Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/575 E. 2026/1210 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/575
Karar No
2026/1210
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/575 Esas 2026/1210 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/575 KARAR NO : 2026/1210

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : 2023/162 Esas 2025/929 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ltd. Şti. ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca tahsis edilmiş olan rotatif kredisinin 2013 yılı Eylül ve 2013 yılı Aralık aylarına ilişkin dönem faizlerine ilişkin davalı banka tarafından ihtarname keşide edilerek söz konusu dönemlere ilişkin toplam 174.887,44 TL faiz alacağının tahsilinin talep edildiğini, ihtarname kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, takip kapsamında borçlu ve kefillerin gayrimenkullerinin TMK, İİK ve TBK hükümlerine aykırı olarak satıldığını, müvekkili ... Ltd. Şti.'nin ... inşaatı işi sözleşmesi kapsamında ... ... Şubesi tarafından muhatap bankayı düzenlenen 07/01/2010 tarihinde ... referans numaralı 2.573.560 USD bedelli teminat mektubunda muhabir banka olarak konumlandığını, bankanın, muhabir banka pozisyonunu kötüye kullanarak 21/06/2021 tarihli TC. Bakanlar Kurulu Kararına rağmen teminat mektubunu vermiş olan ... A.Ş. vasıtasıyla komisyon tahsil etmeye devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.06.2011 tarihli Bakanlar Kurulu ve BDDK talimatlarına aykırı olarak tahsil edilen muhabir banka komisyonu için 5.000.USD 'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve tahsil edildiği tarih esas alınarak TCMB USD cinsinden alacaklar için tespit ettiği faiz ile birlikte tahsiline, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi, protokol ve ihtarname ve ödemeler ve takip öncesi tahsil edilmiş olup teminat mektubu komisyonları dikkate alınarak davalı bankanın takip tarihi olan 10.06.2015 tarihi itibari ile talep edebileceği alacak miktarının olumlu tespit davası ile tespit edilmesine, Ankara 22.İcra Müdürlüğü-2015/12073 sayılı takip dosyasında TMK'nun 889. maddesi hükmünün ihlal edilmesi, takip başladıktan sonra haksız olarak tahsil edilen 74.600.35.USD dikkate alınarak borçlu ve kefillerin gayrimenkullerinin satışı nedeni ile uğranılan zarar nedeni ile 50.000.00 TL tazminatın 19.03.2018 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, TMK'nun 863. maddesi gereğince ipotek kapsamında olan kira bedelleri hakkında kanuna karşı yapılan hile nedeniyle 20.000,00 TL tazminatın 01.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiğini, davacının müvekkili bankadan aldığı ve ticari işlerinde kullandığı 3 adet garanti mektupları için ...’a ödediği komisyon ücretlerinin iadesini talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının mektup bedelini ve mektup komisyonlarını kayıtsız şartsız ödemek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıların ileri sürmüş olduğu hususlara ilişkin olarak açmış oldukları davada davacıların bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu hususunda herhangi bir sözleşme hükmü olmadığı, bu konuda özel bir Kanun düzenlemesi bulunmadığı, genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu, ayrıca 17/09/2013 oluşturulma tarihli 468451 referans numaralı sözleşme metninde kont-garanti nedeniyle ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, davalının yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddi ile HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu uyuşmazlıkta mahkemenin yetkisiz olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili 01/02/2026 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Ankara ticaret mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir. Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde; yapılan yargılama sonunda taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmüne göre kont-garanti nedeniyle taraflar arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından yetki anlaşması yapıldığı, yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, davalı şirketin merkez adresinin Şişli/İstanbul olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu, taraflar arasındaki sözleşme metninden kont-garanti nedeniyle ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olarak belirlendiği, davalının yetki ilk itirazının kabulü gerektiğine ilişkin karar gerekçesi yazıldıktan sonra hüküm kısmında dava konusu uyuşmazlıkta mahkemenin yetkisiz olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul asliye ticaret mahkemesi olduğunun tespitine şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, mahkemece verilen kararda, gerekçede yer alan genel yetki kuralına dayalı "yetki ilk itirazının kabulü gerektiği" hususuyla hükümde yer alan "kesin yetki dava şartı yokluğu" hususu gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuş olup karar gerekçesinden münhasır yetkiye ilişkin bir değerlendirmenin yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2025 tarih ve 2023/162 Esas 2025/929 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacılar tarafından yatırılan 732,00 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/575, K. 2026/1210, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-575-e-2026-1210-k-d6a6c93c9d5f