İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1323 E. 2026/813 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1323
- Karar No
- 2026/813
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1323 Esas KARAR NO : 2026/813
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İhtiyaç duyduğu bakır boruları satın almak üzere davalı ile görüştüğünü, davalı tarafın müvekkiline boru malzemelerini satacağını ve elinde hazır olduğu üzere 07.02.2024 tarihinde proforma fatura keserek bakır malzemesi satmayı vaat ettiğini, hatta müvekkiline malzemeleri yükledidiğini tutarının KDV dahil 451.260,00 TL olduğunu beyan ettiğini ve para gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin bu vaade inanarak ve satıcı davalının yalanlarına kanarak proforma fatura tarihinde 240.000,00 TL para gönderdiğini, davalının bu kez mal çıktı fabrikadan gelecek dediği içinde 13.02.2024 tarihinde yine para göndererek davalı firmaya toplamda 398.565,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın müvekkiline yaptığı ödemelere karşılık vermesi gereken malın teslim edilmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle, davalının itirazının iptalini, davalı firma aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi yetkililerinin beyanına göre adı geçen davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmekte olduklarını, icra takibine yaptıkları itirazda da bunu açıkça belirttiklerini, bu durumda haksız ve hukuka aykırı bu davanın reddi ile ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile takibe, takipteki alacaklara ilişkin itirazda bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 07/02/2024 tarihli proforma faturaya ilişkin davacının yaptığı ödeme sonucu davalı tarafından mal teslim edilmemesi iddiasından kaynaklı yapılan ödemenin iadesine ilişkin davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibinin tamamına, borcun 400.000,00TL asıl alacağına, faiz tutar ve oranına, icra faiz ve ferilerine, avukatlık ücretlerine, işleyecek faizlerin tamamına itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 400.000,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi 30.04.2026 tarihli raporunda;. Bilirkişiye verilen görev kapsamında, gerekli tespitlerin yapılması ve incelenmesi istenilen hususların tespit edilmesi için, öncelikle dava dosyası içinde yer alan tarafların dava ve cevap dilekçeleri, konuyla ilgili tarafların yasal defter ve belgelerinin incelenmesi yoluyla sonuca ulaşılmasına sağlayacak maddi unsurlar tespit edilerek, elde edilen tüm deliller yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek bir sonuca varıldığını, Davacının Ticari Defter İncelemeleri: (... ... A.Ş) Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davacı taraftan (... ... A.Ş) gelen olmadığından ve inceleme günü Mahkeme Başkanlığında dava dosyası ve bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan kontrollerde davacı firmanın yerinde inceleme talebinin de olmadığı da anlaşıldığından davacı firmanın ticari defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığını, Davalının Ticari Defter İncelemeleri: (... San ve Tic. Ltd. Şti) Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı taraftan (... San ve Tic. Ltd. Şti) gelen olmadığından ve inceleme günü Mahkeme Başkanlığında dava dosyası ve bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan kontrollerde davalının yerinde inceleme talebinin de olmadığı da anlaşıldığından davalının ticari defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığını, davacı firmanın ve davalının Ticari defter ve belgelerinin incelenmesinin mümkün olmadığından tespitlerin dosya içindeki bilgi ve belgeler baz alınarak yapıldığını, dava dosyasının tetkikinde, davacı firma tarafından davalı firmaya ödeme yapıldığına ilişkin: 4 07.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 240.000,00 TL tutarlı ... bank dekontu 13.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 19.000,00 TL tutarlı ... Banka Dekontu 13.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 139.565,00 TL tutarlı ... ... Bankası tarafından düzenlenen dekont fotokopilerinin davacı firma tarafından dava dosyasına sunulduğunun görüldüğünü, bahsi geçen dekontlarla davacı firma tarafından davalı firmaya yapılan ödemelerin toplam tutarı (240.000,00+19.000,00+139.565,00) = 398.565,00 TL olduğunu, yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların beyanları, icra takip dosyası, delillerin incelenmesi sonucunda, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu bir kez daha işaret edilmek suretiyle, dava konusunun davacının kendisine teslim edilmeyen mallara ilişkin olarak davalı firmaya yapmış olduğu ödemelerden kaynaklanan 398.565,00 TL tutarındaki alacağının tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı firmanın ve davalının Ticari defter ve belgelerinin incelenmesi mümkün olmadığından tespitlerin dosya içindeki bilgi ve belgeler baz alınarak yapıldığı, dava dosyasının tetkikinde, davacı firma tarafından davalı firmaya ödeme yapıldığına ilişkin: 07.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 240.000,00 TL tutarlı ... bank dekontu 13.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 19.000,00 TL tutarlı ... Banka Dekontu 13.02.2024 tarih ve ... sorgu numaralı 139.565,00 TL tutarlı ... ... Bankası dekontu fotokopilerinin davacı firma tarafından dava dosyasına sunulduğunun görüldüğü, Yukarıda Bahsi geçen dekontlarla davacı firma tarafından davalı firmaya yapılan ödemelerin toplam tutarının (240.000,00+19.000,00+139.565,00) = 398.565,00 TL olduğunu, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenin değerlendirilmesinde olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Bilindiği üzere 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 102. maddesinde de “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır“ hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu icra takibine dayanak banka dekontunda borç/ödünç olarak verildiğine ilişkin hiç bir açıklama ve şerh bulunmaması halinde banka havalesi ile gönderilen havalenin 6098 s.TBK.nun 102.m.si hükmü uyarınca bir borcun ödemesi olarak gönderildiği kanuni karinedir. 6098 sayılı TBK'nın 555 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli, 2017/(13)3-575 E., 2021/353 K.; 12.03.2003 tarihli, 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı kararları). Havalenin gönderiliş amacı, işlemin gerçekleştirilmesi anında düşülecek bir kayıtla (açıklamayla) yahut karşı tarafça inkâr edilecek olursa sonradan ispat vasıtaları kullanılarak da ortaya konulabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2022 tarih, 2019/14-799 Esas ve 2022/911 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere;"... Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir. Hangi maddi vakıanın çekişmeli olacağı başlangıçta belli olmadığından, davacının dayandığı yemin deliliyle hangi maddi vakıayı ispat edeceğini ayrıca mahkemeye bildirmesi beklenemez. Davacının yargılamanın başında hangi maddi vakıanın yemin deliliyle ispat edileceğini delil listesinde somutlaştırması mümkün olmadığı gibi, HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevine göre de açıkça yemin deliline dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır." Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2021 tarihli ve 2018/(14)7-582 E., 2021/1470 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Somut olayda; davacı tarafın ihtarlı verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, alacak miktarının hesaplanabilmesi için teknik incelemenin yapılmasının zorunlu olduğu, davacının hesabından davalının hesabına gönderilen ödemelere ilişkin dekontlarda açıklama bulunmaması nedeni ile söz konusu havalelerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karinenin aksinin yasal delillerle ispatlanması gerekmekte olup uyuşmazlığın miktarı ve davalının açık muvafakatinin bulunmadığı hususu ile dosya kapsamında davacı tarafından delil başlangıcı olarak değerlendirilecek belgenin de sunulmadığı dikkate alındığında iddianın tanıkla da ispatına olanak bulunmadığı, davacının yemin deliline dayanmamış olduğu anlaşılmakla dosyada mevcut olan delillerle davacı iddiaları ve alacak miktarı değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.806,50 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.074,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıda alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır