Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/44 E. 2026/176 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/44
- Karar No
- 2026/176
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/44 - 2026/176 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/44 KARAR NO : 2026/176
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : 2018/420 Esas 2022/691 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/420 Esas 2022/691 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, dava konusu konşimentolar kapsamında taşınan yüklerin tahliye limanında alıcı tarafından süresi içinde teslim alınmadığını ve gümrük işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle konteynerlerin zamanında iade edilmediğini, bu nedenle konşimentoda öngörülen 10 günlük free-time süresinin aşılmasıyla konteynerler için detention ücretlerinin işlemeye başladığını, davalının bir kısım ödeme yapmasına rağmen konteynerlerin teslim alınmaması ve sonrasında gümrük makamlarınca yüklere el konularak müsadere edilmesi nedeniyle demuraj ücretlerinin konteynerler taşıyana iade edilinceye kadar devam ettiğini, müvekkili yapılan ödeme mahsup edildikten sonra 23.874 Euro tutarında konteyner demuraj borcunun kaldığını ve davalının bu bedeli ödemediğini iddia ettiğini, ayrıca davalının konşimentoda taşıtan sıfatıyla yer aldığını, konşimento hükümleri ile TTK'nın 1200 ve 1207. Maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden doğan navlun, lokal masraflar ve demuraj dahil tüm ücretlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek söz konusu demuraj bedelinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, müvekkili firmanın böyle bir borcunun olmadığını, davanın tarafının müvekkili olmaması bir tarafa davanın zaman aşımına uğradığını, davanın yurt dışı emtia alıcısına açılmasını gerektiğini, davacı tarafın elektronik yolla göndermiş olduğu e-faturaya karşılık olarak iade faturası gönderdiklerini ve elektronik ortamda iade ettiklerini, faturanın içeriğinde itirazın da bulunulduğunu ve faturanın kabul edilmeyerek müvekkili tarafça iade edildiğini, söz konusu konşimento içeriğinde müvekkili firmanın sorumluluğunu gerektiren ayrı ayrı imzalı kabulü veya cirosunun bulunmadığını, gönderilenin emtiayı teslim almakta gecikmesi nedeni ile ürünlerin müsadere edildiğinden bu olayda müvekkili firmanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ödenen bir demoraj bedeli var ise bu bedelin müvekkilinden talep edilebilme şartlarının oluşmadığını öne sürdüklerini, netice itibarıyla davanın yurt dışı emtia alıcısına açılması gerektiğini, bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davalının dosya kapsamında taşıtan sıfatına haiz olduğunu, satıcı ve alıcı arasında teslim şartının CFR teslim şartı olduğunu, TTK m. 1200 gereğince kural olarak navlun ve demuraj borcunun taşıtana ait olduğunu, tarife ile konşimento arasında çelişki olduğu halde konşimentonunu uygulanacağını, davalı tarafın sözleşme kurulurken tarifeden haberdar olduğunun anlaşıldığını, ... nodu Konşimento ile nakli gerçekleşen dava konusu ..., ..., ..., ... ve ... nolu toplam 5 adet 40'lık konteynerin dava dışı alıcısı olan ... Ltd. firması tarafından teslim alınmamış olması nedeniyle oluşan konteyner demuraj bedelinden davalının sorumlu olduğunu, ... nolu 7.056,48 euro bedelli fatura, ... nolu 280,08 euro bedelli fatura, ... nolu 8.988,41 euro bedelli fatura, ... nolu 9.050,00.euro bedelli fatura toplamından davalı tarafça ödenen 9.050,00.euronun mahsubu ile bakiye 23.0874,00 Euro alacaktan davalının sorumlu olduğu, iş bu yönde alınan 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin demuraj alacağından sorumlu tutulmaması gerektiğini, dosyadaki konşimentolarda müvekkili firmanın imzasının bulunmadığını ve demuraj tarifesinin müvekkiline ayrıca bildirilmediğini, davanın yurt dışı emtia alıcısına açılması gerektiğini, söz konusu konşimento içeriğinde müvekkili firmanın sorumluluğunu gerektiren ayrı ayrı imzalı kabulü veya cirosunun bulunmadığını, gönderilenin emtiayı teslim almakta gecikmesi nedeni ile ürünlerin müsadere edildiğinden bu olayda müvekkili firmanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ödenen bir demuraj bedeli var ise bu bedelin müvekkilinden talep edilebilme şartlarının oluşmadığını, kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçları bulunmadığını, derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğunun somut ve kesin delillerle ispatlanamadığını savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, demuraj ücretinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; işbu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, dava dosyasına sunulan ... no.lu Konşimento içeriğine göre, gönderen/ taşıtanın davalı taraf olduğu, davacı tarafın yükün taşıyanı konumunda olduğu, yük alıcısının ise dava dışı ... Ltd. Firması olduğu anlaşılmaktadır. Navlun sözleşmesi, bir tarafında taşıyanın diğer tarafında da taşıtanın bulunduğu, taşıyanın denizyoluyla (gemiyle) eşya (yük) taşımayı, buna karşılık taşıtanın da bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmelerdir. Taşıyanın gemiyi yükleme veya boşaltma limanında geminin belirlenen starya süresini aşacak şekilde fazladan bekletmesinin karşılığı olarak akdi süre olarak nitelendirilen ve taraflarca navlun sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan (Sözleşmede starya süresinin belirlenmemiş veya belirleme sayılmayacak ifadeler kullanılmış olması halinde ise TTK madde hükmüne göre liman kurallarına yoksa oradaki teamüle, bu da yoksa halin icabına uygun bir süre ) süreye sürastarya denilmektedir. Boşaltma süresi sözleşme ile belirlenmemişse, boşaltmanın yirmi dört saatlik kesintisiz çalışma ile yapılması hâlinde ihtiyaç duyulacak süre, boşaltma süresi olarak kabul edilir. Bu süre hesaplanırken, boşaltmanın yapılacağı liman, taşımayı yapan gemi, boşaltma tesis ve araçları ve eşyanın niteliği ile birlikte, boşaltma limanı düzenlemeleri ve yerel teamül göz önünde bulundurulur.Sürastarya süresinin özelliği, bu süreyi kullanması durumunda taşıtanın taşıyana bir ücret ödemekle mükellef olmasıdır. Anılan süre için "sürastarya parası" ya da diğer adıyla demuraj tahakkuk etmekte olup bu bedel taşıyan tarafından taşıtandan tahsil edilmektedir. TTK 1200.maddesine göre ‘‘Navlunun borçlusu taşıtandır.’’ ve TTK m 1207 (1) “ Gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. (2) Eşyanın taşıtan tarafından teslim alınmasında boşaltmayla ilgili hükümler, gönderilen yerine taşıtana geçmek suretiyle uygulanır.’’ şeklindedir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, ... no.lu Konşimento ile nakli gerçekleşen dava konusu toplam 5 adet 40’lık konteynerin dava dışı alıcısı olan ... Ltd. firması tarafından teslim alınmamış olması nedeniyle TTK m 1200. ve 1207.maddesi hükümleri uyarınca navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusunun navlun sözleşmesinin tarafı olan davalı taşıtan olduğu, davalının demuraj tarifesinden haberdar olduğu, demuraj tarifesine göre yapılan hesaplamada davacının davalıdan 32.924,00 Euro tutarında demuraj alacağının olduğu, davalı tarafından 9.050,00 Euro demuraj ücretinin öncesinde davacıya ödendiği, davalı tarafından ödenen diğer ücretlerin başkaca kalemlere ilişkin olması sebebiyle mahsubunun uygun olmadığı, ödenen bu bedelin mahsubu sonrası davacının 23.874,00 Euro alacağı bulunduğu anlaşılarak ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalı tarafın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.651,89.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.163,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.488,89.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır