İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/434 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/434
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/434 Esas KARAR NO : 2026/68
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı Vekili 11.12.2024 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı şirket ile davacı arasında gemi elektronik malzemeleri vb. ürünlerin satışı için ticari faaliyetler yapıldığını ve bu faaliyetlerin faturalandırıldığını, icra takibinin cari hesap ekstrelerinde ve faturalarda görülen davacının alacağına yönelik ve işleyen faiz için yapıldığını, davalının borcunun bulunmadığından bahisle, haksız ve kötü niyetli olarak takibin tamamına itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davacının alacağının takip konusu cari hesap ekstrelerinde ve faturalarda belli olduğunu ve davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağının ödenmemesi sebebiyle ... 20. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra dosyasına haksız itirazının iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davalı yanın %20 den az olmamak icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Vekili Tarafından 07.01.2025 Tarihinde Sunulan Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafın takip dayanağı olarak sunduğu ve okunaksız cari hesap dökümünden anlaşıldığı kadarıyla takibe ve dayanağa konu alacağın toptan satış faturası olarak işlendiği ve 6102 sayılı TTK'nın 1352. maddesinde düzenlenen deniz alacağı olduğu, hizmetin verilip verilmediğinin verildiyse de kime verildiğinin belli olmadığını, davaya konu alacağın gemi alacağı olduğundan, davalının hizmet verilen gemilerin maliki, donatanı ya da işleticisi olmadığından huzurdaki davada davalı sıfatı bulunmadığını, takip dayanağı olarak faturalar eklenmediğini, içeriğini görebilme, denetleyebilme şanslarının olmadığını, bu nedenle öncelikle faturaların ibrazı gerekmekte olduğunu, asıl alacağa, işlemiş faize, faizin başlangıç tarihine, işleyecek faize, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. 21.09.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı firmanın, ticari defter ve cari hesap kayıtları üzerinde yerinde, inceleme ve tespitler yapıldığını, davacı firmanın, "ticari defter (ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulmuş oluğu, takip ve dava konusu olan alacağın/faturanın, davacı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defter (ler) deki kaydın belgesinin bulunduğu, iade faturasının bulunmadığı, faturaya davalı tarafça itiraz edildiğinde ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, buna göre; davacı firmanın, yasal takip tarihi itibariyle 232.230,33 TL tutarında, davalı firmanın davacıya firmaya, borcunun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki açık hesaba ve faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanmadığı, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerekmediği, davacının talep ettiği alacağın TTK'nın 1320.maddesindeki gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olmadığı, yine TTK'nın 1352.maddesinde düzenlenen deniz alacaklarından olmadığı anlaşılmakla Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevli olmadığı, Mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından davacının faturadan kaynaklı alacağının tahsili için ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 232.230,33 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 232.230,33 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için belirlenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve defterlerini sunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket, ticari defterlerini usulüne uygun yapılan ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Yargıtay 15. HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin ... Esas,... Karar sayılı kararı). 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davacının usulüne uygun tutulan kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturalardan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 232.230,33 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge olmadığı, faturanın usulüne uygun olduğu, taraflar arasındaki 2022, 2023 ve 2024 yılı açık hesaplarına göre davalı yana düzenlenen faturaların bir kısmını davalı tarafın ödediği anlaşılmış, bu haliyle işbu dava konusu fatura ve açık hesaba konu malın davalı tarafa usulüne uygun şekilde teslim edildiğine ilişkin karine oluştuğu, davalı tarafça anılan malları teslim alınmadığına yada ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı ve sözügeçen karinen aksinin ispatlanamadığı görülmüştür. Yine, davalı şirket, ticari defterlerini yapılan usulüne uygun ihtarat ve tebligatlara rağmen mahkememize sunmamıştır. Davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ile buna dayanak faturalar ve cari hesabın davacı lehine delil vasfında olduğu, dava konusu faturalar nedeniyle davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 232.230,33 TL alacaklı olduğu, faturada yazılı malın davalı tarafa teslim edilmiş olduğu kanaatine varılmıştır. TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle ... borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir.Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. VUK'un 230. maddesinde fatura içeriği belirtilmiş olup, faturada bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle, kararlaştırılan kesin vade olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda, takip öncesinde davalı tarafa gönderilen ve ulaşan bir ihtarname olmadığından ve davalı taraf temerrüte düşürülmediğinden davacının takip tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin asıl alacak üzerinden aynen devamına, takip öncesinde davalı taraf temerrüte düşürülmediğinden davacının takip öncesi faiz tutarı talebi olan 7.601,00 TL yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacak faturaya dayalı ve likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67. maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden 46.446,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın Kısmen İPTALİ ile; takibin toplam 232.230,33 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 46.446,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 15.863,65 TL harcın davacı tarafından dosyaya peşin olarak yatırılan 2.896,5 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 12.967,09 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 30.000 TL bilirkişi ücreti, 677,5 posta tebligat masrafı ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 30.738,3 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 29.764,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan bakiyenin davacının üzerine bırakılmasına, 5-Kabul edilen dava yönünden AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 7.601,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan 2.896,5 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.896,56 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 3.485,90 TL'sinin davalıdan, 114,10 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır