Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/3227 E. 2026/4495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/3227
Karar No
2026/4495
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/3227

KARAR NO:2026/4495

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/10/2025

NUMARASI:2024/154 Esas - 2025/742 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından 19/08/2022 tarihinde Esenyurt İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Esenyurt/İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 3.310,83-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 3.310,83-TL hasar bedeli ile 468,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.778,95-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, davalı/borçlunun itirazında yetkiye, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davalının İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yargı yolu yönünden inceleme yapılmasını, yargı yolunun İdari yargı yolu olduğunun tespitini, yargı yolunun hatalı olduğunun tespiti halinde görevsizlik kararı verilmesini ve davacının davasının yargı yolu usulüne uygun olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, hasar oluştuğu iddia edilen adreste ve tarihte idareleri tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, davanın müvekkili idare bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49.maddesine göre, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, yine aynı kanunun Madde 50. "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında" olduğunu, davacının idarelerince zarar verdiğini ispatlayamadığını, çünkü söz konusu adreste idarenin herhangi bir çalışması olmadığını, davaya konu yerde yüklenici .... A.Ş. Tarafından çalışma yapılmış olup işbu şirkete davanın ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, Mahkemece bilirkişi atanarak davacının alt yapı tesisinin standartlara uygun olup olmadığı hususunda olay mahallinde keşif ve incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğunun şaibeli olduğunu, gerçek hasar bedelinin belirlenmesini beyanla yersiz ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davalı İski tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında,19/08/2022 tarihinde Esenyurt İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulanan ... Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan davacıya ait alt yapı tesislerinde bulunan kablolara zarar verildiği, ... Müdürlüğünün ... sayılı cevabı yazısında 13/08/2022-02/09/2022 tarih aralığında ... sayılı altyapı kazı ruhsatı ile kazı izni verildiği, ilgili cevabi yazı ve ekleri ile dosya kapsamı da nazara alındığında davalı şirketin meydana gelen hasardan haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davalının dava dışı yüklenici ile aralarındaki sözleşme ilişkisinde yer alan hükümleri davacıya karşı ileri süremeyeceği, Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğu ve zarar görenin ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin, 2010/2636 Esas, 2010/4793 Karar sayılı kararında; Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı isçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerden olduğu, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde işçilik bedelinin ödenebileceğinin belirtildiği, davacı tarafından hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması gerektiği, ancak bu hususta davacı tarafça herhangi bir delil ve belge ibraz edilmediğinden davacı tarafın araç ve işçilik bedeli talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, bununla birlikte davalının denetiminde yapılan ve yüklenici konumundaki ihbar olunan .... A.Ş. Tarafından yapılan kazı çalışmasında meydana geldiği, dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, meydana gelen zararda davalının ve ihbar olunan .... A.Ş.'nin %70 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin ise meydana gelen zararda %30 müterafik kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ile birlikte Mahkememizce alınan teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile hasarın giderimi için 2022 yılı Tedaş birim fiyatlarına göre malzeme bedeli olarak toplam 2.000,89-TL tespit edilmiş, 2.000,89-TL malzeme bedelinin %18 KDV'si olan 360,16-TL ile birlikte davacının %30 kusurlu olduğu da nazara alındığında takip tarihi itibariyle toplam 1.652.74-TL gerçek zararının bulunduğu anlaşılmış, bu hali ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.652.74-TL asıl alacak, 195,86-TL işlemiş faiz (19/08/2022 hasar tarihi ile 06/09/2023 takip tarihi arası 383 gün, %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle) olmak üzere toplam 1.848,60-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı Mahkememizce de bir ödeme tespit edilemediği, dosya kapsamına göre davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibine yaptığı itirazın 1.652,74-TL asıl alacak ve 195,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.848,60-TL yönünden iptaline, takibin 1.652.74-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;Hasar oluştuğu belirtilen tarihte bir çalışma yapılmadığını, husumet düşmediğini, davacıya ait kabloların mevzuata uygun olup olmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylem sebebiyle maddi tazminata ilişkin alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davalı vekilinin istinaf talebine konu kabul edilen miktar 1.848,60- TL olup, miktar itibariyle dava tarihinde kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince istinafa konu edilen maddi tazminatın kabulüne dair dava değerinin ilk derece mahkemesi dava tarihi itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz (istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2025 tarih, 2024/154 Esas 2025/742 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,

2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/3227, K. 2026/4495, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-3227-e-2026-4495-k-4efb88106cd2