İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/901 E. 2026/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/901
Karar No
2026/675
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/901 Esas KARAR NO : 2026/675

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... tarafından 07.05.2025 tarihinde Başakşehir Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... Mah. ... Cad.No:... Başakşehir adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında davacı idareye ait içme suyu hatlarına hasar verildiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasar için idare elemanlarınca hasar mahallinde inceleme ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedelinin faturalandırıldığını, davalı tarafından içme suyu hattına verilen hasarın giderilerek hasar bedelinin ödenmesi için davalıya İdarenin ..... tarihli ... sayılı yazısının tebliğ edildiğini ancak davalıya yapılan bildirime rağmen hasar bedellerinin ödenmediğini, müvekkili idare ..... İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin görev alanı (belediye imar sınırı ile mücavir alan) içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere .... sayılı kanun ile kurulmuş, tüzel kişiliğini haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında tekel manada yetkili ve görevli kılınan müvekkili idarenin, yetki ve kapsamına giren hizmet alanlarını ayrıntılı bir biçimde tanzim etmek ve kanunların tatbikini sağlamak amacıyla ve yine .... sayılı kanunun verdiği yetkiye müsteniden yönetmelik ve yönergeler tanzim ettiğini ve yürürlüğe koyduğunu, davalının sebep olduğu hasar nedeniyle İdarenin tabi olduğu mevzuat doğrultusunda zararı tazmin etme hakkı doğduğunu, ayrıca Borçlar Kanunu 49. maddesinin; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmüne amir olduğunu, bu itibarla davalının ... Müracaat Nolu Hesap Kartı gereği 5.448,48 TL asıl alacağı+KDV olmak üzere toplam 6.531,12 TL borcu bulunduğunu, hasar bedeline ilişkin olarak zorunlu dava şartı Arabuluculuk başvurusu yapılmış olup Ticari Uyuşmazlık olarak yapılan Arabuluculuk görüşmeleri sonucu“Görüşme Sonunda Anlaşmama” olarak .... tarihli Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini iddia ederek; fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 6.531,12 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ve avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının somut gerçeklere, usul ve yasaya aykırı bir dava olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davacının tesislerinin müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, dava konusu olaya müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiilinin neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmalarından kaynaklanmayıp müvekkili şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de iş bu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, davacı tarafın dava konusu zarar müvekkili şirketin neden olduğu yolundaki iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, zira davacı yanca işbu iddiasının ispatına elverişli somut hiçbir delil ibraz edilmediğini, öyle ki davacı yanca ibraz olunan hasar tespit tutanağı ve sair belgeler ile fotoğrafların, dava konusu hasarı ispat kabiliyeti bulunmadığını, hasar tespit tutanağı ve sair belgelerin müvekkili şirketin iştiraki olmaksızın davacı yanca tek taraflı olarak tanzim edildiğini ve taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu anlamda ispata elverişli objektif ve kesin somut bir delil vasfını haiz olmayan işbu hasar tespit tutanağı ve sair belgelere istinaden hüküm tesis edilemeyeceğini, yine davacı yanca sunulan fotoğrafların, hangi tarihte ve kim tarafından çekildiği belirsiz olup bu fotoğrafların da dava konusu hasarı ispat edecek nitelikte olmadığının açık olduğunu, öte yandan hasarın meydana geldiği tarihte müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde her ne kadar müteahhitliğini müvekkili şirketin yaptığı altyapı kazı çalışmaları sebebiyle söz konusu hasarın meydana geldiği belirtilmiş ise de belirtilen tarihlerde anılan mahalde müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen herhangi bir kazı çalışması bulunmadığını, açıklanan nedenlerle işletme müdürlüğü ekiplerinin herhangi bir altyapıya zarar verme imkanı bulunmadığını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, davacı yanın iddia ve taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu edilen fahiş mahiyetteki hasar bedelinin de kesinlikle kabul etmediklerini, davacı tarafından sunulan belgelerden ziyade yapılacak inceleme neticesinde davacının gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; alt yapı çalışması nedeniyle davacıya ait içme suyu hattında oluşan zarardan kaynaklı maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şirketin .... tarihinde "... Mah. ... Cad. No:... .../...." adresinde kazı çalışması yapıp yapmadığı, kazı çalışması yapıldığının tespiti halinde davacı kuruma ait içme suyu hatlarına zarar verilip verilmediği, hasar verilmiş ise hasar miktarı, davacının 6.531,12 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında zaman aşımı itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." TBK'nın 73/1.maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." TBK'nın 154.maddesinde; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1.Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse 2.Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" TBK'nın 156/1.maddesinde; "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar.", 157/2.maddesinde; "Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır. Eldeki dava yönünden zamanaşımı süresi 2 yıl olup, dava tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına (Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü) müzekkere yazılarak; .....tarihinde (... Mah. ... Cad. No:... ..../....) adresinde davalı tarafından herhangi bir kazı çalışması yapılıp yapılmadığı, kazı ruhsatı bulunup bulunmadığı, belirtilen adres ve tarihte ilgili güzergahta kazı ruhsatı bulunan ilgililerin ve kazı çalışmalarına ilişkin her türlü bilgi ve belgenin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; .... tarihli cevabi yazı ile AYBİS programı üzerinden yapılan incelemede davalı şirkete 534 metrelik "Kablosuz Enerji Transferi KET" kazısı için ..... tarihleri arasında ... AYBİS sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği hususunun bildirildiği, ayrıca bahse konu ruhsata ait kazı krokisi ve çalışma yapılan yerin güzergah fotolarının bir suretinin Mahkememize gönderilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından bildirilen tanık mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında," Ben yaklaşık 8 - 9 yıldır ....'de su kontrol personeli olarak çalışıyorum. Bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki yazı ve imza şahsıma aittir. O tarihlerde aynı bölgede elektrik çalışmaları vardı, .... yürüttüğü yüklenici firma Hipar'ın fiili olarak kazı yaptığı bir çalışma vardı, biz o gün 5 - 6 tane hasar tutanağı tuttuk, yapılan kazılarda ....'nin şube yolu hatlarına zarar verildiğini tespit ettik, ihbara istinaden olay yerine gittik, ben tespitimi yaptım, tespiti yaptıktan sonra arıza ekibi olay yerine yönlendirildi, tutanakta imzası bulunan ... arızayı gideren personeldir, tutanağı ben düzenledim yaza bana aittir içeriği doğrudur " demiştir. Mahkememiz dosyası, davacı tarafın iddiası, davalının savunması, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davalı şirketin .... tarihinde "... Mah. ... Cad. No:... ..../...." adresinde kazı çalışması yapıp yapmadığı, kazı çalışması yapıldığının tespiti halinde davacı kuruma ait içme suyu hatlarına zarar verilip verilmediği, hasar verilmiş ise hasar miktarı, davacı kurum tarafından tespit edilen hasar miktarının kadri marufunda olup olmadığı hususlarında yerinde inceleme yapılarak hükme ve denetime elverişli rapor düzenlenmek üzere İnşaat Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından ...... tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; .... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Dava dosyasına sunulan fotoğraflardan davaya konu boru hasarının kopan borunun iki yanından manşonlarla araya yeni borunun monte edilmesi yolu ile giderilmiş olduğu, dava dosyasına sunulan davacı kuruma ait Hasar Tespit Tutanağında ... Mah. ... Cad. No:... adresinde yer alan hasarın açıklaması olarak “Elektrik kazısı sırasında hatta zarar verilmiştir.” denilmekte olduğu ve bu belgenin altında “Görgü Tanığı” olarak bir vatandaşın imzasının alınmış olduğunun görüldüğü, dava dosyasına sunulan davacı kuruma ait 08.05.2025 tarihli İş Emri belgelerinden davacı kurum teknik ekipleri tarafından hasarın yaşandığı ... Mah. ... Cad. No:... Başakşehir adresinde 2 manşon ve P.E. boru ile Onarımının Yapılmış olduğu, bu belgede Açıklama kısmında “Elektrik Kazısı” yazmakta olduğu, İBBB Altyapı Koordinasyon Altyapı Müdürlüğü tarafından Mahkeme'ye gönderilen 19.01.2026 tarihli yazıdan ve ekinde yer alan belgelerden; davaya konu hasarın yaşandığı 07.05.2025 tarihini de kapsayacak şekilde 06.05.2025 — 22.05.2025 tarihleri arasında büyükşehir belediyesi tarafından davalı kuruma (davaya konu hasarın yaşandığı) ... Caddesinde Altyapı Kazı Ruhsatının verilmiş olduğu, dava dosyasına sunulan davacı kuruma ait 02.06.2025 tarihli standart Hasar Bedeli Hesap Çizelgesi belgesinde; davaya konu hasarın giderimi için içme suyu şebeke hattı üzerinde yapılan tamiratta 2 adet manşon ve polietilen boru olarak Malzeme Giderinin 2.929,84 TL + KDV olarak hesaplandığı, açıktan şube yolu onarımı olarak Yapılan İmalat Giderinin 2.240,65 TL + KDV olarak hesaplandığı ve Diğer Giderler adı altında da su tutarı olmak üzere 313,99 TL + KDV olarak hesaplandığı ve bu şekilde toplam giderin 5.484,48 TL + KDV(KDV dahil 6.531,12 TL) olarak hesaplanmış olduğu, yukarıda sıralanan belgeler ve fotoğraflar ışığında; davalı şirketin belediyeden almış olduğu Altyapı Kazı Ruhsatı çerçevesinde 07.05.2025 tarihinde ... Mah. ... Cad. No.... Başakşehir İstanbul adresinde kazı çalışması yapmış olduğu, bu kazı çalışması esnasında davacı kuruma ait içme suyu hatlarına zarar verilmiş olduğu, verilen bu zarar sonrasında şebekenin su sağladığı taşınmazlara bir an evvel suyun tekrar verilebilmesi için davacı kurum tarafından gerekli onarımların yapılmış ve bu onarımların maliyetlinin kurumun standart Hasar Bedeli Hesap Çizelgesi ile hesaplanmış olduğu, söz konusu hesaplamada kullanılan iş kalemlerinin ve miktarların davaya konu hasarın giderimi ile uyumlu olduğu ve hesaplamalarda yer alan fiyatların dönemin piyasa rayiçlerine uygun fiyatlar olduğu ve de sıralanan tüm bu sebepler ile davalı şirketin yapmış olduğu kazı çalışmalarında hasara uğradığı anlaşılan içme suyu şebekesinin tamir edilmesi sebebi ile hesaplanan KDV dahil 6.531,12 TL toplam giderin, dönemin piyasa rayiçlerine uygun kadri marufunda olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, neticeten yukarıda sıralanan belgeler ve fotoğraflar ışığında; davalı şirketin belediyeden almış olduğu Altyapı Kazı Ruhsatı çerçevesinde ..... tarihinde ... Mah. ... Cad. No:... Başakşehir İstanbul adresinde kazı çalışması yapmış olduğu, bu kazı çalışması esnasında davacı kuruma ait içme suyu hatlarına zarar verilmiş olduğu, verilen bu zarar sonrasında davacı kurum tarafından gerekli onarımların yapılmış ve bu onarımların maliyetlinin kurumun standart Hasar Bedeli Hesap Çizelgesi ile hesaplanmış olduğu, söz konusu hesaplamada kullanılan iş kalemlerinin ve miktarların davaya konu hasarın giderimi ile uyumlu olduğu ve hesaplamalarda yer alan fiyatların dönemin piyasa rayiçlerine uygun fiyatlar olduğu ve de sıralanan tüm bu sebepler ile davalı şirketin yapmış olduğu kazı çalışmalarında hasara uğradığı anlaşılan içme suyu şebekesinin tamir edilmesi sebebi ile hesaplanan KDV dahil 6.531,12 TL toplam giderin, dönemin piyasa rayiçlerine uygun kadri marufunda olduğu" değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TBK madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, .... tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı davalı şirketin "... Mah. ... Cad. No:... ..../...." adresinde alt yapı çalışması esnasında davacı kuruma ait içme suyu hatlarında meydana gelen hasar nedeniyle maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olduğu; davanın niteliği itibariyle meydana geldiği iddia edilen zararın ve zarara neden olan haksız fiilin ve haksız fiilin davalının kusurundan ileri gelip gelmediğinin ispatının davacı tarafta olduğu, davaya konu edilen eylemin ve zararın meydana geldiğinin iddia edildiği boru masrafları vb unsurların teknik bilgi gerektiren hususlar olup bilirkişi deliline başvurulmasının hukuken gerekli olduğu, davacı kurum çalışanları tarafından düzenlenen hasar evrakları, hasara ilişkin hasar mahallinde çekilmiş fotoğraflar doğrultusunda, dava ve takip konusu hasarın davalı şirket tarafından yapılan çalışmalar sırasında meydana geldiği, davalı şirketin meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, davacı yönünden ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya kapsamındaki belgelerden tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, davacının talep ettiği tutarların malzeme ve imalat giderleri kalemlerinden oluştuğu, malzeme ve imalat kalemlerinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, dosya kapsamındaki hasar evrakları, tanık beyanı, İ.B.B. yazı cevabı, fotoğraflar ve bilirkişi raporu birlikte gözetildiğinde hasardan davalının sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak; davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 6.531,12-TL'nin hasar tarihi olan 07/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.351,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 6.531,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026

Katip ... ¸¸

Hakim ... ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/901, K. 2026/675, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-901-e-2026-675-k-6a552066403e