Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/899 E. 2026/1322 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/899
- Karar No
- 2026/1322
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/899 - 2026/1322 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/899 KARAR NO : 2026/1322 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/01/2024 NUMARASI : 2022/378 E. - 2024/26 K.
DAVANIN KONUSU : Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2024 tarih ve 2022/378 Esas - 2024/26 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkiline ait tescilsiz gelinlik tasarımlarının, davalı tarafından izinsiz biçimde üretildiğini ve satıldığını, davalının söz konusu eylemlerinin, davacı tasarımlarına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabet de oluşturduğunu, bu müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden işleyerek ticari faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tasarımcı olduğu belirtilen kişiyle davacı Şirket arasındaki bağlantının mahiyetinin belirsiz olduğunu, bu nedenle söz konusu tasarımlar üzerinde davacının hakkı bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, davacının tescilli bir tasarıma dayanmadığını, SMK'nın 81/4 maddesi ve haksız rekabet hükümlerine göre müvekkiline atfedilebilecek bir haksız fiilin olmadığını, bahsi geçen gelinlik modellerinin özgünlüğü ve orijinalliği yüksek olmayan modeller olduğunu, davacının tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının sosyal medya hesabında paylaştığı gelinlik görsellerindeki tasarımların, davacının önceki tarihlerde internette paylaşmış olduğu gelinlik görsellerindeki tasarımlar ile genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde ayırt edilebilecek ölçüde farklı olduğu, dolayısıyla bu görsellerin davacının tescilsiz tasarımlarından doğan hakları ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu davalı eylemleri ile ilgili Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/112 esas sayılı dosyasında da bilirkişi raporu alındığını, söz konusu raporda, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturacağının açıklandığını, söz konusu rapor ile işbu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, tasarım tecavüzü davalarında, farklılıklara odaklanılmasının değil taklit edilen tasarımdaki aynılıkların, teknik bakış açısıyla ve uzman gözüyle ürün bazında detaylı olarak irdelenmesi gerektiğini, kök ve ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde gelinliklere dair özelliklerden, benzerlikler ve farklılıklardan teker teker bahsedildiğini ancak bilirkişilerin detaylı bir irdeleme yapmadıklarını, buna rağmen yeni bir heyetten rapor alınmasına dair taleplerinin de reddedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafça, kendisine ait olan tasarımların, davalı tarafından izinsiz biçimde üretildiği ve satıldığı, davalının bu eylemlerinin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince de yazılı şekilde gelinlik görsellerinin genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde ayırt edilebilecek ölçüde farklı olduğu, dolayısıyla bu görsellerin davacının tescilsiz tasarımlarından doğan hakları ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ancak davacının haksız rekabet iddiası yönünden herhangi bir delil toplanmamış, bu talep yönünden olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamış ve bir karar da verilmemiştir. Oysa, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup, Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca da tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Mahkeme kararının, HMK'nın emredici hükümlerine aykırı olması resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan, Dairemizce bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Kabule göre de, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz edilmiş, işbu dava konusu eylemle ilgili ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin açıklandığı bildirilmiş olup mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacı itirazları değerlendirilmemiş ve raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Oysa, davacının itirazlarının ve raporlar arasındaki çelişkinin, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bu yöne ilişkin davacı istinaf itirazları da haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2024 gün ve 2022/378 E. - 2024/26 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/06/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.