Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1656 E. 2026/2172 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1656
Karar No
2026/2172
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1656 KARAR NO : 2026/2172

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 NUMARASI : 2022/26 Esas 2023/364 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİH : 09/10/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/26 Esas 2023/364 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete, 267415029 nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı ... Şti tarafından faturalandırılmış karton kutu katlama makinesinin Azerbaycan'da mukim ... isimli şirkete satıldığını, emtianın İzmir'den Bakü'ye taşıma işinin davalı .... Şti tarafından, alt taşıma işinin ise davalı ... Şti tarafından üstlenildiğini, emtianın 12/08/2020 tarihinde tam, eksiksiz ve hasarsız şekilde araçlara yüklendiğini, yükün 19/08/2020 tarihinde alıcının tesisine vardığında makinenin ağır hasar gördüğünün tespit edilmesi ile CMR üzerine hasarın şerh edilip sürücü tarafından imzalandığını, karton kutu katlama makinesinin parçalarının ağır hasar gördüğünün belirlenip sovtaj tenzilatı yapıldıktan sonra 62.141,19-euro hasar bedelinin 10/11/2020 tarihinde sigortalı şirkete ödendiğini, ödeme ile müvekkili şirketin sigorta ettiren yerine halef olduğunu, emtianın taşıma esnasında hasara uğradığının sabit olup davalıların taşıyıcı ve alt taşıyıcı olarak hasardan müteselsil ve müştereken sorumlu olduklarını, hasar bedelinin tahsili için ilamsız icra yolu ile takip yapıldığını, davalılar tarafından itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Şti vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davalı .... şirketinin alt taşıma işini gerçekleştirdiğini, CMR'nin 32. maddesi gereğince davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle öncelikle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, emtianın antrepo tarafından sevkiyata uygun olmayan şekilde kapalı koli içerisinde, tekerlekleri üzerinde yüklendiğini ve müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmediğini, müvekkilinin yüklemeye nezaret ettiğini ve kapalı kutu olarak yüklenen emtianın sabitlemesinde her iki taraftan ikişer tane olmak üzere toplamda 4 tane spanzet uygulandığını, CMR Konvansiyonu'nun 17/(4) maddesinde sayılan hallerin ziya ve/ veya hasar haline özgü taşıyıcının, sorumluluktan kurtulma sebepleri olduğunu, bunlardan c bendinde; yükün, gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde taşımacının sorumlu tutulamayacağına yer verildiğini, taşıyıcının, gönderen tarafından yapılan yükleme ve istifi, bu işlemlerin aracın dengesini bozup bozmayacağı, aracın manevra kabiliyetini etkileyip etkilemeyeceği bakımından kontrol etmekle yükümlü olup, yükümlülüğü bununla sınırlı olduğunu, bunun dışında taşıyıcının yapılan yüklemenin ve istifin, eşyanın zarar görmesine sebep olup olmayacağını kontrol etme yükümlülüğünün olmadığını, müvekkili şirketin anılan konulardaki kontrolleri yaptığını, yükleme anında ki bir kusurdan bahsetmek gerekecekse de Yargıtay kararlarında, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı hallerde dahi, taşıyıcının, yükleme ve istif hatasının ayrıca araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edebileceği hallerde, durumu gönderene duyurarak uyarmasının dürüstlük kuralının gereği olduğu görüşüne yer verildiğini, müvekkilinin tekerlekli olduğu bilgisi verilmeksizin kapalı koli olarak araca yüklenen emtianın her iki taraftan ikişer tane olmak üzere toplamda 4 tane spanzet uygulanmasına refakat edip ve kendi üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, müvekkilinin ..... Şti. 'den almış olduğu nakliyat hasar ekspertiz raporunda, emtianın antrepo tarafından sevkiyata uygun olmayan şekilde tekerlekleri üzerinde yüklendiği ve müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmemiş olduğu hususlarına yer verildiğini, raporda bu şekilde yüklenen yükün aracın ... Gümrük Kapısına doğru hareket halinde iken, şoförün savrulma sesleri duyması neticesinde, gümrüğe başvurarak aracı açtırdığında makinenin halatlarının koparak kendisine ve dorseye zarar vermiş olduğunu gördüğü, şoförün, kargonun tekerlekli bir ürün olduğunu fark etmiş olduğu, Azerbaycan ...Gümrüğü'ne girildiğinde, gümrük açıldıktan sonra baktığında spanzetlerin tekrar koptuğunu gördüğü ve uygulanan spanzet ile Kuba şehrine doğru hareket edilmiş olduğu, hususlarına yer verildiğini, raporda da açıkça belirtildiği üzere, hasarı fark eden şoförün etraftan bulduğu takozlar ile makineyi sabitlemeye çalıştığını, bu durumun diğer davalı şirket yetkililerine de bildirildiğini, raporun sonuç kısmında; emtianın ürün sahibi firma tarafından karayolu sevkiyatına uygun hazırlanmadığı, tekerleklerinin sökülmediği, yüklemeyi yapan antrepo yetkilileri tarafından sigortalı nakliyeci firmanın bilgilendirilmediğinin anlaşıldığının ve bu konuda müvekkili şirketin hasarda sorumlunun olmadığı hususlarına yer verildiğini, .... Şti'nin aldığı 06.10.2020 tarihli ekspertiz raporunun ihtimale dayalı olup, kabul edilebilir olmadığını, makinenin tekerlekleri sökülmeden araca yüklendiği konusunda hiç bir tespit içermediğini, muhtemel ani fren nedeniyle hasarın olabileceğine yer verildiğini hasarın meydana geldiği araçta dava dışı yük sahibinin başka ürününün de mevcut olup, diğer üründe herhangi bir hasar mevcut olmadığını, bu durumdan hasarın ani fren yada manevradan kaynaklanmadığının belli olduğunu, ihtimale dayalı rapor verilemeyeceğini, raporun kesin ve net bilgi içermediğini, ihtimale dayalı rapora istinaden dava dışı sigorta ettirene yapılan ödemenin sorumluluğunun davacı yana ait olduğunu, yükleme ve istifleme hatasından CMR ve TTK hükümlerine göre müvekkili şirket sorumlu olmadığını, TTK'nun 878 (1)/c, 863, 864(1)/a, 898 (1)/b ve d, maddelerinde; nakliyecinin, yükleme ve istifleme hatasından sorumlu olmadığının açıkça düzenlediğini, CMR'nin 23 (3) maddesinde davacının poliçe ilave bedelinin müvekkilinden talep edemeyeceğinin belirtilmesi nedeniyle davacının fazlaya dair taleplerinin reddi gerektiğini, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, sigorta poliçesinin varlığı nedeniyle davanın, ..... . Şirketine ihbarına, davanın reddine %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde; Fiili taşımayı müvekkili şirketin gerçekleştirmediğini, sadece taşımayı gerçekleştirecek taşıyıcıları temin ettiğini, dava konusu taşımada fiili taşımayı davalı ... Şti'nin gerçekleştirdiğini, müvekkili yönünden herhangi bir sorumluluk doğması halinde fiili taşıyıcıdan tahsil edilmesi gerektiğini, uluslararası taşımanın söz konusu olması nedeniyle davanın CMR'nin 32. maddesinde belirtilen bir yıllık süre içinde açılmaması nedeniyle süre yönünden reddinin gerektiğini, davalı .... Şti tarafından alınan ekspertiz raporunda emtianın araca yüklenirken gereği gibi istiflenmediğinin, antrepo tarafından sevkiyata uygun olmayan şekilde tekerlekleri üzerinde yüklendiğinin,... Şti'nin bu konuda bilgilendirilmemiş olduğunun, bu şekilde yola çıkıldığının, makineye her iki taraftan ikişer tane olmak üzere toplamda dört tane spanzet uygulandığının, aracın ... gümrük kapısına doğru hareket halinde iken, şoförün savrulma sesleri duyması neticesinde, gümrüğe başvurarak aracı açtırdığında makinenin halatlarının koparak kendisine ve dorseye zarar verdiğinin görüldüğünün, şoförün Azerbaycan ...Gümrüğü'ne girildiğinde, spanzetlerin tekrar koptuğunu gördüğünü ve uygulanan spanzet ile Kuba şehrine doğru hareket ettiğinin, hasarda .... Şti'nin sorumluluğunun bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan tespitler nedeniyle müvekkili şirketin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, CMR Konvansiyonu'nun 17(4)/c maddesinde sayılan hallerde taşıyıcının sorumlu tutulamayacağına yer verildiğini, TTK'nun 878 (1)/c, 863, 864(1)/a, 898 (1)/b ve d, maddelerinde; nakliyecinin, yükleme ve istifleme hatasından sorumlu olmadığının açıkça düzenlediğini, bu nedenle gönderici tarafından yüklenen, istiflenen emtiadaki hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, emtianın taşınmasına ilişkin hiçbir emir, talimat, uyarının bulunmadığını taşımanın dap teslim şekli ile yapılmış olup, bu teslim türünde paketleme ve yüklemenin tamamen göndericinin sorumluluğunda olduğunu, nakliyecinin sadece göndericinin talep ettiği araç ve ekipmanları sağlamakla yetindiğini, bu nedenlerle yükleme ve istifleme hatasından kaynaklanan hasardan müvekkil şirketin taşıma işleri aracısı olarak sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, ekspertiz raporunda da aynı tespitlere yer verilmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, nakliyatın uluslararası olması nedeniyle CMR'nin 23 (3) maddesinde davacının poliçe ilave bedelinin müvekkilinden talep edemeyeceğinin belirtilmesi nedeniyle davacının fazlaya dair taleplerinin reddi gerektiğini, CMR'nin 27. maddesi uyarınca yılda %5 oranında faiz talep edilebileceğinin takip tarihinde itibaren avans faiz talep edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkil şirketin CMR hükümlerine göre sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, icra inkar tazminatı ve fazla faiz taleplerinin yasa ve yerleşik Yargıtay kararlarına uygun bulunmadığını bildirmiş davanın reddine %20 oranında icra tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde istinaf incelemesine konu karar ile; "Dava; davacı sigorta şirketinin, sigortalısı tarafından yurt dışına satışı yapılan makinenin, davalı şirketler tarafından nakliyesinin yapılmasının üstlenilerek fiili taşımayı yapan davalı .... Şirketine ait araçla nakliyesi sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalı şirkete ödenen hasar bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları iddiası ile davalılar hakkında, davacı tarafça rücuen tahsili için yapılan icra takibinde; davalıların, icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine yaptıkları itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında; davacı şirket, davalılar hakkında 18/08/2021 tarihinde sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin davalı . ...Şirketine 24/09/2021 tarihinde, davalı. ...Şirketine 24/09/2021 tarihinde tebliğinden sonra davalı .... Şirketi vekili 23/09/2021 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesinde şirketin adresi nedeniyle Rize İcra Dairelerinin yetkili olduğu ve takibe konu borcun bulunmadığını, bildirerek icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz etmiş, davalı . ... Şirketi vekili yasal süre içinde 20/09/2021 tarihinde sunduğu itiraz dilekçesinde şirketin adresi nedeniyle Küçük Çekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğu ve borç bulunmadığını bildirerek icra dairesinin yetkisine borca ve ferilerine itiraz etmiş, davalıların itirazları nedeniyle takip durmuştur. Dava İİK'nun 67 (1) maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Yetkili icra dairesinde takip yapılması, geçerli bir icra takibinin varlığı yönünden zorunlu olup bu durum itirazın iptali davalarında dava şartlarından biridir. İcra müdürlüğünün yetkili olduğunu resen inceleme yetkisinin bulunmaması nedeniyle, bu dava şartı mahkeme tarafından resen gözetilmek zorundadır. İtirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde İ.İ.K'nun 50. maddesi hükmü göz önünde tutularak öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi zorunludur. Her iki itiraz dilekçesinde yasal süre içinde ve yetkili icra daireleri belirtilerek icra dairesinin yetkisine usulüne uygun bir şekilde itiraz edilmiştir. Dava konusu taşımaya konu emtianın İzmir Menderes'ten yüklenip Kuba'da alıcısına teslim edilmek üzere nakledildiği, buna göre taşımanın Türkiye-Azerbaycan arasında yapılması nedeniyle uluslararası nitelik taşıdığı, ülkemizin de 02/12/1994 tarih ve 94/6322 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile tarafı olduğu 04/01/1995 tarihli ve 22161 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi hükümlerinin Anayasamızın 90. maddesi gereği milli hukukumuzun bir parçası haline gelmiş olması nedeniyle mahkememizce HMK'nun 76. maddesi gereği kendiliğinden uygulanmasının zorunlu bulunduğu, CMR'nin 31.maddesinde yetkili mahkemelerin belirlenerek anlaşmaya göre yapılan taşımalarda ortaya çıkan davalarda, davanın tarafları arasında kararlaştırılan akit taraf memleketleri mahkemeleri ile davalının ikamet ettiği veya taşıma sözleşmesinin yapıldığı esas iş yerinin, şubesinin, acentesinin bulunduğu veya taşıyıcının malları tesellüm ettiği veya teslim mahalli olarak gösterilen yerlerde açılabileceğinin, başka mahkemelerde dava açılamayacağının düzenlendiği, bu düzenlemenin somut olaya uygulanması ile davaya konu emtianın İzmir'de yüklenmesi nedeniyle davalı taşıyıcıların malları İzmir'de tesellüm ettikleri gibi davalı ..... Şirketinin ticaret siciline kayıtlı İzmir şubesinin de bulunduğu, taşıma sözleşmesinin yapıldığı esas iş yerinin de mahkememizin yetki alanı içinde bulunduğu, buna göre CMR'nin 31.maddesi hükmü çerçevesinde İzmir mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu, taraflarca yetki sözleşmesi yapıldığı ve bir başka yerin yetkili kılındığı konusunda bir iddiada bulunulmadığı gibi bu yönde bir belge örneğinin de sunulmadığı, birden fazla davalı ve takip borçlusunun bulunması durumunda HMK'nun 7(1) maddesi uyarınca her iki davalı hakkında aynı yerde takip yapılmasının mümkün bulunduğu, davalı ....Şirketi tarafından 7. maddenin 2.fıkradaki halin amaçlandığına ilişkin bir iddianın dile getirilmediği birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın CMR'nin 31.maddesi hükmü uyarınca İzmir icra dairelerinde takip yapabileceği dikkate alınarak İzmir icra dairelerinin yetkili oldukları anlaşılmakla davalıların icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak yaptıkları itirazların iptaline karar verilmiştir. Davalı taraflar yasal süre içinde sundukları cevap dilekçelerinde, davanın yasal bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı iddiası ile zamanaşımı definde bulunmuşlar ise de; dava konusu yükün teslim tarihinin 19/08/2020 olup, davaya konu icra takibinin TTK'nun 855 ve CMR'nin 32.maddelerinde düzenlenen bir yıllık süre içinde 18/08/2021 tarihinde yapılmasına göre zaman aşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla davalıların zaman aşımı defi haklı görülmemiştir. Dava konusu hasara uğrayan emtianın uluslararası taşımacılığa konu olduğu, taşıma sırasında hasara uğradığı, davacının sigortalısı şirketin davalı ...Şirketi ile taşıma konusunda sözleşme yaptığı, davalı ...Şirketinin fiili taşımayı davalı ... Şirketine devrettiği, hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalısı şirkete davaya ve icra takibine konu edilen ödemenin yapıldığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık; yüklemenin fiili taşıyıcının sorumluluğunda olup olmadığı, sorumluluğun davacının sigortalısı şirkete ait olduğunun kabulü halinde yükün taşıma güvenliğine aykırı şekilde davacının sigortalısı tarafından yüklenip yüklenmediği, hasarın uygun şekilde yükleme yapılmaması nedeniyle oluşup oluşmadığı, uygun yükleme yapılmaması nedeniyle hasarın oluştuğunun kabulü halinde fiili taşıyıcı olan davalı .... Şirketinin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı şirketlerin hasardan müteselsil sorumluluklarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflarca bildirilen ve sunulan bütün deliller toplandıktan sonra ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık noktaları uyarınca, davaya konu hasarın meydana gelmesinde kimin ve kimlerin hangi nedenle sorumlu oldukları, müterafik kusurun varlığının bulunup bulunmadığı, her bir davalının hasardan sorumlu olup olmadıkları ve davacı tarafça sigortalısına ödenen tazminatın uygun olup olmadığı, konularında bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş, bilirkişiler usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikte sundukları rapor ve ek raporlarında; taşımaya konu karton katlama makinesi ve ekipmanlarının İzmir'den Bakü'ye taşınması amacıyla yüklemenin dava dışı ... tarafından yapıldığını, hasar gören makine ve ekipmanlarının dorse içerisinde hareket etmeyecek şekilde, karayolu sevkiyatına uygun sabitlenmediğini, karton katlama makinesinin tekerlekleri sökülmeden, sadece altına 5 – 7 cm ahşap malzeme üzerine oturtulmak sureti ile spanzet uygulandığını, spanzetlerin yeterli olmadığını, bu nedenle aracın seyir halinde iken gerek yol koşulları gerekse sürüş koşullarının dikkate alınmadığını, bu nedenle makinenin tam sabitlenmemesi sonucu spanzetleri kopararak dorse içerisinde aracın hareket durumuna göre dorsenin kenarlarına çarparak hasarlandığını, ... yetkililerinin, taşımanın sağlıklı bir şekilde yapılması için yükün özelliğine ve taşıma riskine karşı gerekli tedbirleri alması gerektiği, bu hususta yetkinliğe sahip profesyonel ekibi bulundurması ve oluşabilecek muhtemel risklere karşı emniyetli yükleme yapması gerektiği halde bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle oluşan hasarda yarı oranda kusurlu olduklarını, eşyanın yüklenmesi konusundaki yükümlülüğün gönderene ait olduğu durumlarda TTK'nun 863.maddesi gereği taşıyıcının eşyayı taşıma güvenliğini kontrol etme yükümlülüğünün kural olarak bulunmadığını, buna karşılık taşıyıcının, yüklemenin taşıma güvenliğine uygun olmadığını fark etmesi veya ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın bu durumun kolaylıkla fark edilebilecek nitelikte olması halinde göndereni uyarma yükümlülüğü altında olduğunun öğretide ve yargı kararlarında kabul edildiğini, taşımayı yapan şirket ve sürücü tarafından Antrepo'nun yaptığı hatalı yükleme konusunda uyarının yapılmaması ve taşımaya uygun şekilde yüklemenin sağlanmaması nedeniyle hasardan davalı şirketlerin de müterafik kusurları nedeniyle sorumlu bulunduklarını, CMR'nin 34.maddesi gereğince tek bir sözleşme ile düzenlenen taşımanın birden fazla taşıyıcı tarafından ortaklaşa yapılması halinde her bir taşıyıcının tüm taşımadan sorumlu olacaklarının kabul edilmesi nedeniyle her iki davalının yarı oranda hasardan sorumluluklarının bulunduğunu, davacı ve dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen ibraname ile davacı şirketin sigortalısı şirkete 10/11/2022 tarihinde 4.293,31 euro tutarındaki sovtaj tenzilinden sonra 62.141,19 euro ödeme yaptığını, sigorta eksperi tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların ICC (A) şartları ve nakliyat sigorta poliçesi genel şartlarına ve somut olaya uygun ve makul olduğunu, SDR kuru dikkate alınarak, icra takip tarihi olan 17/08/2021 tarihi itibariyle tazminata esas alınacak bedelin 23.411,66 euro olup, CMR hükümleri uyarınca yıllık %5 oranında faiz işletilmesi sonucunda 23.411,66 euro alacak için 897,98-TL işlemiş faiz talep edilebileceğini bildirmişlerdir. Toplanan ve taraflarca sunulan tüm deliller, belge örnekleri, davacı tarafın iddiaları ile davalı tarafın savunmaları, mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli, ayrıntılı, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporu ile; dava dışı şirketler arasında satışa konu olan emtianın İzmir'den Bakü'ye taşınması nedeniyle emtianın alıcısı dava dışı .....Şirketi ile davacı sigorta şirketi arasında davaya konu nakliyat emtia sigorta poliçesinin düzenlediği, davalı .....Şirketinin emtiayı nakletmeyi üstlendiği, fiili taşımayı davalı .....Şirketine devrettiği, emtianın ... şirketi tarafından davalı ....Şirketinin taşımada kullandığı araca yüklendiği, yüklemeden sonra yola çıkan aracın seyri sırasında teslim edileceği yere varmadan hasarlandığı, hasarın; aracın seyir halinde iken gerek yol koşulları gerekse sürüş koşulları dikkate alınmadan yüklemeyi yapan antrepo şirketi tarafından hasar gören makine ve ekipmanlarının dorse içerisinde hareket etmeyecek şekilde karayolu sevkiyatına uygun sabitlenmemesi, karton katlama makinesinin tekerlekleri sökülmeden sadece altına 5 – 7 cm ahşap malzeme üzerine oturtulmak sureti ile spanzet uygulanması, spanzetlerin yeterli olmaması, bu nedenle makinenin tam sabitlenmemesinden kaynaklandığı, yüklemenin taşıyıcıya ait olmadığı durumlarda kural olarak taşıyıcıyı yükleme hatasından sorumlu tutmak mümkün değil ise de, TTK'nun 863(1).maddesinde taşıyıcının ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla düzenlenmesi karşısında ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği somut olay yönünden fiili taşımayı yapan ......Şirketi ile taşımaya nezaret eden sürücüsünün yüklemeyi yapan antrepo'yu yüklemedeki hatası nedeniyle uyarmadığı veya sözlü olarak uyarmış olsa dahi yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirerek yükün, doğru şekilde yüklenmesini sağlamadığı, buna bağlı olarak müterafik kusurunun bulunduğu ve somut olay yönünden müterafik kusurun yarı oranda kusur olarak değerlendirilmesinin mümkün ve gerekli olduğu, kusurun ve müterafik kusurun ve oranlarının mahkemenin taktirinde olup, mahkememizce bu oranlarda taktir edilen kusur ve müterafik kusur oranları konusunda bilirkişi raporunun da uyumlu bulunduğu, her ne kadar davalı .....Şirketi fiili taşımayı .....Şirketinin yaptığı, kendisinin sadece fiili taşıyıcıyı temin ettiği gerekçesiyle hasardan sorumluluğu bulunmadığını imza etmiş ise de, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere asıl taşıma sözleşmesinin dava dışı sigortalı şirket ile davalı .....Şirketi arasında yapıldığı, fiili taşımayı davalı .....Şirketinin gerçekleştirmesinin davalı ......Şirketinin sözleşmenin tarafı olmaktan çıkmasını ve sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir neden bulunmadığı gibi her iki şirketin taşımayı birlikte gerçekleştirdiklerinin kabulünün kanun ve sözleşme hukuku gereği olup, hasardan müteselsilen sorumlu bulundukları, davacı şirketin sigortalısı şirkete sovtaj tenzilinden sonra 62.141,19 euro ödeme yaptığı, bilirkişi rapor ve ek raporunda sigorta eksperi tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların ICC (A) şartları ve nakliyat sigorta poliçesi genel şartlarına ve somut olaya uygun ve makul olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekili, davalıların sigortalıya ödenen tazminat miktarının yarısı olan 31.070,30 euro tazminat tutarından sorumlu oldukları iddiasında bulunmuş ve davacı tarafça, 62.141,19 euro ödeme yapılmış, bilirkişi raporunda SDR kuru dikkate alınarak belirlenin 23.411,66 euro tazminatın yarı bedelinden müterafik kusur oranına göre davalıların sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, meydana gelen hasarın ve bu hasar nedeniyle yapılan ödemenin 62.141,19 euro olan tespit edilmesi karşısında bu hasarın müterafik kusur oranına göre yarısından davalıların sorumlu olmalarına göre 31.070,59 euro hasar tazminatında sorumlulukları olup, 23.411,66 euro sorumluluk bedelini geçemeyecek olması nedeniyle davalıların bu miktar üzerinden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekip bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yapılan değerlendirmenin somut olaya uygun bulunmaması nedeniyle dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı gibi davacı vekilinin isteminde de haklılık bulunmadığı, icra takip tarihi itibariyle SDR kuru dikkate alınarak, davalı taşıma şirketlerinin ancak 23.411,66 euro tazminat ile sorumlu tutulmalarının mümkün bulunduğu dikkate alınarak, davalının sorumluluğu yönünden 23.411,66 euro tazminata hükmedilmesi gerektiği, bilirkişi ek raporunda CMR hükümleri uyarınca yıllık %5 oranı üzerinden 897,98-TL olarak hesaplanan işlemiş faizin usul, yasa ve somut olaya uygun olduğu, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi sayılı gereğince devlet bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat faizi üzerinden işleyecek faiz talep edilmesinin mümkün bulunduğu " şeklindeki gerekçe ile; " Davanın KISMEN KABULÜ ve davalıların, davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2021/8682 sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının TBK'nun 52.maddesi uyarınca takdiren %50 müterafik kusur indirimi yapılarak kısmen iptali ile takibin 23.411,66 euro asıl alacak, 897,98 euro olmak üzere toplam 24.309,64‬ euro toplam alacak ile işleyecek faiz yönünden yıllık %5 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi üzerinden devamına, davacı tarafın, 38.729,53‬ euro asıl alacak ile 1.485,43‬ euro işlemiş faiz olmak üzere 40.214,96‬ euro'luk fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, davacı tarafın, icra inkar tazminatı ile davalı tarafların kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı .... ŞTİ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusunu oluşturan taşımaya konu makinenin ürün sahibi firma tarafından karayolu sevkiyatına uygun hazırlanmadığını, tekerleklerinin sökülmediğini, bu hususun dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, yükleme ve istifleme işinin davacı tarafından yapıldığından müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, tekerlekli bir malın tekerlerlerinin sökülmesi gerektiği noktasında ki uyarıyı yapma görevinin yükleme konusunda uzman tarafından yapılması gerekirken müvekkilinin sadece taşıma işi ile ilgili olan çalışanının tekerleklerin sökülmesi gerektiği noktasında uyarı yapmasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin çalışanının yüklemeye eşlik ettiği esnada malın sabitleme aşamasında spanzetlerin malın cinsine göre yeterli olup olmadığını denetleme yükümlülüğünün mevcut olmadığını, müvekkili şirketin çalışanının malın yükleme aşamasında sabitlendiğini teyit ettiğini ve sorumluluğunun bu noktada son bulduğunu, malın cinsine teknik özelliklerine göre sabitlenip sabitlenmediği, uygun yüklemenin yapılıp yapılmasının denetiminin tamamen dava dışı anıt antrepo sorumluluğunda olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinde fiili taşımayı yapan müvekkili şirketin taşımaya nezaret eden sürücüsünün yüklemeyi yapan antrepoyu yüklemedeki hatası nedeniyle uyarmadığı veya sözlü olarak uyarsa dahi yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediği hususuna yer verildiğini, müvekkilinin çalışanının yüklemeye eşlik ettiği esnada malın sabitleme aşamasında spanzetlerin malın cinsine göre yeterli olup olmadığını denetleme yükümlülüğünün bulunmadığını, taşımaya konu emtianın nasıl taşınacağını, nasıl korunacağını müvekkil şirket çalışanının bilme olanağı mümkün olmamakla birlikte spanzetlerin olağanın dışında yeterli olup olmadığını değerlendirmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkeme dosyasında bulunan ekspertiz raporunda taşımaya konu emtianın hasarı davacının antrepocusunun taşımaya uygun yükleme ve istifleme yapmamasından meydana geldiğinin açıkça tespit edildiğini, istinaf incelemesi sonucunda yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından da açıkça görüleceği üzere taşımaya konu emtianın hasarının davaının antrepocusunun taşımaya uygun yükleme ve istifleme yapmamasından meydana geldiğini, bu itibarla yükleme ve istifleame işinin davacı tarafından yapıldığından müvekkili şirketin herhangi bir kusuru söz konusu olmadığını, TTK mevzuat hükümlerinde nakliyecinin yükleme ve istifleme hatasından sorumlu olmadığının açıkça düzenlendiğini, gönderici tarafından yüklenen, istiflenen bu emtiada hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, emtianın taşınmasına ilişkin de hiçbir emir, talimat, uyarının da bulunmadığını, bu taşımanın DAP teslim şekli ile yapılmış olduğunu, bu teslim türünde paketleme, yükleme tamamen göndericinin sorumluluğunda olduğunu, nakliyecinin sadece göndericinin talep ettiği araç ve ekipmanları sağlamakla yetindiğini, anılan nedenlerle yükleme ve istifleme hatasından kaynaklanan hasardan müvekkili şirketin taşıma işleri aracısı olarak sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında da emtianın .... Antrepo tarafından yapıldığını, hasar gören emtianın dorse içerisinde hareket etmeyecek şekilde karayolu sevkiyatına uygun sabitlenmemesinin, karton katlama makinesinin tekerlekleri sökülmeden sadece altına 5-7 cm ahşah malzeme üzerine oturtulmak suretiyle spanzet uygulanmasının spanzetlerin yeterli olmaması, bu nedenle makinenin tam sabitlenmemesinden kaynaklandığı hususlarına yer verildiğini, ancak kararın devamında fiili taşımayı yapan ... Nakliyat şirketinin taşımaya nezaret eden sürücüsünün yüklemeyi yapan antrepoyu yüklemedeki hatası nedeniyle uyarmadığı veya sözlü olarak uyarsa dahi yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediği hususuna yer verilmişse de taşıyıcı tarafından zaten gözle bakıldığında taşıma konusu emtianın sabitlendiğini, spanzetlerin uygulandığını, bu açıdan bakıldığında bir sorun görünmediğini, ancak bu spanzetlerin ilgili eşyanın taşınması sırasında yeterli olup olmayacağının taşıyıcının bilebilmesinin mümkün olmadığını, emtianın nasıl taşınacağını, nasıl korunacağını en iyi göndericinin bileceğini, bu itibarla taşıyıcıya %50 oranında kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, nitekim taşımayı gerçekleştiren şoförün araçtan seslerin gelmesi üzerine emtianın daha fazla zarar görmesini önlemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri aldığını, bu itibarla taşıyıcıya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkeme dosyasında bulunan ekspertiz raporunda taşımaya konu emtianın hasarı davacının antrepocusunun taşımaya uygun yükleme ve istifleme yapmamasından meydana geldiğinin açıkça tespit edildiğini, bu nakliyat hasar ekspertiz raporunda emtianın antrepo tarafından sevkiyata uygun olmayan şekilde tekerlekleri üzerinde yüklendiği ve diğer davalı ... Nakliyat'ın bu konuda bilgilendirilmediğini, ekspertiz raporundan ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere söz konusu hasarın tamamen göndericiden kaynaklandığını, bu nedenle müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini, davacının açmış olduğu haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı ..... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin bilirkişi raporundaki hasarın sebebinin yükleme olduğu hususunu kabul ederek itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda yüklemeden sorumlu antreponun sorumluluğu için istifleme yükün özelliklerine göre ve taşıma riskine göre yapılmadığını, yol ve sürücü koşullarının dikkate alınmadığını, belirtmiş ise de olayın oluş sebebinin aracın ani fren veya sert manevra yapması sonucu emtianın lastiklerini kopartıp araç kenarlarına sertçe çarpması olduğunu, bu durumda aracın yüke göre bir özenle kullanılması hususunun sürücüye ait olup istif yapılırken "bu sürücü aracı deli gibi kullanabilir" diye düşünüp kaç tonluk emtianın nasıl istiflenmesinin beklendiğinin anlaşılamadığını, yüklemeye ilişkin resimlerin dahi dosyada olmasına ve olayın oluş şekli sürücünün ani fren ve manevra yapması kabul edilmişken bu hususun dikkate alınmamasının kabul edilemeyeceğini, emtia yüklenirken taşıyıcı ve sürücünün hazır olup olması gerektiği şekilde sabitleme yapıldığını, ancak aracın ne denli sert/hızlı kullanıldı ise emtianın parçasının lashingi kopardığını, dolayısı ile %50 müterafık kusur dağılımında teknik hususların dikkate alınmadığını, rapordaki tüm kusurun yükleme olduğu hususunun kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerce sunulan içtihatlarda olayın sebebinin tamamen istif olması sebebiyle müterafık kusura atıfta bulunulduğunu, bu dosyaya emsal teşkil edemeyeceğini, ek bilirkişi raporunda davaya konu hasar bedeli olan 62.141,19 Euro'nun makul olduğu, olayda taşıyıcı ... ve fiili taşıyıcının yükleme nezaret yükümlülüğünde bulunan araç sürücüsü dolayısı ile davalı ... Nakliyat firmasının sorumlu olduğunu, SDR sorumlulğu kapsamında zararın 23.411,66 Euro olduğunun ve %50 sorumluluğun ise dava dışı ..... Antrepo'da olduğunun belirtildiğini, bilirkişilerin taşıma hukukundan kaynaklı olarak CMR sorumlulğuna gittiğini, bu sorumluluk tutarını hem dava dışı Antrepoya, hem CMR tarafı olmayan navlun faturası tanzim eden ve aynı zamanda taşıma komisyoncusu olduğunu ikrar eden ... firmasına da uygulandığını, taşıma hukukuna küllen aykırı bir rapor verildiğini, CMR kapsamında sınırlı sorumluluk halinin sadece CMR' nin tarafını bağlayacağı, bu halin kabulü halinde dahi bundan ancak davalı ... Nakliyat firmasının yararlanabileceği, navlun ile taşımayı üstlenen diğer davalının bu sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davaya konu taşıma işinin dava dilekçesi ekinde sunulu GID2020000042440 nolu navlun faturası tahtında davalı ... . Şti firması tarafından, üstlenilmek ile alt taşıma/fiili taşıma işi de diğer davalı tarafından Davalı ...-...l firmasına kesilen FNR2020000000445 nolu nakliye faturası tahtında üstlenildiğini, davalı tarafın taşıma işini yapmak ile navlun faturasını sigortalı firmaya kestiğini, anılan taşıma işi ücretini de tahsil ettiğini, dolayısı ile TTK m.875 vd maddeleri kapsamında hasardan sorumlu olduğundan bahisle yerel mahkeme kararının kaldırılması ve icranın tehirine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Karayolu ile uluslararası taşıma işlemi sırasında dava dışı sigortalıya ait yükün hasar gördüğü iddiası ile dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili için davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde" Davanın Kısmen Kabulü ile; davalıların, davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8682 sayılı icra dosyasında borca ve fer'ilerine ilişkin itirazının TBK'nun 52.maddesi uyarınca takdiren %50 müterafik kusur indirimi yapılarak kısmen iptali ile takibin 23.411,66 Euro asıl alacak, 897,98 Euro olmak üzere toplam 24.309,64‬ Euro toplam alacak ile işleyecek faiz yönünden yıllık %5 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi üzerinden devamına, davacı tarafın 38.729,53‬ Euro asıl alacak ile 1.485,43‬ Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.214,96‬ Euro'luk fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın, icra inkar tazminatı ile davalı tarafların kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine" karar verilmiştir. İş bu karar tüm taraf vekillerince tarafından istinaf edilmiştir. Dava karayolu ile uluslararası eşya taşımacılığından kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR'nin 17/1. maddesi ile; taşıyıcının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiş, maddenin devamında ise taşıyıcının hangi hallerde sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde, MÖHUK'un 29/2. maddesi uyarınca TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerine başvurulması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu'nda yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığında bu konuda TTK'nın 863/1. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Buna göre sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, gönderen eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koymak, istiflemek, bağlamak ve sabitleyerek yüklemek zorunda olup, taşıyıcının ise yüklemenin işletme güvenliğine uygunluğunu sağlamak yükümlülüğü bulunmaktadır. Taşıyıcının, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme işi gönderici ve alıcıya ait olsa bile bu işlemlere nezaret etmesi ve bu konudaki çekincelerini karşı tarafa bildirerek CMR Konvansiyonu'nun 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine şerh etmesi gerekir. Aksi halde, hasar yetersiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa bile, taşıyıcının meydana gelen zarardan nezaret sorumluluğuna aykırılıktan doğan müterafik kusuru nedeniyle sorumlu tutulması söz konusudur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğüne aykırılık halinde hasardan tali de olsa müterafik olarak kusurlu kabul edilmesi yönündedir. Kusur oranı yönün kesin/tek bir uygulama bulunmamakta olup, her somut olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere asıl taşıma sözleşmesinin dava dışı sigortalı şirket ile davalı ...... .Şti arasında yapıldığı, fiili taşımayı davalı ..... Şti..'nin gerçekleştirmesinin davalı ...... Şti''nin sözleşmenin tarafı olmaktan çıkmasını ve sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir neden bulunmadığı gibi her iki şirketin taşımayı birlikte gerçekleştirdiklerinin kabulünün kanun ve sözleşme hukuku gereği olup, hasardan müteselsilen sorumlu bulundukları, dava konusu hasar nedeni ile davacı şirketin dava dışı sigortalı şirkete sovtaj tenzilinden sonra 62.141,19 Euro ödeme yaptığı, bilirkişi rapor ve ek raporunda sigorta eksperi tarafından yapılan tespit ve hesaplamaların ICC (A) şartları ve nakliyat sigorta poliçesi genel şartlarına ve somut olaya uygun ve makul olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekili tarafından, davalıların sigortalıya ödenen tazminat miktarının yarısı olan 31.070,30 Euro tazminat tutarından sorumlu oldukları iddiasında bulunmuş ve alınan bilirkişi raporunda SDR kuru dikkate alınarak belirlenen 23.411,66 Euro tazminatın yarı bedelinden müterafik kusur oranına göre davalıların sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, meydana gelen hasarın ve bu hasar nedeniyle yapılan davacı sigorta şirketi tarafından yapılan 62.141,19 Euro'nun müterafik kusur oranına göre yarısından sorumlu olmalarına göre davalıların 31.070,59 Euro hasar tazminatında sorumlu oldukları, ancak bu sorumluluğun bilirkişilerce icra takip tarihi itibariyle SDR kuruna göre hesaplanan 23.411,66 Euro sorumluluk bedelini geçemeyecek olması nedeniyle davalıların bu miktar üzerinden sorumluluğuna hükmedilmesinin gerektiği, icra takip tarihi itibariyle SDR kuru dikkate alınarak, davalı taşıma şirketlerinin ancak 23.411,66 euro tazminat ile sorumlu tutulmalarının mümkün bulunduğu dikkate alınarak, davalıların sorumluluğu yönünden 23.411,66 Euro tazminata hükmedilmesinin gerektiği, bilirkişi ek raporunda CMR hükümleri uyarınca yıllık %5 oranı üzerinden 897,98-Euro olarak hesaplanan işlemiş faizin usul, yasa ve somut olaya uygun olduğu, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi sayılı gereğince devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat faizi üzerinden işleyecek faiz talep edilmesinin mümkün bulunduğu gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı vekilleri tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülen ''DAP'' teslim şekli itibariyle, taşıyıcının taşıma yükümlülüğü taşımaya konu malların dava dışı alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulacak olup bu noktadan sonra talimat vermek ve yükü boşaltma sorumluluğu teslim alana geçecektir. Dava konusu somut olayda hasarın yükün tesliminden önceki aşamada meydana geldiği sabit olmakla davalı vekillerinin bu hususa değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, davalıların taşıyıcı ve alt taşıyıcı sıfatı ile birlikte sorumlu olmalarına göre istinaf eden taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih ve 2022/26 Esas 2023/364 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında davacı ... Şirketinden alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı ...+ ..... Limited'ten alınması gereken 25.675,23.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 8.931,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 16.744,23.TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... .Şirketinden alınması gereken 25.675,23.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 8.930,06.TL harcın mahsubu ile bakiye 16.745,17.TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 8-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 06/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1656, K. 2026/2172, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1656-e-2026-2172-k-93be093eff26