Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/3341 E. 2026/4475 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/3341
- Karar No
- 2026/4475
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/3341
KARAR NO:2026/4475
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/01/2026
NUMARASI:2025/827 Esas - 2026/25 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; İdarelerinin İstanbul/Başakşehir İlçesi, ... Adresinde 07/05/2025 tarihinde yapılan alt yapı çalışması esnasında idarelerine ait atık su hatlarına zarar verildiğini, ihbar üzerine iş emri düzenlendiğini, gerekli onarım işlerinin mezkür iş emrine istinaden yapıldığını, yapılan giderlerin ödenmesinin davalıdan talep edildiğinin ancak davalının söz konusu hasar bedellerini ödemeye yanaşmadığını, bu durum üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşamama tutanağı tutulması üzerine işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu beyanla, öncelikle karşı tarafın iddia, delil ve beyanlarına karşı beyan iddia ve delil sunma hakları, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, karşı tarafça tazmini gereken 6.575,81- TL. İdarelerinin alacağının, hasar tarihi olan 07.05.2025 tarihinden itibaren işletilecek T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin adresinin "... Kağıthane/İSTANBUL" olduğunu, İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Dava, haksız fiile dayalı tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafça, 07/05/2025 tarihinde İstanbul/Başakşehir İlçesi, Kayabaşı Mahallesindeki adreste yapılan alt yapı çalışmasında davacıya ait atık su hatlarına zarar verildiğini belirterek zararın giderilmesi yönünde yapılan hasar onarımına ilişkin bedelin davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı tarafça ise davalının adresi ...Kağıthane/İstanbul olduğu,yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek mahkememizin yetkisine itiraz edilmiştir. Davalının süresinde usulüne uygun yaptığı yetki itirazının değerlendirmesinde; davanın haksız fiile dayandığı, HMK'nun 16. Maddesinde haksız fiile dayalı davaların haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinde açılacağının bildirildiği, bu kapsamda dava konusu haksız fiilin meydana geldiği ve zararın meydana geldiği yerin Başakşehir/İstanbul adresi olduğu ve mahkememiz yetki alanı dışında olduğu, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkisinde bulunduğu, davacı zarar görenin yerleşim yeri adresinin Eyüp/İstanbul olduğu ve mahkememiz yetki alanı dışında olduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkisinde bulunduğu dolayısıyla davanın mahkememiz yetki alanına giren bir dava olmadığı anlaşılmıştır. Davacının davayı yetkili mahkemede açmadığı takdirde yetkili mahkemeyi seçme hakkının davalıya geçeceği ve bu kapsamda davalının HMK 6. Maddesi kapsamında kendi yerleşim yeri olan Kağıthane/İstanbul adresi itibariyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu belirttiği, davalının yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; HMK'nin 6/1 maddesi gereğince mahkememizin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine, yetkili ve görevli Mahkemenin Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna,
2-6100 Sayılı HMK nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde taraflardan birinin müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde 6100 Sayılı HMK'nun 20/1. maddesi gereğince resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, ..." karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 09.06.2026 tarihli ek karar ile; "...Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın 12/01/2026 tarihli kararı ile;"Davalının yetki ilk itirazının Kabulü ile; HMK'nin 6/1 maddesi gereğince mahkememizin Yetkisizliği sebebiyle Davanın Usulden Reddine, Mahkememizin Yetkisizliğine, yetkili ve görevli Mahkemenin Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna,6100 Sayılı HMK nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde taraflardan birinin müracaatı halinde dosyanın yetkili ve görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi halde 6100 Sayılı HMK'nun 20/1. maddesi gereğince resen Davanın Açılmamış Sayılmasına Karar Verileceğinin İhtarına, 6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarında yetkili ve görevli Mahkemece karar verilmesine, dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde talep üzerine bu hususlarda Mahkememizce karar verilmesine" karar verildiği; kararın taraf vekillerine e-tebligat olarak 12/04/2026 tarihinde tebliğ edildiği ve 28/04 tarihinde kararın kesinleştiği görülmüş ise de; dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflarca süresi içinde dosyanın gönderilmesine dair talepte bulunulmadığı görülmekle; HMK'nun20/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın HMK'nin 20/1 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
2-Alınması gerekli olan 732,00-TL peşin harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL 'den mahsubu ile eksik kalan 116,6 TL' nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
3-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 6575,81 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Borç yetkisizlik kararından sonra ve kanuni süre içinde davalı tarafça ödenmiş, dava konusuz kaldığını, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin gerekçeli kararında yer alan "Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi" yönündeki hüküm fıkrasının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemler HMK Madde 20(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.
(2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.
Somut uyuşmazlıkta; İlk derece mahkemesince verilen yetkisizlik kararı üzerine yasal sürede dosyanın yetkili mahkemeye gönderim talebinde bulunulmadığı, zararın bu aşamada ödenip ödenmemesinin yetkili mahkemede değerlendirileceği ancak taraflardan birinin HMK. 20.maddeye uygun şekilde başvuruda bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun (Kapatılan) Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/827 Esas 2026/25 Karar sayılı 12/01/2026 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırıldığıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/10/2026