Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1711 E. 2026/1693 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1711
- Karar No
- 2026/1693
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1711
KARAR NO: 2026/1693
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2022
NUMARASI: 2020/312 Esas, 2022/303 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Nakliyat sigortası- rücu)
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ...numaralı nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan ... AŞ'ye ''...'' cinsi emtiaların Türkiye'den ... nakliyesi işini davalıların üstlendiğini, söz konusu emteaların 08.07.2019 tarih, 1 nolu konşimento tahtında...isimli gemiye tam ve sağlam olarak yüklenmek suretiyle önce ...'ya oradan da ... numaralı ... aktarılmak suretiyle ... taşındığını, emtiaların alıcısına ulaşmasına müteakip yapılan kontrollerde, farklı nitelikteki emtiaların birbirine karışmak suretiyle hasarlanmış olduğu tespit edilerek hasar ihbarında bulunulduğunu, ... incelemesi yaptırıldığını, yapılan inceleme sonrası düzenlenen raporda hasarın sebebi olarak, yüklerin ...'da ... ...'nden boşaltılarak ... nolu ... yüklenmesi esnasındaki uygunsuz elleçleme faaliyeti gösterilmesi olduğunun anlaşıldığını, davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında meydana geldiği sabit olan hasardan her iki davalının birlikte sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitlere uyularak toplam 30.134.00 EUR sigortalı zararının, müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini, davacının TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince, halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devraldığını, TTK'nın ilgili bükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, 30.134,00 EURO rücuen tazminat alacağının sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şirketine İzafeten .... Şti. vekili, savunmasında özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin diğer davalı ...Ltd Firması'nın ne devamlı acentesi ne de Türkiye temsilcisi ne de şubesi olmadığını, davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığını, 08.07.2019 tarihinde gemiye yüklendiğini, davacının arabulucuya 13.08.2020 tarihinde başvurduğunu, yetki klozu ... ve ... mahkemeleri olduğundan davanın yetki yönünden de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... .... Şti.vekili, savunmasında özetle; alıcı adına yapılan sigorta olmadığından, ödeme yapan davacı sigortacının bu ödemesinin, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemekle yükümlü olduğu bir sigorta tazminatı ödemesi olmadığını, davacı, yükün taşınma sırasında risklerin ilişkin olarak davacı Anadolu Sigortadan nakliyat sigorta poliçesi düzenletildiğini, poliçede sigortalının ... AŞ olduğunu, yükün alıcısı ... (... ... )'nın sigortalı olmadığını, CIF satılan malların yükleme limanında gemiye yüklendiği anda hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, TBK m. 208'de aynı şekilde hasarın intikali taşınır zilliyeti alıcıya geçtiğinde hasarın da alıcıya intihali ile hasar talep hakkının konşimentoda alıcı olarak belirtilen ... (... ... ) firmasına ait olduğunu, ... (... ...) tarafından ilgili makama hitaben düzenlediği muvafakatname yazısında ''Bizler, ... ...olarak,... Sigorta Şirketi ünvanlı sigorta şirketi tarafından 15.08.2019 tarihli ...sayılı policeyle sigortalanan yukarıdaki sevkiyat konusu malların nakliyesi sırasında ortaya çıkan hasarla ilgili olarak adı geçen sigorta şirketi tarafından tazminat olarak ... Anonim Şirketi 30.134.00 EURO tutarında bir meblağın ödenmesini Kabul ettiğimizi ve ... Sigorta Şirketi aleyhine ayrıca bir hasar talebi iddiasında bulunmayacağımızı burada beyan ederiz.'' denildiğini, ... ... firması kendisine ait hasar tazminatının ... İzmir tarafından Anadolu Sigortadan tahsiline muvafakat ettiğini, bu verilen yazının temlik niteliğinde olduğunu, ... ... firmasının davacı sigortanın düzenlediği poliçede sigortalı olmadığını, bu durumda bu poliçeye dayanarak ödeme yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, poliçeye dayalı bir ödeme olmadığını, davacının ... ...’ya hasar ödemesi kararı aldığını, bunu da ... ...’nın muvafakatına istinaden ... İzmir’e ödediğini, davacının poliçe de sigortalı olmayan ... ... adına ödeme yapamayacağını, yaptığı ödeme de yanlış olduğundan ... ...’nın hasar hakkına da kanuni halef hakkı bulunmadığını, yükün ...limanında ... gemisinden ... nehir mavnasına limbo edilmesine ilişkin riskler sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacının sunduğu hasar ekspertiz raponun da yükün ...gemisinden ... gemisine limbo( aktarılırken) karıştığının belirtildiğini, sigorta poliçesine yükün ...de tahliye edilip başka bir deniz aracı ile taşınması riskinin eklenmediğini, davacı tarafından teminat kapsamında olmayan ödeme yapıldığından, buna ilişkin de rucüen tazminat talep hakkı olmadığını, müvekkili tarafından navlun faturasının yükleyici ve nakliyat sigorta poliçesinden sigorta olmayan ...-İzmir’e hitaben düzenlendiğini, müvekkilinin ... ... ile herhangi bir hukuki ilişkisi olmadığını, ... ...'nın müvekkili firmadan iddia edilen hasarı talep hakkı olmadığı gibi, böyle bir talebi de yapabilmesi için dayanak olarak sunabileceği bir belge de bulunmadığını, bu durumda ... ...’nın müvekkili firmadan talep hakkı olamayacağından davacının da ... ...’nın hakların halef olarak da onun da müvekkili firmadan talep hakkı doğmayacağını, taşıma işleri komisyoncusunun sadece TTK madde 928 gereği sadece zilyetliğinde bulunan yükden sorumlu tutulabileceğini, yükün zilyetliğine sahip olmak için de konşimento düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin düzenlediği bir konşimento bulunmadığını, yükün müvekkili şirketin zilyetliğinde hasarlanmadığını, sorumluğunun da bulunmadığını, ayrıca yükün ...gemisinden tahliye sırasında karışmasını sebep olarak tahliyeyi yapan firma olduğunu, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, alıcının TTK madde 1185 gereği müvekkili şirkete gerekli hasar bildiriminin 3 gün içinde yapmadığını, yükün tam ve iyi şartlarda teslim edilmiş ve yükün hasarında doğan talep haklarının da sona erdiğini, yükün tahliyesinde 1 yıl geçtiğinden davacının talep hakkının düştüğünü, aynı şekilde TTK madde 1246 gereği navlun sözleşmesi veya konşimentodan doğan bütün alacakların da 1 yılda zamanaşımına uğradığını, İzmir den ... (...) limanına “ ...” ... ile taşınan yüke ilişkin olarak bu geminin düzenlediği konşimentodan da görüleceği üzere tahliye limanı olarak ...ve teslim yerinin ... olduğu, bu konşimento ile yükün ... tahliye edilerek taşımanın tamamlandığını, ... nolu mavnasına limbo edilerek ...’ya taşındığını, yükün ...limanında tahliyesinin alıcının bilgisi ve talimatı ile olduğunu, bu tahliyesnin gerçekleştirilmesi için ... ... tarafından konşimento alıcıdı acentesi tarafından yapılan ciro ile gerçekleştirildiğini, ...gümrük ile liman yetkililerinden izin alınarak ... nolu mavnası (barçına) yüklenerek, nehirden taşınarak ...’da tahliye edildiğini, davacının dosyaya sunduğu kendi eksperleri ... firmasının raporunda hasar sebebi olarak ''...’nın ...limanındaki aktarma işlemleri sırasında ... ... gemisinden yapılan tahliye işlemleri ile “... “ mavnasına yapılan yükleme faaliyetleri esnasından uygunsuz elleçleme işlemlerinden kaynaklanmaktadır'' denildiğini, 16 Temmuz 2019 tarihinde dökme ve büyük çuvallarda 916.592 MT ..., ...limanında ... "..." ..., "..." mavnasına (...) aktarıldığını, davacının bu tahliyenin bitiminden 1 yıl içinde yargı yoluna başvurmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 06/04/2022 tarihli raporda; davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, TTK m.1185'te öngörülen ihbar yükünün yerine getirildiği, hasarın ...limanında emtianın gemiden mavnaya yapılan aktarma sırasında karışma sebebiyle oluştuğu, hasara uğrayan emtianın değerinin 9.454,93 Euro olduğu, hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süre içerisinde meydana geldiği sonucuna vanldığından Davalıların emteanın uğradığı hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, 9.454,93 Euro olduğu, olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadr-i marufunda olduğu ve bu miktann TTK m. 1186/21 uyannca hesaplanan üst sınır toplam zarar miktarının üzerinde olduğunda mahkemenin davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması halinde davalılardan zararın tamamını müteselsilen talep edilmesinin mümkün olduğu, TTK'nun 1188/1. maddesi uyarınca, talep hakkının bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığına ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , mezkur konişmentolar, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; TTK'nun 1188/1. Maddesi uyarınca, eşyanın zıya veya hasarı ya da geç teslimi dolayısıyla taşıyana karşı her türlü tazminat talep hakkı, bir yıl içinde düşeceği, bir yıllık hak düşümü süresi, taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemiş ise eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başladığı, buna İhtilaf konusu olayda mallar, 16 Ağustos 2019 tarihinde ... limanında tahliye edilmiş olup, 13.08.2020 arabulucuk başvurusu tarihi itibariyle, tazminat talep hakkının hak düşürücü süre içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
6626 Abonman sözleşmesi ve ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca davacı şirket tarafından dava dışı sigortalısı ... AŞ.'ye ait ... cinsi emtiaların Türkiye'den ... nakliyesine ilişkin rizikoların sigorta himayesine alındığı, poliçede teslim şeklinin OAP gösterildiği, hasarın poliçe kapsamında olduğu, 15.8.2019 tarihinde sigortalısına 30.134 Euro tutarında tazminat ödemede bulunduğu , dolayısıyla sigortalının mal üzerinde sigortalabilir menfaati bulunduğu, davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak sigorta tazminatını ödediği sonucuna varılarak, Sigorta Şirketi'nin dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca rucuen halef olduğu böylelikle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
4.7.2019 tarihli fatura ile satıcı sıfatı ... A.Ş, alıcı ... (... ...) olup, teslim şeklî CİF olarak kararlaştırıldığı anlaşılmış Taşıtan: ... A.Ş, akdi taşıyan: ... .... Ltd.dir ve taşımanın 8.7.2019 tarihli konişmento tahtında...gerçekleştirildiği ,konişmentoda gemi kaptanın imzasının bulunduğu görülmekle davalı ...'ın akdi taşıyan sıfatı ile davada pasif husumet ehliyeti bulunduğu , dosya içerisinde yer alan 16.3.2021 tarihli Gümrük Müdürlüğü'ne ...tarafından bilgi yazısı, 5.7.2010 tarlhihinde hazırlık ihbarının altında acenta sıfatı ile kaşe ve imza atıldığı, 8.7.2019 tarihli "Olaylar Çizelgesinin" acente sıfatı ile hazırlandığı, kaptan ve dava dışı ... A.Ş ile birlikte imzalandığı görülmekle ... ilgili geminin acentesi olduğu anlaşılmakla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmış, İzmir ... Limanından hasarsız bir şekilde ... gemisine yüklenen farklı niteliklerdeki ... emtianın ...'de Gemiden, ... mavnasına yapılan aktarma işlemi sırasında yapılan elleçleme işlemleri sırasında hasarlandığı ekspertiz raporları ve bilirkişi raporu ile anlaşıldığından davalıların hasarın meydana gelmesinden sorumlu olduğu, davaya konu yükün varma limanına 16 Ağustos 2019 tarihinde ulaştığı, mavnanın ambar kapakları açıldığında A ve E tipi iki çeşit ... cevherinin birbirine karıştığı ve aynı gün 2. Nolu akdi taşıyana Davalı ...'a protesto mektubu düzenlendiği, hasara yönelik yazılı ihbarın davalı taşıyana bildirildiği görülmekle TTK m. 1185 madde gereğince süresinde ihbarın yapıldığı anlaşılmış, dosya kapsamından davalıların hasarın deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelmediğini ispata yarar delil sunamamaları sebebiyle davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalılar sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 30.134 EURO'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek EURO faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı .... Şti.vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı .... Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Bilirkişi heyetinin verdiği raporda, hasar sonucu zararın 9.454,93 Euro olduğunun belirtildiğini, ancak yerel mahkemece özel bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi heyet raporunu dahi dikkate almadan davacı yanın dava dilekçesindeki tüm taleplerinin kabul edildiğini, sanki 30.134 Euro'luk hasar varmış gibi hüküm oluşturmasının bozmayı gerektirdiğini, bilimsel kaynaklar ve Yargıtay içtihatlarına göre hâkim teknik konuda uzman olmadığından bu hususta rapor alması gerektiğini,
Yük alıcısı ... (... ... )'ın sigortalı olmadığını, nakliyat sigorta poliçesinden yararlanilecek olan sigortalının ... İzmir firması olduğunu, sigortacının halefiyetinin ve dolayısıyla rücu hakkının doğabilmesi için, sigortalı ile sigortacı arasında zararın doğumuna yol açan olayı sigorta teminatı kapsamına alan geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti gerektiğini, davacının ... ... hasar ödemesi kararı aldığını, bunu da ... ...’nın muvafakatına istinaden ... İzmir ödediğini, davacının poliçede sigortalı olmayan ... ... adına ödemesi yapamayacağını, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yanlış olduğunu, kanuni halef hakkının doğmadığını, zira CIF satış bulunduğunu,
TTK m.1118 uyarınca yükün tesliminden itibaren hasara ilişkin talep hakkı 1 yıllık sürede dava açılmadığını, 1. konşimento nun - ... ... ... ile ...-...taşımasına ait olduğunu, 2. konşimento(bill) - ... nolu mavnası (barcı) ile ...-... taşımasına ait olduğunu, iddia edile yük karışmasının ... gemisine ait konşimentodaki yükün tahliyesi sırasında olduğunu, ... gemisinin yükü alıcıya ...limanında teslim ettiğini, seferini ... limanında tamamladığını, yükün ...limanında tahliyesinin alıcının bilgisi ve talimatı ile olduğunu, bu tahliyesinin gerçekleştirilmesi için ... ... tarafından konşimento alıcısı acentesi tarafından yapılan ciro ile konşimento ilgili mercilere verildiğini, ...gümrük ile liman yetkililerinden izin alınarak ... nolu mavnası (barçına) yüklenerek, nehirden taşınarak ...’da tahliye edildiğini, .... gemisine ait taşıma ...limanında sona erdiğini , ... mavnası (...) ile ...-Almanyaya taşımasının yeni bir taşıma olduğunu, bu taşıma için de barç firması tarafından yeni bir konşimento(bill) düzenlendiğini, yükün sahibinin hasara ilişkin talep hakkını ... ... donatanına kullanabileceğini, zaten bu konşimentoya ilişkin talepte bulunduğunu, ... mavnası (barcı) konşimento (river bill) de yükün mal sahibnin beyanına göre yüklendiğinin belirtildiğini, bu taşımada oluşan bir hasar olmadığından,barç taşımasına ilişkin bir talebin de söz konusu olamayacağını, 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 16 Temmuz 2019 tarihinde dökme ve büyük çuvallarda 916.592 MT ... cevherinin, ...limanında ... "..." tahliye edildiği tarihten başlatılması gerektiğini, davacının arabulucuğa başladığı tarihn 13.08.2020 olduğunu ve sürenin geçtiğini,
Müvekkili firmanın sorumlu olmamakla birlikte TTK. m.1186/1 maddesi uyarınca eşyaya ilişkin her türlü zıya veya hasar nedeniyle taşıyanın koli veya ünite başına 666,67 özel çekme hakkını aşan kısmı için sorumlu olmadığını, davacının talep hakkının da bu meblağ ile sınırlı olduğunu,
Müvekkilinin taşıyıcı olmayıp sadece navlunu fatura ile tahsil etmiş olmasının taşıyıcı sıfatına haiz olduğunu kanıtlamayacağını, navlun faturasında taşıma bedelinin hangi konsimentoya ait olduğunun belirtildiğini, fatura da konşimento tarihinin belirtilmesinin bu taşımayı taşıyıcı olarak üstlendiği anlamı çıkmadığını, buna mukabil konşimentonun da gemi armatörü tarafından düzenlendiğini, navlun faturasını düzenleyenin taşıyan sayılamayacağını, davalı müvekkilinin ... hükümlerine göre taşıyıcı sıfatı olmadığını, ... madde 2 de owner(donatan/taşıyan) ın sorumluluğu ve yüke özen sorumluluğu belirtildiğini, ... maddelerine göre davalı müvekkiline yüke özen ile ilgili bir sorumluluk yüklenmediğini, navlunu tahsil etmesinin konşimento ve ... ... hükümlerine göre taşıyan sıfatını sağlamadığını, eksik inceleme yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı .... Şti. vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamının incelenmesinde; 08.07.2019 tarihli ticari mal faturasının satıcı dava dışı sigortalı ... AŞ tarafından, dava dışı alıcı ...adına düzenlendiği, ''kırılmış elenmiş permit'' emtiasının toplam 276.860,77 EURO bedel üzerinden satıldığı, sigortalının dava dışı alıcıya sattığı emtianın nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalandığı, 08.07.2019 düzenleme tarihli ve ''... ... ... kaptanı tarafından düzenlenen konişmentoda, yükleyicinin İzmirde mukim ... AŞ, yük alıcısının ...'da mukim ... olduğu, yükleme limanının .../İzmir, tahliye limanı .../... üzerinden varış limanının .../... olduğu, emtianın 3.601,336 KG ... olduğu, konişmentoda ''gemiye hasarsız yükleme 08.07.2019'' ibaresinin bulunduğu, 11.07.2019 tarihli ve 141.352,44 EURO bedelli navlun faturasının davalı ... ... .... Şti.tarafından ... AŞ adına düzenlendiği, faturada ''...-... ... nakliyesi navlun bedeli tar.08.07.2019'' ibaresinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu olan taşıma deniz taşıması olduğu anlaşıldığından, somut olaya TTK'nın 931.ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir.
TTK'nın 1178 ve devamı maddelerinde taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiş olup, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Taşıyan eşyanın ziyaı ve hasarından veyahut geç tesliminden doğan zararlardan, ..., hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.
Aynı Kanun'un 1185. maddesinde hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
TTK'nın 1185. maddesinde bildirim başlığı ile ilk fıkrada, ... veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ... veya hasarın haricen belli olmaması hâlinde bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, ihbarnamede ... veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiği, 2. fıkrada eşyanın incelenmesinin tarafların katılımı ile mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı, 4.fıkrada ise, eşyanın ... veya hasarı bildirilmemiş, tespit ettirilmemişse taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinden yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ... veya hasarın meydana geldiği belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunacağı, bu karinenin aksinin ispat olunabileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davalı ... şirketi akdi taşıyıcıdır.
Davacı, uluslararası deniz taşıması esnasında meydana gelen ve sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından ...numaralı nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan ... AŞ'ye ait ... cinsi emtiaların Türkiye'den ... nakliyesi işinin davalılarca üstlenildiği, emtiaların ... gemisine 08.07.2019 tarihinde hasarsız bir şekilde yüklendiği, 16.07.2019 tarihli yük manifestosuna göre dökme halde ve çuvallarda bulunan ....Limanında ... gemisinden nehir üzerinden taşımanın devamı için ... mavnasına aktarılarak ... ... 16.08.2019 tarihinde vardığı, mavnanın ambar kapakları açıldığında A ve E tipi iki çeşit ... cevherinin birbirine karıştığının görüldüğü, aynı gün ... ....Ltd. şirketine bir protesto mektubu düzenlendiği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, İzmir ... Limanında hasarsız bir şekilde ... gemisine yüklenen farklı niteliklerdeki ''...'' emtianın ...'de gemiden, ... mavnasına yapılan aktarma işlemi sırasında yapılan elleçleme işlemleri esnasında, nakliyeci emanetindeyken karıştığı ve hasarlandığı, meydana gelen zarara ilişkin olarak ise, mavnanın ön ve arka kısmında birbirine karışan yük miktarının kontaminasyon nedeniyle ayıplı E Tipi Dökme pertit cevherinin 79,27 MT, kontaminasyon nedeniyle ayıplı A Tipi Dökme ... nin 83,03 MT olduğu, ...'in toplamda 162,30 MT karışmış ... hasarı talep ettiği, ... raporuna göre malları mavnadan ...'nin antreposuna taşıyan kamyonların yükleme boşaltma çalışmalarının gözetimi sırasında A+E'nin karışmış karma tip cevherin kantar miktarının 157.860 MT olduğu, bu iki değer arasındaki farkın nakliye sırasında normal olduğu, bu kaybın sorunsuz bir taşımada da oluşabileceğinin değerlendirildiği, karışmadan dolayı oluşan zayinin kantar hesabından değerlendirilmesi gerektiği, kayıp miktarının A ve E tipi ... oluşan kayıba oransal olarak paylaştırıldığında ve A ve E tipi perlitlerin fatura bedelleri ile hesap yapıldığında E Tipi dökme ... 77.087,18 70,00 Euro /p MT 5.396,10 Euro, A Tipi dökme ... 80.772,82 50,25 Euro /p MT 4.058,83 Euro olmak üzere toplam toplam hasarlanan emtia bedeli toplamının 9.454,93 EURO olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna davacı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda sadece mal bedeli hakkında hesaplama yapıldığını, ancak ... raporunda sigortalının hasarlı mal bedelinden ayrı olarak 22.875,69 EURO tutarında hasar kaynaklı masraf bedeli talebi olduğunu, takibe dayanak masraf belgelerinin dosyada bulunduğunu, bilirkişilerin mal bedeli dışındaki hasar kaynaklı masraf bedeli olan 22.875,69 EURO'nun hesaplamaya katılmamasının hatalı olduğunu, raporun bu yönüyle eksik olduğunu belirterek, davanın 30.0134,00 EURO üzerinden kabulünü talep etmiştir. Rücu istemli eldeki davada, davacı gerçek zararı davalı şirketten talep edilebilecektir.
Davacı vekilinin yukarıda belirtilen beyan dilekçesine göre toplam 30.134,00 EURO'luk talebinin içinde masraf bedeli ve hasarlanan mal bedeli olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce hasarlanan emtia bedeli toplamının 9.454,93 EURO olduğu belirtilmiş, mahkemece tüm talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece, davacı vekilinin hasarlanan mal bedeli dışında kaldığını belirttiği talebine ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan tüm talep bakımından gerekçe belirtilmeksizin eksik incelemeyle kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği masraf bedellerinin ne olduğu ve davalıdan talep edip edemeyeceği hususu araştırılarak ve gerekçesi belirtilerek bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davalı .... Şti. tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine,
4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Davalı .... Şti. tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.10.2026