İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1180 E. 2026/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1180
Karar No
2026/740
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1180 Esas - 2026/740 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1180 KARAR NO: 2026/740

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR: VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacılara ait ..... plakalı araç ile davalının sigortalısı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın 25/10/2023 tarihinde çarpışmaları sonucu meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle bakiye pert bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili ile kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, görev itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise davaya konu kazaya ilişkin olarak davacı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zaman aşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerçek zarar ilkesine göre hesaplama yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalı sigortalısı ....' e ait ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan bakiye pert bedeli ile araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Yine davalı vekili tarafından mahkememizin görevine yönelik itirazda bulunulmuş ise de; davalıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları, davalı sigorta şirketine yöneltilen davada mahkememizin görevli olduğu, dolayısı ile davalı Merve Şirin aleyhine açılan davada da görevli olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı tarafından zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de kazanın meydana geldiği, ceza yargılamasının yapıldığı, haksız fiile konu edilen bir eylemin aynı zamanda ceza yasaları uyarınca suç oluşturması halinde TBK 72 maddesi gereği uzamış zamanaşımının söz konusu olacağı, taksirle yaralama suçuna ilişkin ceza zaman aşımı süresinin dolmadığı dikkate alındığında bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı tarafından bakiye pert bedelinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de;pert bedelinin tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmadığının kabulü gerekmiştir. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 14/05/2026 tarihli raporda, "Davacılara ait ...... plakalı otomobil sürücüsü .... ‘in, neden olduğu kazada, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 46/a-b-c bentleri, Madde 56/ a fıkrası,1.ve 2. Bendi ile Madde 84/f fıkrasında yer alan “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar." Şeklinde hükmedilen trafik kurallarına uygun davranmadığı için %100 (Yüzde Yüz) oranında Asli ve Tam Kusurlu olacağı, Davalı yan .... plakalı otomobil sürücüsü .....’ in, meydana gelen kaza olayının oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığı, kaza olayında kusursuz olacağı "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki tüm beyanlar ile raporları tetkik eder mahiyette olduğu görülmüştür. Raporun kusura ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerinde; "Dava dosyasında mevcut, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında olayın anlatımı, çizilen kroki, kazaya karışan taraf beyanları, görgü tanığı ifadeleri, aracın kazadan sonra çekilmiş hasarlı resimleri ve dosyada yer alan bilirkişi raporları incelenmiştir. Trafik kazasının, sürücü ..... ve yolcu ....’ ifadelerinde, yönetimindeki .... plakalı araç ile Çevre yolunun en sağ, sağdan 1. Şeridinde yaklaşık 90km hız ile seyrettiği esnada, ..... plakalı araç sürücüsü .....’ in arkalarından çarptığını ifade ettikleri, Sürücü ... ise yönetimindeki, ..... plakalı araç ile orta şeritten seyir halinde olduğunu, şeridinden hiç çıkmadığını, aracında şerit takip sistemi ve çarpma önleyici sistemin olduğunu, davacının ....... plakalı aracı ile aniden önüne manevra yaptığını ve frenleme yaptığını ancak frenleme mesafesinin yetersiz olması nedeniyle çarptığını ifade etmektedir. Trafik zabıtasınca olay yerindeki kaza fren, sürtünme izi, emare, kırılan parçalar ve çarpmanın etkisiyle yola akan araç dolum sıvıları titizlikle incelenerek olay hakkında belirttikleri kaza yeri ve çizmiş oldukları krokide çarpışma noktasının, yolun sağdan 2. Şeridinde meydana geldiği işaretlenmiştir. Bu veriler incelendiğinde, olayın oluşumu ile .... plakalı araç sürücü ..... ve yolcu ....’ ifadelerinde yolun en sağ şeridinde seyir halinde oldukları ve davalı aracının gelip arkadan çarptığı beyanları ile uygun düşmemektedir. Ayrıca davacı aracının yoğun alarak arka sağ kısmı hasarlanması, aldığı darbenin etkisi ile sola yaklaşık 49-50m savrularak geliş istikametine göre ters dönerek konumlanmış olması, davacı aracında mevcut hasarın meydana gelebilmesi için davacı aracının arka sağ kısımlarından, sağından yaklaşılarak çarpılması gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı aracı kontrolsüzce sola doğrultu değiştirme manevrası yaptığında, aracının yoğun olarak arka sağ kısımlarına, davalı aracının ön sol kısımları ile çarptığı değerlendirilmiştir. Davacı aracına arkadan düz şekilde çarpılması halinde, yoğun olarak aracın arka sağ kısmı hasarlanmayacak, araç aldığı darbe etkisi ile sola doğru savrulmayacağı, düz giderek ileride konumlanacağı kanaatine ulaşılmıştır. Kazanın, .... plakalı ....’ in yönetimindeki araç ile Çevre yolunun en sağ, sağdan 1. Şeridinde yaklaşık 90km hız ile seyirle kaza mahalline geldiğinde, solundaki şeritten gerisinden gelen araçları uyarmak için sinyal vermediği, geriyi görme aynalarından kontrol etmediği, sağ şeritten aniden dikkatsiz, kontrolsüz ve tedbirsizce manevra yaparak en sağ şeritten, orta ve en sol şeride doğrultu değiştirerek geçmeye çalıştığı esnada, aynı yönde, solundan orta şeritten düz seyirle ilerleyen Merve ŞİRİN yönetimindeki ... plakalı aracın seyir şeridini kapatarak, aracın takip mesafesini kısaltarak kazayı önlenemez kıldığı, aracın ön sol kısımları ile kendi aracının yoğun olarak arka ağ kısımlarına çarpmasına neden olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporlarından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, bilirkişi (Adli Trafik)....’ tan aldırılan 22.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan kusur değerlendirmesine, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 22.01.2026 tarihli raporunda yer alan 1. İhtimaldeki kusur değerlendirmesine tarafımdan katılmak gerektiği, Davacılar vekili tarafından Adli Trafik Bilirkişi,....’ den aldırılan 17.03.2025 tarihli uzman mütalaasında yer alan kusur oranlarında yapılan değerlendirmeye ve Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 22.01.2026 tarihli raporunda yer alan 2. İhtimaldeki kusur değerlendirmesine tarafımdan katılmamak gerektiği," belirtilmiştir. Davalının müşteki olduğu davaya konu kazaya ilişkin Ankara Batı ..... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacı araç sürücüsünün mahkumiyetine yönelik karar verilmiştir. Ceza Mahkemesi kararının incelenmesinde; " olay günü sanık ve müştekinin kullandığı araçların sanığın şerit değiştirme kurallarına riayet etmemesi nedeniyle çarpışması neticesinde müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, müştekinin olay nedeniyle şikayetçi olduğu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu ve olay sonrasında alınan rapora göre sanığın 0,17 promil alkollü olduğu anlaşılmakla, kandaki alkol oranının her bir saatte 0,15 promil azaldığı da dikkate alındığında olay anında sanığın daha yüksek bir ordanda alkollü olduğu anlaşılmakla, her ne kadar TCK 179 manasında suç oluşturacak kadar bir alkol oranı bulunmasa da sanığın yerleşik uygulamaya göre bilinçli taksir hali sayılabilecek derecede alkollü olduğunun kabulü" ile hüküm kurulduğu görülmüş, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararında da davacı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporunun ceza dosyasının kabulü ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının meydana gelen kazada davalının kusurunu ispat edemediği anlaşılmakla, tazminata hükmedilebilmesi için gerekli olan karşı tarafın kusuru ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ilam harcı ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere 1.347,40 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı ...... ve Davalı Sigorta Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.900,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, davalı ..... vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/09/2026

Katip ...... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1180, K. 2026/740, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1180-e-2026-740-k-2e49eda48710