İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1053 E. 2026/807 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1053
- Karar No
- 2026/807
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1053 Esas KARAR NO:2026/807
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/07/2025 KARAR TARİHİ:18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına 19.09.2023 tarihinde ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden ... plakalı aracın satın alındığını, aracın 6 Mart tarihinde ilk arızasını vererek 06.03.2025 tarihinde servise götürüldüğünü ve 11.03.2025 tarihinde teslim alındığını, servisten çıktığı gün tekrar arızalanan aracın 11.03.2025 tarihinde yeniden servise alındığını ve 4 Nisan tarihinde onarılarak teslim edildiğini, 10.04.2025 tarihinde üçüncü kez arızalanan aracın enjektör değişimleri yapılarak 15.04.2025 tarihinde servisten çıkarıldığını, 17 Nisan tarihinde tekrar yolda kalan aracın çekici ile servise çekildiğini, arızanın yakıttan kaynaklandığı iddiasına karşın 25.04.2025 tarihli analiz raporu ile yakıt kaynaklı bir sorun olmadığının tespit edildiğini, sıfır kilometre alınan araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğu ve sorunların kalıcı olarak çözülemediğini, .... Noterliği kanalıyla 05.06.2025 tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek aracın yenisi ile değiştirilmesinin veya bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 15.05.2025 tarihli .... Noterliği ihtarnamesi ile talebi reddettiğini, 22.05.2025 tarihinde Bakırköy 2025/... numaralı arabuluculuk dosyasında yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığını, müvekkilinin ticari faaliyetleri için kullandığı aracın serviste kaldığı sürelerde iş kaybı yaşadığını ve 25.400,00 TL tutarında araç kiralama masrafı yapmak zorunda kaldığını, onarım süresinin aşıldığını ve aracın ayıplı olduğunu belirterek ayıplı aracın misliyle değiştirilmesini, mümkün olmadığı takdirde bilirkişi marifetiyle belirlenecek güncel değerinin ticari faiziyle iadesini, ayrıca araç arızalıyken yapılan masrafların ticari faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın araç mahrumiyet zararı talebinin hukuka aykırı olduğunu dava dilekçesinde araç mahrumiyet zararı talebine ilişkin hiçbir somut gerekçe dahi gösterilmediğini, araç mahrumiyet zararı talebinde zarar gören taraf, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın zararını, bir başka deyişle malvarlığındaki azalmayı somutlaştırmadığı gibi, müvekkili şirketin kusurunu da ispat edemediğini, davacı yanın aracında meydana gelen arızanın tamamen kullanıcı kaynaklı olduğunu, dava konusu aracın kullanılamaması durumunun doğrudan davacının hatalı kullanımının bir sonucu olduğunu, davacının keyfiyetinin müvekkili şirket tarafından tazmin edilmesinin beklenemeyeceğini, davacının araç mahrumiyet zararının ödenmesi talebinin reddinin gerektiğini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacı yana, talep ettiği tazminat tutarına karşılık gelen malvarlığındaki eksilmenin sebepleriyle birlikte açıklattırılması ve davacı yanın etkisinin olup olmadığının da araştırılması ve buna göre tazminatın indirilmesi yahut tamamiyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının araç mahrumiyet zararı talebini somut ve hakkaniyete uygun olarak ispat edemediğinden, taleplerin kabulü halinde sebepsiz zenginleşeceğinin de dikkate alınarak ve müvekkili şirketin kusurunu ispat edemediğinden, araç mahrumiyet zararı taleplerinin her halükarda reddine karar verilmesini, davacı tarafın "aracın arıza yaptığı dönemde yaptığı masraflar" başlıklı kaleminin somutlaştırılmamış olduğunu, bu sebeple de iş bu davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir. Davalı ... Oto ve Kiralama vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ve taleplerini kabul etmemekle beraber davacının maddi tazminat taleplerinin dayanaksız ve belgesiz olduğunu, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davacının delillerini dava dilekçesiyle beraber dosyaya ibraz etmek zorunda olduğunu, ancak davacının belirttiği delilleri dosyaya sunmadığını, bunun yanında davacının iddia ettiği arızanın davacının pis yakıt kullanımından yani kendi kusurundan kaynaklanmış olduğunu, davacının pis yakıttan kaynaklanan arızanın giderilmesi için yapılacak olan işlemlere onay vermemiş ve aracını 21/04/2025 tarihinde teslim almış olduğunu, bu sebeple tazminat talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafından yapıldığı iddia edilen masrafların fahiş olduğunu, hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesi ile talep edilen alacaklar zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğramış olduğundan, davacı tarafın iş bu alacaklara ilişkin talep haklarının sönmüş olduğunu, davacının davasının zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, ... marka araçların satışı ve satış sonrası servis hizmeti verilmesi alanında iştigal eden yetkili bayi ve satıcı olduğunu, müvekkili şirketin üretici sıfatı bulunmadığını, davacının misli ile değişim talebinde bulunabilmesi için yasanın aradığı şartlar oluşmamakla birlikte, müvekkili şirket yetkili satıcı olduğundan, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ortada bir ayıp varsa bile üretici ve satıcı sıfatı olmadığından sorumlu olmadığını, dava konusu araçta üretimsel nitelikte ayıp olduğunu asla kabul manasına gelmemek kaydı ile aracın bilirkişi heyeti tarafından mutlak suretle incelenmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere otomobiller karmaşık tüketim malları olduğundan incelenmeleri bu alanda deneyimli bilirkişilerce yapılması gerektiğini, hukuka, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Büyükçekmece ...Noterliği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satın alınan ... plakalı ... (15m3) şaşe nolu aracın ayıplı çıkması nedeniyle misli ile değişimi olmadığı takdirde bedelin iadesi ile uğranılan maddi zararların tahsili istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 11/03/2026 tarihli raporunda; Yapılan incelemeler sonrasında aşağıdaki değerlendirmeler bulunulmuştur: verilen yerinde inceleme yetkisine binaen, acın hali hazırda kullanılamadığı ve davacının faaliyet adresinde park halinde bulundurulduğu bilgisi üzerine iki farklı tarihte gidilmek suretiyle araç üzerinde inceleme yapılmış ve araç diagnostik olarak da tabir edilen aracın elektronik kontrol ünitesi... ile bilgisayar ortamı arasında kurulan bağlantı ile mevcut hata kodlarının da bilirkişi tarafından incelendiğini, aracın motorunun nizami olarak çalışmaktayken kullanım sırasında ani olarak çekişten düşmesi ya da güç kaybı kuvvetle muhtemel olarak yakıt ya da egzost sistemi ile ilişkilendirilebileceğini, somut olayda da araca hizmet veren yetkili teknik servis firmasının da benzer şekilde bu durumu yakıt besleme sistemi ile ilişkilendirdiğinin görülmekte olduğunu, servis formunda bu durum "kirli yakıt" kullanımı olarak belirtildiğini, dosyaya konu olaydan bağımsız olarak dizel motorlu araçlarda öncelikle kirli yakıta maruz kalan enjektörler sökülmek suretiyle önce bu işte uzmanlaşmış yetkili servislerde kontrol ve testlerinin yerine getirilmesi suretiyle fonksiyonel olarak çalışıp çalışmadığın tespiti ile değiştirilmelerinin gerektiğini, zira başta su olmak üzere dizel yakıt olan motorinin kirleticileri öncelikle enjektörler zarar vermektedir. Enjektörün görevi en kaba anlatımla çok yüksek basınç değeri ulaştırılmış yakıtı, saniyede çok sayıda olarak şekilde silindir içerisine pülvarize bir şekilde dağıtmakta olduğunu, herhangi bir nedenle zarar gören enjektör bu görevi layığı ile yerine getiremez ise motorda çekişten düşme, tekleme ve vuruntulu çalışma gibi istenmeyen sonuçlara sebep olabileceğini, ancak yakıttan kaynaklı olumsuzluklarda çoğu zaman da enjektörlerin tek başına kontrolü ve gerekiyorsa değiştirilmelerinin çözüm olmadığını, zira tüm yakı sistemi mazot pompası başla olmak üzere elden geçirilmesi gerektiğini, somut olayda her ne kadar yakıt kalitesine ilişkin olarak davacı yanca rapor da sunulmuş olmasına karşın servis firmasında aracın yakıt sistemine, kirli yakıt gerekçesi ile bakım yapıldığı ancak sonrasında da arızanın devam ettiği, aracın servis geçmişine bakıldığında çok kısa aralıklar servis girişinde biden fazla kez enjektör değişimi yapıldığı, buna ek olarak da hali hazırda sorunun tam olarak giderilemediği bunun da mübrez bilirkişi raporu ile bilirkişiler tarafından incelemesi öncesinde dahi ortaya konulduğunun görülmekte olduğunu, aracın almış olduğu yakıtın davacı tarafın rapor beyanı ile tespitini yapılmış olduğunun açık olduğunu, buna ek olarak arıza kodları da değerlendirildiğinde yetkili teknik servis tarafından onarım öncesi ... ve ... nolu arıza kodlarının okunduğu, bunların yakıt içerisinde su mevcudiyetine yönelik arıza bilgisi ile yakıt ısıtıcısı sıcaklık sensörü arıza bilgisi olduğu, ancak yetkili servisçe yapılan onarımlarla da arızanın tam olarak giderilemediği gibi servisin onarım sonrasında da parça değişimlerine devam ettiği dosyadaki belgelerle de sabit olduğunu, SONUÇ: Yapılan değerlendirme sonucunda: Şu durumda araçta teknik bir sorunun varlığının kabulü gerektiğini, bununla birlikte bu teknik sorunun, çözümüne yönelik olmak üzere sorun kaynağının ne olduğunun tespitinin bilirkişilerce yapılmasının mümkün görülmediğini, zira bilirkişi heyetinin teknik sorunun varoluşuna ve misli ile değişim şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirme yapılması için görevlendirilmiş olduğun, sonuç olarak yukarıda detayı arz ve izah olunduğu üzere araçta teknik bir sorunun varlığının kabulünün gerektiği, aksini ispat eder nitelikte bir bilgi/belge sunuluncaya kadar mevcut bilgi/belgelerle kullanıcı kaynaklı olmadığı, ancak bu teknik sorunun sunulan yetkili teknik servis hizmeti ile de giderilemediğinin açık olduğu, bir diğer söylemle araçta mevcut bu sorunun kaynağı gizli ayıp ve/veya yetkili teknik servis tarafından sunulan hizmetin ayıplı olması kaynaklı olabileceğinin değerlendirildiğini, şu durumda davacının tüketici sıfatı ile seçimlik haklarından faydalandırılabileceği görüşünün hasıl olduğunu, ancak bu seçimlik haklarından olan ayıp oranından bedel indirimi talep etmek hakkının kullandırılması mümkün görülmemekte olduğunu, zira ayıbın onarımının yetkili teknik servisi tarafından bile layığı ile gerçekleştirilememiş olmasına ek olarak bu ayıbın onarımının ne bedelle gerçekleştirilebileceğinin bilirkişilerce de mevcut durumda tayini mümkün görülmediğini, hiçbir suretle hukuki değerlendirme yapılmamakla birlikte taleple sınırlı kalmak şartı ile aracın misli ile değişim şartlarının teknik anlamda oluştuğu kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi 21/10/2026 tarihli raporunda; Verilen ek görev de dikkate alınmak suretiyle, dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; kök rapora yönelik taraf itirazlarının irdelenmesi neticesinde, kök raporda ulaşılan teknik kanaati değiştirmeyi gerektirir yeni bir teknik bilgi veya belge sunulmadığı; dava konusu araçta, tekrarlayan servis müdahalelerine rağmen giderilemeyen ve yakıt besleme sistemine ilişkin bir teknik sorunun/ayıbın mevcut olduğu, bu sorunun mevcut bilgi ve belgelerle kullanıcı kaynaklı olmadığı, kaynağının gizli ayıp ve/veya yetkili teknik servis hizmetinin ayıplı olması olabileceği yönündeki teknik kanaatin aynen geçerliliğini koruduğu; Aynı marka, model ve yıla ait dava dışı ikinci araçta (...) benzer arızaların tespit edilmiş olmasının, arızanın münferit kullanıcı hatasından ziyade araçtan kaynaklı teknik zaafiyetten kaynaklanabileceği yönündeki teknik kanaati desteklediği, kök raporda yer alan "misli ile değişim şartlarının teknik anlamda oluştuğu" ifadesinin, ifadenin içinde de geçtiği üzere teknik değerlendirme olduğu, tüketicinin seçimlik haklarından hangisinin uygulanacağı ile 6502 sayılı Kanun m.11/3 anlamında orantısızlık bulunup bulunmadığının münhasıran hukuki değerlendirme konusu olup takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, ancak bununla birlikte yakıt sistemine yönelik aracın markasının yetkili teknik servisinde mükerrer müdahalelere rağmen arızanın kalıcı olarak giderilememiş olması karşısında, belirli bir onarım bedeli ile aracın ayıptan kalıcı olarak arındırılacağı teknik olarak güvence altına alınamadığından, onarım bedeli ve buna bağlı değer kaybı yönünden sayısal bir hesaplama yapılmasının teknik olarak mümkün görülmediği; net onarım bedeli belirlenmek istenirse ...n yetkili servisinden yazılı fiyat teklifi/müzekkere celbinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere mümkün olduğu, davacının maddi zarar olarak beyan ettiği taşıma (nakliye) masraflarının (toplam 28.100,00 TL; talep 25.400,00 TL + KDV) belgelenen tarihleri itibariyle aracın atıl kaldığı dönemle örtüştüğü ve beyan olunan birim bedellerin 2025 yılı emsal piyasa taşıma ücretleri ile uyumlu (kadri maruf) aralıkta olduğu, ancak bu kalemlerin ikame kiralama mı taşıma hizmeti mi olduğu, KDV durumu, mükerrerlik ve her bir sevkiyatın dava konusu araçla illiyeti yönünden nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, dava konusu araç bakımından çekici/kurtarma hizmetinin fiilen kullanıldığı, çekici bedelini gösterir fatura/belgenin dosyaya sunulması hâlinde, aracın ağır ticari sınıfı ve çekme güzergâhı gözetilerek beyan olunan bedelin 2025 yılı İstanbul içi emsal ticari araç kurtarma ücretleri ile uygunluğunun (kadri maruf olup olmadığının) değerlendirilebileceği, işbu ek raporda yer alan tüm teknik tespit ve değerlendirmelerin hukuki sonuçlarının takdirinin, 6754 sayılı Kanun m.3/2 ve 6100 sayılı HMK m.266/c.2 uyarınca münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirimiştir. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1. maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2. Maddesi; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindedir. Dosya içeriğine uygun ve hüküm kurulmaya yeterli bulunan alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporu, faturalar ve tüm dosya kapsamında; davacı şirket tarafından, 19.09.2023 tarihinde ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden ... plakalı aracın satın alındığı ve araçta bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği ve servis fişlerden anlaşılacağı üzere araçta kısa süre içerisinde bir çok kez arıza meydana geldiği, servis firmasında aracın yakıt sistemine, kirli yakıt gerekçesi ile bakım yapıldığı ancak sonrasında da arızanın devam ettiği, aracın servis geçmişine bakıldığında çok kısa aralıklarla servis girişinde biden fazla kez enjektör değişimi yapıldığı, sorunun tam olarak giderilemediği, yetkili servisçe yapılan onarımlarla da arızanın tam olarak giderilemediği gibi servisin onarım sonrasında da parça değişimlerine devam ettiği, dava konusu araçta, tekrarlayan servis müdahalelerine rağmen giderilemeyen ve yakıt besleme sistemine ilişkin bir teknik ayıbın mevcut olduğu, bu sorunun kullanıcı kaynaklı olmadığı, kaynağının gizli ayıp ve/veya yetkili teknik servis hizmetinin ayıplı olması olabileceği, davacının seçimlik hak olarak aracın değiştirilmesi yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla aracın misliyle değiştirilmesi yönünden davanın kabulüne, davacının maddi zarar olarak beyan ettiği taşıma masraflarının (toplam 28.100,00 TL; talep 25.400,00 TL + KDV) belgelenen tarihleri itibariyle aracın atıl kaldığı dönemle örtüştüğü ve beyan olunan birim bedellerinin 2025 yılı emsal piyasa taşıma ücretleri ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya konulduğundan davacının maddi tazminat talebinin de kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Öte yandan TBK'nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıptan sorumluluk, akdi bir sorumluluk türü olduğundan, sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında söz konusu olabilir. Satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna bağlı olarak alıcıya tanınan seçimlik hakları da (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, değiştirme hakları) satıcıya karşı ileri sürülebileceği, alıcının, ayıba karşı tekeffüle dayanan seçimlik haklarını, satıcı dışındaki kişilere, yani satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya vb.) yöneltmek suretiyle onları ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutmasının mümkün olmadığı, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişileri, akdi sorumluluğu ilişkin genel hükümler uyarınca da sorumlu tutamayacağı, her ne kadar, Tüketicinin Korunmasına İlişkin Kanun'un "ayıplı mal" başlıklı 4 üncü maddesinde, tüketici konumundaki alcının, ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik haklarını satıcı dışındaki üçüncü kişilere (üretici, ithalatçı, acente) karşı da yöneltebilmesi imkanı düzenlenmişse de, dava konusu "tacirler arası ticari satımlarda" uygulanmayacağı nazara alınarak, Davalı ... ... (eski ünvan ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.) ve ... Oto ve Kiralama San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. (Emsal Yargıtay 3.HD 2022/3335 E, 2022/5071 K; 11.HD 2020/4482 E, 2021/7333 K; 11.HD. 2023/541 E, 2024/3849 K. sayılı ilamları) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, A)Davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. yönünden; 1-Dava konusu ... plakalı, 2023 Model, ... Marka, ... (15m3 ) model, ... şasi numaralı aracın aynı marka ve aynı özellikli misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE, 2- Dava konusu aracın her türlü tahkikatlardan ari şekilde, davalı satıcı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.'ne, davacı tarafından iadesine, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına, 3-Davacının tazminat talebinin kabulü ile, 28.100,00-TL'nin dava tarihi olan 29.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, B)-Davanın Davalı ... ... (eski ünvan ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.) ve ... Oto ve Kiralama San. Tic. Ltd. Şti. yönünden husumet yokluğundan REDDİNE, 4-Alınması gerekli 1.919,51 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 18.382,28 TL harcın mahsubuyla bakiye 16.462,77 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 1.919,51 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.534,91 TL'nin ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 30.260,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 18.729,00 TL yargılama giderinin davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 160.650,51 TL ücreti vekaletin davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak Davalı ... ... (eski ünvan ... Otomotiv Pazarlama A.Ş.) ve ... Oto ve Kiralama San. Tic. Ltd. Şti. 9-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.909,00 TL sinin davalı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti.'dan bakiye 1.791,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır