Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/26 E. 2026/131 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/26
- Karar No
- 2026/131
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/26 KARAR NO : 2026/131
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/834 E., 2021/890 K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - (T.C. ...) Mirasçıları 1-... - (T.C. ...) 2-... - (T.C. ...) 3-... - (T.C. ...) 4-... - (T.C. ...) 5-... - (T.C. ...) VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının davacı kooperatifin kurucu üyesi olduğunu ve bir dönem başkanlığını yaptığını, 07/06/2016 tarihli Kooperatif Olağan Genel Kurulunda "ortakların 2016 yılı Ekim ayından itibaren 30 ay boyunca aylık 1000 TL aidat ödenmesine" karar verildiğini, kooperatifin önceki yıllara ait vergi ve SGK borçları olmak üzere 437.363,27 TL borcun ödenmesi için kooperatiften daire sahibi olanlara düşen borç miktarının 30.000 TL olduğunu, diğer üyelerin 30.000 TL'yi ödedikleri halde davalı istifa ettiği gerekçesi ile bu ödemeden sorumlu olmadığını iddia ederek ödeme yapmadığını, daha sonra davalının daireyi sattığını, davalının üyelik devri yapmayıp istifa ettiğinden, üye sayısının azaldığını ve yeni malikin ödemesi gereken payın kooperatif üzerine kaldığını, söz konusu borçların davalının üye olduğu, kooperatif başkanı olduğu dönemde doğduğunu, bu yüzden faiziyle birlikte borçtan sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili özetle: 30/11/2009 tarihi itibariyle kooperatifin tüm vergi borçlarının ödendiğini, davaya konu vergi borçlarının kooperatifin vergi dairesine şikayet edilmesi ile ortaya çıktığını, kesilen cezanın uzlaşma ile 77.450,00 TL'ye indirildiğini, ancak kooperatif genel kurulunca uzlaşma sonuçlarının kabul edilmediğini, ayrıca 2011-2012-2013-2014 ve 2015 yıllarında üyelerden aidat toplanmadığını, çünkü kooperatifin borcu olmadığını, ayrıca hissesini devrederek kooperatiften ayrıldığını, sorumlu olduğu son ödemesini 12/05/2017 tarihinde makbuz ve ibraname ile ödediğini, 07/06/2016 tarihli Genel Kurulda alınan kararlardan sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince ".... davacı kooperatifin 07/06/2016 tarihinde yapılan kooperatif olağan genel kurulunun 6. maddesi ile ortakların 2016 yılı Ekim ayından itibaren 30 ay boyunca aylık 1000 TL aidat ödenmesine karar verildiği ve bu aidat ödemelerinin 2015 yılı ve öncesine ait vadesi geçmiş vergi borçları, SGK borçları, yapı denetim firmasına ödenen paralar, su ve kanalizasyon fatura borcu, belediye yol harcamalarından oluştuğu ve davalının bu borçlardan kooperatifin eski üyesi de olsa sorumlu olduğu bildirilerek işbu davanın açıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulduğu, cevap dilekçesinde kendisinin 12/05/2017 tarihinde ibra edildiği, bu nedenle davacı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığının bildirildiği, dosyaya sunulan ve ilgili yerlerden getirtilen deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı ve bilirkişinin 09/09/2019 tarihli raporunda davalının 2015 yılı öncesine ait borçlar ve imalat maliyetlerinden dolayı 16.821,66 TL borçlu olduğunun bildirildiği, davacı kooperatifçe 10/06/2017 tarihinde genel kurul kararı alındığı ve aidat borçları revize edilerek, 2017 Aralık dahil aylık 1000 TL ödenmesinin bildirilmesi üzerine dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda davalıya düşen geçmiş aidat borcunun 15.000 TL ve gecikme faiz borcunun ise 3.375 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde bir kooperatif ortağının, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından Kooperatifler Kanununun 16/son maddesine göre sorumlu olduğu, üyeler arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle sağlanmasının gerektiği, her üyenin üye olurken üyeliğinin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar devam edeceğini bilmesi gerektiği ve aidat ödemelerinin ihracın kesinleşmesine ya da noterden gönderilen istifanın tebliğine kadar yapılması ve kooperatifin hesabına aktarılması tüm ortakların yararına olup eşitlik ilkesinin bir gereği olduğu, kural olarak ortağın üyesi olduğu kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderler için aidat borçları istifa etmiş olsa ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumlu olduğu, yine Kooperatifler Kanununun 27/son cümlesinde ortağın ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasının gerektirmeyeceği ve bu hususta bilirkişi tarafından rapor hazırlandığı ve davalının borçlarının da tespit edildiği görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir. Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava sebepsiz zenginleşme davası olmasına rağmen bilirkişi raporunun aidat ve gecikme faizi hesabına dayandığı, fakirleşen konumunda olanın kooperatif değil üyeler olduğu, dolayısıyla kooperatifin davayı açma ehliyetinin bulunmadığı; dayanak gösterilen 07.06.2016 tarihli genel kurul kararından itibaren 2 yıllık zamanaşımının dava tarihi olan 17.09.2018 itibarıyla dolduğu ve mahkemenin, süresinde ileri sürülmediği gerekçesiyle zamanaşımı itirazını reddetmesinin hatalı olduğu, zamanaşımının eksik borç niteliği nedeniyle yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği; müvekkilin söz konusu toplantıda hazır bulunmadığı, haklarını devrettikten sonra 12.05.2017'de 12.075,00 TL ödeyerek kooperatifçe ibra edildiği, kararın ek ödeme içermesine rağmen 3/4 çoğunlukla alınmadığı (denetim kurulu üyesinin muhalefet şerhi de bunu gösterdiği); ayrıca 10.06.2017 tarihli genel kurul kararıyla ödeme planının revize edilerek önceki kararın fiilen ortadan kaldırıldığı, buna rağmen müvekkilin tek başına eski ve daha ağır karardan sorumlu tutulmasının üyeler arası eşitlik ilkesine ve iyi niyete aykırı olduğu, müvekkilin istifa etmesine rağmen üye gösterilmesinin kötü niyet belirtisi olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; dahili davalılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf harcından peşin alınan 256,17 TL'nın mahsubu ile bakiye 768,40 TL'nın dahili davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Dahili davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...