İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1016 E. 2026/744 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1016
- Karar No
- 2026/744
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1016 Esas KARAR NO : 2026/744
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. No.lu Dosyası ile icra takibine başladığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emri davalıya ... tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı taraf işbu takibe ... tarihinde itiraz etmiş olup haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanıksız olduğunu, söz konusu faturaların davalı tarafından mallarla birlikte teslim alındığını ve ticari defterlerine işlendiğini, bu nedenlerle davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. No.lu Dosyasına yapılan haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davanın, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas no'lu dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın davacı tarafından iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlu davalı ... aleyhine ...-TLtoplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından ... tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emrine, Ödeme emrinde belirtilen borca, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... ... tarafından davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme souncu hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların elektronik ortamda davalı şirkete teslim edildiği, Davacı ticari defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişkiye gereğince davalı şirket adına borç kaydedilen faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten asıl alacağının olduğu," rapor edilmiştir. Mahkememizce davalı şirkete ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi için ihtaratlı davetiye çıkartılmış, ancak belirlenen günde davalı şirketin ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında davacı şirket tarafından davalı şirkete mal satılması şeklinde bir ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ödenmeyen fatura bedellerine dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davalının itirazının iptali için işbu davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, Mahkememizce inceleme günü olarak kararlaştırılan tarihte davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı tarafın ise dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği, davacının usulüne uygun tutulan defterlerine göre takip konusu 4 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dosya içindeki bilgi ve belgeler ile davacının ticari defter kayıtlarının birlikte incelenip değerlendirilmesinden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye ...-TL. tutarında alacağının olduğunun tespit edildiği, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, davalı şirkete ait BA formlarına göre, ...-TL. tutarındaki 4 adet faturanın, davalının alış faturaları listesinde davacıdan alınan mal alış faturaları olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği ve herhangi bir iade faturasının da kesilmediği, bu şekilde teslim olgusunun da sübuta erdiği, böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin talebi aşmamak üzere aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin talebi aşmamak üzere aynen devamına, 2-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile alacağın %20’si olan ...-TL İCRA İNKAR TAZMİNATININ DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza