Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2150 E. 2026/1684 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2150
Karar No
2026/1684
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2150 - 2026/1684 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/2150 KARAR NO : 2026/1684 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/07/2026 NUMARASI : 2026/603 E. - 2026/502 K.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/07/2026 tarih ve 2026/603 E. - 2026/502 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2006 yılından bu yana Fransız menşeli "..." markalı iş makinelerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki münhasır distribütörü, tek yetkili satıcısı ve marka mümessili olarak faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda satış faaliyetlerinin yanı sıra markanın Türkiye pazarındaki ticari varlığının oluşturulması, geliştirilmesi ve korunmasına yönelik tüm organizasyonu üstlendiğini, "..." markalı makineleri kendi adına ve hesabına satarak, markanın Türkiye pazarındaki sürümünü artırmayı taahhüt etiğini, "..." markalı ürünlerin garanti, bakım ve onarım hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla ülke genelinde servis ağı kurduğunu, markanın Türkiye pazarında bugün ulaşmış olduğu pazar değerinin, müvekkilinin uzun yıllara yayılan yatırım, organizasyon ve ticari emeğinin ürünü olduğunu, davalının internet siteleri ve çeşitli dijital satış platformlarında, "..." ürünlerine ilişkin tanıtım görselleri ve teknik bilgiler kullandığını, çok sayıda "..." markalı sıfır iş makinesini satışa arz ettiğini, müvekkili şirketin yurt dışından temin etmek suretiyle ülkeye soktuğu "..." markasına ait görselleri de kullanarak sosyal medya üzerinden verdiği ilanlarla yıllara dayanan yatırımlarından haksız kazanç sağladığını, 19.08.2025 tarihli noter ihtarnamesine rağmen, davalının faaliyetlerine devam ettiğini ileri sürerek, T.T.K. 56/1-a-b maddeleri gereğince davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespiti ile men'ine; T.T.K. 56/1-c maddesi gereğince davalının yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapmış olduğu haksız rekabet oluşturan ilanların web sitesi, tabela v.b. tüm mecralardan kaldırılmasına, davalının yetkisiz garanti izlenimi yaratmasının yasaklanmasına, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına; TTK 56/1-d ve 56/1-e son maddeleri gereğince davalının haksız rekabet sonucu gerçekleştirdiği satışlardan elde ettiği net kar da dahil, müvekkili şirketin haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlara karşılık 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre sonradan artırılmak üzere şimdilik 100 Euro maddi tazminatın, kamu bankalarının yabancı para alacakları için uyguladığı tevdiat azami faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline; TTK 56/1-e ve TBK 58 maddeleri gereğince müvekkili şirketin müşterileri, kredisi, mesleki ve ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle uğradığı manevi zararlar karşılığı 300.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanılarak, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında kaldığı, bu hususta yargılama ve hukuki nitelendirme görevinin Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine ait olduğu, benzer mahiyetteki hukuki uyuşmazlıkla ilgili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 10/10/2025 tarih 2023/1539 Esas- 2025/1847 Karar sayılı kararının da aynı yönde bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Fikri Sinai Hakları Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin, davalıya dava dilekçesini tebliğ dahi etmeden, herhangi bir cevap dilekçesi almadan, uyuşmazlığın kapsamını ve uyuşmazlık konularını belirlemeden, tensip dahi düzenlemeden görevsizlik kararı verdiğini, oysa mahkemenin sacede davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna bakarak, henüz ileri sürülmemiş savunmalara, uyuşmazlığın tespiti akabinde yapılması muhtemel hukuki nitelendirmelere, davalının dayanabileceği SMK hükümlerine dayanarak görev belirleyemeyeceğini, kaldı ki; dava dilekçesinde ısrarla belirtildiği üzere, müvekkilinin talebinin; marka hakkına tecavüzün önlenmesi, marka tescilinden doğan münhasır hakların korunması veya 6769 sayılı Kanun kapsamında bir hakkın ihlalinin tespiti olmadığını, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere uyuşmazlığın konusunun, davalının müvekkilinin yaklaşık yirmi yıla yayılan yatırım, organizasyon, satış sonrası hizmet ağı, teknik altyapısı ve ticari itibarı üzerine herhangi bir yatırım yükü üstlenmeksizin ekonomik menfaat sağlaması, başka bir anlatımla TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı parazit rekabet ve bedavacılık niteliğindeki ticari davranışları olduğunu, dava dilekçesinde özellikle vurgulandığı üzere, uyuşmazlığın odağını; paralel ithalatın hukuka uygun olup olmadığı, marka hakkının tükenmesi ilkesi, davalının belirli makineleri satıp satamayacağı konularının oluşturmadığını, davanın, davalının çok sayıda sıfır "..." marka iş makinesini sürekli biçimde Türkiye pazarına arz ederek, müvekkilinin yıllar içerisinde oluşturduğu ticari organizasyondan, satış sonrası hizmet sisteminden, marka güvenilirliğinden ve ekonomik yatırımlarından dürüstlük kuralına aykırı biçimde yararlanmasının, TTK'nın 54 ve 55. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ilişkin bulunduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2023/1539 Esas, 2025/1847 Karar sayılı ilamının da somut olayla birebir örtüşmediğini, zira anılan davada hem davacının iddialarını hem de davalının cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü SMK'nın 7 ve 152. maddelerine dayalı paralel ithalat ve marka tükenmesi savunmalarının birlikte değerlendirildiğini, somut olayda ise davalıya henüz dava dilekçesinin dahi tebliğ edilmediğini, herhangi bir cevap veya savunmanın dosyaya sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, tazminat (haksız rekabetten kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında kaldığı gibi davalının dosyaya sunulan 03.09.2025 tarihli cevabi ihtarnamesinde, 6762 sayılı SMK'nın 152. maddesi uyarınca marka hakkının tüketilmesi savunmasında bulunduğu, davacının dava dilekçesinde de davalının anılan savunmasına karşı beyanlarda bulunulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2150, K. 2026/1684, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2150-e-2026-1684-k-0fb6cc8e87da