Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1006 E. 2026/112 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1006
Karar No
2026/112
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1006 - 2026/112 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1006 KARAR NO : 2026/112

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/10/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/1048 E., 2024/748 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- 3- VEKİLİ : Av. : 4- 5- 6- DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 YAZIM TARİHİ : 06/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçinin iş sözleşmesinin sona erdiğini, müvekkilince dava dışı işçiye toplam 297.775,84 TL kıdem tazminatı ödendiğini, bu bedelden davalıların sorumlu tutulması gerektiğini belirterek 297.775,84 TL'nin ödeme tarihi olan 17/04/2023 ve 08/05/2023 tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı şirketlerden rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Şti vekili özetle; Zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde feshedilmediğini, rücu hakkının doğduğunun ispatlanamadığını, davacı idare tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığının irdelenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ihale döneminde tarafı olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinin bulunmadığını, bu sebeple dava dışı işçinin müvekkili şirketteki çalışmasına ilişkin toplu iş sözleşmesine istinaden ek ödemelerle birlikte yapılan ödeme varsa hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, aksi düşünülse dahi kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi kendi çalıştırdığı süre ve o dönemdeki ücret ile ve davacı idare ile yarı yarıya olmak üzere sınırlı olduğunu, faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. ...Ltd.Şti ile ...Şti vekili özetle; davanın yasal süre içerisinde ikame edilmediğini, zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, husumet ve muvazaa itirazlarının bulunduğunu, kıdem tazminatından yüklenicinin değil asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme veya teknik genel şartnamenin işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme içermediğini, davayı kabul anlamını gelmemek kaydıyla her yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemi ve ücreti ile ve sınırlı sorumlu olduğunu, faiz istenemeyeceğini karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır. İlk derece mahkemesince "......davanın taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, hizmet alım sözleşmelerinin ihale şartlarıyla belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerden olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin ediminin hizmetin kendi işçisiyle yerine getirilmesi, işverenin ediminin ise sözleşme bedelinin ödenmesi olduğu, sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenici işçisi tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davamızda iş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı ve bu hususun SGK kayıtları gereğince de doğrulandığı, davamıza konu hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının gerektiği, bu hususta işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverene işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması durumu dikkate alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ve ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğu ve işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiği ve hesaplanan kıdem tazminatının tamamında işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları ve hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/07/2024 tarihli rapora istinaden davacının davalılardan alacaklarının ayrı ayrı her davalı için hesaplandığı ve davacının davasını açmakta haklı bulunduğu, ayrıca bu hususta Ankara Bam 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/2832 Esas 2023/3118 Karar sayılı ''...Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, denetimine elverişli ve somut olayın özelliklerine uygun olması, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yüklenicilerden (dönemleri ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerekmesi, davalının işçinin kendi nezdinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olması, dava dışı işçinin, davalı haricinde başka alt işveren şirketlerde de çalışmasının bulunması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' örnek ilamının bulunduğu, ayrıca rücuen tazminat davalarında davalıların daha öncesinde temerrüte düşürülmesine gerek bulunmadığı, ödeme yapıldığı tarihin temerrüt tarihi olarak dikkate alınmasının da gerektiği de görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kabulü ile 61.887,43 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ... nakliyat şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 19.982,83 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ...-... şirketi ortaklığından alınarak davacıya ödenmesine, 40.795,52 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 14.580,94 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 766.36 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, 60.637,12 TL'nin ödeme tarihi olan 08/05/2023 tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş ve adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından bu ücretin de davalılardan tahsiline....." karar verilmiştir. Davalılar .......Ltd.Şti.ve ... .......Ltd.Şti.vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece adi ortaklık aleyhine hüküm kurulduğu, ancak adi ortaklığın taraf sıfatı bulunmadığı, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak kalemlerinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin sadece kendi dönemlerine ilişkin ve yarı yarıya sorumlu tutulabileceği, avans faizine hükmedilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ......Ltd.Şti.vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşme ve teknik şartnamede birim fiyatın belirlenmesinde kıdem tazminatının hesaplamaya dahil edilmediği, müvekkilinin sorumluluğuna dair açık bir hüküm de bulunmadığı, aksi düşünülse dahi yarı yarıya sorumluluk yüklenebileceği, hükmedilen miktarın fahiş olduğu, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri, zamanaşımı def'inde de bulundukları ancak dikkate alınmayarak mahkemece hatalı karar verildiği, nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili taleplidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının asıl işveren olarak istihdam ettiği dava dışı işçinin emekliliği nedeniyle sona eren iş sözleşmesi gereğince ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden rücuen tazmin edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarının ne olduğu hususlarına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile bir kısım kıdem tazminatlarının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür. 29/01/2026 gün, 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "7573 sayılı Yasa Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı K.H.K.'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile; "MADDE 6- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” Hükmünün eklendiği görülmüştür. Bu durumda yerel mahkemece 29/01/2026 gün, 33152 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak de dikkate alınarak 8 inci maddenin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların bilirkişi marifetiyle tespiti ile yargılamaya devam olunarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda anlatılan nedenlerle Dairemizce, HMK 355 madde uyarınca re'sen, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre davalılar vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalılar ......Ltd.Şti.ve ... ... .... Ltd.Şti.vekili ile ... ... Ltd.Şti.vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile: HMK 353/1.a.6. madde gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2024 tarih, 2023/1048 E., 2024/748 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a madde gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 06/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1006, K. 2026/112, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1006-e-2026-112-k-e03b9e3f5967