İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/834 E. 2026/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/834
- Karar No
- 2026/806
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/834 Esas KARAR NO:2026/806
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/12/2024 KARAR TARİHİ:18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İcra Dairesi 2024/... esas, eski ... 3. İcra Dairesi 2024 /... esas ve ... 3. İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takibine davalı tarafça 07.05.2024 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini, davalının ... Tıp Merkezi'nin ameliyathane mekanik ve lobi tadilat işlerini üstlendiğini, bu işlerin yapımını alt yüklenici olarak müvekkil şirkete devrettiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre iş başlangıcında %20 avans ödenmesi ve kalan bedelin iş bitiminden 10 gün sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilin keşfe konu iş kalemlerini ve ek işleri eksiksiz tamamladığını, davalının 17.10.2023,11.12.2023 ve 21.02.2024 tarihlerinde kısmi ödemeler yaptığını, bu ödemelere istinaden 07.12.2023 tarihli ... nolu ve 303.600 TL tutarlı faturanın düzenlendiğini, ek işlere yönelik 11.03.2024 tarihli ... nolu faturaya karşılık davalının 18.03.2024 tarihli ... nolu iade faturasını düzenlediğini, davalının ek iş bedelini ödemekten kaçındığını, 05.03.2024 tarihli whatsapp yazışmalarında davalının borcu inkar etmeyip müvekkili oyaladığını, davalı şirket yetkilisinin ihtiyati haciz gerekçesiyle ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, iade faturasına karşı ... 27. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 20.03.2024 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, ... 3. İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/... sayılı dosyasında 22.05.2024 tarihinde anlaşmama ile sürecin sonuçlandığını belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap dilekçesi vermemiştir. DELİLLER : ... 3. İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak ... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe,yetkiye, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. ... 3. İcra Dairesi 2024/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 120.919,22 TL asıl alacak ahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 19.07.2025 havale tarihli Raporunda Dosya kapsamında verilen görev çerçevesinde yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olduğunu, dosya kapsamında yer alan sözleşme, her ki tarafça da imza altına alınmamış olduğunu, davacı tarafın tutmakla mükellef olduğu yasal defterlerin usulüne uygun olduğunu, defter beratlarının ise yasal süreler içinde Maliye Bakanlığı’na verildiğinin tespit edilmiş olduğunu, davalının, defter ve belge ibraz etmemiş olduğunu, davalı adına keşide edilerek iş bu davaya konu edilen faturalar toplamının 120.010,22.-TL değerinde olduğu, davalının söz konusu fatura için yasal süresinde iade faturası düzenlemiş olduğu ancak dosya kapsamında yer alan veriler incelendiğinde davacı tarafından verilen hizmetin kaldığı anlaşılan davalının fatura bedelini ödemekten imtina etmesinin sebebi olarak dayanak belge/bilgi olmadığının görülmekte olduğunu, davacı yanın defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan 11.03.2024 tarihinde 120.919,22 TL cari hesap alacağını oluşturan borcun davalı tarafça ödenmediğini, Hukuki takdir ve nihai kararın Sayın Mahkeme’ye ait olduğunu bildirmiştir. Bilirkişi 25/12/2025 tarihli raporunda; Bilirkişiye verilen görev çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, dosya kapsamında yer alan sözleşmenin, her ki tarafça da imza altına alınmamış olduğunu, davacı tarafın tutmakla mükellef olduğu yasal defterlerin usulune uygun olduğu, defter beratlarının ise yasal süreler içinde Maliye Bakanlığı’na verildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın, defter ve belge ibraz etmediğini, davalı adına keşide edilerek iş bu davaya konu edilen faturalar toplamı olan 120.010,22.-TL değerinde olup; davalı söz konusu fatura için yasal süresinde iade faturası düenlemiş ancak dosya kapsamında yer alan veriler incelendiğinde davacı tarafından verilen hizmeti akldığı anlaşılan davalının fatura bedelini ödemekten imtina etmesinin sebebi olarak dayanak belge/bilgi olmadığının görüldüğünü, davacı yan defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan 11.03.2024 tarihinde 120.919,22 TL cari hesap alacağını oluşturan borcun davalı tarafça ödenmediği, Sonuç; toplam 174.100,00 TL olabileceği, ancak dosya kapsamındaki fatura miktarı (120.919,22 TL) değerlendirildiğinde dava tarihi ve bu rapor tarihine göre TUİK(Yİ-ÜFE) güncel fiyat rayiç değerlendirilmesi yapıldığında; Dava Tarihindeki Değerlendirme (11/12/2024) Tespit edilen bu değer baz alınarak TUİK(Yİ-ÜFE) endeksleri ile yapılan hesaplama neticesinde 11/12/2024 dava tarihinde değeri; 2024 Yılı Mart Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.252,79 olduğu, 2024 Yılı Aralık Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.746,52 olduğu, Endeks Değişim Oranı: %15,18 artış 120.919,22 TL X (3.746,52/3.252,79) = 139.273,14 TL olduğu, İş Bu Rapor Tarihindeki Değerlendirme (Aralık 2025) Tespit edilen bu değer baz alınarak TUİK(Yİ-ÜFE) endeksleri ile yapılan hesaplama neticesinde Aralık 2025 rapor tarihinde değeri; 2024 Yılı Mart Ayındaki Yİ-ÜFE: 3.252,79 olduğunu, 2025 Yılı Aralık Ayındaki Yİ-ÜFE: 4.747,63 (2025 yılının Aralık ayı Yİ-ÜFE verisi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından henüz açıklanmadığından, hesaplamada 2025 yılının Kasım ayı Yİ-ÜFE verisi kullanılmıştır.) Endeks Değişim Oranı: %45,96 artış ile 120.919,22 TL X (4.747,63 /3.252,79) = 176.488,40 TL olarak hesaplanmış olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 120.919,22 TL alacaklı olduğu, faturanın davalı tarafça ödenmeme sebebine ilişkin delil sunulmadığı, davalı tarafça icra müdürlüğü dosyasında yetki itirazında bulunulmuş ise de yetkili icra müdürlüğünün belirtilmediği anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı 24.183,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gerekli 8.259,99 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.460,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.799,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.460,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.888,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 19.835,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır