İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/850 E. 2026/764 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/850
- Karar No
- 2026/764
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/850 Esas KARAR NO:2026/764
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davacı şirket muhasebecisinin ... ... yer alan muhasebe ofisinden ... ardından da Tepecik semtimdeki başka bir ofise taşındığını, bu taşınmalar esnasında da muhasebe işlemlerini yürüten muhasebecinin şirkete ait tüm pay ve defterleri kaybettiğini, müvekkili şirkete ait karar defterinin tespiti ve zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; TTK.'nın 82/7 maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Dosya safahati: -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih, ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2024 tarih ve 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/25 sayılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu. -Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine, " ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/25 Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/850 Esasına kaydedilmiş olup yargılamaya devam olundu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2024/862 Esas, 2024/1825 Karar sayılı ilamı ile; "05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 55.maddesi ile değişik TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. Kanunda ''isteyebilirler'' denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir. TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir. Somut olayda davacı tarafından defterlerin mali müşavire rıza ile verildiği, mali müşavirin görevini yerine getirmediği bu sebeple hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. HMK' nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlığın resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, dava dilekçesinde bahsi geçen ticari evrak ve belgelerin SMMM ...'a teslim edilmiş olduğuna ilişkin belge ve delilleri bildirmesi için davacıya süre verilerek ve mali müşavir hakkında diğer gerekli araştırmalar yapılarak ve ceza soruşturma evrakı içeriği de incelenip değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmadan ve deliller toplanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda, HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine" gerekçesi ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararını kaldırmıştır. Talep, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığı iddiasına dayalı zayi belgesi verilmesi istemidir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Anılan kanuni düzenlemede tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zıyaa uğrama sebepleri sayılmakla birlikte, gibi ifadesi eklenerek bu durumu genişletme imkanı tanınmıştır. Davacı taraf dilekçesinde 2019 yılında şirketin müvekkili tarafından devralındığını defterlerin devralınan şirket mali müşaviri tarafından saklandığını düşündüklerini, yapılan inceleme sonucu dava konusu defterlerin fizikilerinin bulunmadığının tespit edildiğini belirtmiştir. Davacı tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesine göre her tacir basiretli bir iş adamı olarak hareket etmekle yükümlüdür. Tacirin 82/7 maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş olması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelmiş olması gereklidir. Somut olayda, davacı tarafça Yasada sayılı mücbir sebeplere dayanılmadığı gibi, defterlerin muhasebeci tarafından kaybedildiğini, muhasebecisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu iddia edilmektedir. Davacı tarafından belirtilen suç duyurusu sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davaya konu ticari defter ve kayıtların muhasebeci ... tarafından saklandığını iddia edilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle bu durumu ispatlayacak delil bulunmadığı gibi talebe konu ticari defterlerin TTK'nın 82/7. Maddesi kapsamında zayi edildiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı tarafından bu yönde hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-732,00-TL Karar harcının peşin alınan 269,85-TL'den düşümü ile kalan 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır