İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/331 E. 2026/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/331
Karar No
2026/777
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/331 Esas KARAR NO : 2026/777

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirket ... Ltd. Şti., ... İli ... İlçesi sınırları içerisinde yer alan ...sayılı ...maden işletme ruhsatının sahibidir.Müvekkilin 27.04.2016 gün ve ... sayılı şikâyeti üzerine ... Jandarma Komutanlığının 14.08.2016 tarih ve ... konulu tespitinde ... ve...'ın tüm uyarılara rağmen kaçak döküme devam ettiğine yönelik tutanak hazırlanmıştır.28.06.2016 tarihli ... Jandarma Komutanlığının hazırlamış olduğu tutanakta ise; .... tarafından dökülen hafriyatın ... ait araçlar tutanakta ise; ... tarafından dökülen hafriyatın ... ait araçlar tarafından düzeltildiği tespit edilmiş ve İstanbul Valiliğinin ve ... Kaymakamlığının talimatlarına rağmen söz konusu araçlar bölgeden uzaklaştırılmamış kaçak hafriyat dökümü yapan şahıslara adli işlem başlatılmamıştır. 6.11.2015 tarihli Genel Müdürlük Oluru ile izinsiz döküm faaliyetlerinin derhâl durdurulması gerektiği ilgili idarelere bildirilmiş; buna rağmen ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın ... ve ... tarihli yazılarıyla izinsiz döküm faaliyetlerinin halen devam ettiği hususu Kaymakamlık ve ilgili kurumlara resmî olarak iletilmiştir. Devamında ... Kaymakamlığı’nın ... tarihli yazısı ile ... tarafından izin verilen alanlar dışında kalan döküm ve depolama faaliyetlerinin ivedilikle durdurulması açıkça talep edilmiş olmasına rağmen, hukuka aykırı faaliyetler sona erdirilmemiştir. Bu sebeple somut olayda ne ceza zamanaşımı ne de tazminat zamanaşımı süresi henüz işlemeye başlamış olup, sorumluların hukuki ve cezai sorumluluğu tüm sonuçlarıyla devam etmektedir.İzah olunan nedenlerle;İzinsiz döküm faaliyetleri sonucu müvekkilin ruhsat sahasının fiilen işgal edilmesi ve hukuka aykırı el atma suretiyle müvekkilin kullanım ve tasarruf hakkından yoksun bırakılması nedeniyle, işgal edilen alan, işgal süresi ve emsal kullanım bedelleri esas alınarak hesaplanacak ecrimisil bedelinin şimdilik 100 TL olmak üzere, fiilin başlangıcından itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve başlangıcından itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların, müvekkilin ruhsat sahasında bulunan alanlara ... izinleri dışında ve hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdikleri kaçak hafriyat döküm faaliyetleri nedeniyle, kömür ve kil rezervlerinin örtülerek kullanılamaz hâle gelmesi suretiyle meydana gelen zararın yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek bedel üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; fiilin mütemadi niteliği gözetilerek zararın doğduğu ve devam ettiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hukuka aykırı döküm ve depolama faaliyetleri sebebiyle müvekkilin madencilik faaliyetlerini sürdürememesi, üretim yapamaması ve işletme hakkını kullanamaması sonucu uğradığı mahrum kalınan kârın, işletme kapasitesi, ruhsat süresi, maddi zararın, rezerv miktarı, piyasa değeri ve işletme koşulları dikkate ve emsal gelirler dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek tutar üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,Ruhsat sahasında bulunan ekonomik değeri haiz kömür ve kil rezervleri örtülmüş, madenin işletilmesi fiilen imkânsız hâle gelmiş ve çevresel zarar meydana gelmiştir. Bu nedenle, maden işletmecisinin eski hâle getirme yükümlülüğü kapsamında sınırlı ve mevzuata uygun dolgu yapabilme imkânını kaybetmiştir. Emsal döküm gelirleri dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenecek tutar üzerinden şimdilik 100 TL olmak üzere; zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan 13/05/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Davacının tazminat taleplerinin temelini oluşturan "maden rezervine ulaşılamaması ve üretim kaybı" iddiası, sahanın hukuki durumuyla taban tabana zıttır. ... Atık Yönetimi Müdürlüğü’nün 2016 tarihli resmi yazısında açıkça belirtildiği üzere; davacı ..., söz konusu maden sahası için gerekli olan "İşletme İzni"ni ancak 24.08.2015 tarihinde alabilmiştir. Maden Kanunu uyarınca işletme izni alınmadan sahada herhangi bir üretim yapılması yasaktır. Davacının, henüz işletme iznine dahi sahip olmadığı 2015 öncesi döneme ilişkin "maden çıkaramadığı için zarara uğradığı" yönündeki iddiaları, mülkiyet ve işletme hukuku prensipleri gereği yok hükmündedir. Henüz kullanma yetkisine sahip olunmayan bir haktan dolayı "kar mahrumiyeti" talep edilmesi, sebepsiz zenginleşme teşkil edeceği gibi davanın haksızlığını da açıkça ortaya koymaktadır.Huzurdaki dava, her şeyden önce 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle usulden reddi gereken, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bir davadır. Davacı tarafın 2015 yılındaki olaylara dayanarak 2026 yılında ikame ettiği bu dava, hem TBK m. 72 hem de TCK m. 66 anlamında zamanaşımına uğramıştır. Esas bakımından ise; müvekkil şirketin dava konusu sahadaki tüm faaliyetleri, ...’ne yapılan kesin orman tahsisi ve taraflar arasında akdedilen protokoller çerçevesinde, kamu yararı gözetilerek yürütülen yasal çalışmalardır. Davacı şirket, bizzat noter huzurunda imzaladığı taahhütname ile saha üzerindeki tüm haklarından feragat etmiş ve alanı müvekkil şirkete devretmiştir. Kendi rızası ve imzasıyla alanı terk eden davacının, yıllar sonra "kaçak döküm" iddiasıyla tazminat talep etmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmamaktadır. Müvekkil şirketin kurumsal yapısı, denetim süreçleri ve idari izinleri dikkate alındığında, iddia edilen haksız fiilin gerçekleşmediği, aksine davacının haksız ve mesnetsiz kazanç elde etme gayesiyle hareket ettiği sabittir.İzah olunan nedenlerle; davanın öncelikle 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle usulden; müvekkil ...’ın faaliyetlerinin İBB protokolleri ve yasal izinler çerçevesinde yürütülen bir kamu hizmeti olması, davacının ise noter onaylı taahhütname ile haklarından feragat ederek sahayı bedelsiz devretmiş olması ve haksız iddiaların ispatlanamamış olması nedenleriyle esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur. CEVAP; Davalı ... A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan 18/05/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"İşbu davada belirsiz alacak davası koşulları oluşmamaktadır.Öncelikle önemle belirtmek gerekir ki işbu davaya konu hafriyat döküm işlemleri müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmemiş olup huzurdaki dava ile müvekkil şirkete herhangi bir husumet ve sorumluluk atfedilemeyecektir.Husumet itirazımız baki kalmakla birlikte davacının davaya konu maden sahasına ait ruhsatı iptal edilmiş olup davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamakla birlikte aynı zamanda taraf sıfatı da bulunmamaktadır.Husumet itirazımız baki kalmakla birlikte davacı tarafın talepleri haksız ve mesnetsiz olup davacının talepleri ile iddia edilen zarar kalemleri arasında da nedensellik bağı bulunmamaktadır.Hiçbir surette davacının kaçak ve haksız hafriyat dökümü yapıldığına ilişkin iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi kanaatte olunsa dahi bahse konu eylemlerin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiğine dair somut bir delil bulunmamaktadır.İzah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; haksız ve dayanaktan yoksun davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini..." savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... İlçe Jandarma Komutanlığı'na müzekkere yazılarak 14/07/2016 tarihli, ... sayılı Jandarma Tespit tutanağının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... Valiliği Doğal Kaynaklar Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... sayı ve... tarihli ... Kaymakamlığına hitaben yazdığı yazının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak İstanbul Valiliğine yazılan ...tarihli, ...sayı ve ... tarihli Üst yazı ve eklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. (III)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı şirkete ait maden ruhsat sahası içerisinde bulunan kömür ve kil rezervleri üzerine, davacı şirketin bilgisi dışında davalılar tarafından kaçak ve izinsiz hafriyat dökümü yapıldığı iddiasıyla davacı nezdinde mülkiyet ve ruhsat haklarının ihlali sonucu uğranılan zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir. HMK'nın 150. Maddesi, "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır..." şeklindeki hükümleri amirdir. Yukarıda yazılı kanun maddesi bağlamında yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafın Mahkememizin 07/07/2026 tarihli celsesinde hazır olmadığı, 22/06/2026 tarihinde davacı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, vekillikten çekilme dilekçesinin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafın bir sonraki celsenin atılı olduğu duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu; bu suretle 07/07/2026 tarihli celsede duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, mazeret bildirmediği anlaşılmıştır. İşbu dosyanın mahkememizin 07/07/2026 tarihli duruşmasında yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince yasal sürenin dolduğu gün itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca ve 08/10/2026 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar vekille temsil edildiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereğince (tek) 400,00 TL'nin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalılara verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.400,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12/10/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/331, K. 2026/777, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-331-e-2026-777-k-0e810da2b221