Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1345 E. 2026/2091 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1345
- Karar No
- 2026/2091
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1345 KARAR NO : 2026/2091
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2022 NUMARASI : 2019/827 Esas 2022/435 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirketin müvekkili şirkete satış protokolünden doğan borcu sebebiyle taraflarınca İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11722 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, davaya konu icra takibinde dayanaklarının, müvekkili ile davalı/borçlu arasında akdedilen satış protokolünden kaynaklı borç ilişkisi olduğunu, bahse konu protokolun ... pafta no’lu... parsel ... metrekare müvekkili şirkete ait taşınmazın satışı amacıyla akdedildiğini, protokolün 2. Maddesinde “Alıcı ile Satıcı arasında .. fesih bedeli olarak 200.000,00 TL alıcı tarafından tapu işlemleri bittikten sonra satıcıya ödenecektir. “ ibaresi yer aldığını, taraflar arasında 27.07.2017 tarihinde ise “Satış Protokolünün Tasfiyesine Yönelik Ek Protokol” akdedildiğini, işbu protokolün 2. Maddesinde “Satış Protokolünün 2. Maddesinin tasfiyesine yönelik satıcıya 100.000,00 TL bir adet çek verilmiştir. Alıcı .... ile sözleşme imzalayıp gerekliliklerini yerine getirdiğinde işbu çek keşideciye iade olunacaktır. Aksi halde 100.000 TL tutarındaki alınmış olan teminat çeki tahsil edilecektir.” hükmü yer aldığını, alıcı tarafından tapu işlemleri bittikten sonra müvekkili şirkete protokol ve ek protokol gereği ödemede bulunulmadığını, protokole aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin davalı/ borçlunun protokole aykırı davranmasından ötürü zarara uğrayıp mağduriyet yaşadığını belirterek itirazların iptaline, İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11722 E. dosyası ile başlatılmış olan icra takibinin devamına, davalı borçlunun alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11722 E sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itirazın iptali davasının her türlü hukuksal dayanaktan yoksun olup, davacı tarafça şahsı ve temsilcisi olduğu şirketlerin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça icra takibine dayanak olarak alacaklı olduklarını iddia ettikleri belgenin satış protokolü 2. Maddesi olduğunu, sözleşme ile tüm yükümlülüklerinin eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, iş bu protokol ve protokol sonrasındaki ek protokolden kaynaklanan herhangi bir borç da bulunmadığını, ilk satış protokolündeki tüm yükümlülüklerin tarafınca yerine getirildiğini belirterek sair nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Uyuşmazlığın, taraflar arasında satış protokolünün haklı mı haksız mı olarak feshedildiği, bu fesihten kaynaklı davacının zarara uğrayıp uğramadığı, protokolün 2.maddesi 200.000,00 TL fesih bedelinin ödenme koşulunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tahsiline yönelik İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2018/11722 Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür. Tüm deliller toplanmış, İzmir 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11722 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş, borçlu ....'ın şahsı adına ve temsilcisi olduğu ... Şirketi ile ... Şirketini temsilen 26/11/2018 tarihli dilekçesi ile icra takibine, asıl alacak ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili 24/05/2022 tarihli celsede: davalıların bu aşamaya kadarki takibe konu borcu ödediğine dair somut bir delil sunmadığı gözetilerek süreci uzatmaya çalışmaya ilişkin beyan taleplerinin reddini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili 24/05/2022 tarihli celsede: bu davada ispat yükü davacı yanda olduğunu, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, dava konusu 100.000,00 TL ödendiğini , 20/01/2022 celsede de davacı tarafça 100.000,00 TL nin ödendiğinin kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında satış protokolünün gereği olarak tapu işlemleri bittikten sonra ... fesih bedeli olarak 200.000,00-TL satıcıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra 100.000,00-TL bedelli çek verilmesine rağmen kalan kısmın ödenmediği ve protokole aykırı davranıldığı, kalan kısmın ödendiğine ilişkin davalılarca bir delil sunulmadığı,....Bank Genel Müdürlüğü'nce davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteklerin satış protokolünün aksine davacı tarafından yapılan ödeme sonucu fekk edildiği, dekontunun ekinde olduğu, protokole göre ödeme sonrasında satış bedelinden düşüleceğinin kararlaştırıldığı ancak davalıların bu yükümlülüğe aykırı davrandığı ve davacının davasını kanıtladığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile İzmir 1.İcra Müdürlüğü 2018/11722 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 100.000,00-TL asıl alacak üzerinden tahsilde tekerrür ticari faiziyle birlikte devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11722 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 100.000,00-TL asıl alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla reeskont avans faiziyle birlikte devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında taraflar arasındaki uyuşmazlığın tamamen hatalı tespit ettiğini ve yargılamayı buna göre gerçekleştirdiğini, dava konusu talep ile gerekçeli kararın çeliştiğini, taraflar arasında iki adet protokol imzalandığını, bunların; Bila tarihli (ilk imzalanan) "satış prokolü" (Tek sayfa 9 maddeden ibaret), sonrasında ise "satış prokolü"nün tasfiyesine yönelik 27/07/2017 tarihli "satış prokolünün tasfiyesine yönelik ek protokol" imzalandığını, dolayısıyla uyuşmazlıkta esas alınması gereken protokolün; 27/07/2017 tarihli "satış prokolünün tasfiyesine yönelik ek protokol olduğunu, ilk derece mahkemesinin hatalı değerlendirmesinden sonra davacı yanın talebini ve iddialarını genişlettiğini, taraflarınca davacı yanın iddia ve talebini genişletmesine muvafakatlarının olmadığı hususunun ayrıca dosyada mevcut olduğunu, ayrıca davacı yanın arabuluculuk dava şartı yönünden beyanlarını da kabul etmediklerini, ara buluculuk davetlerinin müvekkiline ve diğer davalılara usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle ara buluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, bu hususun da re'sen gözetilmesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın İptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili duruşmadaki beyanında; "biz beyanlarımızı sözlü olarak açıklayacağız, birinci satış protokolünün 2.maddesinde alıcı ve satıcı arasında 200.000 TL termopet fesih bedeli belirlenmiş idi, alıcı tarafından tapu işlemleri sonrasında ödemede bulunulmamıştır, fesih bedelinin 100.000 TL lik kısmı çek ile ödendi, kalan bakiye fesih bedeli için tarafımızca takip başlatılmıştır, tanığımız tarafından da bu husus doğrulanmıştır, bu dava kapsamında talebimiz 100.000 TL üzerindendir, davalı tarafça kalan 100.000 TL bakiye ödeme yönünden ödeme ispatlanamamıştır, müvekkil şirket tarafından tapuda yapılan masraflara ilişkin haklarımızı saklı tutuyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ise duruşmadaki beyanında; " davacı vekili doğru söylüyor, karşı tarafın avukat ofisinde tasfiye protokolü yaptık, tasfiye protokolüne de termopet e 100.000 TL ödenecek şekilde imzalandı ve tasfiye protokolündeki şartlarımızı yerine getirdik, 100.000 TL yi ,... A.Ş. ye çek ile ödedik, bizim zaten tasfiye protokolü ek protokol yapmamızın sebebi 1.protokolün geçersiz kalmasıydı, yoksa ek protokol yapmaya ne gerek vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili yine duruşmadaki beyanında; " davalı sadece 100.000 TL yönünden ödemeyi yapmıştır ve bu da bizim kabulümüzdedir ancak toplamda 200.000 TL üzerinden ödenmesi gerektiği için kalan 100.000 TL yönünden bir ödeme yapmamıştır, bu yönden davayı devam ettiriyoruz, yazılı beyanda bulunalım tarafımıza süre verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur. Yani davacı asıl protokoldeki 200.000 TL nin 100.000 TL sinin çekle ödendiğini bakiye 100.000 TL nin ödenmediğini belirterek bu davayı açtığını açıkça belirtmiştir. Davacı aynı zamanda yine davalılar hakkında İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/8286 esas sayılı takip dosyası ile protokolün ikinci maddesi gereği fesih bedeli olan 200.000 TL bedelin tahsili talepli takip başlatmış, bu takipten sonra iş bu dosyamıza konu takibi yapmış, bu takipte de bakiye fesih bedeli diyerek İzmir 2. İcra Dairesinin 2018/8286 esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili talebinde bulunmuştur. Zaten 100.000 TL ödenmiş ise bu 200.000 TL lik takip dosyasında bu mahsup edilip takip geri kalan miktar üzerinden zaten devam edecekken davacının iş bu davaya konu icra takibinin bakiye fesih bedeli olması nedeniyle mükerrer takip olup olmadığı yönünde mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, davacının 2. takipte hukuki yararının olup olmadığı husunda dava şartları yönünden bir inceleme yapılmadığı, mahkeme gerekçesinin bu yönlerden yetersiz olduğu, sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-4, 353/1-a-6 ve 355. Maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2022 tarih, 2019/827 Esas ve 2022/435 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın HMK'nın 353/1-a-4, 353/1-a-6 ve 355. Maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 1.708,00 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 01/10/2026