Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/520 E. 2026/1537 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/520
Karar No
2026/1537
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2023/520

KARAR NO:2026/1537

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/12/2022

NUMARASI:2020/330 Esas - 2022/918 Karar

DAVA:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

DAVA TARİHİ:29/08/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ:23/09/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ve diğer ortaklarla birlikte 300.000-TL sermayeli .... Şti.'yi kurduğunu, şirketin 01/04/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkili ile davalının da aralarında bulunduğu üç kişinin şirket müdürü olarak münferiden temsil yetkisiyle atandığını, şirketin kuruluş işlemleri için davalıya geniş yetkili vekaletname verildiğini, davalının şirketin mali kontrolünü elinde bulundurarak şirket hesabından çeşitli tarihlerde toplam 286.350-TL nakit para çektiğini, söz konusu tutarları şirket faaliyetlerinde kullanmayıp şahsi malvarlığına aktardığını, çekilen paraların nerede kullanıldığına ilişkin herhangi bir fatura veya makbuz sunmadığını, bu işlemlerin banka hesap hareketleriyle sabit olduğunu, davalının şirket sermayesinin büyük bölümüne karşılık gelen tutarı şahsi amaçlarla kullanmasının şirketi zarara uğrattığını ve ortaklar arasındaki güven ilişkisini ortadan kaldırdığını, bu davranışların TTK'nın 613 ve 626. maddelerinde düzenlenen özen ve bağlılık yükümlülükleri ile TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu,müvekkilinin davacı ve yakınlarıyla birlikte davaya konu şirketi kurduklarını, davacı ve diğer ortakların sermaye koyma borçlarını yerine getirmediklerini, şirketin kuruluş ve faaliyet giderleri ile makine, ekipman, kira ve diğer borçlarının müvekkilinin şahsi kaynaklarından ve babasının kullandığı kredilerden karşılandığını, davacı ve diğer ortakların sermaye borçlarını ödemiş gibi göstermek amacıyla şirket hesabına yatırdıkları toplam 51.000-TL'nin aynı gün kendilerine iade edildiğini, dava konusu edilen diğer para çekme işlemlerinin müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, şirketin kira borçları nedeniyle başlatılan icra takibinde müvekkili ve babasının şahsen borçlandıklarını, davacının dava açmadan önce müvekkilinden 286.000-TL talep ederek dava açmakla tehdit ettiğini, davacı ve yakınlarının başından itibaren müvekkilini zarara uğratma kastıyla hareket ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, dosya kapsamındaki deliller, alınan bilirkişi raporları, şirketin ticaret sicil dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davacının kendisinin de yetkilisi olduğu şirketin ticari defter, kayıt ve dayanak belgeleri iddialar doğrultusunda incelenemediği, dolayısıyla davalı şirket müdürünün azli için gerekli için haklı sebeplerin oluştuğu yönünde davacı tarafça ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davalının şirket hesabından 286.350-TL çektiğini, davalının sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, arada güven kalmadığını, şirket demirbaşlarına el koyarak 2. el eşya olarak satmaya çalıştığını, davalıdan güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı şikayetçi olunduğunu, müvekkilinin sehven evrakları Anadolu CBS'nin 2020/128374 soruşturma nolu dosyasına sunduğunu, dosyanın bilirkişi tarafından incelenmesi ve Pendik Vergi Dairesi'nden belgelerin getirtilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, limited şirket müdürü olan davalının şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir.TTK'nın 630/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre ana sözleşmesinde, 300.000-TL sermayesinin toplam 12.000 paya bölündüğü, 6 ortağın bulunduğu, davalı ... 2400 adet, dava dışlı ...'ın 2400 adet, dava dışı ...'ın 600 adet, dava dışı ...'in 600 adet, davacı ...'ın 600 adet ve dava dışı ...'ın 4.800 adet hissesinin bulunduğu taahhüt edilen payların 24 ay içinde ödeneceği; 20 yıl için münferiden yetkili müdürlerin davalı, dava dışı ortak ... ve davacının seçildiği; yabancı ortakların Mısır uyruklu olduğu belirlenmiştir.Dava dilekçesi ekinde, Mısır uyruklu ortakların şirket kurulmasına ilişkin işlemler hususunda davalıya 25/09/2019 tarihine kadar geçerli vekaletname sunulmuştur.Mahkemece bilirkişi heyetinden alınmış kök raporda, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, davacının sunduğu mizanlarda sermaye hesaplarının bulunmadığı, harcamalara ve siparişlere ilişkin el yazısıyla yazılı bazı belgelerin olduğu, ancak sunulmuş belgelerden değerlendirme yapılamadığı görüşü bildirilmiştir.Mahkemenin 22/09/2021 tarihli duruşmasında, dosyadaki belgeler ve İstanbul Anadolu CBS’nin 2020/128374 soruşturma sayılı dosyası üzerinde bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılarak ek rapor alınmasına karar verildiği, ayrıca şirket merkezinde 15/10/2021 tarihinde keşif icra edilmiştir. Keşifte şirketin mevcut adresinde, başka bir şirketin bulunduğu belirlenmiştir. Keşfe göre ve mahkemenin ara kararı üzerine alınmış 04/02/2022 tarihli 1. ek bilirkişi raporunda, keşifte şirkete ait bir bilgi temin edilemediğinden, kök rapordaki görüşte değişikliğe gidilmemiştir.Davacı vekili sunduğu itiraz dilekçesinde, bilirkişi ek raporunda CBS dosyasındaki şirket defterlerinin incelenmediği itirazında bulunmuş olup; mahkemenin 13/04/2022 tarihli duruşmasında, dosyadaki belgeler ve İstanbul Anadolu CBS’nin 2020/128374 soruşturma sayılı dosyası üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yerinde inceleme yapılarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Buna istinaden alınmış 05/07/2022 havale tarihli 2. ek bilirkişi raporunda, inceleme günü davacının defterlerinin sunulmadığı, davacı vekiliyle yapılan görüşmede defterlerin sehven Savcılık kalemine teslim edildiği ve kayıp olduğunu beyan ettiği, resmi belge verilmediği belirtilerek, başkaca bir inceleme yapılmadığı bildirilmiştir.Mahkemenin 14/09/2022 tarihli duruşmasında, İstanbul Anadolu CBS’nin 2020/128374 soruşturma sayılı dosyası ve dava dosyasındaki tüm delillerin yerinde incelenmesi için bilirkişi heyetine yetki verilmesine rağmen incelemenin yapılmadığı, bunun sebebinin de yazılmadığı, bu nedenle yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş; 21/11/2022 tarihli 3. ek raporda, defterlerin incelenemediği, şirketin kayıtlarının kısıtlı verilerle incelenebildiği, şirketin adresine ilişkin kira sözleşmesinin davalı ile kiralayan arasında imzalandığı, 01/04/2019-02/07/2020 arasında 52.500-TL kira ödendiği, su ve elektrik aboneliğinin davalı adına kayıtlı olduğu, davalının kiralayana 25.000-TL bedelli 11/11/2020 düzenleme 24/02/2021 vadeli bono verdiği, dava dışı ortak ...'ın avalist olduğu; davacı vekilinin sunduğu 01/03/2021 tarihli dilekçesi ekindeki belgelerde, bir kısım sipariş bilgilerinin bulunduğu; ... Bankası'nda şirkete ait 29/05/2019-27/07/2020 arasındaki hesap ekstresinde, davalının 31/05/2019-24/06/2019 arasında 86.467-TL çektiği; şirket hesabından ATM'den çekilmiş farklı tarih ve tutarlarda toplam 298.500-TL'nin kim tarafından çekildiğine dair bilgi olmadığı; davacı vekilinin 09/08/2021 (30/09/2021 olarak yazılmış) tarihli dilekçesi ekinde, şirketin muhtelif kişi ve firmalara kestiği faturalar ile kasa defterinin fotokopi görüntülerinin sunulduğu, defterlerdeki veriler ile davalının azli için yasal koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarını açıklığa kavuşturmaya yeterli görülmediği ve kök rapordaki görüşün değişmediği ifade edilmiştir.Davacı vekili, bu rapora karşı sunduğu 07/12/2022 tarihli itiraz dilekçesinde, ulaştıkları tüm evrakı sunulduğunu, davalının elindeki belgeleri sunmaktan imtina ettiği, şirketin kayıtlarının Pendik Vergi Dairesi'nden getirtilerek yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması veya ek rapor alınmasını istemiş; mahkemece bu talep son duruşmada reddedilmiştir.İstanbul Anadolu CBS'nin 2020/128374 sayılı soruşturma dosyasının UYAP'tan incelenmesinde, müştekinin davacı ..., şüphelinin davalı olduğu, müşteki vekilinin 13/08/2020 tarihli şikayet dilekçesiyle, müvekkilinin .... Şti.'nin ortağı ve müdürü olduğu, şirket müdürlerinden ...'ın müştekiyle birlikte münferiden temsile yetkili müdürler olarak seçildiği, dava konusu uyuşmazlıkta ... Bankası'nda açılan hesabın incelemesinde şüphelinin 286.351-TL para çektiğinden şikayetçi oldukları; şüphelinin suçlamaları kabul etmediği;16/02/2022 tarihli takipsizlik kararıyla, tarafların aynı şirkete ortak oldukları ortaklık ile birlikte şüphelinin yetkili müdür olarak görevlendirildiği, her ne kadar şüphelinin usulsüz harcama yaptığı belirtilmiş ise de taraflar arasında ortaklık nedeniyle anlaşmazlık bulunduğu, kaldı ki şirketin ortağı ya da ortağı ve müdürü olan şahsın hesabına usulsüz bir şekilde para aktardığına yönelik herhangi bir delil elde edilemediği bu haliyle suçlamaların soyut, genel nitelikte kaldığı ve yeterli şüphe oluşmadığından, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan takipsizlik kararı verildiği; karara karşı müştekini yaptığı itirazın İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04/11/2022 tarihli kararıyla reddedildiği tespit edilmiştir. Dosyada, bilirkişi incelemesi yapılmamıştır.Somut olayda davacı dava dilekçesinde, davalının şirketin banka hesabından para çekerek kendi uhdesine aldığından müdürlük görevinden azlini; davalı da, davacı ile diğer ortakların giderleri kendisine yükleyerek zor durumda bıraktıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği, davalının şirket demirbaşlarını alması iddiası, dava dilekçesinde yer almadığından incelenemeyecektir. Yargılamada bilirkişi heyetinde bir kök ve 3 ek rapor alınmış ancak dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları sunulmadığından incelenememiştir. Şirketin üç münferit yetkili müdüründen biri davacı, diğeri davalı ve üçüncüsü ise dava dışı ...'dır. Davalı, yabancı ortakların baba, oğul, kardeş olduklarını, defterlerin kendisinde bulunmadığından sunamadığını belirtmiştir. Davacı vekili, İstanbul Anadolu CBS’nin 2020/128374 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi ve Pendik Vergi Dairesi'nden şirket kayıtlarının istenilmesi gerektiğini belirtmiş ise de, yaklaşık 2 yıl süren yargılama boyunca davacının da münferit yetkili müdür olduğu gözetilerek, şirket defterlerini, CBS soruşturma dosyasına ilişkin bilgi, şirket muhasebecisinden ve vergi dairesinden kendisinin tedarik edebileceği kayıtları sunmamıştır. Kaldı ki soruşturma dosyasında davacının davaya konu ettiği iddialar nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş olup, dosyada her hangi bir rapor veya davacının iddialarına katkı yapacak bir husus bulunmamaktadır. Sunduğu kayıtlar ise, bilirkişilerce incelenmiş olup davanın sübutuna yarar görülmemiştir. Ayrıca dosyaya getirtilen banka kayıtları ile taraflarca sunulmuş şirketin işleyişine ilişkin belgelerde, davalının banka hesabından para çektiği görülmekte ise de, aynı hesaptan tedarikçilere veya başka şirketlere ödemeler yapıldığı, faktoringle para çekildiği, şirketin faaliyette bulunduğu yer için kira ödemelerinin davalı tarafından yapıldığı, davalının kiralayana bono verdiği, bir kısım aboneliklerin davalı üzerine alındığı görülmektedir. Ayrıca Davacı ve diğer ortakların şirkete sermaye borçlarını ödediklerine dair dosyada bir bilgi bulunmamaktadır. Buna göre, davalının şirket müdürlüğünden azil talebine yönelik olarak, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın reddinde hata görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 -TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 148,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/520, K. 2026/1537, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-520-e-2026-1537-k-7ce6c9b52e22