İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/567 E. 2026/790 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/567
Karar No
2026/790
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/567 Esas KARAR NO : 2026/790

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 16/06/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı tasfiye halinde ki kooperatif ile ... A.Ş e karşı ... yılı esaslı tapu iptal tescil davasının yargılamasının devamı sırasında ... yılında Antalya Ticaret Müdürlüğünce kooperatifin resen terkin edildiği ortaya çıkığını belirterek ... ... Kooperatifi nin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına şirketi temsilen işlemleri yürütmek üzere bir tasfiye memuru atanmasına veya eski tasfiye memurunun görevlendirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde; Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Kooperatifi, ... tarihinde ticaret sicil kayıtlarına tescil edildiğini, söz konusu şirket, son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısı yapılmaması nedeniyle münfesih addedilerek, ilgili husus Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ... tarih ve ... sayısı ile ilan edildiğini ve Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi kapsamında, ... tarihinde re'sen terkin edildiğini, davalının yasal hasım olduğunu belirterek davanın reddine ve yargılama giderlerine davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen kooperatifin ihyası istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ... tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenilen şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen kooperatifin "..." tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. Maddesi gereğince resen terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1 - b. maddesi şöyledir; "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Anayasa Mahkemesinin 22/06/2023 tarihli 2023/33E. 2023/117K. sayılı kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi iptaline karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2017 tarih 2016/8629E. 2017/6341K. sayılı kararında; "...mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak TTK'nin geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtar ve tebliğe ilişkin belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenmiş, Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazı ekindeki belgelerde sadece Ticaret Sicil Gazetesi ilanı bulunmakta olup TTK'nin geçici 7. maddesinin 4/a fıkrasında gösterildiği gibi ayrıca ilgililere ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bu durumda resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşıldığından mahkemece, şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ticaret siciline tescil işleminin ek tasfiye ile sınırlı tutulması ve ihya edilen şirkete yöneticisi dışında tasfiye memuru atanması yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2020 tarih 2020/1592E. 2020/2881K. sayılı kararında; "...Somut olayda, mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtar ve tebliğe ilişkin belgelerin çıkartılarak gönderilmesi istenmiş, Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazı ekindeki belgelerde sadece Ticaret Sicil Gazetesi ilanı bulunmakta olup TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a fıkrasında gösterildiği gibi ayrıca ilgililere ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bu durumda resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşıldığından mahkemece, şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir (aynı mahiyette Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2020 tarih 2020/1087E. 2020/1049K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2020 tarih 2020/1447E. 2020/1076K. sayılı kararı, aynı mahiyette Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2020 tarih 2020/842E. 2020/1325K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarih 2020/3E. 2020/624K. sayılı kararı). Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih 2019/2483E. 2020/701K. sayılı kararında; "...Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4942 Esas 2020/421 Karar sayılı ... tarihli ilamında da açıklandığı üzere; terkin edilen tüzel kişiliğin taraf olduğu derdest dava dosyası bulunması halinde tasfiye memurunun bu dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar atanması gereklidir. İlk Derece Mahkemesince ihyanın tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar süreceği gösterilmediğinden davalı gerçek kişiler vekilinin istinaf sebepleri Dairemizce re'sen yerinde görülmüştür..." denilmiştir (aynı mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih 2020/261E. 2020/704K. sayılı kararı). Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/02/2020 tarih 2018/1031E. 2020/4348K. sayılı kararında; "...Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak TTK 547/2 maddesi uyarınca açılan dava ile sınırlı olmak üzere ihya kararı vermiştir. TTK 547/2 maddesi ek tasfiyeden bahsetmekte ancak ek tasfiyenin nelerden ibaret olacağına ilişkin bir sınırlandırmaya gitmemektedir. Tasfiye dışı bırakılan hukuki işlem bir olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Böyle bir halde her hukuki uyuşmazlık için ihya kararı almak usul ekonomisine aykırı olduğu gibi ihya kararı verilmiş bir kooperatif için yeniden ihya kararı almanın hukuki yanı da yoktur. Bu nedenle açılan veya açılacak bir dava ile sınırlı olarak, ihya kararı verilmesi, tasfiye kurumunun ruhuna uygun değildir..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2021 tarih 2017/11-3184E. 2021/1107K. sayılı kararında; "... geçici 7. madde kapsamında ticaret sicil müdürlüğünce münfesih sayılarak re’sen terkin edilen bir şirketin aynı maddenin 15. fıkrası kapsamında ihyasına yönelik olarak açılan davada, gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde verilecek ihya kararı, niteliği gereği terkin işleminin iptaline ilişkin olması nedeniyle TTK’nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamına girmeyeceğinden, ihya kararı yanında şirkete tasfiye memuru atanması gerekmez. Ancak geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur..." denilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2021 tarih 2021/6201E. 2021/2362K. sayılı kararında; "...Mahkemece hukuka uygun terkin işlemi yapmayan davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de; davalının eldeki davada yasal hasım konumunda bulunduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş olmakla birlikte yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen re’sen terkin işlemi sonrasında ortaya çıkan hukukî ihtilafların çözümü ve sonlandırılması amacıyla şirketin ihyasının gerektiği bir durumda geçici 7. maddenin 15. fıkrasına dayalı olarak açılan ihya davasında, terkin edilen şirkete ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması zorunludur (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2024 tarih 2024/221E. 2024/758K. sayılı kararı). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih 2023/11-340E. 2023/1236K. sayılı kararında; "... 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince bir şirket hızlı bir tasfiyeyle veya bazı hâllerde tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden silinmiş olsa da 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi mümkündür. Hatta davacı 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasını talep etse de dava açmadaki amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince verilecek ek tasfiye ile ulaşabilecekse 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olup olmadığının tespit edilmesinde ve şirketin ihyası kapsamında terkin işleminin iptaline karar verilmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Böyle bir durumda mahkemece, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzeniyle ilgili olmadığı hususu da gözetilerek davacı tarafından şirketin ihyası talep edilmiş olsa dahi şartlar oluşmuş ise 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirketin ek tasfiyesine karar verilmelidir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edilen kooperatifin ihyası istemi ile dava açmıştır. Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Kooperatifinin sicil dosyasının incelenmesinde; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun Geçici 7. Maddesi kapsamında münfesih sayılarak, şirketin kaydının ... tarihinde resen terkin olunduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. madde kapsamında münfesih olan veya sayılan şirketin tespitinden sonra aynı madde kapsamında işlem yapılabilmesi ise, maddede belirtilen usule uygun şekilde ihtar ve ilanın yapılmış olmasını gerektirmektedir (geçici m. 7/4-a). Bunun için tespit edilen şirketlerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve ticaret sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar gönderilmesi, ihtarın ulaşmadığı durumlarda da tebligat yerine geçmesi için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanın yapılması öngörülmüştür. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanmalıdır. Münfesih sayılan kooperatifin niteliği ve münfesih sayılma sebebine göre geçici 7. madde kapsamında izlenecek olan prosedüre aykırı şekilde gerçekleştirilen terkin işlemi usul ve yasaya aykırı olarak kabul edilerek iptal edilebilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. madde kapsamında münfesih olan veya sayılan şirketin tespitinden sonra aynı madde kapsamında işlem yapılabilmesi ise, maddede belirtilen usule uygun şekilde ihtar ve ilanın yapılmış olmasını gerektirmekte ise de dava konusu kooperatife ve yetkililere tebligat çıkarıldığına dair sicil dosyasında kayıta rastlanılmamıştır. Başka bir ifade ile şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilmeleri düzenlenmişken Anayasa Mahkemesinin 22/06/2023 tarihli 2023/33E. 2023/117K. sayılı kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesinde yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi iptaline karar verilmiştir. Başka bir ifade ile ihyası istenilen şirketin usulüne uygun silinmediği, kooperatifin ihyasından hukuki menfaati olan davacının şirketin ihyasını talep ettiği anlaşıldığından, davacı 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek kooperatifin ihyasını talep etse de dava açmadaki amacına 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince verilecek ek tasfiye ile ulaşabilecekse 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi gerektiğinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih 2023/11-340E. 2023/1236K. sayılı kararı) terkin edilen şirketle ilgili oluşan ihtilafın çözümüyle sınırlı olarak verilecek olan ihya kararı, niteliği itibariyle ek tasfiye kapsamında verilen bir karar olduğundan TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca ihya kararıyla birlikte ek tasfiye işlemlerini yürütmesi için tasfiye memuru atanması gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE; 2. Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Kooperatifinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E. sayılı dosyası işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, SİCİLE YENİDEN KAYDINA, 3. Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, ihyasına karar verilen kooperatife ... ... (T.C: ...)'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, 4. Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, kararın Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü aracılığıyla tescil ve ilanına, karar kesinleştiğinde kararın bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Kararın kesinleşmesini müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK.'nun 341/1-a, 342 ve 345. maddeleri gereğince Mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile, ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/567, K. 2026/790, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-567-e-2026-790-k-7d578304365d