Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/27 E. 2026/129 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/27
- Karar No
- 2026/129
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/27 - 2026/129 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/27 KARAR NO : 2026/129
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/166 E., 2021/286 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile ...... arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereklerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, davalı...A.Ş.'nin 30.04.2016 tarihli 249.058,01 TL bedelli faturaya süresi içinde itiraz etmemesine rağmen faturadan kaynaklanan 84.908,43 TL bakiye borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2017/3603 sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, 06.03.2017 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine takip borcunun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Takibe konu borcun sorumlusunun davacı yüklenici firma olduğunu, kıdem tazminatlarının... Müdürlüğü tarafından ödendiğini, ihbar tazminatı ve izin ücretlerini ise alamadıklarını belirterek alacaklarının... nezdinde bulunan maddi kıymetlerinden kesilerek kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili Müdürlükçe davacı şirketten ödenmemiş olan İhbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinin ödenmesi ve ödendiğine dair belgelerin İşletme Müdürlüğüne ibraz edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davacı firmanın cevabında ise ihbar tazminatının ve izin ücretlerinin Kurum tarafından ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, iş akdi sona eren işçilerin kıdem tazminatı ödemelerinin... Müdürlüğü tarafından yapıldığını, çalışan işçilerin izin ve ihbar ücretlerinden hizmet alımı sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "....Taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinde açıkça yüklenicinin sözleşme kapsamında çalıştırdığı personelin iş vereni olarak personelinin her türlü ücret vergi harç, SGK, işsizlik sigortası primi , tüm yasal yükümlülüklerinden sorumlu olacağının düzenlendiği, davalının dava dışı işçilere 20/05/2016 tarihinde toplu iş sözleşmesi öncesi 94.025,95 TL ve 26/05/2016 tarihinde toplu iş sözleşmesi sonrası 126.227,48 TL ücret ödemesi yine 02/06/2016 tarihinde 23.227,24 TL toplu iş sözleşmesi nedeni ile sendikaya ödeme yaptığı, dosya kapsamında alınan 11/09/2020 tarihli hesap uzmanı raporunda davalı tarafından yapılan ödemelerde davacı tarafından tahakkuku yapılan bordroların esas alındığı, ancak toplu iş sözleşmesi öncesi yapılan 94.025,95 TL ödeme ile , toplu iş sözleşmesi sonrası yapılan 126.227,48 TL ödemenin mükerrer olduğu, yine davalı tarafından yapılan ödemelerin ihbar tazminatı ve ücretli izin alacağına ilişkin olmadığı, tespit edilmiştir. Davalının hizmet alım sözleşmesi gereği dava dışı işçilere yaptığı ödemeleri davacının hak edişinden kesmesi haklı olduğundan hak ediş tutarı olan 243.058,01 TL'den davalının yaptığı çalıştırılan işçilerin ücreti 126.227,48 TL + İşçi sendikasına yapılan ödeme tutarı 23.227,24 = 149,454,72 ) tenzili ile 93.603,29 TL fatura alacağının davalı tarafından ödenmediği anlaşılmıştır. Davalının hata ile yapıldığını belirttiği mükerrer olarak ödediği 94.025,95 TL bedeli davacı hak ediş fatura alacağından mahsup edemeyeceğine karar verilmiştir. Bu nedenlerle davacının ödenmeyen bakiye hak ediş alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Fatura alacağı için davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin ihtar veya belge olmadığından faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan davalı tarafından belirlenebilir bir alacak olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşmede davalı şirket tarafından hakedişlerin aylık olarak ödeneceğinin düzenlendiği, ödemelerin vadesinin de sözleşmede belirlendiği, ödeme yapılmaması halinde temerrüdün oluşacağının da kararlaştırıldığı, sözleşmede vadenin kararlaştırılmış olması nedeniyle faize de hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçilik alacaklarından davacının sorumlu tutulması gerektiği, ödemelerin yapılıp faturaların ibraz edilmemesinin sözleşmedeki taahhüdü ihlal ettiği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacının ödeme yapmayarak bu duruma kendisinin sebebiyet verdiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 5.800,09 TL istinaf harcından peşin alınan 1.509,33 TL'nın mahsubu ile bakiye 4.290,67 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.08/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip