Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1787 E. 2026/1761 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1787
Karar No
2026/1761
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1787 Esas

KARAR NO:2026/1761 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/629 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH:18/05/2026 (Ara Karar Tarihi)

TALEP:İhtiyati haciz

KARAR TARİHİ:08/10/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili 28/11/2025 tarihli dilekçesi ile özetle;14/04/2026 tarihinde temlik eden bankaca sunulan genel kredi sözleşmesi ve evrak asılları doğrultusunda;öncelikle teminatsız olarak, mahkemece teminat alınmasının gerekli görülmesi hâlinde ise ölçülülük ilkesi çerçevesinde belirlenecek teminat karşılığında; dava değeri ve takip çıkış miktarı olan 367.720,36-TL alacakları yönünden borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 18/05/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/629 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; İstanbul Anadolu 1.Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden incelendiği, davacı vekili tarafından sunulan yeni belgeler nedeni ile ihtiyati haciz talebinin yeniden değerlendirmeye alındığı, davacı vekili tarafından tüm evrakların dosyaya sunulduğu, somut davada yargılama sürecinde davalı tarafın cevap dilekçesi ile sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, bu husus yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak çekişmeli hale geldiğinden bu aşamada haciz talebinin reddi gerektiği, gerekçesi ile; ihtiyati haciz talebinin reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Temlik eden ... Bankası Aş A.ş. İle ... Şirketi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ve ... Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözlemeler uyarınca ticari kredi kartının şirketin hizmetine sunulduğunu, 367.720,36 TL alacağın ödenmesi için, Kadıköy ... Noterliği 08.09.2021 Tarihli, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi keşide edilerek şirkete ve davalı kefil ...’ın gönderildiğini, ihtarın borçluya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul Anadolu 1.Banka Alacakları İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrine davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz edildiğini,dava dilekçesi ekinde ve14.04.2026 tarihinde fiziken asılları sunulmuş olan; temlik eden banka ile davalı arasında yapılan kredi kartı sözleşmesi, borçluya çıkarılan ihtarname ve hesap özetleri dikkate alındığında muaccel bir borcun bulunduğuna kanaat getirecek nitelikte delil mevcut olup alacağının varlığı ve haklılığının açık olduğunu,07.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de alacaklarının varlığının ispatlandığını, raporda dava dışı şirket ile banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığının, davalının da sözleşmeye kefil olduğunun, yine davalının sözleşmenin imza tarihinde şirket yetkilisi olduğunun, eş rızası aranmayacağının, davacı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, 354.361,70 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkeme gerekçesinin aksine davalı borca itiraz dilekçesinde imzaya itiraz etmediğinden, cevap dilekçesindeki imza itirazının geçerli olmadığını, ileri sürerek; ilk derece mahkemesi ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğan alacağın tahsilini teminen başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından ileri sürülen ihtiyati haciz istemi ara karar ile reddedilmiş, ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; takip dosyası, alacağı temlik eden banka ile dava dışı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesi ve buna bağlı kefalet sözleşmesi, ... üyelik sözleşmesi ve buna bağlı kefalet sözleşmesi, bilgilendirme talep formları, kat ihtarı ve tebliğ şerhleri, dava ve cevap dilekçeleri ile tüm dosya kapsamına göre; temlik eden bankanın, kredi lehdarı şirketten, taksitli ticari kredi, kredili mevduat hesabı kredisi ve kredi kartı kullanımı ile azmin edilen çek sorumluluk bedelleri nedeniyle alacağı bulunduğunu, davalının da kefil sıfatıyla bu borçtan sorumlu olduğunu, kat ihtarı tebliğine rağmen dava dışı şirket ve davalı kefil tarafından ödenmeyen borcun tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, yargılama sırasında alacağı temlik alan davacı şirket tarafından ihtiyati haciz isteminin ileri sürüldüğü, davalının cevap dilekçesi ile sözleşmelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğu, mahkemece alacağın varlığı ve miktarına ilişkin bilirkişi raporu alındığı,davalının rapora itiraz dilekçesinde de imza itirazını tekrar ettiği,mahkemece imza incelemesi yapılmasına dair ara karar oluşturulduğu ve bu amaçla davalının ıslak imzasını içerir belge asıllarının temini amacıyla müzekkereler yazıldığı, imzası inkar edilen sözleşmelerin resmi senet mahiyetinde bulunmadıkları, davacı istinafının aksine itirazın iptali davalarında takip borçlusu olan davalının borca itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olmadığı, itirazın iptali davasında, borca itiraz dilekçesi ile ileri sürümeyen imza itirazının ileri sürülebileceği, dosyanın bulunduğu aşamada davacının davalıdan muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarı hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, değişen delil durumuna göre mahkemeden yeniden geçici hukuki koruma talep edilebeileceği de gözetildiğinde, mahkemece istemin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1787, K. 2026/1761, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1787-e-2026-1761-k-7278d634419e