Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/698 E. 2026/47 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/698
- Karar No
- 2026/47
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/698 KARAR NO : 2026/47
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2023 ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/551 E., 2023/926 K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat) DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... (e-tebligat) DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 2020 yılı üretim dönemi için 9.369.091,70 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olduğunu, faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden anlaşmanın imzalanmasıyla hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek 9.369.091,70 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin davalıya KDV dahil 5.501.255,70 TL borçlu olmadığının tespitine ve bu beedlin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İdari yargının görevli olduğunu, davacının tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca, davalı ...'a ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını ve tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek davanın yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...taraflar arasında imzalanan res katkı payı sözleşmesi kapsamında 2021 yılında ödenecek res katkı payı tutarının 3.867.859,13 TL olduğu, ancak davalı tarafından 9.369.091,70 TL lik fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin ihtirazı kayıtla davacı tarafından ödendiği, davalı tarafça düzenlenen faturanın sözleşmenin 3. Maddesine aykırı olduğu, davacıdan toplam 5.501.232,57 TL fazla tahsilat yapıldığı, ödemenin ihtirazı kayıtla yapılmış olması nedeniyle davacının fazla yapılan ödemeyi talep edebileceği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne... " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ...'ın fazladan tahsil etmiş olduğu alacak tutarının ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesinin talep edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, müvekkili şirket tarafından yapılan fazla ödeme ve huzurdaki davadaki talep dikkate alındığında mahkemece iadesi/istirdadına karar verilen tutara uygulanacak faizin "avans faiz" olarak hüküm altına alınması gerekirken "yasal faize" hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, yerleşik yargı kararlarına ve müvekkilinin talebine rağmen mahkemece yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, RES Katkı Payı alacağına ilişkin fatura nedeniyle kısmen borçlu olmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde faiziyle talebinde bulunulmasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı ve Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) a) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL'nın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nın davacı vekilinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 375.789,19 TL istinaf harcından peşin alınan 93.947,29 TL'nın mahsubu ile bakiye 281.841,9 TL'nın davalı vekilinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.22/09/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...