Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/24 E. 2026/97 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/24
Karar No
2026/97
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/24 - 2026/97 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/24 KARAR NO : 2026/97

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/652 E., 2022/27 K. DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 05/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin ... A.Ş tarafından işletilen ... Projesinde olağanüstü yağışlar nedeniyle dere su seviyesinin hızla yükseldiğini, kapakların açılması için harekete geçildiğini ancak elektriğin kesilmiş olması nedeniyle kapak kumanda sisteminin çalıştırılamadığını, taşan su nedeniyle dere kenarlarında bulunan çay ve fındık bahçelerini su bastığını ve 3. Şahısların maddi zararı doğduğunu, 26/06/2019 tanzim tarihli 01/06/2019 - 01/06/2020 sigorta başlangıç ve bitiş tarihli 213291602 nolu 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından üçüncü sahıslara verilebilecek bedeni ve maddi zararların teminat altına alındığını, davalı şirkete hasar ihbarı yapıldığını, alınan eksper raporunda davalı şirket tarafından 3. Şahısların zararlarına yönelik müvekkilinin talebini reddettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak bir sonuç alamadıklarını, zararın oluşmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin başvurusu ile hazırlanan ekspertiz raporunda %1 muafiyet tutarının düşümü ile birlikte hasar tazminatının 268.620,02 TL hesaplanmış olduğunu, belirterek davanın kabulüne ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla sigorta sözleşmesinden kaynaklanan 268.620,02 TL hasar tazminatı tutarının sigortaya başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkili tüzel kişiliğine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Yetki itirazında bulunmuş, davacının gerekli tedbirleri almadığını, son ana kadar regülatör kapaklarını açmak için harekete geçilmediğini, meteoroloji tarafından gerekli uyarıların yapılmış olmasına rağmen tedbirlerini almadığını, jeneratörlerin çalışmamasının ve kapakların açılmamasının davacı şirketin ihmali olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olacağı limitlerin belirlenmiş olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, faiz hükmedilmesi halinde başlangıç tarihi dava tarihi ve faiz türü yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...... bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere; Davacı ... A.Ş.’nin 213291602/5 no.lu Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı ... A.Ş.’den sigortalanması ve davacı tarafından işletilen ... Projesinde 28.09.2019 günü 03.30 civarlarında olağanüstü yağışlar nedeniyle üçüncü kişilerin malvarlığında ortaya çıkan zararın poliçeden karşılanması hususundaki anlaşmazlık bakımdan, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası, bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları, 6102 sayılı Kanun m.1473 uyarınca sözleşmede aksine hüküm olmadıkça sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene tazminat ödenmesine dair sigortalardan olduğunu. Poliçenin “özel şartlar” klozu m.2’de yer alan “Sigortalının 1. maddede izah edilen işler ile ilgili çalışmaları esnası sigortalının kusurundan doğacak zararlar neticesinde 3. şahısların can mallarına ika olunacak hasarlar dolayısıyla 3. şahıslar tarafından sigortalı aleyhine vaki olacak tazminat taleplerinin neticelerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki mesuliyete müteallik mevzuatı hükümlülüğü dairesinde aşağıda 3. maddede yazılı limitlere kadar temin eder.” hükmünden sigortalının kusuru ile sebep olduğu zararların da sigorta kapsamına dahil edildiği anlaşılmakta olduğunu. Bu çerçevede, 6102 sayılı Kanun m.1477’nin “Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.” hükmünü amir olduğu gözetilerek işbu uyuşmazlıkta sigortalının kast seviyesine varmayan kusurlu hareketlerinden sigortacının sorumlu olduğu kanaatine varıldığını. Davalı sigortacı ... A.Ş. tarafından, uyuşmazlık konusu 213291602/5 no.lu Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamındaki 268.620,02-TL’nin davacı ... A.Ş.ye ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaati belirtilmiş her ne kadar bilirkişi kurulu ek raporunda; kapakların açılmaması dolayısıyla, davacı tarafın hafif kusuru bulunduğunu, kusur tenzili hesaplamasında takdirin mahkemede olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, Somut olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, elektrik kesintisinin davacının elinde olmayan bir gelişme olduğu, öte yandan suyun yükselmeye başladığının erken tespit edilememiş olması ve 03:38’den önce elektrik kesintisinden önce kapakların açılmamasının, regülatörde elektrik üretiminin devem etmesi ile birlikte Meteoroloji Müdürlüğünün yazısına göre, 28/09/2019 tarihinde 00:13- 07:20 Başlangıç ve bitiş saatlerine göre kg/m²'ye toplam 152 kg/m² yağış yağdığı belirtilmiş olup bu durum normalin çok üstünde bir yağış olması nedeniyle, engellemeyen bir durum olduğundan, bu durum mahkememizce davacı için hafif kusur kabul edilmeyerek, 6102 sayılı Kanun m.1477’nin “Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.” hükmünü amir olduğu gözetilerek işbu uyuşmazlıkta sigortalının kasten kusurlu bir hareketi bulunmadığından, sigortacının 6102 Sayılı Kanunun 1477.maddesine göre tam sorumlu olduğu kanaate varılarak kusur tenzili indirimi yapılmayarak buna göre davanın kabulüne karar verilerek 268.620,02.TL hasar tazminatının, dosyada davalı sigortalıya başvuru tarihi bulunmadığından, faizin dava tarihi olan 31/12/2020 tarihinden itibaren olmak üzere, taraflar tacir olduğundan işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine....." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafın olayın meydana gelmesinde kasıtlı davranıp kusurlu olduğu, yoğun yağış uyarısı bilindiği halde üretime ara verilmediği, kapakların önceden açılmadığı, hızlı aksiyon alınmadığı, bu nedenle müvekkilinin bir kusuru bulunmayıp davacı tarafın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, tazminat istenemeyeceği, sözleşmenin 12. Maddesindeki şartı sözleşmenin bir bütünü olarak değerlendirmek gerektiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle sigortalının teknik tedbirleri alacağına yönelik taahhüdü ihlal etmesi halinde hasarın teminat dışı kalacağına dair poliçede açık ve emredici bir istisna hükmü bulunmadığına ve davacının meydana gelen olayda kastının bulunmamasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 18.349,43 TL istinaf harcından peşin alınan 4.587,36 TL'nın mahsubu ile bakiye 13.762,07 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.01/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/24, K. 2026/97, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-24-e-2026-97-k-b05d0475824e