Diğer ·
2024/70 E. 2026/233 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/70
- Karar No
- 2026/233
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/70 Esas KARAR NO : 2026/233
DAVA :Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Maddi ve manevi tazminat,unvan terkini DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat,unvan terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır giyim sektöründe üretim ve satış faaliyetinde bulunduğunu, ... tarihinde ... marka numarası ile “...” ibareli markayı ...sınıflarda tescil ettirdiğini ve markayı aralıksız olarak kullandığını, davalının ise ... tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine 28/12/2022 tarihinde reddedildiğini; davalının bu kez 17/03/2022 tarihinde ... başvuru numarası ile aynı ibareyi ... sınıfta tescil ettirmek üzere yeniden başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun da SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 18/01/2024 tarihinde reddedildiğini, buna rağmen davalının 30/01/2024 tarihinde ... başvuru numarası ile aynı “...” ibaresinin 25. ve 35. sınıflarda tescili için üçüncü kez başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından ... 40. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıdan markanın izinsiz kullanımına son vermesinin istendiğini, davalının ... 38. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde yeniden marka başvurusunda bulunduğunu ve başvurunun reddedilmesi hâlinde kullanımını durduracağını bildirdiğini, buna rağmen markayı kullanmaya ve ticari faaliyetlerine devam ettiğini; davalının...tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile “....” ticaret unvanıyla şahıs işletmesi kurduğunu, müvekkiline ait marka ile karıştırılacak derecede benzer “...” ibaresini hem ticaret unvanında hem de kadın giyim ürünlerinin satışında kullandığını, maatclothing.com alan adlı internet sitesi üzerinden de söz konusu ibare altında satış gerçekleştirdiğini, davalının önceki ret kararları ve ihtarnamelere rağmen kullanıma devam etmesinin kötü niyetli olduğunu ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia ettiğini, davalının eylemlerinin SMK’nın 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği “...” ticaret unvanının marka hakkına dayalı olarak terkinine, davalının “...” ibaresini kullanmak suretiyle davacıya ait “...” markasına yönelik tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına, HMK’nın 107. maddesi uyarınca SMK 151/2-b kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 5.5.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 527.300.45 TL olarak talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddi talep edilmiş, dava konusu marka başvuru işlemlerinin devam ettiğini belirtmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkınca tecavüzün tespiti, men ve ref' i, ünvan terkini, ihlal kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. Bilirkişiler ...,..., ...'un 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı tarafından, davacının önceki tarihli ve tescilli markası ile iltibas oluşturan “...” ibresini esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ve davacı markasının tescilli olduğu ... Mal ve hizmet sınıflarında kullanmakla, 6769 Sayılı SMK’nın 7/3 –e bendi uyarınca, davacı adına ... numara ile... Sınıflar bakımından tescilli olan “...” markasına tecavüz teşkil ettiği, Davalı tarafın 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri, faturaları üzerinden yapılan incelemede ‘’...’’ markasını sadece ... şeklinde unvan olarak kullanıldığı, Davalı tarafın 2022 -2023 yılları kurumlar beyanı gelir tablosu verileri ve davacı tarafın talebine göre, davalının toplam satışlardan iade ve indirimler ile satılan ürün maliyeti düşüldükten sonra elde ettiği Brüt Kar Kazancı 2.740.955,55 TL ,Brüt Kar rakamından faaliyet ve satış giderleri düşüldükten sonra elde ettiği Faaliyet Kazancı 1.757.668,17 TL , Faaliyet kazancından finansman giderleri düştükten sonra elde ettiği vergi öncesi kazancı 1.675.550,81 TL olarak hesaplanmış olup , Ulaşılan kazanç rakamlarında ... markasının etkisinin ne olabileceğinin hesaplanamayacağı markanın ciroya etki eden faktörlerden sadece biri olduğu , ciroya etki eden çok sayıda bağımsız faktörün rol oynadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ...,..., ..., ...'ın 10/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporlarında; Davalı tarafından, davacının önceki tarihli ve tescilli markası ile iltibas oluşturan “...” ibresini esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ve davacı markasının tescilli olduğu 25. Ve 35. Mal ve hizmet sınıflarında kullanmakla, 6769 Sayılı SMK’ nun 7/3 –e bendi uyarınca, davacı adına 2019/122926 numara ile25. Ve 35. Sınıflar bakımından tescilli olan “...” markasına tecavüz teşkil ettiği, Davalı tarafın 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri, faturaları üzerinden yapılan incelemede ‘’...’’ markasını sadece ....şeklinde unvan olarak kullanıldığı, Davalı tarafın 2022 -2023 yılları kurumlar beyanı gelir tablosu verileri ve davacı tarafın talebine göre, davalının toplam satışlardan iade ve indirimler ile satılan ürün maliyeti düşüldükten sonra elde ettiği Brüt Kar Kazancı 2.740.955,55 TL ,Brüt Kar rakamından faaliyet ve satış giderleri düşüldükten sonra elde ettiği Faaliyet Kazancı 1.757.668,17 TL , Faaliyet kazancından finansman giderleri düştükten sonra elde ettiği vergi öncesi kazancı 1.675.550,81 TL olarak hesaplanmış olup, ulaşılan kazanç rakamlarında ... markasının etkisinin ne olabileceğinin hesaplanamayacağı markanın ciroya etki eden faktörlerden sadece biri olduğu , ciroya etki eden çok sayıda bağımsız faktörün rol oynadığı görüş ve kanaati ile birlikte Ankara BAM, 20. HD., E. ...K....T. 29.3.2024 Sayılı Kararı Uyarınca; dava konusu markanın kazanca olan etkisi net olarak belirlenememekle birlikte, %30 etkisi olduğunun varsayıldığı yönünde ki ilk derece mahkemesinin aldığı davalı itirazına rağmen İstinaf mahkemesinin de ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı yönünde hükmü dikkate alınarak, bu hükme esas olan davada ki davacı ve davalı iştigal alanının huzurdaki dava, davacı ve davalı yanın iştigal alanının aynı olması sebebi ile, davacı markasının brüt ve faaliyet kar rakamlarına %30 oranı uygulanmış, Davalı Yıllık Gelir beyanı Gelir Tablosu rakamlarından ,2022 ve 2023 yılları Brüt Kar Kazancı üzerinden 2.740.955,55 TL X %30 = 822.286,66 TL ,Brüt Kar rakamından faaliyet ve satış giderleri düşüldükten sonra elde ettiği Faaliyet Kazancı üzerinden 1.757.668,17 TL X % 30 = 527.300,45 TL tazminat hesaplandığın yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ..., ...'nın 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı tarafından, davacının önceki tarihli ve tescilli markası ile iltibas oluşturan “...” ibresini esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ve davacı markasının tescilli olduğu .... Mal ve hizmet sınıflarında kullanmakla, 6769 Sayılı SMK’ NIN 7/3 –e bendi uyarınca, davacı adına ... numara ile... Sınıflar bakımından tescilli olan “...” markasına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri, faturaları üzerinden yapılan incelemede ‘’...’’ markasını sadece ... şeklinde unvan olarak kullanıldığı, davalı tarafın 2022 -2023 yılları kurumlar beyanı gelir tablosu verileri ve davacı tarafın talebine göre, davalının toplam satışlardan iade ve indirimler ile satılan ürün maliyeti düşüldükten sonra elde ettiği Brüt Kar Kazancı 2.740.955,55 TL ,Brüt Kar rakamından faaliyet ve satış giderleri düşüldükten sonra elde ettiği Faaliyet Kazancı 1.757.668,17 TL , Faaliyet kazancından finansman giderleri düştükten sonra elde ettiği vergi öncesi kazancı 1.675.550,81 TL olarak hesaplanmış olup , ulaşılan kazanç rakamlarında ... markasının etkisinin ne olabileceğinin hesaplanamayacağı markanın ciroya etki eden faktörlerden sadece biri olduğu , ciroya etki eden çok sayıda bağımsız faktörün rol oynadığı görüş ve kanaati ile birlikte Ankara BAM, 20. HD., E. ... K. ... T. 29.3.2024 Sayılı Kararı Uyarınca; dava konusu markanın kazanca olan etkisi net olarak belirlenememekle birlikte, %30 etkisi olduğunun varsayıldığı yönünde ki ilk derece mahkemesinin aldığı davalı itirazına rağmen İstinaf mahkemesinin de ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı yönünde hükmü dikkate alınarak, bu hükme esas olan davada ki davacı ve davalı iştigal alanının huzurdaki dava, davacı ve davalı yanın iştigal alanının aynı olması sebebi ile, davacı markasının brüt ve faaliyet kar rakamlarına %30 oranı uygulanmış, Davalı Yıllık Gelir beyanı Gelir Tablosu rakamlarından 2022 ve 2023 yılları Brüt Kar Kazancı üzerinden 2.740.955,55 TL X %30 = 822.286,66 TL ,Brüt Kar rakamından faaliyet ve satış giderleri düşüldükten sonra elde ettiği Faaliyet Kazancı üzerinden 1.757.668,17 TL X % 30 = 527.300,45 TL tazminat hesaplanmış olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ..., ...'in 10/07/2026 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacıya ait olduğu anlaşılan ...adresli internet sayfası incelemesi: İncelenen internet sayfasında “ ...”şekil logosunun kullanıldığı, internet sayfasının kadın giyimi üstüne olduğu,... kullanılarak yapılan incelemelerde, matcollection.com.tr adresli internet sitesinin 2024 – 2025 yılları arasında toplam 13 adet arşiv kaydının tutulmuş olduğu, 2024 yılına ait arşiv kaydı incelemesinde internet sayfasında “ ... ” logosunun kullanıldığı, Davalıya ait olduğu anlaşılan ... adresli internet sayfası incelemesinde ise; İncelenen internet sayfasında “ ... ” logosunun kullanıldığı, internet sayfasının kadın giyimi üstüne olduğu, web.archive.org kullanılarak yapılan incelemelerde, ...adresli internet sitesinin 2016 – 2026 yılları arasında toplam 41 adet arşiv kaydının tutulmuş olduğu, 2021 yılına kadar olan kayıtlarda alan adının boşta olduğu, 2022 yılına ait arşiv kaydı incelemesinde internet sayfasında “ ...''” logosunun kullanıldığı, Tarafların logolarının grafik tasarım yönünden analizinde; • Her iki logoda da esas unsur olarak "..." ibaresinin kullanıldığı, yazı karakteri (font), harf tasarımı, çizgi kalınlıkları, tipografik düzen ve yardımcı unsurlar bakımından farklılıklar bulunduğu, grafik tasarım yönünden logoların birebir aynı olmadığı, ancak kelime yapısı nedeniyle görsel algıda belirli ölçüde benzerlik oluşturabileceğini, Davacının ...no ile tescilli ... markasının ... Sınıfta tescilli hak sahibi olduğu, Davalının ... alan adında ve bu alan adı altında yer alan web sitesindeki markasal “...” kullanımlarının orta düzeyde tüketiciler nezdinde karıştırmaya neden olabileceği ve iltibas koşullarının mevcut olduğu, ... yılları davalı şirketin toplam 1.757.668,17 TL faaliyet geliri elde ettiği, bu tutar dava dosyasında bulunan her iki bilirkişi kurulu raporlarında da bir biriyle aynı tutarda olduğu,,01.12.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda bu tutarın % 30 civarında marka etkisinde kaldığı kabul edilerek 527.300,45 TL olarak maddi tazminat belirlendiğini, Marka etkisinde kalan malların tespitinin mümkün olmadığı durumlarda nihai kararın Mahkemenin takdirine bırakıldığı gerekmekte ise de %30 oranının makul bir tutar olduğu, belirlenen maddi tazminat tutarı 527.300,45 TL nın davacı talebine uygun bulunduğu bildirilmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde; Davacı ... adına “...” ibareli ...başvuru numaralı markanın 06/12/2019 tarihinde başvurusunun yapıldığı, 12/10/2020 tarihinde tescil edildiği, markanın koruma süresinin devam ettiği ve .... sınıflarda tescilli bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından ise “...” ibaresiyle .... sınıflarda çeşitli marka başvurularında bulunulduğu, ... ve ... numaralı başvuruların davacının önceki tarihli “...” markasına dayanılarak yapılan itirazlar üzerine karıştırılma ihtimali/iltibas gerekçesiyle reddedildiği ve anılan başvuruların geçersiz hâle geldiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalının, davacı tarafından keşide edilen ... 40. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı markalarından ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki itiraz süreçlerinden haberdar edilmesine rağmen, 30/01/2024 tarihinde ... numarasıyla “...” ibareli, .... sınıfları kapsayan yeni bir marka başvurusunda bulunduğu, bu başvuruya da davacı tarafından itiraz edildiği ve Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda itirazın kabulü ile başvurunun tümden reddine karar verildiği tespit edilmiştir. Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır. Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır. 6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir. Toplanan deliller HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları, marka tescil belgesi, cirolar, ticari sicil kaydı davacı yanca gönderilen ihtarname; bir bütün olanak incelendiğinde; Davalının ... tarihli ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre "..." ticaret unvanıyla şahıs şirketi kurarak marka sahibi davacının izni olmaksızın, davacı ile aynı sektörde davacının izni olmaksızın markayı kullanmaya başladığı, davalının gerek Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 2021 ve 2022 yıllarında ayrı ayrı verdiği gerekçeli ret kararlarıyla gerekse davacı tarafından yapılan ihtarla davacının tescilli markasını taklit ettiğini öğrendiği ve hatta ... 38. Noterliği'nden ... tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de bildiğini bilmesine rağmen ...uzantılı online alışveriş sitesi üzerinden davacı markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer "..." markasıyla kadın giyim ürünlerinin satışını yaptığı, Davalı tarafından, davacının önceki tarihli ve tescilli markası ile iltibas oluşturan “...” ibresini esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ve davacı markasının tescilli olduğu.... Mal ve hizmet sınıflarında kullanarak 6769 Sayılı SMK’ nun 7/3 –e bendi uyarınca, davacı adına ... numara ile... Sınıflar bakımından tescilli olan “...” markasına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği, Davalı tarafın 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri, faturaları üzerinden yapılan mali incelemede“...” markasını ..şeklinde ticari unvan olarak da kullanıldığı, davacı ve davalının kullandığı her iki logoda da esas unsur olarak "..." ibaresinin kullanıldığı, ancak yazı karakteri (font), harf tasarımı, çizgi kalınlıkları, tipografik düzen ve yardımcı unsurlar bakımından farklılıklar bulunsa da kelime yapısı nedeniyle görsel algıda tüketicinin davacının markasının bir uzantısı olarak algılayacağı ve bu durumun markaların karıştırmasına neden olacağı anlaşılmıştır. Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda karıştırma ihtimali daha güçlüdür. Karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu veya tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir. Karıştırma ihtimali hem marka, hemde sınıf bakımından benzerlik gerektirdiğinden iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve sınıfların ne kadar birbirine benzer ise karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Markalar arasında sözcük, harf karakteri, şekil, grafik gibi renk unsurlarında hiçbir fark yok ise markalar arasında ayniyetten söz edilir. Eğer bu unsurlardan birinde küçük fark var ise benzer markalardan söz edilir. Markalar arasında karıştırma ihtimali incelenirken her bir unsura göre değil bir bütün olarak iki markanın bıraktığı genel global izlenimin markanın bütünüyle bıraktığı etki dikkate alınır. AB Adalet Mahkemesi (CJEU ) uygulamalarında karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde bir takım ilkeler mevcuttur. Uygulamalara göre karıştırma ihtimali ilgili tüm faktörler dikkate alınmak suretiyle marka veya işaretler birer bütün olarak değerlendirilmeli bu değerlendirme yapılırken uyuşmazlık konusu mal veya hizmetin talep edebilecek durumdaki ortalama tüketici gözü ile bakılmalı ortalama tüketicinin detayları incelemeden markayı bir bütün olarak algılayacağı gözönünde bulundurulmalı markadaki ayırt edici ve egemen unsurların bıraktığı genel intibaya göre görsel ve işitsel ve kavramsal anlamda karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır. Markalar arasında daha az derecedeki benzerlik mal veya hizmetler arasında daha çok benzerlik ile dengelenebilir. Bunun tersi de mümkündür. Ayrıca eğer önceki markanın ayırt ediciliği kendiliğinden çok yüksek ise veya kullanım sonucunda yüksek ayırt edicilik sağlanmış ise karıştırılma ihtimali de çok yüksek olacaktır. Salt çağrıştırma ihtimalinin varlığı karıştırma ihtimalini de mevcut olduğunun kabulü için yeterli değildir. Önceki markanın tanınmışlığı da tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli değildir. Eğer her iki marka arasında çağrıştırma ,tüketicide bu markayı taşıyan ürünlerin aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden kaynaklandığı yolunda bir kanaate yol açacak nitelikte ise, bu durumda karıştırma ihtimalinin bulunduğu düşünülmelidir. Markalar arasında görsel , işitsel,kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı her iki markanın asli ve tali unsurları ile birlikte bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler bakımından benzerlik olup olmadığı çağrıştırma söz konusu olup olmadığı, markaların ait oldukları mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin eğitim ve toplumsal durumu, markaların tescilli oldukları malın ya da hizmetin değeri , buna bağlı olarak alıcının mal almaya gittiğinde harcadığı zaman kriterleri dikkate alınarak ortalama düzeydeki tüketici gözü ile karıştırma ihtimali mevcut olup olmadığı tespit edilecektir. Somut olayda Davacının ...no ile tescilli... markasının kelime markası olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, yazıldığı gibi okunduğu, “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı tali unsur olduğu, Davalının ... alan adında yer alan “...” ibaresinin esas unsurunun “maat” ibaresi olduğu ve ... olarak okunduğu, bu alan adı altında yayınlanan web sitesindeki kullanımlarının ... şeklinde olup, ... olarak okunduğu, davalı kullanımlarının görsel, fonetik olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu anlaşılmaktadır. Davacının markasının ... sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-diş giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler” emtiaları ile 35. Sınıfta bu emtialara ilişkin mağazacılık (e-ticaret) hizmetlerinde kullanımlarının olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve okunuş olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında ... ve ... ibarelerinin ön planda ve esaslı unsur olarak kullanıldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluştuğundan marka hakkına tecavüz eylemi Mahkememizce sabit görüldüğünden ,davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması sureti ile durdurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ: Davacı yan SMK 151/2/b maddesi kapsamında tazminat talep etmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir. 6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine göre; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. Davacı yan SMK 151/2-b kapsımda; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç kapsamında tazminat talep etmiştir. Alınan tüm mali inceleme raporlarında; Maddi zarar hesaplamalarının SMK’ nın 151/2 maddesine göre davalı şirket 2022-2023 yılları satışları ve Vergi dairesine adı geçen yıllara ait kurumlar vergisi beyannameleri ve onların ekinde bulunan gelir tabloları üzerinden hesaplamaların yapıldığı, dav alı şirketin karının tespit edildiği, marka etkisinde kalınan tutarın tam tespit edilemediği ancak alınan tüm raporlarda etkide kalan tutarın %30 olarak kabul edildiği ve neticede 527.300,45 TL. maddi tazminat hesaplandığı bu bedelin ise 12.11.2024 ve 01.12.2025 tarihli raporlarda ve 12.11.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ekinde bulunan davalı şirket gelir vergisi beyannamesi verilerine göre denetime uygun bulunduğu anlaşılmıştır. 2022 ve 2023 yıllarında davalı şirketin toplam 1.757.668,17 TL faaliyet geliri elde ettiği, bu tutarın dava dosyasında bulunan tüm bilirkişi kurulu raporlarında da aynı tutarda olduğunun belirlendiği, sektörel yönden de elde edilen gelirin % 30 civarında marka etkisinde kaldığı kabul edildiğinde tüm bilirkişilerce tespit edilen miktarın davacı markasının ekonomik önemi(tescilli olduğu süre ve davalının aynı alanda faaliyet göstermesi) ve tecavüz sırasında davacının tescilli bir markasının bulunması, ihlalin süresi ve alan adı yoluyla da ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerde göz önünde tutulduğunda mali tablolara göre belirlenen maddi tazminatın SMK 151/2-b kapsamında 527.300,45 TL olarak hakkaniyete uygun olduğu Mahkememizce anlaşılmıştır. Diğer taraftan davacının marka hakkının ihlali nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-ç maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunabileceği pek tabiidir. Ancak özel durumlar göz önünde tutularak hükmedilecek manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ... günlü ve... sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği anlaşıldığından olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde,Takdiren somut olaya göre 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir. UNVAN TERKİNİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ Davalının ... tarihli ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre "..." ticaret unvanıyla şirket kurduğu anlaşılmıştır. İşletme konusunun internet üzerinden giyim ticareti olduğu anlaşılmaktadır. TTK’nun 20 ve 40 ncı maddeleri uyarınca her tacir, bütün ticari işlemlerini bir ticaret unvanı altında yapmaya, imzaladığı evrakı bu unvanı kullanarak imzalamaya mecburdur. Tacirin ticaret unvanı kullanma ve tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. İşletme adı,işletmeyi benzeri işletmelerden ayırmaya yarayan ve işletmeyi tanıtma amacı güden bir isimdir. İşletme adının kullanılma zorunluluğu yoktur. Ancak, işletme adı kullanılıyor ise,tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. Hizmet markası ise, bir işletmenin hizmetini diğer bir işletmenin hizmetlerinden ayıran işarettir. Ticaret unvanı, işletme adı ile hizmet markası, tacirin maddi olmayan mal varlıklarıdır. Seçilmeleri, tescilleri, korunmaları, kullanılmaları ve kullanım amaçları farklıdır. Birbirleri ile karışıklığa neden olacak şekilde kullanılmaları halinde sahibinin bu durumu önleme hakkı bulunmaktadır. Karışıklığa neden olan kullanım şayet tescile dayalı bir kullanım ise, bu halde unvanın, işletme adının sicilden terkini talep edilebilmektedir. TTK m.52 vd. maddelerinde "Ticaret unvanı' ve "İşletme adı'nın korunması sistemi getirilmiştir. Davacı, davalı şirket ticaret unvanında yer alan ibarenin terkinini talep etmiştir. Haksız kullanılan bir ticaret unvanı tescil edilmişse, ilgili kişi tarafından, haksız kullanıma son verilmesi talep edilebilir. Ticaret hukukunda tacirin ve şirket ortağının ad/soyadı kullanımı, sınırsız sorumlu gerçek kişi tacirler ve ikinci dereceden sınırsız sorumlu şahıs şirketleri için getirilmiş bir zorunluluktur ve ad/soyadın birlikte kullanılması gerekir (TTK m41, 42). Şahıs şirketlerinde unvan ve ortakların (en azından birinin) ad/soyadı ile birlikte kullanılır. İsimlerde herhangi bir kısaltma yapılmaz. Davalının 5 Ekim 2021 tarihli 10423 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre "..." ticaret unvanında yer alan ibare yani ... ibaresi davacının tescilli markasında yer alan bir ibare olup, taraflar aynı alanda faaliyet göstermektedir. Dava dilekçesine ekli fatura incelendiğinde davalı yan ... ibaresini isim olarak kullanmakta isim başlığında ise “ ..." ibaresini kullanarak ticari unvanını markasal olarak kullanarak davacının marka hakkına tecavüz edecek şekilde kullanımda bulunduğundan unvan terkini istemlerinin de yerinde olduğu anlaşıldığından ; Davalı unvanının karar kesinleştiğinde ticari sicilden terkinine, ticari sicile karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine; Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması sureti ile durdurulmasına, 2-Islah ile talep edilen 527.300,45-TL.nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Takdiren somut olaya göre 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davalı unvanının karar kesinleştiğinde ticari sicilden terkinine, ticari sicile karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına, 5- 37.044,543 TL ilam harcının, dava açılırken yatırılan 427,60 TL peşin harç, 1.297,22 TL tamamlanan harç ve 8.987,90 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 26.331.82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması sureti ile durdurulması talebi yönünden 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 84.368,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kısmen kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 15.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E., 2024/226 K. sayılı ilamı gözetilerek kısmen red edilen kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.297,22 TL tamamlanan harç, 8.987,90 TL ıslah harcı, 635 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 63.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 74.775,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 11-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 24.000 TL'nin davalı yan üzerinde bırakılmasına, 12-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸