Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1348 E. 2026/1807 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1348
Karar No
2026/1807
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1348 - 2026/1807 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1348 KARAR NO : 2026/1807

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2026 NUMARASI : 2024/1222 Esas 2026/69 Karar

DAVACI : ... ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 15/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

... Ticaret Mahkemesinin 16/01/2026 tarih ve 2024/1222 Esas - 2026/69 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalının iş yeri olarak kullandığı ... Köyü Mevkii ... adresinde ... sözleşme hesabı üzerinden elektrik kullandığını, tüketim bedeline ilişkin faturaları ödemediğini, ödenmeyen dönem faturaları nedeniyle 19/11/2014 tarihinde davalı aleyhine ... İcra Dairesinin 2016/47745 E. sayılı dosyası üzerinden gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV'si dahil olmak üzere 39.483,06 TL tutarlı takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe karşı itirazda bulunması üzerine takibin durdurulduğunu, ... (karta) ile abonelik sözleşmesi yapıldığını ve tüketimlerin faturalara yansıtıldığını, Elektrik Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılarak fatura düzenlendiğini ve davalının ödeme yapmadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borç ödenmediğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi gereği arabuluculuk bürosuna yapılan 2020/92068 sayılı başvurunun anlaşmazlık ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın faiziyle birlikte tahsiline, borçlunun yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı tarafın müvekkili ile abonelik sözleşmesi imzaladığını ve ... Köyü Mevkii ... adresindeki elektrik tüketim bedellerinin ödenmediği iddiasıyla icra takibi başlattığını, ancak davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, 09.12.2014 tarihinde takibe yapılan itirazın öğrenilmesine rağmen davanın 15.12.2020 tarihinde açılmasının usule aykırı olduğunu, davaya konu faturaların Aralık 2012 ile Temmuz 2014 yılları arasına ait olduğunu ve 20.12.2012 tarihli ilk faturadan itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması sebebiyle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının icra takibi aşamasında herhangi bir belge sunmadığını ve bu nedenle faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı taleplerinin reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Davanın KABULÜNE, ... İcra Dairesinin 2016/47745 takip sayılı dosyasında yapılan itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,...." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: ... Ticaret Mahkemesi tarafından 2024/1222 Esas ve 2026/69 Karar sayılı dosyasında davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, yerel mahkemece itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü sürenin icra takibine yapılan itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başladığı ve davalı borçlunun itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle sürenin başlamadığına hükmedildiğini, ancak davacının 09.12.2014 tarihinde icra müdür yardımcısının tensip tutanağı ile itirazdan haberdar olduğunu, bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu faturaların Aralık 2012 ile Temmuz 2014 tarihleri arasında olduğunu ve ilk faturanın 20.12.2012 tarihli olması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 147/1 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ... İcra Dairesi nezdindeki 2014/8934 ESAS sayılı icra takibinde herhangi bir belgeye dayanmadığını, faturaların ancak itirazın iptali davası açıldığında sunulduğunu, yerel mahkemenin usule aykırı şekilde sunulan faturaları esas alarak hüküm kurmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun bu hatalı delillere dayandığını, tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece iddia / savunma ile dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, "Davanın KABULÜNE, ... İcra Dairesinin 2016/47745 takip sayılı dosyasında yapılan itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE" karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalının fiili kullanıcısı ve aboneliği olan ... köyü mevkii ...-... adresinde ... sözleşme hesaplı tesisatın olduğu işyerinde davacı şirket tarafından tüketime dair 2013 ve 2014 yıllarına ait tanzim edilen faturaların davalı tarafça ödenmediği, davacı tarafından bu alacağın tahsili istemine ilişkin icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının, İİK’nın 67. maddesi uyarınca ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, somut olayda itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu elektrik tüketim faturalarından ( Sözleşme de bulunduğu dikkate alındığında ) kaynaklanan alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetildiğinde, davalının hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemece dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, kök ve ek bilirkişi raporlarının gerekçeli, nedenleri açıklayıcı, davacı şirketin sunmuş olduğu kayıtları değerlendiren ve itirazlarını karşılar mahiyette olduğu, davalının dava konusu faturaların ödemesi ile ilgili dosyaya herhangi bir ödeme evrakı ibraz etmediği, bilirkişi heyeti kök ve ek raporu hükme esas alınarak verilen davanın kabulüne yönelik kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.697,08 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 1.965,08 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla, istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1348, K. 2026/1807, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1348-e-2026-1807-k-32e78bfa9748