Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/3676 E. 2026/1633 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/3676
- Karar No
- 2026/1633
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/3676 KARAR NO : 2026/1633
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2026
İlk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ili ... ilçesi ... ve ... semtlerinde bulunan ... Market isimli marketleri işletmekte olduğunu, davalı şirket nezdinde ... ve ... tesisat numaralı elektrik aboneliklerinin sahibi olduğunu, davalı ... tarafından Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuata aykırı olarak haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkiline ait ... tesisat numaralı elektrik aboneliği hakkında ... seri numaralı ...-TL bedelli kaçak faturası ile ... tesisat numaralı elektrik aboneliği hakkında ise ... seri numaralı ...-TL bedelli kaçak faturaları tahakkuk ettirildiğini; Müvekkili şirkete ait marketin elektrik enerjisinin davalı şirket tarafından kesilmesi nedeni ile müvekkili tarafından Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile enerjinin kesilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı talep edildiğini ve mahkeme tarafından dava konusu tesisatların elektrik enerjisinin kesilmemesi hususunda tedbir kararı verilmiş olduğunu; İhtiyati tedbir talep ve dava dilekçesinin ekinde sunulduğu üzere Kaçak kayıt dökümlerine bakıldığında '' Sayaç giriş ve çıkışlarını şöntlemek '' ve "sayacın ayarını bozmak " gerekçeleri ile müvekkili şirket aleyhine cezai işlem uygulandığını, ancak müvekkil şirketin kesinlikle kaçak elektrik kullanmadığı gibi geçmiş dönem tüketimleri dikkate alındığında ve ileride yapılacak olan yargılamada kaçak elektrik kullanmadığının açıkça anlaşılacağını belirterek; davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkil şirket aleyhine tahakkuk ettirilen borçlardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine; borç ve ceza tahakkuk işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, dilekçesinde özetle; Davacı tarafa dair, dilekçe ekinde sunulan Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı, fotoğraflar ve ilgili diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullanıldığını; ayrıca davacı tarafın, herhangi bir tespit yapılmadan , kullandığı abone incelenmeden, düzenleme yeri belirsiz olan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tutulduğunu iddia etmekte olduğunu; yapılan kontrollerde kaçak/usulsüz bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığının tespiti üzerine ... ve ... nolu tesisatlara kaçak tespit tutanakları düzenlendiğini belirterek; davanın reddine ve de davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde bahsedilen, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden Dairemizce incelenmiş olup, inceleme sonucunda; Değişik İş dosyasında ... tarihli kararda, "1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, fatura bedelleri olan ... TL'nin %30'u oranında (... TL) teminat yatırılması ve ... ile ... tesisat numaralı aboneliklere ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenin denetiminde gerçekleşmesi ... ve ... tesisat numaralı aboneliğin ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE..." şeklinde, itiraz yolu açık olmak üzere, karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacı (Değişik İş dosyasında ihtiyati tedbir talep eden) tarafça, kararda belirtilen teminat bedelinin (... tarihinde) dava dosyasına ödendiği anlaşılmıştır. Değişik İş dosyasında, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen elektrik şirketi vekilinin karara itirazı üzerine, ... tarihinde duruşma açılarak itirazın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesine konu olan İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir kararına itirazın ... tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek, itirazın reddi yönünde karar verildiği; bu bağlamda ... tarihli gerekçeli ara karar da yazılarak taraf vekillerine tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçeli ara kararda, "...6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir öğretide, "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir, diğer fonksiyonları yanında, davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreçte, dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını önleyici niteliği de bulunan geçici bir hukuki korumadır. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, 389. madde başlığında; “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Somut olayda talep eden vekilince elektrik enerjisinin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talep ettiği görülmüş, bunun üzerine talep kabul edilmiş olup, ... tarafından ihtiyati tedbir ara kararına karşı itiraz ettiği görülmüşse de talep eden lehine verilen itiraz dilekçesi ekine kaçak kullanımına ilişkin görüntü/video kaydına yer verilmediği anlaşılmakla bu aşamada ihtiyati tedbir talebine yapılan itirazın delillendirilmediği anlaşıldığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçelendirilmiştir. Anılan işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf dilekçesinin karşı taraf vekiline tebliğ edilmiş olduğu ve istinaf harcının ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumca, davacı hakkında kaçak elektrik kullanma tespiti yapılıp, borç tahakkuku gerçekleştirildiğini; ihtiyati tedbir kararının yeterli gerekçe içermediğini; yaklaşık ispat kriterinin sağlanmadığını; kaçak elektrik kullanımın tespit edilmesi halinde davalı şirketin elektrik kesme yetkisine sahip olduğunu; ilk derece mahkemesince verilen teminatın yetersiz olduğunu, zira teminatın %100 olması gerektiğini vs. belirterek; elektrik enerjisi ile ilgili verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Değerlendirme ve Gerekçe: Davalı tarafın istinaf yoluna başvurusu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davada, davalı kurumun, davacı hakkında kaçak elektrik kullanma iddiasıyla yaptığı borç tahakkuku yönünden borçlu olmadığının tespiti ile borç/ ceza tahakkuk işlemlerinin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş olup, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber, basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. HMK'nun 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. 6100 sayılı HMK'nun, "İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler" kenar başlıklı 397. maddesi uyarınca; "(1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. (2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. (3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir. (4) İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır." 6100 sayılı HMK'nun, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" kenar başlıklı 341. maddesi uyarınca; "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar...." 6100 sayılı HMK'nun, "Başvuru süresi" kenar başlıklı 345. maddesi uyarınca; "(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." 6100 sayılı HMK'nun, "Ön inceleme" kenar başlıklı 352. maddesi uyarınca; "(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." Belirilen hususlar ve mevcut dosya kapsamı ışığında; davacının dava öncesinde, Değişik İş dosyasında ihtiyati tedbir talep ettiği; Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında ... tarihli kararda teminat mukabilinde ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE dair, itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olduğu; davacı (Değişik İş dosyasında ihtiyati tedbir talep eden) tarafça, kararda belirtilen teminat bedelinin (... tarihinde) dava dosyasına ödendiği; davacının işbu davayı (Esas dosyası) ... tarihinde açmış olduğu; HMK 397. maddesi nedeniyle İhtiyati tedbir dosyasının, asıl dava dosyasının eki sayıldığı; esas dosyada İlk derece mahkemesince, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının ... tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek, itirazın reddi yönünde karar verildiği; bu bağlamda ... tarihli gerekçeli ara karar da yazılarak, gerekçeli ara kararın taraf vekillerine elektronik tebligat yoluyla ... tarihinde tebliğ edilmiş olduğu; kararda, "kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere" şeklinde de belirtilmiş olduğu; davalı tarafın istinaf süresinin son gününün ... tarihine (salı günü) denk geldiği; davalı vekilinin istinaf dilekçesinin, tarihsiz olarak UYAP Bilişim Sistemi üzerinden elektronik imzalı olarak sunulmuş olduğu; elektronik imza tarihine göre, istinaf dilekçesinin ... tarihinde sunulmuş olduğunun anlaşıldığı; böylece istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de karar verilebilecektir. Bu itibarla, yasal süresi içinde yapılmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352. maddesi (352/1-c) gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş olduğundan; esasa dair inceleme yapılamadan, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H ÜKÜM: 1-Davalı vekilinin, yasal süresi içinde yapılmayan istinaf başvurusunun; HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı (maktu) ve istinaf kanun yoluna başvuru harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına; ödenen işbu harçların, Devlet Hazinesi'ne irat kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin dava sonunda verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-İşbu kararın; tebliğ, kesinleştirme, harç tahsil ve artan istinaf avansının iadesi vs. işlemlerinin, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f maddesi ("Temyiz Edilemeyen Kararlar": "(1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: ... f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar.") gereğince KESİN olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda