İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/512 E. 2026/837 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/512
Karar No
2026/837
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/512 Esas - 2026/837 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/512 Esas KARAR NO : 2026/837

HAKİM : KATİP

DAVACI VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ulusal çapta et ve et ürünleri ticareti yapan basiretli bir tacir olduğunu, bu kapsamda yine kendisi gibi tacir olan ve Kayseri'de Pastırma işleri yapan davalı tarafa 26/02/2025 tarihinde 149.352,00TL tutarında dana antrikot ve 181.764,00TL tutarında dana Kontrafile satmış ve bu satışa ilişkin olarak toplam 334.427,16TL tutarlı BRN2025000000002 nolu faturayı düzenlemiş olduğunu, 07/03/2025 tarihinde davacının, davalıya yine 472.906,00TL tutarında Dana Kontrafile ile 96.264,00TL tutarında dana antrikot satmış ve bu satış işlemine ilişkin olarak da toplam 574.861,70TL tutarlı BRN2025000000003 nolu faturayı düzenlemiş olduğunu, davalı tarafın davacı tarafından düzenlenen faturalara ilişkin herhangi bir itirazda da bulunmadığını, davalı işbu satış işlemlerine ilişkin olarak davacıya takipten önce 28/03/2025 tarihinde 176.000,00 TL ve 09/04/2025 tarihinde 151.470,00 TL olmak üzere toplamda 327.470,00 TL tutarında ödeme yapmışsa da ilk faturadan kalan 6.957,16 TL ve 2. Faturadan kalan 574.861,70TL tutarların toplamı olan 581.818,86 TL'yi müvekkile ödememiş olduğunu, davacının, davalı taraf adına iş ve işlemleri yürüten davalının eşi ile kalan borcun ödenmesi için defalarca kez konuşmasına rağmen davalı taraf ve eşinin, davacıya sürekli olarak oyalamış olduğunu, nitekim yukarıda da bahsedildiği üzere bu sürecin sonucunda taraflarınca 21/04/2025 tarihinde kalan toplam olan 620.107,01 TL'lik alacak için Kayseri İcra Müdürlüğünde 2025/20827 Esas sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu ancak dosya borçlusu davalıya, ödeme emri usulüne uygun olarak 27/04/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen icra dosyasına herhangi bir ödeme de olmadığını, bununla beraber davalı borçlunun mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialarla takibi geciktirmek amacıyla icra dosyasındaki borca, faize ve tüm ferilerine 02/05/2025 tarihinde kötü niyetle itiraz etmiş olduğunu, bu haksız itiraz neticesinde icra dosyasında takip borca itiraz nedeniyle durmuş olduğunu, davalı tarafın işlerini yürüten eşi, icra dairesine yapmış oldukları itiraz sonrası davacıyı arayarak "Sen bu işleri hukuki yolla çözmeye çalışırsan senelerce beklersin, ben sana bekle kaçmıyoruz dedim" gibi ifadelerde bulunarak itirazın açıkça kötü niyetli olduğunu davacıya karşı da deklare etmiş olduğunu, davalı tarafın, yapmış olduğu itiraza rağmen davacının girişimleri sonrası 08/05/2025 tarihinde 215.000,00 TL ve 12/05/2025 tarihinde 141.000,00 TL olmak üzere toplamda 356.000,00 TL daha ödeme yapmış olduğunu, davalı tarafın kalan bakiyeyi ödememesi üzerine taraflarınca 05/05/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının, davacı şirketten bahse konu malı aldığı ticari defter kayıtları, faturalar ve dekontlardan açıkça anlaşılmakta olduğunu, keza davalı tarafın göndermiş olduğu ödemelerin açıklamasına fatura numaralarını girmiş olduğunu, bu hususun dahi davalı tarafın faturaları ve aradaki ticari ilişkiyi kabul ettiğinin göstergesi olduğunu, davalı taraf zaman kazanmak amacıyla taraflarınca başlatılan takibe kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup itirazın iptali gerekmekte olduğunu ayrıca icra dosyasındaki alacak miktarı likit olup davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın tahsili gecikmiş olduğunu, dolayısıyla davalı borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ettiklerini, hal böyle olmakla, yukarıda belirtmiş oldukları ve Mahkemece re’sen takdir edilecek hususlar çerçevesinde haksız ve hukuka aykırı olarak durdurulan icra takibinin devamı ve itirazın iptali için huzurdaki davayı açma gereği doğmuş olduğunu, davalı borçlu şirketin, davacıya borcu bulunmadığına dair iddiasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve soyut bir iddia olduğunu, zira karşı tarafın itirazına herhangi bir somut dayanak gösterememiş ve dosyadaki iddiasını destekleyen herhangi bir delil de sunmamış olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından kesilmiş faturalar ve borç söz konusu iken davalı tarafın davacıya herhangi bir borcu olmadığı yönündeki tahsile engel, süreyi uzatmak amaçlı itirazı usul ve yasaya aykırı olup iptali gerekmekte olduğunu, gelinen noktada davalı borçlunun, söz konusu icra dosyasına haksız ve hukuksuz olarak itiraz ettiğini, yapmış olduğu haksız ve hukuksuz itiraz sonrası da toplamda 356.000,00 TL daha ödeme yapmış olduğunu, bu doğrultuda kalan miktar üzerinden takibin devamını ve itirazın iptalini Mahkemeden arz ve talep ettiklerini, davacının alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/20827 Esas Sayılı İcra Dosyasında İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, %20'den az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın talepleri usul-yasaya aykırı olup reddi yönünde karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı düzenlenen faturaların, alacağın ispatı anlamına gelmemekte olduğunu ve faturanın, davalıya tebliğ edilmediği gibi faturada belirtilen malların davalıa teslim edilmemiş olduğunu, bilindiği üzere faturaların tek taraflı olarak düzenlemekte ve düzenlenmesi için karşı tarafın onayı aranmamakta olduğunu, Faturanın, yalnızca satıcı tarafından düzenlenen bir belge olduğu için, alıcının açıkça kabul etmediği durumlarda tek taraflı beyan olarak değerlendirilebileceğini, bu nedenle, faturanın delil değerinin sınırlı olduğunu, TTK-21/2'ye göre itiraz hakkının kullanılabilmesi için faturanın alıcıya tebliği gerekmekte olduğunu, tek taraflı düzenlenen faturanın varlığını ve içeriğini bilmeyen alıcının faturaya itiraz edebilmesinin mümkün olmadığını ayrıca faturada belirtilen malların alıcıya mutlaka teslim edilmesi (sevk irsaliyesi vs. ile) gerekmekte olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/7253 Esas, 2021/12178 Karar sayılı kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın şekli” başlıklı 230. maddesinin 5 numaralı bendinde, fatura bulunsun veya bulunmasın mal hareketinin mutlaka sevk irsaliyesine bağlanması mecburiyeti getirilmiş olduğunu, Sevk irsaliyesinin aynı zamanda malın teslimini ispatlayan belge olduğunu, somut olayda davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş faturalar mevcut olup malın teslimine ilişkin kanunda (VUK-230/5) zorunlu tutulan sevk irsaliyesi veya başkaca herhangi bir evrak davacı tarafından sunulmadığını ayrıca faturanın davalıya tebliğ/teslim edilmediği için fatura içeriğine karşı TTK-21/2'de belirtilen itiraz hakkını kullanabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle malın teslimine ve faturanın tebliğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından tek taraflı düzenlenen fatura alacağın ispatı anlamına gelmemekte olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin icra tehdidi altında baskıyla yapılmış olup bu ödemelerin iadesini isteme haklarını saklı tuttuklarını, davalı saygın bir iş insanı olup ticari itibarına hiç bir şekilde zarar gelmemesi adına icra tehdidi altında haricen yapılan ödemelerin geri alınmasına ilişkin TBK-78 "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmü uyarınca dava açma hakkını saklı tuttuklarını belirterek, davalı tarafından yapılan ödemelerin, icra dosyasındaki borcu kabul anlamına gelmediğini, icra dosyasına yapılan itirazlardan da anlaşılacağı üzere borcu kabul etmediklerini, yukarıda detaylı olarak belirtikleri üzere borcun ispatı gerçekleşmediğinden yapılan ödemelerin iadesine ilişkin tüm dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, asıl alacağı kabul etmemekle birlikte işletilen faiz ve diğer fer'ilerin de usul-yasaya aykırı olduğunu, takip talebinde her ne kadar Yıllık % 53,25 ticari temerrüt faizi (TTK.m.1530/7) oranı talep edilmiş ise de belirtilen faiz oranını ve borca ilişkin diğer tüm ferilerini kabul etmediklerini, usul-yasaya aykırı olan asıl alacağa işletilen faiz ve diğer tüm ferilerin de usul-yasaya aykırı olduğunu belirterek, Haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/20827 Esas Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kocasinan, Gevhernesibe ve Mimarsinan Vergi Dairelerine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/20827 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının Baranoğlu Et Ve Et Ürünleri Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlunun Hatice Polat olduğu, takibin toplam 620.107,01 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 26/11/2025 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince davacının defterlerinin incelenmesi için İstanbul'a talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve 05/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Yukarıda arz edildiği üzere; Baranoğlu Et Ve Et Ürünleri Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi firmasının defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu şirketin Hatice POLAT’dan 30.09.2025 tarihi itibariyle 225.818,86.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/04/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince davalının defterlerinin incelenmesine yönelik karar verildiği ve 08/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalının ticari defterleri ile davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunun tetkikinden ulaştığımız bulgular şöyledir: 1. Davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Bu faturaların davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Söz konusu faturalar toplamı 909.288,86 TL’dir. 2. Davalının davacıya takipten önce 327.470 TL ödeme yaptığı taraf ticari defterleri ile sabittir ve bu konuda bir ihtilaf yoktur. Buna göre takip tarihi itibariyle davacı alacağı 909.288,86 TL – 327.470 TL = 581.818,86 TL olarak hesaplanmaktadır. 3. Davalının takipten sonra davacıya yaptığı ödeme tutarı 356.000 TL’dir ve bu konuda da taraf defterleri birbirini teyit etmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde davalının yaptığı ödemeyi takip tutarından düşerek kalan bakiye yönünden takibin devamını talep etmiştir. Davalı lehine olan bu talebe göre davacının alacağı 581.818,86 TL – 356.000 TL = 225.818,86 TL olacaktır.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Dava konusu talep yönünden Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için yazılan müzekkereye Gevher Nesibe Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği ve davalının bilanço usulü defter tuttuğu ve tacir olduğunun belirtildiği görülmekle Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için taraf defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve davacının adresi itibari ile talimat yazılarak bilirkişiden 05/03/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, Baranoğlu Et Ve Et Ürünleri Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi firmasının defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu şirketin Hatice POLAT’dan 30.09.2025 tarihi itibariyle 225.818,86.-TL alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalının defterlerinin incelenmesi üzerine alınan 08/06/2026 tarihli raporda, davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, söz konusu faturalar toplamının 909.288,86 TL olduğu, davalının davacıya takipten önce 327.470 TL ödeme yaptığının taraf ticari defterleri ile sabit olduğu, buna göre takip tarihi itibariyle davacı alacağının 909.288,86 TL – 327.470 TL = 581.818,86 TL olduğu, davalının takipten sonra davacıya yaptığı ödeme tutarının 356.000 TL olduğu ve bu konuda da taraf defterleri birbirini teyit etmekte olduğu, davalı lehine olan bu talebe göre davacının alacağının 581.818,86 TL – 356.000 TL = 225.818,86 TL olduğunun belirtildiği görülmekle, her iki tarafın defter kayıtlarının takip konusu 225.818,86 TL asıl alacak miktarı yönünden birbiri ile uyumlu olduğu ve davacının asıl alacak yönünden davasında haklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil olmadığından faiz talebi yerinde görülmemiş ve böylece, DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/20827 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 225.818,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 225.818,86 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/20827 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 225.818,86 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 225.818,86 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 15.425,69 TL karar ve ilam harcından 1.409,75 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 14.015,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.409,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.025,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 800,00 TL tebligat, posta, yazışma gideri, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.300,00 TL yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 8.806,79 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 38.288,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın kabul oranına göre belirlenen 3.933,13-TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) davanın red oranına göre belirlenen 666,87-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/512, K. 2026/837, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-512-e-2026-837-k-d7303cae70c0