İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/390 E. 2026/793 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/390
- Karar No
- 2026/793
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/390 Esas KARAR NO : 2026/793
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 19/04/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Antalya arabuluculuk daire başkanlığı tarafından verilen ... tarihli ve .../... nolu ilam niteliğinde belge gereği Antalya ... Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen ... tarihli ve .../... esas nolu .../... karar nolu ilamı gereği davalı taraftan ... EURO alacaklı olup alacağının tahsil edebilmek için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatığını, takip başlatılırken de iflas yolu seçilmiş olup davalı tarafça icra takibinin iptali için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece de davanın reddine karar verildiğini belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan işbu dava, şeklen iflas talebi olarak ileri sürülmüş ise de gerçekte taraflar arasında uzun süredir devam eden çok yönlü husumetin, baskı kurma iradesinin ve davalı şirketin ticari faaliyetlerini sona erdirmeye yönelik sistematik girişimlerin devamı niteliğinde olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, arabuluculuk tutanaklarının irade fesadı sonucu imzalatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan, ilama müstenit alacağın ödenmemesi nedeniyle doğrudan iflas istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 154. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davalının şirketin ticaret sicil kayıtları celp olunmuştur. İflas talebine ilişkin ilanlar yapılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı, ... Euro toplam alacak üzerinden ilamlı takip yapıldığı görülmüştür. Dava konu olayla ilgili hukuk kuralları şunlardır; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. ve 177. Maddeleri; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18. madde. Doğrudan iflas halleri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Alacaklı borçlu aleyhine aldığı ilamı ilamlı takibe koymuş bir usulüne uygun olarak icra emrini borçlu ya tebliğ etmiş olmasına rağmen borçlu borcunu ödememişse alacaklı borçlunun mallarını haczettirebileceği gibi, borçlu iflasa tabi kişilerden ise ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını da isteyebilir. Alacaklı, ilam niteliğindeki belgelerden birine dayanarak doğrudan doğruya iflas yoluna başvuramaz (Coşkun, Mahmut; Konkordato ve İflas 2. Baskı, Ankara 2019, s. 726 vd.). 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177/4. maddesinde ilama dayanan alacaklar nedeniyle iflas talebinde bulunabileceği, dayanak arabuluculuk son tutanağının ise İİK 38. maddesi kapsamında "ilam niteliğinde" olup "ilam" olmadığından ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177/4 maddesine göre ancak "ilama bağlı alacak" yönünden doğrudan iflas talebine konu olabilmesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2023 tarih 2023/1767E. 2023/1915K. sayılı kararı; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2022 tarih 2021/3104E. 2022/2724K. sayılı kararı; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2023 tarih 2023/318E. 2023/356K. sayılı kararı; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2021 tarih 2021/22E. 2021/227K. sayılı kararı). 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/2. maddesi şöyledir; "Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır." Davamıza gelince; davacı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan, ilama müstenit alacağın ödenmemesi nedeniyle doğrudan iflas istemi ile dava açmıştır. Davaya konu alacak arabulucuk tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilen bir alacaklıktır. İcra edilebilirlik şerhi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun'da düzenlenen ilam niteliğinde belgedir. İlam niteliğindeki belgelerden birine dayanarak ilamlı icra takibi yapılması mümkün ise doğrudan doğruya iflas talep edilmesi mümkün değildir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177/4. maddesinde ilama dayanan alacaklar nedeniyle iflas talebinde bulunabileceği, dayanak arabuluculuk son tutanağının ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 38. maddesi kapsamında "ilam niteliğinde" olup "ilam" olmadığından ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 177/4. maddesine göre ancak "ilama bağlı alacak" yönünden doğrudan iflas talebine konu olabilmesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE; 2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 330. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 7. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. maddesi uyarınca kararın resen taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda, 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır