Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/35 E. 2026/181 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/35
Karar No
2026/181
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/35 KARAR NO : 2026/181

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2021/560 Esas - 2023/824 Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarihli ve 2021/560 Esas- 2023/824 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin eski eşi olduğunu, taraflar .... Aile Mahkemesi'nin 2019/20 Esas-2020/170 Karar kararıyla boşandığını, davalı taraf babasından kalan maaşı alabilmek için müvekkili ile evlenmekten imtina ettiğini, davalı taraf evliliğin teminatı olarak müvekkilinden 50.000,00.TL tutarında senet talep ettiğini, müvekkili de davalı tarafa güvenerek teminat senedini verdiğini, ancak gayri resmi birlikteliğin teminatı olarak verilen bu senet sonrası birliktelik 1 hafta sürdüğünü ve tarafların ayrıldığını, davalı taraf kendisine teminat amacıyla verilen senedi icra takibine koyduğunu, icra dosyası .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/6429 Esas dosya numarasını aldığını, takibin kesinleştiğini, müvekkili icra ve haciz baskısı altında toplam 4.650,00.TL tutarında davalı tarafa ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalı tarafa teminat amacıyla icra dosyasına konu senedi verdiğine ilişkin bilgi ve görgü sahibi tanıkları olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı müvekkilinin davalı tarafa karşı icra dosyasına dayanak olarak gösterilen senetten bahisle herhangi bir borcu bulunmadığını ve müvekkili tarafından icra ve haciz baskısı altında davalı tarafa yapılan toplam 4.650,00.TL tutarındaki ödemenin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı tarafa .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/6429 Esas dosyasında dayanak olarak gösterilen senetten bahisle herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/6429 Esas dosyasında haciz ve icra baskısı altında davalı tarafa yapmış olduğu 4.650,00.TL tutarındaki ödemenin yasal faizi ile birlikte tarafımıza iade edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda ispat külfeti davacıda olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını, müvekkilinin hiçbir aşamada davacı ile barışma ihtimali olmadığını, evliliğinin fiziksel ve psikolojik şiddet nedeni ile bittiğini, 05.04.2018 tarihinde davacı dava konusu senedi düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, davacı borçluya borcunu nasıl ödeyeceği sorulduğunda ise evlilik birliği içerisinde kooperatiften alınmış olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 435 ada 3 parsel C Blok 11/33 adresine kayıtlı taşınmazın tapusunun ferdileştirileceğini, bahsi geçen evi satıp müvekkiline olan borcunu ödeyeceğini, kalanı ile kendisine yeni bir ev alacağını belirttiğini, dava konusu senedin düzenlenme ve teslim edilme sürecinde davacı tanıklarının hiçbiri bulunmadığını, senedin ödeme gününde ödenmemesi üzerine senet taraflarından icraya konulduğunu ve davacı borçlu adına maaş haczi yollanarak senet tahsil edilmeye başlandığını, yapmış oldukları araştırma neticesinde davacı borçlunun kooperatiften almış olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 435 Ada, 3 Parsel, C Blok 11/33 adresindeki taşınmazın tapusunun müvekkil,nden mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak kooperatiften ağabeyi ... adına kayıt ve tescil ettirdiğini, bunun üzerinde taraflarından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/96 Esas sayılı dosyası ile muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davacının hukuka aykırı olarak davayı açtığını, davacının yazılı delil ile iddiasını ispatlaması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Davacı taraf menfi tespit istemini iki temele dayandırmıştır. İlk olarak davaya konu bononun gayri resmi birlikteliğin teminatı olduğu, ikinci olarak ise taraflar arasındaki borç ilişkisinin ahlaka aykırılık nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 27/1'deki düzenlemesine dayandırmıştır.TMK’nın “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” ifadesine yer verilmiştir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Davacı senetteki imzayı inkar etmemiş; davacı davalı ile gayri resmi birliktelik için teminat amacıyla söz konusu senedin alındığının beyan etmesi üzerine, her ne kadar senede karşı senetle ispat kuralı olsa da; senede karşı senet ile ispat kuralının mutlak bir kural olmayıp, ahlaka ve adaba aykırı bir sonuç için alınan senetler hakkında tanık dinlenebileceğine kararlar ışığında tanık dinlenildiği, tanıkların görgüye dayalı bir beyanlarının bulunmadığı anlaşılmıştırr. TBK 27/1 maddesine dayalı olarak senedin ahlaka aykırı sebeple verildiğinin ispatlanamadığı, kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetler olduğundan soyutluk prensibi gereğince bir kambiyo senediyle borç altına giren kimsenin, borçlu olmadığını iddia etmesi halinde bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu, senette nakden bedel kaydı olup davalının senedi talil ettiğine yönelik davacının senedin ahlaka aykırı amaçla gayri resmi birlikteliğin teminatı olarak verildiği iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafça icra dosyasına bir kısım ödemeler yapıldığı, kambiyo senedine konu borcun bulunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçluya düştüğü, davacı tarafça borçlu bulunmadığının ispatlanamadığı, öte yandan davacı delil listelerinde yemin deliline de dayandığından mahkememizce davacıya yemin delili hatırlatılmış olup, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıya barışma evliliğin teminatı amacıyla 50.000TL bedelli teminat senedi verildiğini, barışmanın gerçekleşmemesi üzerinden senedin iadesinin istendiğini ancak davalının iade etmediğini, tanık anlatımlarıyla senedin teminat amacıyla verildiğinin ispatlandığını, davalının senedin hangi alacak borç ilişkisine dayandığını ispatlanamadığını, bu nedenle davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, tarafların daha önce evliyken sonradan boşandıkları, davacı tarafça uyuşmazlığa konu bononun boşanmadan sonra davalının isteği üzerine nikah olmaksızın birlikte yaşamanın teminatı olarak verildiği iddia edilmiş ise de, bono üzerinde senedin ihdas nedeni olarak bedelinin "nakden" ahzolunduğu ibaresine yer verildiği, bu durumda senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği ispat yükü kendisine ait olan davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerekmekte olmakla birlikte, mahkemece davacının senedin ahlaka ve adaba aykırı bir sonucu elde etmek maksadıyla verildiğine ilişkin iddiasını tanık delili ile de ispat edebileceği kabul edilerek davacı tanıklarının duruşmada dinlenildiği, tanıkların tutanağa geçirilen beyan ve anlatımlarının görgüye dayalı olmadığı, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davacı tarafça iddialarının ispatı bakımından davalıya yemin teklif etmediklerinin beyan edildiği, bu durumda davacının davaya konu iddialarını ispat edemediği anlaşılmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan269,85TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.‬TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ... ¸

... Üye ... ¸

... Üye ... ¸

... Katip ... ¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/35, K. 2026/181, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-35-e-2026-181-k-70ad53e067ce