve alacaklarının varlığını kabul ederek sulh için öneride bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ne var ki aynı gün, uzlaşma teklifinin müvekkil şirkete iletildiği e-posta zincirinin devamında saat 21:03’te, yine ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen e-posta ile aynı gün davalı şirket tarafından noter aracılığıyla müvekkil şirkete fesih ihtarnamesi keşide edildiği bildirilmiştir. (Ek-8, Davalı şirket temsilcisi ...’ın ... tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi)Davalı şirketin vekilleri tarafından keşide edilen ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinde özetle; ... Anlaşması’nın 1.2.1. maddesi uyarınca sözleşmenin 6 (altı) ay önceden yapılacak bir bildirim ile feshedilebileceği, ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesi uyarınca ... Anlaşması’nın herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ... Sözleşmesi’nin de sebepsiz sona erdirilebileceğinin düzenlendiği, ilgili maddeler uyarınca “... Anlaşması ve ... Sözleşmesi'nin 2 Şubat 2026 tarihi itibarıyla derhal hüküm ve sonuç doğurmak üzere feshedildiği” bildirilmiş; ayrıca müvekkil şirket uhdesinde bulunan şirket defterleri, şifreler, değerli kâğıtlar, sözleşmeler, ticari kayıtlar ve kapsamlı dijital veriler dahil olmak üzere son derece geniş bir belge ve bilgi setinin tebliğden itibaren yalnızca 3 iş günü içinde eksiksiz şekilde teslim edilmesi talep edilmiştir. (Ek-9, ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi) Müvekkil şirket tarafından davalı şirket temsilcisi ...’a 03.02.2026 tarihinde iletilen mail ile, davalı tarafın sulh teklifinin değerlendirildiği, ... işlemlerinin şirket belgelerinin sağlanması, fiziki yönetimin ve kira sözleşmelerinin devri ile sınırlı olması ve 2025 yılı ... bedellerinin tasfiyesi ve bilgi teknolojileri/iş uygulamaları desteği veya ...tarafından sunulacak olan başkaca bir .../danışmanlığın hariç tutulması kaydı ile davalı şirketin teklif ettiği tutarların sulh kapsamında kabul edilebileceği belirtilmiştir. (Ek-10, Müvekkil şirketin 03.02.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi)Ancak 05.02.2026 tarihinde ... tarafından müvekkil şirkete bir e-posta daha gönderilerek bu kez ... adına müzakere yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmüş ve daha önce iletilen uzlaşma teklifinin geri çekildiği ifade edilmiştir. (Ek-11, Davalı şirketin 05.02.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi) ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (“TTSG”)’nde davalı şirketin hisselerinin tamamının ...’ya devredildiğine ilişkin yeni pay sahipliği tescil ve ilan edilmiştir. (Ek-12, ... tarih ve ... sayılı TTSG ilanı) Müvekkil şirket tarafından davalı şirketin hukuka aykırı fesih bildirimine karşı ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi keşide edilerek davalı şirketin ileri sürdüğü fesih beyanının kendi içerisinde çelişki teşkil ettiği, farklı hukuki şartlara ve sonuçlara tabi fesih usullerinin tek bir fesih bildiriminde birlikte ileri sürülmesinin fesih iradesini belirsiz ve muğlak hale getirdiği, feshin geçersiz olduğu, muhatabın hukuka aykırı fesih iradesinde ısrar edilmesi halinde müvekkil şirketin sözleşmelerden doğan ceza-i şart, mahrum kalınan kar ve sair zararlara ilişkin her türlü dava ve talep hakkının saklı tutulduğu ihtaren bildirilmiştir. (Ek-13, ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi)Yasal ve sözleşmesel çerçevenin henüz çözüme kavuşturulamadığı bu dönemde, ... temsilcileri ... tarihinde ... ... AVM sahasında fiilî bir müdahaleye girişerek müvekkil şirket personelini AVM ... ofislerinden zorla çıkarmıştır. Güvenlik personeline müvekkil şirket çalışanlarının ... ofislerine yeniden alınmaması yönünde talimat verilmiş; denetim ve bilgi masalarında bulunan bilgisayar ve telefonlar ... temsilcilerinin talimatı doğrultusunda iade edilmemiştir. Bunun yanı sıra müvekkil şirketin ... ... AVM bünyesindeki BT altyapısı (switch’ler, güvenlik duvarları, erişim noktaları ve CCTV sistemleri) üzerindeki kontrolüne de herhangi bir ... protokolü yahut teslim tutanağı düzenlenmeksizin el konulmuştur. Bu fiilî müdahale, aynı gün müvekkil şirket avukatları tarafından karşı taraf avukatlarına gönderilen e-posta ile kayıt altına alınmıştır. (Ek-14, Müvekkil şirket vekillerinin ... tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi) Bu fiilî müdahalenin akabinde davalı şirket, müvekkil şirkete yönelik ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... .... Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, ... tarihi itibarıyla taraflar arasındaki ... Anlaşması’nın feshedildiği, ... Anlaşması’nın feshi nedeniyle ... Sözleşmesi’nin de aynı tarihte sona erdiği, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin feshedilmesine rağmen müvekkil şirketin fesih ihtarnamesinde talep edilen belge ve bilgileri teslim etmediğini, bu nedenle uğranılacak zararlara ilişkin yasal yollara başvurulacağını bildirmiştir. (Ek-15, ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi) Davalı şirketin hukuka aykırı tutumu üzerine müvekkil şirket, ...’ın ... ’a 13.02.2026 tarihli resmi bir mektubu mail üzerinden göndermiş olup söz konusu mektupta; ... i’nin yıllar boyunca ...’a sadakatle ve büyük bir özveriyle ... sunduğu, ... sürecinin ve sözleşme fesihlerinin sözleşmelere uygun olarak yerine getirilmesi konusunda işbirliği yapmaya hazır olduğu, ... temsilcisi ...’nin sürecin karşılıklı mutabakata dayalı ve dostane bir fesih yoluyla ele alınmasını tercih ettikleri şeklindeki 09.01.2026 tarihli mesajına istinaden sulh görüşmeleri yürütüldüğü, ... ’nin hukuken 3.000.000,00 EUR’yu aşan tutarda talepte bulunabilecek olmasına rağmen davalı şirketin 1.052.782,00 EUR’luk teklifi üzerinde sulh kapsamında mutabakata varıldığı, ancak söz konusu sulh anlaşmasının ansızın geri çekilmesi ve ...’nun sözleşmesel çerçeveyi tamamen göz ardı ederek müvekkil personelini ... ...AVM’den zorla çıkarmasının kınanması gerektiği, ...’nun bu tutumunun Multi’nin görevlerini yerine getirmesini imkansız hale getirdiği ve bunun sonuçları bakımından herhangi bir sorumluluk kabul edilmeyeceği açıkça belirtilmiştir. (Ek-16, Müvekkil şirketin 13.02.2026 tarihli resmi mektubu ve Türkçe tercümesi)Ayrıca davalı şirketin söz konusu ihtarnamelerine karşı müvekkil şirket tarafından sırasıyla ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi keşide edilerek davalı tarafın belge ve bilgi tesliminden kaçınma iddialarının gerçeği yansıtmadığı somut gerekçeleriyle açıklanmış ve davalı şirketin haksız feshi nedeniyle müvekkil şirket nezdinde doğan cezai şart ve sair alacakların muaccel hale geldiği ihtaren bildirilmiştir. (Ek-..., ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi) Tüm bu süreçte müvekkil şirket, davalı tarafın hukuka aykırı tutumuna karşın ...-teslim işlemlerini büyük bir özen ve iyiniyetle sürdürmüş; ... tarihinde VUK kapsamındaki dijital muhasebe verileri, çeşitli tarihlerde teminat mektupları, kasa bakiyesi, hisse senetleri, şirket mali mührü ve şirket defterleri gibi ilgili tüm bilgi ve belgeler davalı tarafa teslim edilmiş; 20.02.2026 tarihinde ise ... ...AVM’ye ait tüm kira sözleşmelerinin orijinal nüshaları ... yetkililerine eksiksiz biçimde teslim edilmiştir. (Ek-18, 25.02.2026 tarihli ...-teslim sürecine ilişkin yazışmalar) Belirtmek gerekir ki, ... Anlaşması’nın 18. maddesinde ... Anlaşması’na ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde tahkim usulü öngörülmüş olup müvekkil şirketin ... Anlaşması’ndan kaynaklı hak ve alacakları işbu davanın konusu değildir. Bu doğrultuda, davalının “... Sözleşmesi”ni usul ve yasaya aykırı feshi nedeniyle tarafımızca ...Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Numaralı dosyası üzerinden arabuluculuk süreci yürütülmüş, ancak yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflarca anlaşma sağlanmaması üzerine 03.07.2026 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir. (Ek-19, ...Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk numaralı Anlaşmama Tutanağı)Arabuluculuk sürecinin sona ermesinin ardından da davalı şirket ile sulh görüşmeleri devam etmiş; bu kapsamda davalı şirket, müvekkil şirketin söz konusu sözleşmelerin feshinden doğan hak ve alacaklarına ilişkin olarak tekrar bedel teklifinde bulunmuştur. Ne var ki davalı şirket, söz konusu tekliflerini iletmesinin hemen ardından bu kez de konunun henüz ... aşamasında değerlendirildiği şeklinde soyut nedenler ileri sürerek teklifini yine geri çekmiştir. Davalı şirketin süreç boyunca sergilediği bu tutum ve davranışlar, müvekkil şirketin dava konusu hak ve alacaklarının defaatle kabul edilmesine rağmen bu hak ve alacakların sürüncemede bırakılmasına yönelik bir tutum içerisinde olduğunu açıkça göstermektedir. (Ek-20, Davalı şirket vekillerinin 13.07.2026 ve 15.07.2026 tarihli mailleri)Müvekkil şirket on üç yılı aşkın bir süre boyunca ... Sözleşmesi kapsamındaki tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve özenle ifa etmiş olmasına rağmen davalı şirket söz konusu sözleşmelerin açık hükümlerine, tarafların müzakere sürecinde yaklaştığı uzlaşma çerçevesine ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde, usulsüz ve tek taraflı bir fesih bildirimiyle tüm sözleşmesel sorumluluklarından kaçınmaya çalışmıştır. Gelinen aşamada, ... Sözleşmesi’nin haksız ve usulsüz feshi nedeniyle doğan altı aylık ... bedeli tutarındaki cezai şart alacağının tahsili amacıyla işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.
ESASA İLİŞKİN OLARAK ... SÖZLEŞMESİ’NİN DAVALI TARAFINDAN FESHİ HAKSIZ VE USULSÜZ OLUP HAKSIZ FESİH NEDENİYLE SÖZLEŞME’NİN 8.2. MADDESİ UYARINCA İFAYA EKLİ CEZAİ ŞART BEDELİNİN MÜVEKKİL ŞİRKETE ÖDENMESİ GEREKMEKTEDİR.
Davalı şirket, ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile ... Anlaşması’nın 1.2.1. maddesi uyarınca sözleşmenin 6 (altı) ay önceden yapılacak bir bildirim ile feshedilebileceği, ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesi uyarınca ... Anlaşması’nın herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ... Sözleşmesi’nin de sebepsiz sona erdirilebileceğinin düzenlendiğini, ilgili maddelere dayanmak suretiyle ... Anlaşması ile ... Sözleşmesi’nin “derhal hüküm ve sonuç doğurmak üzere” feshedildiğini iddia etmiştir. ... Anlaşması’nın süresini ve temerrüdü düzenleyen 1.2.1. maddesi aşağıdaki şekildedir:¸ ... Anlaşması’nın 1.2.1. maddesi, Taraflar’a ... Anlaşması’nı sürenin bitiminden 6 ay önce bildirimde bulunmak kaydıyla feshetme imkânı tanımıştır. Dolayısıyla, ... Anlaşması’nın 1.2.1. maddesi davalı şirkete derhal fesih hakkı tanımamakla birlikte, ... Anlaşması’nda uyuşmazlıkların çözümü bakımından tahkim usulü öngörüldüğünden ... Anlaşması’nın haksız ve usulsüz feshinden kaynaklı taleplerimizin işbu davanın konusu olmadığını ve ... Anlaşması’nın haksız ve usulsüz feshi nedeniyle doğan ceza-i şart, yoksun kalınan kar ve sair alacak ve zararlara ilişkin her türlü yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu bildiririz. Bununla birlikte, işbu davanın konusu olan ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesi de, lafzı ve bağlamı itibarıyla davalı şirkete “derhal” fesih hakkı tanımamakta olup anılan maddenin orijinal metni aşağıdaki şekildedir:... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesinin Türkçe tercümesi aşağıdaki şekildedir:¸ ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesi Taraflar’a “... Anlaşması’nın herhangi bir nedenle feshedilmesi halinde, ... Sözleşmesi’ni haklı neden olmaksızın feshetme imkânı” tanımakta ise de bu düzenleme karşı tarafa ... Anlaşması’ndaki fesih usulünü bertaraf ederek ... Sözleşmesi’ni derhal sona erdirme hakkı tanımamaktadır. Somut olay nezdinde davalı tarafça ... Anlaşması’nın feshi bakımından sözleşmenin 1.2.1. maddesinde belirlenen altı aylık fesih ihbar bildirimine uyulmadığından ... Sözleşmesi’nin de ... tarihinde feshedildiğine ilişkin bildirimi haksızdır. Ayrıca ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesinin lafzında fesih bildiriminin tebliği ile ... Sözleşmesi’nin derhâl sona ereceğine ilişkin herhangi bir ifade yer almamaktadır. Bir başka ifade ile söz konusu maddede fesih usulüne ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Fesih hakkına sahip olma ile fesih hakkının ne şekilde kullanılacağı hususları birbirinden tamamen ayrı hususlardır. Anılan hüküm, bir fesih hakkı düzenlemesi olup, bu hakkın hangi mekanizmayla işletileceği ... Sözleşmesi’nin diğer hükümleri çerçevesinde tespit edilecektir.Konuya ilişkin ... Sözleşmesi’nin süresini düzenleyen 7.2. maddesinin orijinal metni aşağıdaki şekildedir: ... Sözleşmesi’nin süresini düzenleyen 7.2. maddesinin Türkçe tercümesi aşağıdaki şekildedir: ... Sözleşmesi’nin tarafların fesih haklarını düzenleyen 8.2. maddesinin orijinal metni aşağıdaki şekildedir:... Sözleşmesi’nin tarafların fesih haklarını düzenleyen 8.2. maddesinin Türkçe tercümesi aşağıdaki şekildedir: Görüleceği üzere ... Sözleşmesi’nin 7.2. maddesi, Taraflar’a ... Sözleşmesi’ni Sözleşme süresinin sona ermesinden 6 ay önce bildirimde bulunmak kaydıyla feshetme imkânı tanımıştır. Anılan Sözleşme’nin 8.2. maddesi ise davalı şirketin ihbar sürelerine uymaksızın gerçekleştireceği feshin veya Multi’nin davalı şirketten kaynaklanan nedenlerle Sözleşme’yi feshetmesinin sonucunu açıkça düzenlemiştir. İlgili madde uyarınca davalı şirket, işbu Sözleşme kapsamındaki ihbar yükümlülüklerine uymaksızın sözleşmeyi feshetmesi halinde sonraki 6 aya ilişkin ücreti cezai şart olarak ödemekle yükümlüdür. ... Sözleşmesi’nin 8.2. maddesi; “Şirket’in işbu Sözleşme’yi ihbar sürelerine uymaksızın (6 aylık ihbarda bulunulması vb.) feshetmesi” hâline özgülenmiş genel nitelikli bir ifaya ekli cezai şart hükmü olup, 8.1. maddede belirtilen “... Sözleşmesi’nin herhangi bir nedenle feshedilmesi halinde Taraflar’ın, işbu Sözleşme’yi haklı neden olmaksızın feshetme hakkına sahip olması” halini de kapsamaktadır. ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesinin, cezai şarta ilişkin 8.2. madde ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin 7.2. madde kapsamına dahil olduğu açık olup ilgili madde metinleri yoruma açık olmayacak netliktedir. Bu kapsamda, davalı şirketin ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesindeki “... Sözleşmesi’nin “Sözleşme Süresi ve Temerrüt” kenar başlıklı 1.2.1. maddesi uyarınca sözleşmenin 6 (altı) ay önceden yapılacak bir bildirim ile feshedilebileceği ve ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesinde ise ... Sözleşmesi’nin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ... Sözleşmesi’nin de sebepsiz sona erdirilebileceği düzenlenmiştir. Hal böyleyken, Müvekkilimiz işbu ihbarname ile yukarıda anılan maddeler uyarınca ... Sözleşmesini ve ... Sözleşmesini derhal hüküm ve sonuç doğurmak üzere feshettiğini ihbaren bildirmektedir.” şeklindeki iddiası dayanaksızdır. Zira, davalı şirketin ... Anlaşması’nın 1.2.1. maddesi kapsamındaki fesih hakkının 6 aylık ihbar süresine riayet edilerek kullanılması gerektiği gibi ... Sözleşmesi’nin 8.1. maddesi kapsamındaki fesih hakkının da ... Sözleşmesi’nin 7.2. maddesinde öngörülen 6 aylık ihbar süresine riayet edilerek kullanılması gerekirdi. Ayrıca aksi kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı şirketin ... tarihli fesih bildiriminin geçerli kabul edilmesi ihtimalinde dahi ... Sözleşmesi’nin ancak 02.08.2026 tarihinde sona ermesi gerekirdi. Söz konusu 6 aylık ihbar şartına riayet edilmemesi yapılan feshin haksız ve usulsüz olmasına sebebiyet verdiği gibi, ... Sözleşmesi’nin 8.2. maddesinde düzenlenen cezai şart yaptırımı da müvekkil şirket lehine muaccel hale getirmiştir. Bu itibarla, ... Sözleşmesi’nin ifaya ekli cezai şarta ilişkin 8.2. maddesi tüm hüküm ve sonuçlarıyla uygulama alanı bulmaktadır.Önemine istinaden belirtmek gerekir ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 179(2). maddesi aynen; “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” şeklindedir.Somut olayda taraflar arasında kararlaştırılan cezai şart, borcun sözleşmede öngörülen usule uygun ifa edilmemesi (özellikle altı aylık ihbar yükümlülüğüne riayet edilmemesi) hâline bağlanmış olup, ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/3-751 E., 2024/465 K. sayılı ve 25.09.2024 tarihli kararında;“[...] İfaya eklenen cezai şart; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/II. maddesinde (818 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 158/II.) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”.Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir.Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. [...]” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. (Ek-21, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/3-751 E., 2024/465 K. sayılı ve 25.09.2024 tarihli kararı)Paralel olarak Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/3483 E., 2024/4516 K. sayılı ve 14.10.2024 tarihli kararında;“[…] Dava konusu .... ... tarihli sözleşmenin b-bendinde; ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda asansörün davalı satıcı tarafından 3 ay içinde yapılacağı; f-bendinde, oturma izni alımının davalı satıcının sorumluluğunda olduğu; g-bendinde ise yukarıdaki maddeler yerine getirilmez ise davalı satıcının davacı alıcıya 200.000,00 TL ödeyeceği hususunda anlaşmaya varılmıştır. Sözleşmedeki cezai şart 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Sözleşmede yazılı edimlerden birinin yerine getirilmemesi durumunda ifaya eklenen cezai şartı talep edebileceği kararlaştırılmıştır.Davalı satıcının anılan eksiklikleri tamamlamadığı 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda cezai şartın seçimlik cezai şart olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. […]” şeklinde hükmedilmiştir. (Ek-22, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/3483 E., 2024/4516 K. sayılı ve 14.10.2024 tarihli kararı)Anılan içtihatlar uyarınca işbu davamıza konu edilen cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Yukarıda izah edildiği üzere, ... Sözleşmesi’nin 8.2. maddesinde cezai şart bedelinin hesaplama yöntemi “sonraki 6 aya ilişkin ücretler” olarak açık bir şekilde düzenlenmiştir. ... Sözleşmesi kapsamındaki ücret yapısı, sözleşmenin Ek-2’sinde; yıllık 68.000,00 EUR defter tutma, 8.000,00 EUR hukuki/sekreterya hizmetleri, 12.000,00 EUR saklama yükümlülüğü ve 32.000,00 EUR vergi uyumu hizmetleri olmak üzere toplam yıllık 120.000,00 EUR (aylık 10.000,00 EUR) olarak belirlenmiştir. Yıllık ... bedeli esas alındığında müvekkil şirketin 6 aylık sözleşmesel ücret alacağı ....000,00 EUR + KDV olarak hesaplanmış olup söz konusu ifaya ekli cezai şart bedelinin işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZ HAKKINDA İcra ve İflas Kanunu (“İİK”)’nun 257. maddesi uyarınca; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”
Yine İİK’nın 258. maddesi uyarınca;“İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.”Anılan hükümlere göre ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için alacağın para alacağı olması, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. İşbu uyuşmazlık kapsamında taraflar arasındaki ... Sözleşmesi hükümleri ve davalı şirketin uzlaşma teklifini içeren ... tarihli e-postaları dikkate alındığında davacı müvekkilinin alacağının sabit olduğu ve herhangi bir teminat ile de güvence altına alınmadığı açıkça ortadadır. ... Sözleşmesi kapsamında talep edilen cezai şart bedelinin döviz cinsinden belirlenmiş olması, söz konusu bedelin yüksekliği, döviz kurundaki öngörülemez artışlar ve yargılama sırasında geçecek süre karşısında alacağımızın rehinle temin edilmemiş/edilememiş olması gözetildiğinde karşı tarafa ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların İİK’nın 257. maddesi ve devamında yer alan hükümler gereğince ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekmektedir.Arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, Yargı kararları ve ilgili sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Davalı tarafça sunulacak yeni delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak üzere delil listemiz şu şekildedir;
... Anlaşması, ... Sözleşmeleri ve Türkçe tercümeleri (Ek-1 ile sunulmuştur.)
... tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanı (Ek-2 ile sunulmuştur.)
... imza tarihli ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi (Ek-3 ile sunulmuştur.)
... tarihli ... Anlaşması’na ilişkin ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi, ... tarihli ... Sözleşmesi’ne ilişkin ... Sözleşmesi ve Türkçe tercümesi (Ek-4 ile sunulmuştur.)
Davalı şirket temsilcisi ...’nin 09.01.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-5 ile sunulmuştur.)
Müvekkil şirketin 14.01.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-6 ile sunulmuştur.)
Davalı şirket temsilcisi ...’ın uzlaşma teklifini içeren ... tarihli e-postaları ve Türkçe tercümeleri (Ek-7 ile sunulmuştur.)
Davalı şirket temsilcisi ...’ın ... tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-8 ile sunulmuştur.)
... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ...yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi (Ek-9 ile sunulmuştur.)
Müvekkil şirketin 03.02.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-10 ile sunulmuştur.)
Davalı şirketin 05.02.2026 tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-11 ile sunulmuştur.)
... tarih ve ... sayılı TTSG ilanı (Ek-12 ile sunulmuştur.)
... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (Ek-13 ile sunulmuştur.)
Müvekkil şirket vekillerinin ... tarihli e-postası ve Türkçe tercümesi (Ek-14 ile sunulmuştur.)
... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (Ek-15 ile sunulmuştur.)
Müvekkil şirketin 13.02.2026 tarihli resmi mektubu ve Türkçe tercümesi (Ek-16 ile sunulmuştur.)
... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... .... Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi (Ek-... ile sunulmuştur.)
25.02.2026 tarihli ...-teslim sürecine ilişkin yazışmalar (Ek-18 ile sunulmuştur.)
...Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk numaralı Anlaşmama Tutanağı (Ek-19 ile sunulmuştur.)
Davalı şirket vekillerinin 13.07.2026 ve 15.07.2026 tarihli mailleri (Ek-20 ile sunulmuştur.)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/3-751 E., 2024/465 K. sayılı ve 25.09.2024 tarihli kararı (Ek-21 ile sunulmuştur.)
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/3483 E., 2024/4516 K. sayılı ve 14.10.2024 tarihli kararı (Ek-22 ile sunulmuştur.)
Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları,
Ticari defterler ve kayıtlar,
Taraflar arasındaki tüm yazışmalar, e-mailler, belgeler ve faturalar,
Bilirkişi incelemesi,
Keşif,
Tanık (Sayın Mahkemece dinlenmesine karar verilmesi halinde tanık listesi bilahare bildirilecektir),
Yemin,
Kanuni ve takdiri ikamesi mümkün her türlü delil.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Mahkemece re’sen dikkate alınacak sair sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;Davamızın KABULÜ ile;... Sözleşmesi’nin haksız ve usulsüz feshi sebebiyle 8.2. maddesi uyarınca, altı aylık dönem esas alınarak hesaplanan ....000,00 EUR (Altmış Bin Euro) + KDV tutarındaki ifaya ekli cezai şart bedelinin, haksız fesih tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4(a) maddesi uyarınca devlet bankalarının o yıl Euro için mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranıyla birlikte DAVALIDAN TAZMİNİNE;Davalı tarafa ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının davacı müvekkilin (fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak, tazminat, zarar, faiz, masraf ve diğer tüm hakları ile kur farkından kaynaklanan talep hakları saklı kalmak üzere) işbu dava konusu edilen ....000,00 EUR’nun ... tarihli ... EUR cinsinden efektif satış kuru karşılığı olan (efektif satış kuru 56,4921 olmak üzere) 3.389.526,00 TL’nin İİK’nın 257. maddesi vd. hükümleri gereğince ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak ve karşı taraf dinlenmeden verilmesine,
Tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin DAVALIYA YÜKLETİLMESİNE;" karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece Mahkemesi 16/09/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile;
" İİK’nın 257. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir. “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder”. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, kural olarak alacağın vadesi gelmiş olmalıdır. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyatî haciz talep edilebilmesinin şartları ise İİK’nın 257/2 hükmünde düzenlenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarihli 2013/21-1791 E., 2013/1676K. sayılı ilamı).İhtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre haciz isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve ihtiyati haciz verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati haciz talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... sözleşmesinin örneğinin dosya da olmadığı sadece ... anlaşmasının bulunduğu, cezai şart talep edebilme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunun yargılama gerektirdiğinden ve mevcut aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ;"...1. Asliye Ticaret Mahkemesi (“İlk Derece Mahkemesi”)’nin yukarıda esas numarası belirtilen dosyası kapsamında tarafımızca, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında akdedilen 10.05.2022 imza tarihli ... Sözleşmesi’nin davalı tarafından haksız ve usulsüz feshi sebebiyle müvekkil şirketin altı aylık ... bedeli olan ....000,00 EUR (Altmış Bin Euro) + KDV tutarındaki cezai şart alacağının haksız fesih tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanun’un 4(a) maddesi uyarınca devlet bankalarının o yıl Euro için mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranıyla birlikte tazmini talepli dava ikame edilmiştir.10.09.2026 tarihli dava dilekçemizde, davalıya ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının davacı müvekkilin (fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak, tazminat, zarar, faiz, masraf ve diğer tüm hakları ile kur farkından kaynaklanan talep hakları saklı kalmak üzere) işbu dava konusu edilen ....000,00 EUR’nun ... tarihli ... EUR cinsinden efektif satış kuru karşılığı olan (efektif satış kuru 56,4921 olmak üzere) 3.389.526,00 TL’nin İcra ve İflas Kanunu (“İİK”)’nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen 16.09.2026 tarihli ara karar ile aynen; “[...] İİK’nın 257. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir. “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder”.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, kural olarak alacağın vadesi gelmiş olmalıdır. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyatî haciz talep edilebilmesinin şartları ise İİK’nın 257/2 hükmünde düzenlenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2013 tarihli 2013/21-1791 E., 2013/1676K. sayılı ilamı).İhtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre haciz isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve ihtiyati haciz verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati haciz talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... sözleşmesinin örneğinin dosya da olmadığı sadece ... anlaşmasının bulunduğu, cezai şart talep edebilme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunun yargılama gerektirdiğinden ve mevcut aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, [...]” şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesi’nin usul ve yasaya aykırı 16.09.2026 tarihli ara kararına karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma gereği hasıl olmuştur.
İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZİN REDDİNE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ Hakkın yerine getirilmesi görevini üstlenen demokratik hukuk devletlerinde bu görevin sadece görünürde şeklen değil gerçek ve etkin şekilde sağlanması gerekmektedir. Nitekim Anayasa’mız, milletlerarası sözleşmeler ve temel hukuk metinlerinde hak arama hürriyeti ve adalete erişim hakkının etkin şekilde sağlanması güvence altına alınmıştır. (..., ..., ..., ..., ... - Medenî Usûl Hukuku,... Yayıncılık, Kasım 2021, s.2435)Bu kapsamda, yargılama faaliyetinin gerçekleştirildiği süre zarfında meydana gelebilecek birtakım olaylar sonucunda alacaklının hakkının edinilmesinin zafiyete uğramaması ve yargılama sonrası verilen kararın gerçek anlamda icra edilebilmesi adına birtakım geçici hukuki koruma tedbirlerinin alınması, devletin ve Mahkemelerin hak dağıtma görevi kapsamındadır.Geçici hukukî korumalar, kötü niyetli tarafların buna ilişkin davranışlarına engel olmak, yargılama ile hedeflenen sonucun tehlikeye girmesini bertaraf etmek için fiilî bir zorunluluk olması yanında, hukukî bir zorunluluktur. Zira bireylerin hak arama özgürlüğünün ve hukukî korunma taleplerinin kapsamlı ve etkin şekilde güvence altına alınması, hukuk devletinin bir gereğidir. (..., ..., ..., ..., ... - Medenî Usûl Hukuku, ... Yayıncılık, Kasım 2021, s.2435)Bu kapsamda, İİK’nun 257.maddesine göre; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Yine İİK’nun 258.maddesine göre, “İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.”Anılan hükümlere göre ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için alacağın para alacağı olması, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Nitekim Yargıtay içtihatları da bu yöndedir.“[...] Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. [...]” (Yargıtay. 19. HD. 2019/2300 E., 2019/5531 K., 12.12.2019 T.)Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi’nce verilen 16.09.2026 tarihli ara kararda tarafımızca muaccel bir alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği, cezai şart talep edebilme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunun yargılamayı gerektirdiği nedenleriyle ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verilmişse de müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ... Sözleşmesi hükümleri ve davalı şirketin uzlaşma teklifini içeren ... tarihli e-postaları dikkate alındığında davacı müvekkilinin alacağının sabit olduğu ve herhangi bir teminat ile de güvence altına alınmadığı açıkça ortadadır. Bunların yanında dosyaya sunulan taraflar arasındaki diğer mailler, ihtarnameler, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanları ve dava dilekçemizdeki diğer bilgi ve belgeler de yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla yerine getirmektedir. Ayrıca dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere işbu dava konusu alacaklarımız taraflar arasındaki ... Sözleşmesi’nin davalı şirket tarafından haksız ve usulsüz feshinden kaynaklanmaktadır. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesi’nce 16.09.2026 tarihli ara kararda “Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... sözleşmesinin örneğinin dosya da olmadığı sadece ... anlaşmasının bulunduğu, cezai şart talep edebilme şartlarının oluşup oluşmadığı konusunun yargılama gerektirdiğinden ve mevcut aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği [...].” şeklinde ... Sözleşmesi’nin dosyada olmadığı belirtilmişse de söz konusu değerlendirme tamamen hatalıdır. Zira, dava dilekçemizin ekinde ... Sözleşmesi ve Türkçe Tercümesi EK-3 başlıklı delilimiz olarak dosyaya sunulmuş olup UYAP sisteminde de yer almaktadır. İlk Derece Mahkemesi’nin dava dilekçemiz ekinde sunduğumuz dava konusu ... Sözleşmesi’ni ve ... Sözleşmesi’ne ilişkin dava dilekçemizde izah ettiğimiz hususlar ile dosyaya sunduğumuz delillerin hiçbirini değerlendirmeksizin ihtiyati haciz talebimizin reddine karar vermesi hukuka aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi’nin usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak; ... Sözleşmesi kapsamında talep edilen cezai şart bedelinin döviz cinsinden belirlenmiş olması, söz konusu bedelin yüksekliği, döviz kurundaki öngörülemez artışlar ve yargılama sırasında geçecek süre karşısında alacağımızın rehinle temin edilmemiş/edilememiş olması gözetildiğinde karşı tarafa ait menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların İİK’nın 257. maddesi ve devamında yer alan hükümler gereğince ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile Sayın Mahkemenizce re’sen dikkat edilecek sair sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
İstinaf başvurumuzun KABULÜNE,
...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/908 E. sayılı, 16.09.2026 tarihli ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA,
Karşı tarafın menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının davacı müvekkilin (fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak, tazminat, zarar, faiz, masraf ve diğer tüm hakları ile kur farkından kaynaklanan talep hakları saklı kalmak üzere) işbu dava konusu edilen ....000,00 EUR’nun 09.09.2026 tarihli ... EUR cinsinden efektif satış kuru karşılığı olan (efektif satış kuru 56,4921 olmak üzere) 3.389.526,00 TL’nin İİK’nın 257. maddesi vd. hükümleri gereğince ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak ve karşı taraf dinlenmeden verilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, " karar verilmesini ileri sürmüş ve talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Dairemizce HMK 355. Maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı incelendiğinde; İşbu derdest dava konusu ... Sözleşmesinden Kaynaklanan ifaya ekli cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkin bir miktar para alacağı yönünden olmak üzere, ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz yönünden davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin kabulü için İ.İ.K 257 v.d. maddeleri gereğince alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği soncuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- ...1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin istinafa konu edilen 16/09/2026 Tarih ve 2026/908 ESAS sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2026