İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/506 E. 2026/806 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/506
Karar No
2026/806
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/506 Esas - 2026/806

T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/506 Esas KARAR NO : 2026/806

HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki dolayısıyla; davalı, müvekkili şirkete borçlandığını, ancak borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında bulunan ticari iş gereği müvekkili şirket davalıya birtakım mallar sattığını ve aralarında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, taraflar arasındaki şifahi anlaşma ve ticari teamüle göre; davalıya satılan malların bedelinin döviz endeksli olarak (merkez bankası’nın uyguladığı amerikan doları-usd kuru üzerinden) hesaplanacağını, faturaların vade tarihindeki kur üzerinden düzenleneceği ancak vadesinde ödeme yapılmaması halinde türk borçlar kanunu’nun 99. maddesi uyarınca fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden satış bedelinin ödeneceğini, dolayısıyla vadesinde ödeme yapılmaması üzerine ortaya çıkacak kur farkından davalının sorumlu olduğu kararlaştırıldığını, vergi usul kanunu’nun 215. maddesi uyarınca satış bedelinin vade tarihindeki kura göre türk lirası karşılığı üzerinden faturalar düzenlendiği ve faturaların üzerine vade tarihindeki merkez bankası kur oranın da ayrıca belirtildiğini, bu faturaların davalıya gönderildiğini, davalının da hesap mutabakat formlarını kabul edildiğini gösterir şekilde kaşeleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, ancak davalı bu faturalara yasal süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, bu fatura bedellerini vadesinde ödemediğini, davalıya karşı işbu dava öncesinde kayseri 2. asliye ticaret mahkemesi 2017/1059 esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, açılan davada bilirkişi raporuyla alacaklarının sabit olmasına rağmen daha sonrasında alacağın faturaya ilişkilendirilmesi ve ilişkilendirilen faturalardan sonrasında ödeme olması sebebiyle davanın reddedildiğini, ancak anılan dosyayla da sabittir ki davalının müvekkiline cari hesaptan kaynaklı borcunun bulunmadığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, tüm bu izah edilen nedenlerle; takibe devam edebilmek için, açıklanan nedenlerle davalı/borçlunun, davacı/alacaklıya borçlu olduğunun tespiti ile davalı tarafından kayseri genel icra müdürlüğü 2023/69086 e. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalı/borçlu aleyhine, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; taraflar arasında aynı alacağa ilişkin Kayseri 2. ATM'nin 2017/1059 esas sayılı davasının cereyan ettiğini, mahkeme tarafından reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, taraflar arasında kesin hüküm olduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın alacağın cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, iddia ettiğini, taraflar arasında böyle bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takip tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari/açık hesap sonucuna dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizde 2024/786 Esas sayısıyla görülen davada, kesin hüküm dava şartı yokluğu kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar varilmiş; bu karar istinaf edilmiş; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2025/858 Esas 2025/986 Karar sayılı ilamı ile karar kaldırılmakla; 2025/506 Esas numarası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2023/69086 esas sayılı dosyası ile 28/07/2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 40.974,78 TL bedelli fatura olmak üzere toplam 40.974,78 TL alacak talep edildiği, takibin dayanağı olarak cari hesap belirtildiği görülmektedir. İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında hak düşürücü süre 1 yıl olup bu süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlamaktadır. {İİK m.67} Somut olayda davanın süresinde açıldığı görülmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinde; iş bu davanın davacının davalıya karşı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1059 esas 2019/49 karar sayılı dosyasında üç adet faturadan ötürü alacak talebinde bulunduğu, faturaların davacı tarafından 27.03.2018 havale tarihli dilekçe ile somutlaştırıldığı, yargılamanın bu üç fatura üzerinden devam ederek karar tesis edildiği anlaşılmıştır. Burada takipte ise davacının cari alacak talebinde bulunduğu anladığından davanın esasına girilmiştir. Mahkememizin 27/11/2025 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; Her iki taraf şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla 16/12/2025 günü, saat 10:00'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen fatura ve cari hesabın taraf şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu alacağa konu ödemenin davacıya yapılıp yapılmadığı hususunda kayıt bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıya alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Derdest davada davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine dayalı olarak davalıdan 40.974,78 TL tutarında asıl alacak talep ettiğini, takip dayanağı olarak cari alacak gösterildiğini, davacının ve davalının ticari kayıtları incelendiğinde davacı tarafça davalıya 2016 ve 2017 yıllarında düzenlenen 122.255,41 TL tutarındaki faturanın ispatlandığı değerlendirildiğini, tarafların birbirini teyit eden ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 88.675,28 TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmakta olup bu hususta taraf ticari kayıtları birbirini teyit ettiğini, davacının ispatlanan faturalarından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan 122.255,41 TL – 88.675,28 TL = 33.580,13 TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, bu tutar davalının ticari defterlerinde de davacıya borç olarak gözüktüğünü, davacı tarafça davalıya düzenlenen 02.05.2017 tarihli 7.208,15 TL tutarlı kur farkı faturası davalıda kayıtlı olmadığını, bu faturaya dayalı kur farkı tutarının ispatlanamadığı değerlendirildiğini, zira, düzenlenen faturaların tamamı yabancı para birimi üzerinden değil Türk lirası üzerinden düzenlendiğini, davalının davacıya düzenlediği 2 adet fiyat farkı faturası bulunmaktadır ve toplam tutarı 32.639 TL olduğunu, bu faturalar da davacıda kayıtlı olmadığını, bahse konu faturaları ispatlayan herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı bildirilmiştir. Mahkememizin 16/04/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdi ile; kesin hüküm iddiasına konu mahkememizin 2017/1059 esas 2019/49 karar sayılı dosyasında dava konusu alacak ile eldeki davaya temel icra dosyasına konu alacağın aynı olup olmadığı, net olarak tespit edilmesi ve rapora karşı itirazların değerlendirilmesi bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacının kök rapora yönelik itirazları ve davalının kesin hüküm iddiasının yeniden incelendiğini, yapılan incelemeler neticesinde kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik söz konusu olmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, cari/açık hesap sonucuna dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, takip konusu cari hesap sonucunda ortaya çıkan alacağın davalı tarafından ödenmediğini beyan etmiştir. Davalı taraf kesin hüküm dava şartı yokluğundan davanın reddini istemiş, aksi halde taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığından davacının iddiası gereği alacağını ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur. Tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Tarafların defterleri tasdikli olup delil niteliğindedir. Davacının ve davalının defterlerinde takip konusu cari/açık hesap sonucunda 122.255,41-TL'lik alcağın kayıtlı olduğu; yine iki taraf ticari defter kayıtlarında 88.675,28-TL ödeme kaydının mevcut olduğu görülmüştür. Bu bakımdan davacının cari/açık hesap tetkiki ve bilirkişi incelemesi sonucunda 33.580,13-TL'lik alacağını ispat ettiği kabul etmiştir. Davacı tarafından düzenlenen kur farkına dair faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, tüm faturaların yabancı para üzerinden düzenlenmediği, davacının başkaca delil ikamesi sağlayamadığı görülmüştür. Neticede davacının cari/açık hesap sonucunda başlattığı icra takibine konu alacak vakıasını her iki taraf defter kaydı ve bilirkişi delili ile kısmen ispat ettiği (HMK m.190) görülmekle kabul edilen miktar bakımından sübut bulan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine, kabul edilen alacak miktarı taraf defterlerinde kayıtlı ve likit olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2023/69086 esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; 33.580,13-TL bakımından TAKİBİN DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın (33.580,13-TL) %20'si tutarında olmak üzere 6.716,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.293,85-TL karar ve ilam harcından, 494,88-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.798,97-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 494,88-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı toplamı 922,48‬-TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 60,80-TL, posta ve tebligat masrafı 649,00-TL, bilirkişi ücreti 6.500,00-TL, istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.683,10-TL olmak üzere toplam 8.892,90-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 7.288,01-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan; 60,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 10,83-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 33.580,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzreninden hesap ve taktir olunan 7.394,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 563,07-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 2.556,93-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

11-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/506, K. 2026/806, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-506-e-2026-806-k-d39260134d5b