İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/684 E. 2026/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/684
- Karar No
- 2026/794
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/684 Esas KARAR NO : 2026/794
DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 16/07/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı anonim şirkette %50 pay sahibi olduğunu, şirketin iki ortaklı olduğunu, davacı ile diğer %50 pay sahibi arasında fiilî bir güç dengesi bulunmakla birlikte, davalı şirketin yönetiminde ve işletmesini fiilen yürüten diğer %50 pay sahibi ... ... ilçesindeki şirkete ait turistik konaklama işletmesini yönetim kurulu başkanı sıfatıyla yönetmekte ve aynı zamanda yine ...’ta faaliyet gösteren bir başka otel işletmesinin de tek sahibi ve yöneticisi olarak faaliyet gösterdiğini, bu durum, şirket yönetimi ile şahsî ticari menfaatlerin kesiştiği bir yapıya işaret ettiğini, davacı, ... tarihli genel kurul toplantı tarihi ve gündeminin kendisine tebliğini takiben yasal süresi içinde bilgi alma hakkını kullanmak istemiş, ancak bu hakkın "ticari sır" gerekçesi ile kullandırılmaması üzerine TTK m. 437/5 hükmüne dayalı olarak dava açıldığını, bu davanın halen Antalya ... Asl. Tic. Mahk. .../... E. sayısına kayden devam ettiğini, özel denetçi tayini istemi genel kurulda usulüne uygun şekilde ileri sürüldüğünü, ancak oy çokluğu sağlanamadığından reddedildiğini, özel denetim isteminin reddinin, iptal davasından bağımsız olarak mahkemeden özel denetçi atanmasını istemeye elverişli olduğunu, davacı, TTK m. 439 kapsamında aranan ön koşulları yerine getirdiğini, özel denetim isteminin reddi nedeniyle şirketin denetlenmesi zorunlu olduğunu, belirterek davalı ...'ne, TTK m. 439 uyarınca Mali Müşavir ve/veya Müşavirlerin özel denetçi atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TTK m.438 kapsamındaki özel denetim önkoşullarını ortaya koyamadığını, genel kurulda kanunun aradığı nitelikte geçerli bir ret kararı bulunduğu ispatlanamadığını, özel denetim istemi belirli bir olaya değil, şirketin tüm mali yapısının genel olarak incelenmesine yönelik olduğunu, davacının rekabet yasağı iddiası somut bir ihlale dayanmadığını, sınırsız bilgi ve belge incelemesi şirket sırları ile korunması gereken şirket menfaatlerini tehlikeye soktuğunu, olağanüstü genel kurul toplantısından davacının sermaye arttırımı oylamasında red oyu kullanması sebebiyle şirketin devamlılığı sekteye uğratığını, dava dilekçesinin ekinde sunulu müşteri yorumları dava konusu şirketin işletmesine ait olmadığını, ... yazışmalarında sunulu ekran görüntüsü ile şahıs telefonu da aynı olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 439 vd. maddeleri gereğince anonim şirkete özel denetçi atanmasına istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ... tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 439. maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü süre içinde, anılan madde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası celp edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince anonim şirketlerde özel denetimi yüksek mahkeme kararları ve doktrin ışığında açıklamakta fayda bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 418. maddesi şöyledir; "(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. (2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 439. maddesi şöyledir; "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." Anonim ve limited şirketlerde kural olarak pay sahiplerinin yönetime katılma yetkisi bulunmamaktadır. Pay sahipleri çoğu zaman şirket işleyişi hakkında yalnızca genel kurul toplantılarında ve kendilerine sunulan finansal tablolar çerçevesinde bilgi sahibi olurlar. Buna karşın, şirketin işlerinin sağlıklı şekilde yürütülmesinde en fazla menfaati olanlar da yine pay sahipleridir. Dolayısıyla şirket işlerinin kanun ve esas sözleşme hükümlerine uygun şekilde yürütülüp yürütülmediği ve özellikle pay sahiplerinin menfaatlerinin korunup korunmadığının tespiti büyük önem taşır. İşte, özel denetim kurumu, ortaklık sırları bakımından pay sahiplerinin menfaatleri ile ortaklık menfaati arasında köprü kurarak hayati bir işlev üstlenir. Özel denetim, pay sahipleri ve özellikle de azlık bakımından net olmayan belirsiz bir olgunun, olayın, konunun, durumun aydınlatılmasını sağlar. Özel denetim faaliyeti, anonim ve limited şirkette pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkının etki alanını genişletmiş olup her iki kurum da temelde aynı amaca hizmet eder (Turan, Kağan; Özel Denetimin Konusu, TAAD, Yıl: 11, Sayı: 42 (Nisan 2020), s. 567 vd.). Özel denetim isteme hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz. Aksi yönde esas sözleşme hükümleri, 6098 sayılı TBK m. 27 uyarınca batıldır (Güven, Şirin; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirketler Hukukunda Özel Denetim, Çankaya Üniversitesi Hukuk Dergisi, s. 7/2 (Kasım 2011), s. 133 vd). Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesi için bir takım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şarta ve bazı şartların varlığına bağlanmasının amacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 438/1. maddesinin gerekçesinde bu talebin kötüye kullanılmasının engellenmesi ve şirkete zarar verme tehlikesinin azaltılması olarak açıklanmıştır. Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesinin ön şartı, daha öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmasıdır. Maddi şartlar ise pay sahipliği hakkının kullanımı için gerekli olması, belirli konuları aydınlatma amacı taşıması, şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratıldığının inandırıcı delillerle ispatlanması, genel kurul sırasında talepte bulunulmasıdır. TTK m. 439 kapsamında özel denetim kararı verilebilmesi için gereken maddi şartlardan bir diğeri, gerekli şartları sağlayan pay sahibinin özel denetim talebinin genel kurul tarafından reddedildiğine ilişkin kararın varlığıdır. Bunun dışında özel denetim pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı, Ankara 2020, s. 476 vd.; Çelik, Fatıma Ezgi; 6102 sayılı TTK Hükümlerine Göre Anonim Şirketlerde Özel Denetim Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2019, s. 15 vd.) Kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır. TTK 440/2 maddesinin son cümlesi uyarınca da mahkemenin kararı kesin olup ilk derece mahkemesinin kararına karşın yasa yoluna başvurulması mümkün değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/06/2014 tarih 2013/16879E. 2014/11122K. sayılı kararı; (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/07/2024 tarih 2024/3790E. 2024/5356K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacılar, davalı şirkete özel denetçi ataması istemi ile dava açmıştır. Davalı şirket ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... - ... sicil numarasında kayıtlı olup davacının % 50 oranında payı bulunmaktadır. Özel denetim isteme hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz. ... tarihli davalı şirketin genel kurulda davacı bir takım sorular sorarak şirkete özel denetçi atanması talep etmiş, talebin kabul görmemesi üzerine özel denetçinin mahkeme tarafından atanmasını talep etmiştir. Pay sahibinin özel denetim talebinde bulunabilmesi için daha öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması; bilgi isteminin özel denetimle konusu ile aynı olması, sermayenin %10 sahip olunması, pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olması, belirli olayların açıklığa kavuşturulması, kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattığını inandırıcı şekilde ortaya koymasının gerekmesi, mahkememizin .../... E. sayılı dava dosyasında davacının bilgi ve inceleme istemine ilişkin olarak açtıkları davanın derdest olması, davacının kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymalarının gerekmesi özel denetimin, kanununda düzenleniş yeri ve amacı nazara alındığında, özel denetçi atama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 330. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair; davacı vekilinin, davacı asilin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6102 sayılı TTK' nun 440. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır