Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/334 E. 2026/1762 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/334
- Karar No
- 2026/1762
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/334
KARAR NO: 2026/1762
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2022
NUMARASI: 2022/30 Esas - 2022/545 Karar
DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... A.Ş. Arasında 09/10/2015 tarihinde ticari müşteri sözleşmesi, 24/03/2020 tarihinde 1.000.000,00 TL genel ticari ve teminat sözleşmesi ve 15/02/2021 tarihinde ise 1.000.000,00 TL genel kredi ve teminat sözleşmeleri akdedildiğini, davalının aynı tarihlerde müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında akdedilmiş olan iş bu sözleşmelerin neticesinde krediler kullandırıldığı, hesapların açıldığı ve çek karnelerinin verildiği, davalı şirketin müvekkili bankaya olan kredi borçlarını ifa etmemesi üzerine müvekkili banka tarafından davalı borçlulara hesap katının ve borcunun ödenmesinin ihtarıdır konulu ihtarname gönderildiği, davalıya ihtarname gönderildiğini müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanmış olan genel kredi ve teminat sözleşmesinin temerrüt başlıklı maddesinde, bankanın mevzuat gereği TCMB ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihindeki yürürlükte olan en yüksek faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizinin tatbik edileceğinin belirtildiği, davalının, hiçbir gerekçe göstermeden icra dosyasında bulunan borcun tamamına itiraz ettiğini, delilleri çerçevesinde davalıların müvekkili bankaya borçlu olduğunun açık olduğu, davalıların itirazının alacağı sürüncemede bırakmaya matuf olduğu, bu sebeple davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm açıklamalar ışığında somut olayda; davacı ...A.Ş . ... Şubesi ile dava dışı ... A.Ş (yeni Unvan) .... Şti arasında 08/10/2015, 24/03/2020 ve 12/02/2021 tarihlerinde Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere dava dışı kefiller yanında 08/10/2015 tarihli GKS'e davalı müteselsil kefil olarak ... Kefalet Limiti 500.000,00TL imzası olduğu 24/03/2020 tarihinde 1.000.000,00 TL limit dahilinde Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, müteselsil kefil olarak ... Kefalet Limiti:1.000.000,00TL imzası olduğu, 12/02/2021 tarihinde 1.000.000,00 TL limit dahilinde Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, müteselsil kefil ... —Kefalet Limiti: 500.000,00TL imzası olduğu, kefalet sözleşmelerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, borçların ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek ihtarnamelerin yapıldığı, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da davacı bankanın alacağı tespit edilmiş olup; ödeme olgusu ispat edilemediğinden davanın kısmen kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 155.941,32-TL üzerinden devamına, (bu hususta 05/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine, 149.479,93-TL asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde takip ve dava konusu alacağı dava dışı ... A.Ş. ile davacı banka arasında bağıtlanan yazı ile bir ticari müşteri sözleşmesi ve iki Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi uyarınca kullandırılan nakdi kredileri ile karşılıksız çıktığı için yasal garanti nedeniyle çek hamiline ödediği tazminatlardan oluştuğunu belirterek takip tutarı 181.069,49 TL alacağa yönelik davalının itirazının iptalini talep ettiğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise gerekli/gereksiz bir çok ayrıntıya değinildiği halde talepte haklı olduğumuz alacak tutarının raporun sonuç kısmında, İskonto Kredisi, Taksitli Kredi ve Çek Kredisi için talep edilebilecek tutar olarak 88.627,65 TL, Esnek Hesap Kredisi için talep edilebilecek tutar olarak 67.313,67 TL olmak üzere toplam 155.941,32 TL olarak belirtildiğini, sözü geçen toplam 155.941,32 TL alacak tutarı ile dava ve takip konusu ettikleri 181.069,49TL arasındaki farkın nereden doğduğu belirtilmediğini ayrıca karşılıksız çıktığı için çek hamiline banka tarafından ödenmek zorunda kalan tazminat tutarı hakkında da Mahkemece olumlu/olumsuz bir karar verilmediğini, bu durumda yetersiz bilirkişi raporuna vaki itirazlarının karşılanmadan tesis edilen hükmün yasaya ve usule aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; mahkemece hüküm altına alınan miktarın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, çek hamiline ödenen tazminat hususunda Mahkemece hüküm kurulup kurulmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlu ve dava dışı diğer borçlular hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, " kredi taahhütnamesi/ sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti '' sebebine dayanılarak toplam 181.069,49 TL nakdi, 5.340,00 TL gayrnakdi alacağın tahsili istemiyle 08.12.2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. (Eski Ünvanı .... Şti.) arasında 08.10.2015 tarihli 500.00,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, 24.03.2020 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalı ... aynı tarih ve aynı limitlerle imzalamış, 12.02.2021 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini ise davalı ... aynı tarihte 5.000,00 TL limitle müşterek müteselsil kefil olarak imzalamıştır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen .... Noterliği 20.10.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, toplam 170.851,40 TL'nin nakden ödenmesi, gayrinakdi kredilerden kaynaklanan 2.670,00 TL'nin nakden depo edilmesi, tebliğden itibaren 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiş, davalıya gönderilen tebligatların 26.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 29.10.2021 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı-borçlu ...'ın Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 8/10/2015 tarihinde 220.000,00TL ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davalı-borçlu ...'ın Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 24/03/2020 tarihinde 1.000.000,00 TL' ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davalı-borçlu ...'ın Genel Nakdi ve Gayri nakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak tüm kredilerden kaynaklı tüm borçlardan 12/02/2021 tarihinde 1.000.000,00 TL 'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul, beyan ve taahhüt ettiği, beyanı çerçevesinde aynı tutar dahilinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, dosya içerisinde, taraflar arasında imzalanan 8/10/2015-24/03/2020 ve 12/02/2021 tarihli GKS Sözleşmesi tespit edildiği, davaya Konu İskonto kredisi,Taksitli kredi ve çek kredisi için takip tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın asıl alacak 84.479,93-TL işlemiş faiz 3.950,22 TL BSMV 197,50 TL, masraf 88.627,65 TL, esnek hesap kredisi için takip tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın, asıl alacak 65.000,00 TL İşlemiş faiz 2203,50 TL BSMV 110,17 TL takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 67.313,67 TL toplam alacak 88.627,65+67.313,67=155.941,32 TL olarak hesaplandığı, davacı banka tarafından takipte 5.340,00 gayri nakit depo edilmesini talep ettikleri, davacı banka'dan temin edilen çek rapor listesine göre, davalı elinde banka tarafından geri iade edilmeyen çek kalmadığı, davalıya tahsis edilen çek karnesi ile ilgili 18 adet ödenmiş çeki,30 adet iptal edilen çek ve 2 adet arkası yazılan çeki olduğu, ihtarname de 541,43 TL, takipte de 1.330,72 TL talep edilen masraflarla ilgi dekont tespit edilemediğinden hesaplama yapılamadığı tespit edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca Tebliğin 6/1. Maddesinde, Bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranlarının uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezince tespit edilecek esaslar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde,''.. Bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi oranına bu oranın % 30 ilavesi ile bulunacak temerrüt faizi tatbik edileceği...'' düzenlenmiştir.
Davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %24,50 olarak Merkez Bankasına bildirildiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki en yüksek faiz oranına %30 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı belirlenerek buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları). Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu da ispatlayamadığından, dava ve takip konusu krediler yönünden davacının T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değilse de istinaf eden davacının sıfatına göre kaldırma nedeni yapılmamıştır.
Takip konusu esnek hesap yönünden yapılan incelemede; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, KMH'den kullandırılan kredi bakımından, TCMB nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre, hesaplama yapılan dönemde temerrüt faiz oranının yıllık % 27,36 oranında olduğu, KMH'da temerrüt faiz oranı TCMB tebliğlerine göre belirleneceği, bilirkişi raporunda zaten bu oranlar üzerinden hesaplama yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde çek hamiline banka tarafından ödenen tazminat tutarı hakkında Mahkemece olum yada olumsuz hüküm kurulmadığını iddia etmişse de, bilirkişi raporunda, dava dışı asıl borçluya tahsis edilen çek karnesiyle ilgili, 18 adet çekin ödendiği, 30 adet çekin iptal edildiği, 2 adet çekin arkasının yazıldığı, davacı tarafından 2 adet çek için talepte bulunulduğu ancak sadece 1 adet arkası yazılan çeke ilişkin bilgilerin tespit edildiği, söz konusu çek için davacı banka tarafından banka tarafından çek sorumluluk tutarı olan 2.670,00 TL'nin 22.04.2021 tarihinde ödendiği, ödeme yapılmakla, gayri nakit riskin nakde dönüştüğü tespit edilerek, raporda iskonto kredisi, taksitli kredi ve çek kredisi alacakları toplanarak toplam 88.627,65 TL olarak belirtildiği, Mahkemece de bu tutarın hükme alındığı görülerek davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak 09/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.