İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/40 E. 2026/775 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/40
Karar No
2026/775
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/40 Esas KARAR NO : 2026/775

DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Taraflar arasında ... no.lu ... tarihli satış noktası sözleşmesi ve özel şartlar akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı yana, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin akdi öncesinde ... barkod no.lu 1 adet tek kapılı geniş soğutucu dolabı ile yine ... tarihinde ... barkod numaralı tek kaplı soğutucu dolabı teslim edildiğini, anlaşma dahilinde müvekkili tarafından davalı tarafa belirli imtiyazlar tanınmış ve münhasır satış ve yatırım bedeli için davalı tarafın yazılı talebi doğrultusunda taraflar arasındaki KDV dahil 300.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin satış sözleşmesinin özel şartlar başlıklı sözleşmesinin 14. maddesinde yer aldığını, münhasır satış ve yatırım bedeli ödemesinin temel amacının satış noktası sözleşmesini akdeden satış noktasında münhasıran müvekkili ...'nin ürünlerinin satılmasının sağlanması ve ayrıca davalı tarafından taahhüt edilen satış kotasının gerçekleştirilmesi olduğunu, satış noktası sözleşmesi akdeden noktalarda, müvekkili kurumun ürünlerinden başka ürünlerin satılması ve başka firmalara ait soğutucu dolapların kullanılmasının yasak olduğunu, müvekkili kurumun ediminin talep halinde münhasır satış ve yatırım bedeli ödemesini yapmak, davalının ediminin ise satış noktasında münhasıran müvekkili kurumun ürünlerini satmak, müvekkili kuruma ait olmayan soğutucu dolapları kullanmamak ve sözleşme kapsamında belirlenen satış kotasını yerine getirmek olduğunu, bu kapsamda davalı yan taraflar arasındaki satış sözleşmesinin özel şartlar başlıklı ek sözleşmenin 11 maddesi uyarınca ..., ..., ..., ... ürünlerde 9454; ... ürünlerde 9654; ..., ... ürünlerde 9454 ve 1 LT ..., ..., ..., ... ürünlerde %33 olmak üzere iskonto uygulanmasına karar verildiğini, ancak davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranması veya sözleşmenin sona ermesine sebebiyet vermesi halinde bu ürünler yönünden geçmişte uygulanan iskontoların rayiç üzerinden kıstelyevm usulü belirlenecek olan kısmının KDV'si ile birlikte derhal iadesini, müvekkilinin sözleşme kapsamında yapmayı taahhüt ettiği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının taahhüt etmiş olduğu satış kotasının da doldurmamak suretiyle taraflar arasında sözleşme hükümlerine riayet etmemesinden mütevellit, almış olduğu yatırım bedelinin iadesinin sağlamakla yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin " özel şartla başlıklı kısmının 10. Maddesinde 5000 Can 330 ml kasa koli ürün satma taahhüdü bulunduğunu, davalının sözleşme süresi içinde 5000 kasa koli satış kotasını yerine getirmediğini, davalının satış kotasının yerine getirmediğinin tespit halinde müvekkilinin taraflar arasındaki satış sözleşmesi şartları gereğince hem sözleşme başlangıcında ödemiş olduğu yatırım bedelini hem de yukarıda izahı yapılan iskonto uygulanan ürünler yönünden geçmişte uygulanan iskontoların rayiç değerleri üzerinden kıstelyevm usulü belirlenecek olan kısmının KDV'si ile birlikte derhal iade edileceği hüküm altına alındığını, Sözleşme kapsamında hem satış kotası yerine getirilmeyerek hem de cari hesap alacakları ödenmeyerek davalı tarafça özen borcuna aykırı davranıldığını ve sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini, sözleşmenin 18. maddesinde açık bir şekilde davalı tarafın cezai şart ödemesi yapması gerektiğinin hüküm altına alındığını, Sözleşme kapsamında 10.000 USD cezai şart belirlendiğini, sözleşme hükümlerinin ihlali halinde 10.000 USD cezai şart bedelini sözleşme feshedilmemiş dahi olsa ödeneceğinin kabul edildiğini, Müvekkili şirket tarafından davalı yanın taraflar arasındaki sözleşme yükümlülüklerine riayet etmediğinin tespiti akabinde 26.09.2025 tarihli ihtarname ile özen borcuna aykırı davranmış olması nedeniyle bu aykırılığı giderilmesi, cari hesap borcunun ödenmesi, 2 adet soğutucu dolabın iadesinin sağlanması aksi takdirde sözleşme ihlali nedeniyle yatırımın iadesi, cezai şart, cari hesap alacağı ve soğutucu bedelleri yönünden yasal yollara başvurulacağı yönünde ... yoluyla iadeli taahhütlü ihtar gönderildiğini, bu ihtarın 27.09.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca cari hesap alacağı olan 29.731,61-TL bedelini ödemesi gerektiğini, davalı tarafça üzerine alacakların tahsiline yönelik ... 35. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhinde takip başlatıldığını, ancak takibe davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalı/borçlunun itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve özel şartlar kapsamında davacının ... 35. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası kapsamında yatırımın iadesi, cari hesap alacağı, soğutucu bedeli ve cezai şart istemlerinin yerinde olup olmadığı öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 35. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 300.000,00-TL yatırım iadesi, 29.731,61-TL cari hesap alacağı, toplam alacak, 800,00 USD ve 10.000,00 USD cezai şart, 500,00 USD faiz olmak üzere toplam 11.300,00 USD 'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 30/10/2025 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 05/11/2025 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 03/04/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişi ve ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 16/06/2026 tarihli raporda özetle; "Raporumuzun 4.b bölümünde detaylı açıklandığı üzere davalının defter belge ibraz etmemesi nedeniyle davalı şirketin defter incelemesinin yapılamadığı, Davacı Cari Hesap Bakiye Alacağı Yönünden: Sayın Mahkemece davacı lehine hüküm kurulması halinde 23.10.2025 takip tarihi itibariyle davacının 29.731,61 TL bakiye alacağının bulunduğu; Yatırım Bedeli İadesi Yönünden: Davacı tarafından davalının tanzim ettiği 08.02.2024 tarihli KDV DAHİL 300.000 TL yatırım bedeli faturasına karşılık olmak üzere davacı şirket tarafından 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, Soğutucu Bedelleri Yönünden: Taraflar arasındaki Sözleşmeye binaen davacı tarafından davalıya iki adet soğutucu verildiği, soğutucuların toplam bedelinin 1.300,00 USD olduğu, Cezai Şart Alacağı Yönünden: Taraflar arasındaki sözleşmede 10.000 USD cezai şart tazminatı kararlaştırıldığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu bakımdan davacının yukarıda belirtilen alacakları talep edebileceği, dolayısıyla icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Somut olayda, davacının iddia ve talebi, davalının satın alma taahhüdünü yerine getirmediği, cari hesap alacağının zamanında ödenmediği, bu bakımdan sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca ödenen yatırım bedelinin, verilen ariyetlerin bedellerinin, cari hesap bakiye alacağının ve cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği yönündedir. Raporda yer alan mali tespitlerden, davalının sözleşmede kararlaştırılan satın alma taahhütlerini yerine getirmediği, yine sözleşme uyarınca fatura bedellerini 21 gün içinde ödemesi gerekirken cari hesap bakiye borcunun bulunduğu, diğer bir deyişle cari hesap borcunu zamanında ödemediği görülmektedir. Bu bakımdan davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği sonucuna varılmaktadır. Sözleşmeye aykırılık nedeniyle borçlunun sorumluluğuna ilişkin TBK. m. 112 hükmüne göre: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”. Aynı şeklide TBK. m. 114 hükmüne göre: “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır”. Somut olayda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mali raporda yapılan tespitlere göre, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüş, takip konusu alacak davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından söz konusu miktarın ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, davalı tarafça defterleri sunulmayarak ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği (Ankara BAM 27. HD'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı), aynı zamanda sözleşmenin ihlal edilmesi halinde, oluşan bütün zararların, müsbet ve menfi zarar kapsamında, davalıdan talep edilebileceği, buna göre davacının yukarıda tespit edilen sözleşme uyarınca ödenen yatırım bedelinin, verilen ariyetlerin bedellerinin, cari hesap bakiye alacağının ve cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği, HMK'nın 222.maddesi de nazara alınarak davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, alacak miktarı belirlenebilir olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile, kabul edilen tutar üzerinden (USD alacağı yönünden takip tarihinde geçerli kur esas alınmak üzere ) hesaplanan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 54.955,55 TL harçtan peşin alınan 9.716,38-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭45.239,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 126.675,34 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 104,00-TL vekalet harcı, 9.716,38 TL peşin harç, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.040,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 29.592,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 29/09/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/40, K. 2026/775, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-40-e-2026-775-k-dfb66f94d0d9