İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/888 E. 2026/757 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/888
- Karar No
- 2026/757
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/888 Esas KARAR NO : 2026/757
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı borçluya, müvekkil tarafından mal satıldığını dair herhangi bir uyuşmazlık söz konusu olmadığını, Davalı, 1.000 kg ...'u fatura üzerinde görülen birim fiyatı üzerinden 186.346,25.-TL'ye teslim aldığını, Söz konusu satıma ilişkin 26.03.2024 fatura, 25.05.2024 vade tarihli ve ... fatura numaralı fatura ile 26.03.2024 tarihli ... irsaliye numaralı irsaliye düzenlendiğini, Ancak davalı borçluge fatura karşılığından herhangi bir ödeme yapmadığını, Müvekkil davacı şirket, davalıdan müteaddit defa şifahi olarak borçun ödenmesini talep etmişse de davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Kaldı ki davacı müvekkil fatura bilgilerini içeren ödeme bilgisi istediği e-postayı davalıya gönderdiğinde, İşbu sebeple fatura tutarı olan 186.346,25.-TL ve fatura üzerinde belirtilen gün tarihinden icra takibini başlatıttığımız tarihe kadar işleyen 42.149,99.-TL geçmiş gün faizinin toplamı olan 228.496,24.-TL’nin tahsili için icra takibine başlamak zarureti hasıl olduğunu, Davalın davacı müvekkil şirkete olan borçunu ısrarla ödememesini bir yana, adeta borç ilişkisini ve kitap teslimini 44.149,99.-TL payı tanımıyla inkar etmesi nezitesinde ... 27.148.000.-TL Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile fatura kaynaklı ilamsız icra takibi başlatılmış ve ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden artışa olmamak üzere icra inkar tamzinatı hükümlerilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı tarafın, müvekkil firma aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü ...E.sayılı dosyaları ile başlaştırmı olduğu icrara takibine tarafımızca itiraz edilerek takip dururulduğunu, Davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkillerin dava dilekçesinde ve ömde emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, Takibе konu çek içeriğinden/dayanığında dolayı müvekkilerimizin takip talebinde alacaklı olarak gözükten davacı tarafı hiçbir borç mevcut olmadığını, Faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiği açıklanmadığını, Öte yandan müvekkil şirketin ve diğer müvekkillerin takibе konu edilen alacağa ilişkin cari ilişkiden vs. dolayı herhangi bir borç mevcut olmadığını, Öncelikle belirtmek gerekir ki söz konusu fatura kaynaklı olduğu iddia edilen alacak müvekkil şirket ve yetkilerinin bilgisi birleşmekte ve usulunmuş tebliğ olunmuş veya bilgilendirilmediğini, Bu noktada hizmete ilişkin bir sözleşme kurulmadığını, Ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icrara takibine konu edildiği belirtilmiş faturalar üzerinde müvekkil şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, Araz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddine, davacı aleyhine %20'ten az olmamak kaydı ise kötü niyet tazminatına hukmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmistir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davacının fatura kestiği ancak ödemesini alamadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 158.082,69 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip talebine açık hesap ilişkisini gösterir muavin defter örneğinin sunulmuş olduğu, borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmemiş mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. Dava tarihi 17/08/2020 itibarıyla davalının ikamet adresinin Yenigün mahallesi -İzmir olduğu uyaptan yapılan adres araştırmasında belirlenmiştir. Dava tarihi itibarıyla davacının yerleşim yeri Sultanbeyli/İstanbul, davalının ikamet adresi İzmir olduğu, takibin ve davanın yetkisiz İstanbul (çağlayan) mahkemesinde açıldığı, davalı tarafça İstanbul mahkemelerinin yetkisine itiraz edilmiş ise de 6100 sayılı HMK 19. Maddesi gereği yetkisiz Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince kendisine verilen süre içinde dava tarihi itibarıyla Antalya'da yerleşim yeri bulunduğuna dair bir delil de sunmamıştır. Bu durumda aynı maddenin 2. Fıkrası gereği yetki itirazının dikkate alınması mümkün olmadığından İlk derece mahkemesince yetki itirazının dikkate alınmamasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı taraf arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini savunmuş ise de dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağı ve arabuluculuk faaliyeti için davalıya gönderilen tebligata ilişkin PTT kaydı ile bu dava şartının yerine getirildiği anlaşılmakla bu yönlere ilişen istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, ... Esas ve ... Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Mahkemece inceleme kararı verilmesi üzerine davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterlerinden yevmiye defterinin kapanış tasdikleri yaptırılmadığından sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise defter incelemesi için ticari defterlerini ibrazdan kaçınıştır. Davacı tarafın sahibi lehine delil olma nitelğine sahip olmayan ticari deftelerinde davalıya kesilen faturalar ile yapılan tahsilatların kayıtlı oluğu, takip tarihi itibarıyla bakiye 158.082,69 TL alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf ayrıca davalıya yaptığı satışıları BS formlarını 2014 ve 2015 yıllarında vergi dairesine bildlirdiği, davalının ise 2014 yılına BA formu vermek zorunda olmadığı, 2015 yılında ise davacıdan satınaldığı mallara ilişkin BA formlarını vergi dairesine verdiği, davalının vergi dairesine alış bildirimine göre davacıdan 2015 yılında 78 adet fatura karşılığı 360.997 TL lik KDV hariç alım yaptığı kendi beyanı ile sabittir. Buna karşılık davalı taraf yaptığı ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gibi borcu sona erdiren bir sebepte ileri sürmemiştir. Davacının talebi davalının kendi BA beyanından düşük olmakla bu miktar alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle:"Davacı şirkete ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle 186.346,25 TL davalı şirketten alacaklı olduğu, Davacı ...Ltd. Şti. ile ... A.Ş.’nin 2024-BS/BA beyannamesinde 1 Adet Fatura KDV hariç 155.288,54 TL alış ve satış bildirimi yapılmış olduğu, bildirimlerin uyumlu olduğu, KDV dahil miktar 186.346,25 TL olarak hesaplandığı, Alacaklı ....Ltd.Şti. tarafından;... 27.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından 14.11.2024 tarihinde, Borçlu ...Tic.A.Ş. hakkında... Ödeme Emri gönderilmek suretiyle icra takibi başlatılmıştır. Takip talebinde borçludan toplam 228.496,24 TL talep etmiş olduğu, Takip tarihi olan itibariyle 42.149,99 TL işlemiş faiz miktarı hesaplanmıştır. Davacı/alacaklının takip talebinde talep etmiş olduğu miktar ile aynı olduğu, Buna göre; Takip tarihi itibariyle 186.346,25 TL Asıl Alacak ve 42.149,99 TL İşlemiş Faiz miktarı olmak üzere toplam 228.496,24 TL talep edebileceğin, İnceleme gün ve saatinde davalı şirket ticari defter kayıtlarını sunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; mahkememizce 10/03/2026 tarihli duruşmada defter incelemesi yapılmasına karar verildiği ve inceleme günü tayin edildiği, taraflara defter inceleme gün ve saatinde defterlerinin mahkememiz kaleminde hazır bulundurulması gerektiği, hazır bulundurulamıyorsa iki haftalık kesin süre içerisinde mazereti ile birlikte defterlerin bulunduğu yeri bildirmeleri gerektiği ihtar edilmiştir. Davalı taraf duruşmada hazır olmadığından defter inceleme gün ve saatini ve duruşma zaptında bulunan ihtaratlar davalı tarafa tebligat vasıtası ile bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan tebligata rağmen davalı tarafça ticari defter ve belgeler sunulmadığı gibi ticari defterlerin nerede olduğu da bildirilmemiştir. Dolayısıyla davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibrazından imtina edildiği anlaşılmıştır. Tarafların BA/BS formları celp edilmiş ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya kapsamında bulunan delillerin bilirkişi tarafından incelenmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede dava konusu faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, ayrıca davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı BA/BS formu ile de vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafın ticari defterleri tek başına alacak iddiasını ispata yeterli olmasa da yukarıda yer verilen emsal mahiyetteki istinaf ilamında da izah edildiği üzere davalı taraf kendi beyanı ile davacıdan toplam 1 Adet Fatura KDV hariç 155.288,65 TL alış yaptığını vergi dairesine bildirmiştir. Ancak davalı tarafça faturaya konu borcun ödendiği ispat edilememiştir. Bu sebeple asıl alacak bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Takip öncesi işlemiş faiz bakımından ise davacı tarafça davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir yazılı ihtar ibraz edilememiş olduğu (davacı tarafından sunulan yazışmaların ihtar mahiyetinde olmadığı) da dikkate alınarak davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilememiş olduğundan takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeye dayanıyor olması, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı tarafından ... 27. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 186.346,25 TL asıl alacak üzeridnen takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, takip öncesi işlemiş faize ilişkin talebin reddine, 2-Alacağın % 20'si olan 37.269,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.729,31 TL harçtan peşin alınan 2.759,67 TL mahsup edilerek kalan 9.969,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.726,00 TL'sinden davalı tarafın, 874,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.759,67 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.375,07 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 186.346,25 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 42.150,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 42.150,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL tebligat, posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.620,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (davanın %81'kabul %19'u reddedilmiştir) 6.172,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2026 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır