Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2458 E. 2026/70 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2458
- Karar No
- 2026/70
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
69. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2458
KARAR NO : 2026/70
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan)İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/06/2026
NUMARASI : 2025/1003 Esas, 2026/571 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 14/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçiye işçilik alacakları sebebiyle müvekkili tarafından icra dosyasına ve vergi dairesine toplam 77.012,64 TL tutarında ödeme yapılmak durumunda kalındığı, SGK kayıtlarında dava dışı işçinin dava konusu dönemde davalı firma uhdesinde çalıştığını, taraflar arasında akdedilen ihale sözleşmesi ve şartnameler çerçevesinde davaya konu bedelin nihai sorumlusunun işçiyi çalıştıran yüklenici firma olduğunu, ihale sözleşmesinin 22. ve 29. maddeleri ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca personelin özlük haklarından yüklenicinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca asıl işveren sıfatından kaynaklanan dışsal bir sorumluluk olduğu, iç ilişkide ise tüm işçilik borçlarının yükleniciye ait olduğunu belirterek iş mahkemesi kararı gereğince ödenen toplam 77.012,64 TL tutarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen dava dilekçesine cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 42.829,80 TL'nin dava tarihinden itibarin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının davalı yükleniciden rücuen tahsiline ilişkindir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir.
HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut davada, yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava, 2025 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davada reddedilen miktarın 34.182,84 TL olduğu dikkate alındığında, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (40.000,00 TL) altında kalması sebebiyle kesin nitelikte olduğundan ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/10/2026