Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2320 E. 2026/2043 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2320
Karar No
2026/2043
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2320

KARAR NO: 2026/2043

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/08/2026

NUMARASI: 2026/589 D.İş Esas - 2026/593 D.İş. K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 21/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekilince sunulan dilekçesinde:"Müvekkil ..., ...Ticaret / ... Kasap işletmesi kapsamında et ve et ürünlerinin üretim ve satışını gerçekleştirmektedir. Borçlu ... ise "...DÖNER ..." ismiyle ticari faaliyet yürüten gerçek kişi olup, taraflar arasında borçlunun ticari faaliyeti kapsamında kullanılmak üzere döner, burger ve sucuk ürünlerinin hazırlanması ve teslimine ilişkin ticari satım ilişkisi kurulmuştur. Somut uyuşmazlıkta söz konusu ticari ilişkinin varlığı yalnızca müvekkil tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş bir faturaya değil; sipariş ve üretim yazışmalarına, sevk irsaliyesine, taşıma ve teslim bilgilerine, borçlunun teslim sonrasında gönderdiği fotoğraf ve mesajlara, video ve fotoğraf kayıtlarına ve nihayet faturaya dayanmaktadır.Başka bir ifadeyle dosyamız, “salt faturaya dayalı” bir ihtiyati haciz talebi değildir.BORÇLUNUN KENDİ WHATSAPP MESAJLARI SİPARİŞİ, ÜRETİMİ VE TİCARİ İLİŞKİYİ AÇIKÇA ORTAYA KOYMAKTADIR Müvekkil tarafı ile borçlu arasında gerçekleştirilen WhatsApp görüşmelerinde ticari ilişkinin bütün safhaları kronolojik olarak görülmektedir. Nitekim; 20.06.2026 tarihinde ürün cinsleri ve üretim konusunda görüşme yapılmış, borçlu, burgerin “döş etinden” hazırlanmasını istemiş, “Hamburger 50”şeklinde sipariş miktarını bildirmiş, 24.06.2026 tarihinde bizzat borçlu tarafından “Bizim üretim ne durumda” denilerek sipariş edilen ürünlerin üretim süreci sorulmuş, müvekkil tarafınca sucuk ve burgerin tamamlandığı, dönerlerin hazırlanmakta olduğu bildirilmiş, üretime konu hayvan ve ürünlere ilişkin fotoğraf ve video kayıtları borçluya gönderilmiş, borçlu da bu bilgilendirmeleri kabul ederek üretim sürecini takip etmiştir. Bu yazışmalar, henüz icra uyuşmazlığı doğmadan haftalar önce gerçekleşmiş, ticari ilişkinin olağan akışı içerisinde oluşturulmuş eş zamanlı elektronik delillerdir. Dolayısıyla borçlunun icra takibinden sonra ileri sürdüğü “borcum bulunmamaktadır” şeklindeki soyut itirazının aksine, taraflar arasındaki sipariş ve ticari ilişkinin varlığı borçlunun kendi mesajları ile dahi sabittir.

... TARİHLİ E-İRSALİYE, MALLARIN BORÇLUYA SEVK EDİLDİĞİNİ SOMUT VE OBJEKTİF BİÇİMDE GÖSTERMEKTEDİR

Sipariş edilen ürünlerin hazırlanmasının ardından ... tarih ve ...numaralı e-irsaliye düzenlenmiştir.Söz konusu e-irsaliyede alıcı açıkça; ... olarak gösterilmiş, T.C. kimlik numarası ile birlikte borçlunun ticari faaliyetini yürüttüğü; ...Mahallesi ...Caddesi No: ... ... /Kayseri adresi teslimat adresi olarak belirtilmiştir. E-irsaliye kapsamında; 757 kg ...Döner, 25 kg Doğal Baton Sucuk, 50 kg ... Burger olmak üzere toplam ürünlerin borçluya sevk edildiği açıkça kayıt altına alınmıştır.Ayrıca taşıyıcı bilgileri, sevk tarihi ve saati ile taşıma aracına ilişkin bilgiler de e-irsaliyede mevcuttur. Bu belge, faturadan bağımsız olarak düzenlenmiş ve fiili mal hareketini gösteren ticari bir kayıt olup, alacağın dayandığı temel ilişkinin ve ifanın yaklaşık ispatı bakımından son derece kuvvetli delildir.

SEVK GÜNÜ BORÇLUNUN BİZZAT TESLİMAT KONUMUNU GÖNDERMESİ, SEVK İRSALİYESİNİ DOĞRULAMAKTADIR E-irsaliyenin düzenlendiği ... tarihinde, müvekkil tarafınca WhatsApp üzerinden borçluya; “Yoldayız, konum atar mısın?” şeklinde mesaj gönderilmiş; borçlu ... ise; “Atıyorum hocam” cevabını verdikten hemen sonra teslimat yapılacak konumu WhatsApp üzerinden göndermiştir. Bu husus son derece önemlidir. Zira e-irsaliye ile WhatsApp yazışmaları birbirinden bağımsız iki ayrı delil olarak aynı gün gerçekleşen sevk ve teslim sürecini karşılıklı olarak doğrulamaktadır. Borçlunun teslimat yapılacak yeri bizzat göndermiş olması karşısında, ticari ilişki ve malların sevk edilmiş olduğu hususunun sonradan bütünüyle inkâr edilmesi hayatın olağan akışına da açıkça aykırıdır.

BORÇLUNUN TESLİMDEN SONRA GÖNDERDİĞİ FOTOĞRAF VE MESAJLAR, MALLARIN FİİLEN TESLİM ALINDIĞINI DA İSPATLAMAKTADIR Dosyada yaklaşık ispatı kuvvetlendiren en önemli delillerden biri de borçlunun teslimden sonraki davranışlarıdır. Borçlu ..., ... tarihinde müvekkil tarafına teslim edilen döner ürününe ilişkin fotoğraf göndermiş ve ürün içerisindeki yağın kalınlığı hakkında değerlendirmelerde bulunmuştur. Borçlu devam eden mesajlarında; “Yağlar çok kalın döşenmiş ben bir dahaki sefer için diyorum” ve “Bunu önceden çözmemiz gerekiyor”şeklinde ifadeler kullanmıştır. Bu mesajların hukuki ve maddi anlamı son derece açıktır: Borçlu, kendisine herhangi bir ürün teslim edilmediğini söylememekte; aksine teslim aldığı ve kullanmaya başladığı ürünün niteliğine ilişkin değerlendirme yapmakta ve sonraki siparişlerden söz etmektedir. Dolayısıyla bu yazışmalar, en azından; taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, borçlunun sipariş verdiğini, ürünlerin üretildiğini, ürünlerin kendisine sevk edildiğini, ürünlerin fiilen teslim alındığını, kuvvetli biçimde ortaya koymaktadır.Borçlunun ürünün bazı niteliklerine ilişkin ileri sürdüğü değerlendirmeler, varsa ayıba ilişkin hukuki haklarının esas yargılamada ayrıca değerlendirilmesini gerektirebilir ise de; bu mesajların malın teslim edilmediği veya taraflar arasında hiçbir borç ilişkisi bulunmadığı yönündeki icra itirazıyla bağdaşmadığı açıktır.E-FATURA İLE E-İRSALİYE BİRBİRİYLE TAM OLARAK ÖRTÜŞMEKTEDİR Yapılan teslimin ardından müvekkil tarafından ... tarihli ... numaralı e-fatura düzenlenmiştir. Faturada; 757 kg ...döner, 50 kg dana burger, 25 kg dana baton sucuk yer almaktadır. Görüldüğü üzere faturadaki ürün cins ve miktarları, ... tarihli e-irsaliyede yer alan ürün cins ve miktarlarıyla birebir örtüşmektedir. Faturanın mal/hizmet toplam tutarı 998.400,00 TL, KDV dahil ve ödenecek toplam tutarı ise 1.008.384,00 TL’dir. Faturada ayrıca ... tarihli irsaliyeye atıf yapılmış ve ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Faturaya borçlu tarafından kanuni süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu nedenle fatura tek başına değil; sipariş yazışmaları + üretim kayıtları + fotoğraf/video kayıtları + e-irsaliye + teslimat konumu + teslim sonrası borçlu mesajları + e-fatura şeklindeki kesintisiz delil zincirinin son halkasını oluşturmaktadır.BORÇLU HAKKINDA DEVELİ İCRA DAİRESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI İLE İCRA TAKİBİ BAŞLATILMIŞTIR Borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine müvekkil, alacağının tahsili amacıyla Develi İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine girişmiştir. Takipte;1.008.384,00 TL fatura alacağı, 30.000,00 TL döner takma aparatları alacağı, 34.450,82 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.072.834,82 TL talep edilmiş ve fer'ileri ile birlikte dosya kapak hesabı 1.274.712,82 TL'dir. Takip konusu alacak herhangi bir rehin veya sair ayni teminatla güvence altına alınmış değildir. Alacak muaccel olup İİK m.257/1 kapsamında vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağıdır.BORÇLUNUN İTİRAZI SOYUT OLUP DOSYADAKİ OBJEKTİF DELİLLERLE AÇIKÇA ÇELİŞMEKTEDİR Borçlu vekili tarafından 17.08.2026 tarihinde icra dosyasına sunulan dilekçe ile borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinin temel savunması, faturanın tek başına borcun varlığını göstermeyeceği ve borçlunun herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiasından ibarettir. Oysa somut olayda alacak tek başına faturaya dayanmamaktadır. Borçlunun bu savunması; kendi sipariş mesajları, üretim sürecini takip ettiği yazışmalar, kendi gönderdiği vergi levhası, ... tarihli e-irsaliye, teslimat günü gönderdiği konum bilgisi, teslimden sonra bizzat gönderdiği ürün fotoğrafı, teslim edilen ürünün niteliğine ilişkin açıklamaları, “bir dahaki sefer” şeklindeki sonraki siparişe ilişkin ifadeleri, e-fatura karşısında inandırıcılıktan uzaktır. Borçlunun kendi fiil ve beyanlarıyla sabit olan bir ticari ilişkiyi, ödeme aşamasına gelindiğinde tümüyle yok sayması dürüstlük kuralıyla da bağdaşmamaktadır.

İCRA TAKİBİNE İTİRAZ EDİLMİŞ OLMASI İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİNE ENGEL DEĞİLDİR Borçlunun icra takibine itirazı takip hukukuna ilişkin olarak takibi durdurmuş ise de, bu durum müvekkilin İİK m.257 ve devamı maddelerine dayalı ihtiyati haciz isteminde bulunmasına engel değildir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarih, 2026/147 Esas ve 2026/173 Karar sayılı ilamında açıkça; “İhtiyati haciz talebinden önce takip yapılması ve takibe vaki itirazla takibin durmuş olması, İİK’nın 257. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde ihtiyati haciz istemine ve ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir.” ilkesi benimsenmiştir.Aynı kararda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih, 2013/18075 E., 2014/900 K. sayılı kararına da açıkça atıf yapılmıştır. Dolayısıyla yalnızca “alacağın borçlunun itirazıyla çekişmeli hale geldiği” gerekçesine dayanılarak ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi mümkün değildir. Mahkemece yapılması gereken; tarafımızca sunulan delillerin İİK m.258 anlamında yaklaşık ispat şartını sağlayıp sağlamadığını değerlendirmektir.İİK m.258’DE ARANAN TAM İSPAT DEĞİL, YAKLAŞIK İSPATTIR VE SOMUT OLAYDA BU ŞART FAZLASIYLA GERÇEKLEŞMİŞTİR İİK m.258 uyarınca ihtiyati haciz isteyen alacaklının, alacağı ve gerektiğinde ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi yeterlidir. İhtiyati haciz geçici hukuki koruma niteliğinde bulunduğundan bu aşamada esas davadaki anlamıyla tam ve kesin ispat aranması, ihtiyati haciz kurumunun amacıyla bağdaşmayacaktır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararında da, ihtiyati haciz talep eden kişinin; bir para alacağının alacaklısı olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini, vadesinin geldiğini mahkemeye yaklaşık olarak kanaat getirecek şekilde ispat etmesinin yeterli olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda ise yaklaşık ispatın çok ötesine geçen ve birbirini doğrulayan çok sayıda objektif delil mevcuttur. Özellikle; BORÇLUNUN SİPARİŞ MESAJI, BORÇLUNUN ÜRETİMİN DURUMUNU SORMASI, ÜRETİM FOTOĞRAF VE VİDEOLARI, ... TARİHLİ E-İRSALİYE, AYNI GÜN BORÇLUNUN TESLİMAT KONUMUNU GÖNDERMESİ, MALLARIN BORÇLU ADRESİNE SEVKİ, BORÇLUNUN TESLİMDEN SONRA ÜRÜN FOTOĞRAFI GÖNDERMESİ, BORÇLUNUN ÜRÜNÜN NİTELİĞİ HAKKINDA MESAJ YAZMASI, ... TARİHLİ E-FATURA şeklinde kesintisiz bir maddi ve elektronik delil zinciri bulunmaktadır. Bu deliller karşısında taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının veya malların borçluya teslim edilmediğinin kabulü mümkün değildir. BORÇLUNUN MALVARLIĞINI HIZLA ELDEN ÇIKARDIĞINA İLİŞKİN CİDDİ BİLGİ VE EMARELER BULUNMAKTADIR İhtiyati haciz talebini acil hale getiren bir diğer husus borçlunun mevcut malvarlığı üzerindeki tasarruflarıdır. Müvekkil tarafından borçlunun faaliyet gösterdiği bölgede yapılan saha araştırmaları ve edinilen bilgiler sonucunda; borçlunun yalnızca mevcut ticari faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp müteahhitlik ve sair işlerle de iştigal ettiği, bununla birlikte adına kayıtlı bulunan taşınmazları süratli şekilde elden çıkardığı ve elinde kalan gayrimenkulleri de üçüncü kişilere devretmeye yönelik girişimlerde bulunduğu hususunda ciddi bilgi ve emarelere ulaşılmıştır.

BORÇLUNUN ÖNCEDEN DİNLENMESİ İHTİYATİ HACİZDEN BEKLENEN KORUMAYI ETKİSİZ HALE GETİREBİLİR İhtiyati haczin niteliği gereği, borçluya başvurudan önceden haber verilmesi halinde mevcut taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi, banka hesaplarının boşaltılması ve hakediş/alacakların başka şekillerde tasarruf edilmesi tehlikesi bulunmaktadır. Nitekim müvekkil tarafından edinilen bilgiler borçlunun halihazırda malvarlığını azaltmaya yönelik işlemlerde bulunduğu yönündedir. Bu nedenle İİK m.258’in Mahkemenize tanıdığı yetki kapsamında, borçlu dinlenmeksizin ve duruşma açılmaksızın dosya üzerinden ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmek zorunluluğu doğmuştur.MÜVEKKİL İİK m.259 UYARINCA MAHKEMECE BELİRLENECEK UYGUN VE MAKUL TEMİNATI DERHAL YATIRMAYA HAZIRDIR Müvekkil, Mahkemenizce İİK m.259 uyarınca takdir edilecek teminatı yatırmaya hazırdır. Alacağın dayanağını oluşturan objektif belgelerin kuvveti dikkate alınarak teminat miktarının ölçülü ve müvekkilin geçici hukuki korumaya erişimini fiilen engellemeyecek seviyede belirlenmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER: İİK m.257, 258, 259, 261 ve devamı; TTK m.21, m.1530 ve ilgili hükümler; HMK m.199 ve ilgili hükümler; TBK ve sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Develi İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, Takip talebi ve ödeme emri, Borçlunun 17.08.2026 tarihli itiraz dilekçesi, ... tarihli ... numaralı, 1.008.384,00 TL bedelli e-fatura, ... tarihli ...numaralı e-irsaliye, E-irsaliyede yer alan taşıyıcı ve araç bilgileri, Taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının tamamı, WhatsApp üzerinden gönderilen konum kaydı, Üretime ilişkin fotoğraf ve video kayıtları, Borçlu tarafından teslim sonrası gönderilen ürün fotoğrafı, Borçlunun işletmesine ilişkin kaşe/fotoğraf, Borçlu tarafından WhatsApp görüşmesinde gönderilen vergi levhası, E-faturanın gönderim/teslim kayıtları ile faturaya süresinde itiraz edilmediğini gösteren kayıtlar, 30.000,00 TL döner takma aparatları alacağına ilişkin belgeler, Müvekkilin ticari defter ve kayıtları, Cari hesap kayıtları, Gerektiğinde banka kayıtları, Borçlunun TAKBİS üzerinden tespit edilecek Taşınmaz kayıtları ve yakın tarihli devir kayıtları, Borçlunun UYAP/POLNET üzerinden tespit edilecek araç kayıtları, Borçlunun banka ve finans kuruluşlarındaki hak ve alacakları, Borçlunun müteahhitlik ve sair faaliyetlerinden kaynaklanan üçüncü kişiler nezdindeki hakediş ve alacakları, Tanık beyanları — isim ve adresleri gerektiğinde bildirilecektir, Elektronik kayıtlar üzerinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi, İstanbul Bölge Adliye ahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarih, 2026/147 E., 2026/173 K. sayılı emsal kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih, 2013/18075 E., 2014/900 K. sayılı kararı, Her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunan ve Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle; Müvekkilin borçludan olan alacağının tahsilinin güvence altına alınması amacıyla, İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca; borçlu ... – T.C. ... adına kayıtlı veya üçüncü kişiler nezdinde bulunan; taşınır malları, taşınmazları, motorlu taşıtları, banka ve finans kuruluşlarındaki hesap ve mevduatları, yatırım hesapları ve sair finansal varlıkları, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan alacakları, müteahhitlik faaliyetleri kapsamında mevcut veya doğmuş hakediş ve istihkakları, şirket payları ve sair malvarlığı değerleri üzerine, İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, borçlunun malvarlığını elden çıkarma ihtimali ve ihtiyati haczin niteliği gözetilerek borçlu dinlenmeksizin, duruşma açılmaksızın ve dosya üzerinden ivedilikle karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini " talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk derece Mahkemesi 21/08/2026 tarihli gerekçeli kararı ile;" ...Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz talep eden tarafın Develi İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, Takip talebi ve ödeme emri, Borçlunun 17.08.2026 tarihli itiraz dilekçesi, ... tarihli ... numaralı, 1.008.384,00 TL bedelli e-fatura, ... tarihli ...numaralı e-irsaliye, E-irsaliyede yer alan taşıyıcı ve araç bilgileri, Taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları, WhatsApp üzerinden gönderilen konum kaydı, Üretime ilişkin fotoğraf ve video kayıtları ile bir kısım delillere dayanarak ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmıştır. Sunulan yazışmaların kimler arasında yapıldığının bu aşamada anlaşılamayacağı, fatura ve e-irsaliyenin tek taraflı olarak düzenlendiği aleyhine ihtiyati haciz istenenin imzasını içermediği, bu hali ile yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Neticeten ihtiyati haciz talep edenin aleyhine talep ettiği karşı taraftan alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR

1-Talep edenin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,," şeklinde karar verilmiştir.

İhtiyati haciz talep eden ... vekili işbu kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati haciz talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle ;"Müvekkil tarafından, borçlu ...'dan kaynaklanan ticari satım alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz talep edilmiştir. İhtiyati haciz talebimiz; salt ve tek taraflı düzenlenmiş bir faturaya değil, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından teslim sonrasına kadar uzanan; sipariş yazışmaları, üretim görüşmeleri, üretime ilişkin fotoğraf ve videolar, borçlu tarafından gönderilen vergi levhası ve ticari işletmesine ilişkin bilgiler, ... tarihli e-irsaliye, aynı gün borçlunun bizzat gönderdiği teslimat konumu, teslim sonrasında borçlunun gönderdiği ürün fotoğrafı ve ürüne ilişkin değerlendirmeleri ile ... tarihli e-fatura şeklindeki birbirini doğrulayan ve tamamlayan deliller zincirine dayandırılmıştır. Talep dilekçesinde bu maddi vakıalar ve deliller ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Buna rağmen İlk Derece Mahkemesince; “Sunulan yazışmaların kimler arasında yapıldığının bu aşamada anlaşılamayacağı, fatura ve e-irsaliyenin tek taraflı olarak düzenlendiği ve borçlunun imzasını içermediği” gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmiş ve alacağın varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle ihtiyati haciz talebimizin tümden reddine karar verilmiştir. KARAR USUL VE YASAYA AYKIRIDIR.İİK m.258 uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklının görevi, alacağının varlığını kesin hüküm oluşturacak biçimde ispatlamak değil; mahkemeye alacağın varlığı hakkında kanaat verecek delilleri göstermektir. Nitekim hükümde açıkça; “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yolu da İİK m.258/3'te açıkça düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin bu başvuruyu öncelikle incelemesi öngörülmüştür. Yaklaşık ispat bakımından müvekkilin alacağının varlığının yokluğu iddiasından daha kuvvetli ve gerçekçi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Zira whatsapp yazışmaları, faturalar, irsaliyeler tamamen taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığında delalet etmektedir. Bu sebeple yerel mahkemenin whatsapp yazışmalarının kimler arasında olduğunun anlaşılamadığı şeklindeki ret gerekçesi dosya kapsamıyla bağdaşmamaktadır. İlk Derece Mahkemesinin temel ret gerekçelerinden biri, WhatsApp yazışmalarının kimler arasında gerçekleştiğinin anlaşılamadığı yönündedir. Ancak dosya kapsamı bu kabulün aksini göstermektedir.WhatsApp görüşmelerinde karşı taraf “Kayseri Müşteri ...” olarak kayıtlıdır. Bundan daha önemlisi, 25.06.2026 tarihinde aynı WhatsApp hesabından doğrudan “... ... pdf” isimli belge gönderilmiştir.Dosyaya sunulan ... ise açıkça; ...- T.C. Kimlik No: ..., ... Vergi Dairesi bilgileri bulunmaktadır. Üstelik WhatsApp ekran görüntülerinde aynı iletişim içerisinde borçlunun ticari faaliyetinde kullandığı "...DÖNER – ...” ibareli kaşe fotoğrafı da gönderilmiştir. Dolayısıyla burada yalnızca telefon rehberine “...” ismi kaydedilmiş bir numaradan söz edilmemektedir.Aynı hesap; borçluya ait vergi levhasını göndermekte, borçluya ait ticari işletmenin kaşesini göndermekte, sipariş vermekte, üretimin ne durumda olduğunu sormakta, sevkiyat günü teslimat konumunu göndermekte ve teslimden sonra ürüne ilişkin fotoğraf gönderip değerlendirmede bulunmaktadır. Bütün bunlara rağmen “yazışmanın kimler arasında olduğunun anlaşılamadığı” sonucuna ulaşılması, yaklaşık ispat kurumundan beklenen ispat seviyesini aşarak elektronik delilin ancak teknik ve kesin biçimde doğrulanması hâlinde kullanılabileceği anlamına gelmektedir.

BORÇLUNUN KENDİ MESAJLARI SİPARİŞ VE ÜRETİM SÜRECİNİ DOĞRUDAN DOĞRULAMAKTADIR WhatsApp yazışmalarında 20.06.2026 tarihinde ürün cinsleri konuşulmuş; borçlu burgerin “döş etinden” hazırlanmasını istemiş, fiyat görüşmesi gerçekleştirilmiş ve ardından “Hamburger 50”şeklinde sipariş miktarı bildirmiştir. 24.06.2026 tarihinde ise bizzat borçlu; “Bizim üretim ne durumda” şeklinde mesaj göndermiş ve üretimin hangi aşamada olduğunu sormuştur. Müvekkil tarafınca sucuk ve burgerin tamamlandığı, dönerin hazırlanmakta olduğu bildirilmiş; üretime ilişkin fotoğraf ve video kayıtları borçluya gönderilmiştir. Bu yazışmalar uyuşmazlığın henüz doğmadığı, tarafların ticari ilişkisinin olağan biçimde sürdüğü tarihlerde gerçekleşen eş zamanlı olarak gerçekleşmiş elektronik kayıtlardır. Bu nitelikleri itibarıyla yaklaşık ispat bakımından son derece kuvvetlidir.

... TARİHLİ E-İRSALİYE İLE BORÇLUNUN AYNI TARİHTE GÖNDERDİĞİ TESLİMAT KONUMU BİRBİRİNİ DOĞRULAMAKTADIR ... tarihli ...numaralı e-irsaliyede alıcı açıkça; ... – TCKN ... olarak gösterilmiş ve ... /Kayseri'deki teslimat adresi belirtilmiştir. E-irsaliyede; 757 kg ...Döner, 25 kg ... Sucuk, 50 kg ... Burger sevk edildiği kayıt altına alınmış; ayrıca taşıyıcı firma ve araç bilgilerine de yer verilmiştir. Aynı gün WhatsApp görüşmesinde müvekkil tarafınca;“Yoldayız, konum atar mısın?” denilmiş, borçlu; “Atıyorum hocam” cevabının hemen ardından teslimat konumunu göndermiştir. Bu kronoloji tesadüfle açıklanabilecek nitelikte değildir.***** E-irsaliye sevki gösterirken, borçlunun sevk günü taşıyıcıya teslimat konumu göndermesi fiili teslim sürecini dışarıdan ve bağımsız biçimde doğrulamaktadır. Bu nedenle e-irsaliyede borçlunun ıslak imzasının bulunmaması, diğer bütün deliller yok sayılarak teslimin gerçekleşmediği sonucuna götüremez.

BORÇLUNUN TESLİMDEN SONRAKİ DAVRANIŞLARI MALIN TESLİM EDİLDİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR Yaklaşık ispat bakımından dosyanın en önemli delillerinden biri de borçlunun teslimden sonraki kendi davranışlarıdır. Borçlu ... tarihinde kendisine teslim edilmiş olan döner ürününün fotoğrafını göndermiş ve ürün içerisindeki yağ tabakasına ilişkin;“Bu kadar kalın yağ atılmaz abim” şeklinde değerlendirmede bulunmuştur. Sonraki yazışmalarda ise;“Yağlar çok kalın döşenmiş ben bir dahaki sefer için diyorum” ve “Bunu önceden çözmemiz gerekiyor” ifadelerini kullanmıştır. Borçlunun bu beyanları son derece önemlidir.Borçlu; “Bana ürün teslim edilmedi”, “Bu ürünleri ben sipariş etmedim”, “Taraflar arasında ticari ilişki bulunmamaktadır” dememektedir. Tam tersine, teslim aldığı ürünün niteliğini tartışmakta ve “bir dahaki sefer” yapılacak üretimden söz etmektedir. Ancak ürünün kalitesinden şikâyet eden kişinin aynı zamanda ürünün teslim edilmediğini ve taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

E-FATURA İLE E-İRSALİYEDEKİ ÜRÜN CİNS VE MİKTARLARI BİREBİR ÖRTÜŞMEKTEDİR ... tarihli ... numaralı e-faturada; 757 kg ...döner, 50 kg dana burger, 25 kg ... sucuk yer almakta ve toplam ödenecek tutar 1.008.384,00 TL olarak gösterilmektedir. Görüldüğü üzere faturadaki ürün cinsleri ve miktarları ... tarihli e-irsaliyedeki miktarlarla birebir örtüşmektedir. Dolayısıyla fatura bağımsız ve ilişkisiz şekilde sonradan düzenlenmiş bir belge değildir. Faturadaki mal miktarları; borçlunun sipariş ve üretim yazışmaları, e-irsaliye, sevk günü gönderilen teslimat konumu ve teslim sonrasında gönderilen ürün fotoğrafı ve şikâyet mesajları ile maddi olarak doğrulanmaktadır.TTK m.21/2 uyarınca da, temel ticari ilişki bulunduğu takdirde faturanın alınmasından itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz edilmemesi faturanın içeriği bakımından kanuni bir karine doğurmaktadır. Mahkemece fatura ve e-irsaliyenin yalnızca “tek taraflı düzenlenmiş ve imzasız belge” olarak görülmesi, bu belgelerin dosyadaki diğer maddi ve elektronik delillerle olan bağlantısının irdelenmediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla yerel mahkeme kararı bu yönüyle de açıkça hukuka aykırıdır. ELEKTRONİK FATURA VE ELEKTRONİK İRSALİYEDE BORÇLUNUN ISLAK İMZASININ BULUNMAMASI YAKLAŞIK İSPATI ORTADAN KALDIRMAZ Ret kararında fatura ve e-irsaliyede borçlunun imzasının bulunmadığı özellikle belirtilmiştir. Ancak e-fatura ve e-irsaliye, nitelikleri gereği elektronik ortamda oluşturulan ticari belgelerdir. Bu belgelerin delil değerinin yalnızca borçlunun ıslak imzasının bulunmasına bağlanması hâlinde elektronik ticari belge sisteminin ispat fonksiyonu büyük ölçüde ortadan kaldırılmış olacaktır. Kaldı ki, bu sevk irsaliyesi diğer delillerle beraber bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Elektronik fatura, elektronik irsaliye , borçlunun sipariş mesajları, borçlunun gönderdiği vergi levhası ve kaşe, borçlunun teslimat konumu, teslim sonrasındaki ürün fotoğrafı ve mesajları birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat koşulu fazlasıyla gerçekleşmiştir. İİK m.258'in aradığı da bundan ibarettir. ALACAK İHTİYATİ HACİZ TALEP TARİHİNDE MUACCELDİR

Dosyadaki ticari satım ... tarihinde fiilen teslim edilmiştir. E-fatura ... tarihinde düzenlenmiş olup faturada da ... tarihli irsaliyeye açıkça atıfta bulunulmuştur. Kaldı ki faturadaki özel vade kaydının tartışmalı olduğu varsayılsa dahi sonuç değişmeyecektir. TTK m.1530/4 uyarınca ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde ödeme günü ayrıca kararlaştırılmamışsa, faturanın alınma tarihi belirsiz olduğunda mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmektedir. Somut olayda teslim ... tarihinde gerçekleşmiştir. Buna göre en geç Temmuz 2026 sonu itibarıyla alacak muaccel hâle gelmiş olup, ihtiyati haciz talebinin yapıldığı 19.08.2026 tarihinde alacağın vadesinin geçmiş olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

HUKUKİ NEDENLER: İİK m.257, 258, 259 ve devamı; HMK m.199, 353, 355 ve ilgili hükümler; TTK m.21, m.1530; TBK ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/589 D.İş sayılı dosyasının tamamı; Develi İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası; takip talebi ve ödeme emri; borçlunun 17.08.2026 tarihli itirazı; ... tarih ve ... numaralı e-fatura; ... tarih ve ...numaralı e-irsaliye; WhatsApp yazışmaları ve ekran görüntüleri; konum kayıtları; üretime ilişkin fotoğraf ve video kayıtları; borçlu tarafından gönderilen vergi levhası ve kaşe fotoğrafı; teslim sonrası ürün fotoğrafı; ticari kayıtlar; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarih, 2026/147 E., 2026/173 K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih, 2013/18075 E., 2014/900 K. sayılı kararı ve sair yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; İstinaf başvurumuzun KABULÜ ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.08.2026 tarih, 2026/589 D.İş Esas ve 2026/593 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,Öncelikle, İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca ve Sayın Dairenizce uygun görülecek teminat karşılığında, ihtiyati haciz talebimizde belirtilen 1.274.712,82 TL alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere, borçlu ...'un adına kayıtlı veya üçüncü kişiler nezdinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları, motorlu araçları, banka ve finans kuruluşlarındaki hesap ve mevduatları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile sair haczi kabil malvarlığı değerleri üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,Veya Sayın Dairenizce doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılması hâlinde ise; dosyaya sunduğumuz delillerin bir bütün hâlinde ve İİK m.258'deki yaklaşık ispat ölçüsüne göre yeniden değerlendirilmesi amacıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine,İİK m.258/3 uyarınca istinaf başvurumuzun ÖNCELİKLE ve İVEDİLİKLE incelenmesine,Yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Dairemizce HMK 355. Maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut dosya kapsamı incelendiğinde; İşbu talep konusu bir miktar para alacağı yönünden olmak üzere, ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz yönünden talep eden vekilinin söz konusu ihtiyati haciz isteminin kabulü için İ.İ.K 257 v.d. maddeleri gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların mevcut dosya kapsamına göre bulunmadığı, zira işbu mevcut dosya kapsamı itibariyle ekli olarak sunulan beyan ve belgelerin içeriğine göre İİK 257 vd maddeleri uyarınca istenen ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen sebeplerle dosyaya sunulan mevcut beyan ve belgelerin bu aşama itibariyle İ.İ.K. 257. Maddesi gereğince ihtiyati haczin kabulü için, alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli olmadıkları anlaşıldığından söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği soncuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli kararı ile söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen kararda usul, yasa ve ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Kayseri 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin istinafa konu edilen 21/08/2026 Tarih ve 2026/589 D.İŞ ESAS-2026/593 D.İŞ KARAR sayılı kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden ... dan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan ... tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2320, K. 2026/2043, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2320-e-2026-2043-k-c50b65a63833