İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/914 E. 2026/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/914
Karar No
2026/687
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/914 Esas KARAR NO :2026/687

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/06/2018 KARAR TARİHİ:22/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kozmetik sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket tarafından 146.179,56-TL cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacaklı görünen davacı şirkete ne takip konusu sözde borç ne de bu sözde borca mesnet edilmeye çalışılan ve kesinlikle davalı müvekkili ... tarafından kabul edilmeyen belgelerden kaynaklı herhangi bir borç bulunmadığını, dolayısı ile davalı müvekkilince hukuki ilişki kabul edilmediği için işbu uyuşmazlıkta Niğde mahkemelerinin yetkili olduğunu, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunmadığını, davacının hiçbir iddiasının ve sözde sözleşmenin ve nihayetinde hukuki ilişkinin kabulü anlamına gelmeksizin belirtmek gerekir ki; davaya ve sözde alacak iddialarına karşı açıkça zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre itirazında da bulunduklarını, davacı taraf ile davalı müvekkili ... arasına hiçbir sözleşme bulunmamakta olduğunu, davacının iddia ve davasına konu ettiği sözde sözleşme vs belgenin hiçbirinde davalının imzası bulunmamakta olduğunu, açıkça davacının dayandığı sözde sözleşme ve sözde imzalara ve sair belge ve sözde hukuki ilişkiye itiraz ettiklerini, dava konusu icra dosyasının miktarı itibari ile davacı tarafın, davasını ancak senetle ispat etmesi gerektiğini, dolayısıyla davacı tarafın senet (yazılı belge) haricinde herhangi bir delile, bunun içinde tanık deliline dayanmasına da muvaffakatları olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Md. 2017/... esas sayılı dosyası, sözleşme, faturalar, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgeler. KALDIRILMA ÖNCESİNDEKİ MAHKEMEMİZ KARARI: Mahkememizin 07/06/2021 tarihli, E:2018/..., K:2021/... sayılı kararında; "...Davacı taraf, davalı ile arasında düzenlendiğini iddia ettiği sözleşmeden kaynaklı olarak alacaklı olduğunu beyan ederek icra takibine giriştiği, icra takibine yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalı tarafın sözleşme üzerindeki imzayı inkar etmesi nedeniyle grafolog bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre, icra takibine dayanak yapılan sözleşme üzerindeki imzanın davalı gerçek kişiye ait olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinin varlığının ortaya konulamadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ve davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine ve davacının kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. KALDIRILMA KARARI: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 09/10/2025 tarihli, E:2022/533, K:2025/1359 sayılı ilamında; "...Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmişse de, satım sözleşmesinin yazılı olması şart olmayıp, salt imza davalıya ait olmadığından davanın reddi hatalıdır. Bu durumda, davacı tarafça bedeli ödenmediği iddia olunan dava konusu cari-açık hesaba ilişkin faturalar ile satılan emtianın davalı tarafa teslim edildiği ileri sürülerek anılan hususların ispatı için diğer deliller yanında her iki tarafın ticarî defterlerine dayanıldığı, davalı taraf tacir olmadığını iddia ederek ticari defter ve belgelerini ibraz etmemişse de, eczacı olan davalının tacir olduğu görülerek, Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için, davalının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak, 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesine uygun ihtarlar usulüne uygun olarak yapılarak, tarafların ticar ticari defterlerinin ibrazı istenerek, tarafları Ba-Bs formları da getirtilerek, üzerlerinde mali müşavir aracılığıyla inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KALDIRILMA SONRASI DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. .... İcra Md. 2017/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine, 20/12/2017 tarihinde, "07/12/2017 tarihli Ticari alacak" sebebine dayalı olarak 146.179,56-TL üzerinden ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrinin davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren müvekkili tarafından davalıya toplam 22 adet faturaya istinaden 146.179,56-TL tutarında ürün satıldığı, buna karşın vade tarihleri dolmasına rağmen ürün bedellerinin ödenmediği ileri sürülmüştür. Davalı vekili ise taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeyi kabul etmediklerini, sözleşmenin altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dava dilekçesi ekinde taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen ve davalının imzasını içeren 18/10/2016 tarihli "... Ürünleri İçin Yetkili Eczane Sözleşmesi" sunulmuş, davalı bu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkememizce bu yöndeki ihtilafın giderilmesi için dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 13/01/2021 tarihli raporunda, sözleşmedeki imzanın davalının eli mahsulü olmadığı kanaati bildirilmiştir. Bu itibarla, her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen 18/10/2016 tarihli sözleşmedeki davalıya atfedilen imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamamış ise de, yukarıda özeti yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kaldırılma ilamında da belirtildiği üzere, satış sözleşmesinin yazılı olması şart olmadığından ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların defter kayıtları ve başkaca yazılı delillerle ispatı mümkün olduğundan tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce önce davalının mahal mahkemesine talimat yazılmak suretiyle davalı defterlerinin incelenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından 22/01/2026 tarihli rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Akabinde her iki taraf defter kayıtlarının birlikte incelenmesi ve mukayese edilmesi suretiyle rapor tanzimi için dosya mali müşavir bilirkişi Doç.Dr.Fatih Yiğit'e tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 25/05/2026 tarihli raporunda özetle; "-Davacı ...Limited Şirketi’nin ticari defterlerindeki kayıtlarla örtüşen muavin kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2016 ve 2017 yıllarındaki faturalardan olduğu, toplam 146.179,56-TL tutarındaki 22 adet faturanın davacı şirket tarafından düzenlendiği ve ticari defterlerine kaydedildiği, -2016 yılında düzenlenen toplam 30.586,53 TL tutarındaki 2 adet faturanın, davacı taraf BS ve davalı taraf BA formlarıyla beyan edilmiş olması sebebiyle faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğunun değerlendirildiği, -2017 yılında düzenlenen toplam 111.308,73 TL tutarındaki 14 adet faturanın, davacı taraf BS ve davalı taraf BA formlarıyla beyan edilmiş olması sebebiyle faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğunun değerlendirildiği, -2017 yılında düzenlenen toplam 111.308,73 TL tutarındaki 14 adet faturanın, davacı taraf BS ve davalı taraf BA formlarıyla beyan edilmiş olduğundan faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğunun değerlendirildiği, -2017 yılında düzenlenen toplam 4.284,30 TL tutarındaki 6 adet faturanın, BA/BS formlarıyla beyan edilmesi gereken sınırın altında kalması sebebiyle bu formlarda tespit edilemediği, talimat bilirkişi raporunda 23.01.2027 tarihli 437,33 TL ve 20.02.2017 tarihli 1.763,39 TL tutarlı faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, 2016 yılı ticari defterlerinin incelenemediği belirtilmekle birlikte bu yıla ilişkin bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapıldığının belirtildiği, BA/BS formlarıyla beyan edilmesi gereken sınırın altında kaldığından BA/BS formlarında tespit edilemeyen 17.11.2016 tarihli 793,43 TL ve 396,72 TL tutarlı faturalar ile 27.12.2016 tarihli 517,41 TL ve 376,02 TL tutarlı faturaların da davalı şirket bilgisayar kayıtlarında bulunduğunun tespit edildiği, -Davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı herhangi bir davalı ödemesi bulunmamakta olup herhangi bir ödeme yapılmış ise ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, -Davalı tarafça, bilgisayar kayıtlarının dikkate alınmasına itiraz edilmişse de 2016 yılına ait ticari defterleri sunulmadığından 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olup usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilerek 07.12.2017 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 146.179,56 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği" mütalaa edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davacı tarafça ileri sürülen, davalıya 22 adet faturaya dayalı olarak 146.179,56-TL tutarında ürün satıldığı ve bedelinin ödenmediği iddiası kapsamında mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; bu faturaların tamamının davacı defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedildiği, davalının da toplamda 141.895,26-TL'ye tekabül eden 16 adet faturayı BA formlarıyla beyan ettiği, BA/BS formlarıyla beyan edilmesi gereken sınırın altında kalan toplam 6 adet faturadan 23.01.2027 tarihli 437,33 TL ve 20.02.2017 tarihli 1.763,39 TL tutarlı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bakiye 4 adet faturanın kayıtlı olup olmadığının ise davalının 2016 yılı defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle tespit edilemediği, bununla birlikte bu faturaların davalı şirket bilgisayarlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu halde, davacının, davalıdan, toplam 22 fatura karşılığı 146.179,56-TL alacaklı olduğunu ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşın davalının bu faturalara ilişkin ödeme yaptığına dair davacı defterlerinde herhangi bir kaydın yer almadığı ve ödeme yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır. O halde, davalının takibe itirazının haksız olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalı vekilince, takipte borçlu olarak gösterilen eczanenin takip ehliyetinin bulunmadığı savunulmuş ve buna ilişkin İcra Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması talep edilmişse de, takip talebi incelendiğinde, takibin "...-... Eczanesi"ne yöneltildiği, dolayısıyla gerçek kişi ve taraf ehliyetine sahip tacire usulüne uygun şekilde yöneltildiği anlaşılmakla, bu yöndeki talebin yersiz olduğu kanaatine varılarak talep reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 29.235,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 9.985,52-TL ilam harcından, başlangıçta yatırılan 1.765,49-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 8.220,03-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (mahkememizin 07/06/2021 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davacıdan tahsiline karar verilen 59,30-TL karar ilam harcı davacıdan tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine,) 4-Davacı tarafından yapılan 1.765,49-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 109,20-TL vekalet harcı ve 19.227,19-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 21.137,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/914, K. 2026/687, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-914-e-2026-687-k-d30528123bb9