Diğer ·
2025/110 E. 2026/229 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/110
- Karar No
- 2026/229
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/110 Esas KARAR NO : 2026/229
DAVA :Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti DAVA TARİHİ : 05/06/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait “...” ibareli ve şekil unsurlu markaların uzun yıllardır gerek ülkemizde gerekse uluslararası alanda yaygın olarak kullanıldığını, söz konusu markaların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde çeşitli sınıflarda tescilli olduğunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tanınmış marka niteliği taşıdığını, müvekkilinin oda kokuları, hava temizleyicileri ve benzeri ürünlerde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, markanın ayırt ediciliği ve tanınmışlığı nedeniyle hukuki korumadan yararlandığını,Davalıların, müvekkiline ait tescilli markalarla aynı veya iltibas oluşturacak derecede benzer ibare ve şekil unsurlarını taşıyan, özellikle “...” markalı oda kokusu ve sprey ürünlerinin üretim, satış, pazarlama, ithalat ve ihracatını gerçekleştirdiklerini, söz konusu ürünlerde kullanılan yeşil renkli dairesel logo, ambalaj tasarımı, renk kombinasyonları, görseller ve genel ürün görünümünün müvekkiline ait ... markalı ürünlerle benzerlik gösterdiğini, bu suretle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali yaratıldığını, davalıların müvekkilinin markalarının tanınmışlığından ve ticari itibarından haksız şekilde yararlandıklarını, anılan eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların birbirleriyle bağlantılı şirketler aracılığıyla yurt içinde ve yurt dışında organize şekilde ticari faaliyet yürüttüklerini, dava konusu ürünlerin çeşitli Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini, ... gümrük makamlarınca gerçekleştirilen denetimlerde çok sayıda taklit ... ürününe el konulduğunu, Türkiye'de yürütülen soruşturmalar kapsamında ele geçirilen ürünler üzerinde yapılan incelemelerde müvekkiline ait tescilli markaların taklit edildiğinin belirlendiğini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... ve ...Değişik İş sayılı dosyaları kapsamında davalılara ait işyerleri ve üretim tesislerinde gerçekleştirilen delil tespitleri neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında da dava konusu ürünlerdeki bazı şekil ve logo kullanımlarının müvekkilinin markalarıyla iltibas oluşturduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğunu, davalı şirketlerin ticaret sicili kayıtları, ortak adresleri ve yönetim bağlantıları dikkate alındığında birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığını,Davalıların dava konusu ürünleri sosyal medya hesapları, internet siteleri ve uluslararası elektronik ticaret platformları üzerinden tanıtarak satışa sunduklarını, Instagram, ...ve çeşitli yabancı internet sitelerinde yer alan ürün görselleri ve tanıtımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımları ortaya koyduğunu, davalılara tebligat yapılmaksızın, dilekçede belirtilen sosyal medya hesapları ve internet sitelerindeki ürün görsellerinin teknik bilirkişi ve marka hukuku alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespitine, davalıların eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, söz konusu eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, dava konusu markaları veya bunlarla iltibas oluşturacak derecede benzer ibare ve şekilleri taşıyan ürünlerin üretim, satış, ithalat ve ihracatının durdurulmasına, ürünler ile bunların üretiminde kullanılan makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, kutu, katalog ve tanıtım materyallerine el konularak imhasına, ihlal teşkil ettiği ileri sürülen internet ve sosyal medya içeriklerine erişimin engellenmesine, ilgili gümrük ve ticaret birimlerine müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkillerine ait “...” markasının 2004 yılına dayanan tescil kayıtlarının bulunduğunu, müvekkillerinin kendi tescilli markalarını kullandıklarını, dava konusu marka ve şekiller arasında iltibas oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığını, bu nedenle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, davacı tarafından dayanılan noter tespit tutanakları ile ... raporunun hukuka aykırı şekilde düzenlendiğini ve HMK'nın 189/2. maddesi uyarınca hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağını, davacının piyasadaki hâkim konumunu kötüye kullanarak rakip firmaların ticari faaliyetlerini engellemeye çalıştığını davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti, önlenmesi, ihtiyati tedbir ve hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler..., ... tarafından düzenlenen 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafça sunulan mahkemece tevdi kararında incelenmesi talep edilen tüm dijital mecralara dair linklerde (web sitesi,...) davaya konu “...” şekil ibaresi ve ilgili “ ...” ibareli logoyu/simgeleri içeren ürünlere dair tanıtımların yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğunun tespit edildiği, TTK ve SMK ‘nun ilgili maddeleri çerçevesinde davalılar eylemlerinin haksız rekabet ve davacı markasına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 13/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalılar tarafından gerçekleştirilen “...” ibareli ve yeşil renkli dairesel şekil unsuru içeren logo ve ürün ambalajı kullanımlarının, davacıya ait ... numaralı şekil markası karşısında yalnızca kelime unsuru eklenmesi bakımından farklılık gösterdiği, ancak bu farklılığın ortalama tüketici nezdinde aynı marka imajına sahip olmalarını, genel şekil unsuru görünümü ve marka kompozisyonunun aynı olmasını engellemediği, davacı markasının 5. sınıfta “Havayı tazeleyici müstahzarlar; havayı temizleyici/arındırıcı müstahzarlar; odalar için hava tazeleyiciler; kişisel kullanım amacı dışında kalan deodorantlar; kokuları nötralize etmek için müstahzarlar. oda parfüm spreyleri;” emtiaları yönünden tescilli olduğu, davalıların oda spreyi ve oda kokusu niteliğindeki ürünlerde gerçekleştirdikleri kullanımların iltibas yaratacağı, özellikle ortalama tüketicinin tarafların aynı işletme olduğu ya da aralarında fiili veya hukuki bir bağlantı bulunduğu izlenimine kapılabileceği, bu nedenle davalı kullanımlarının SMK'nın 7. ve 29. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalıların “...” ibareli ve şekil unsurlu kullanımlarının, davacıya ait ... numaralı ... şekil markası yönünden değerlendirilmesinde, her iki kullanımda da şekil unsuru bulunduğu, davalı kullanımlarında farklı renkte yazı ve farklı “...” ibaresi yer almakla birlikte, davacıya ait markanın 5. sınıfta “Mekanlar için koku vericiler ve koku gidericiler; mekanlar için parfümler; havaya tazelik veren ürünler; kişisel kullanım dışındaki deodorantlar. mekanlar için koku gidericiler, pis kokuları nötralize eden ve gideren ürünler. havaya sıkılan çiçek kokuları. ilaçlar; alerjik etkileri gideren, pasifize eden veya kontrol altında tutan preparatlar zararlı bitkileri hayvanları ve mantarları imha edici ürünler, antiseptik, anti-bakteriyal ve dezenfektanlar” emtiaları yönünden tescilli olduğu, davalıların oda spreyi ve oda kokusu niteliğindeki ürünlerde gerçekleştirdikleri kullanımların iltibas yaratacağı, ortalama tüketicinin tarafların aynı işletme olduğu veya aralarında fiili ya da hukuki bağlantı bulunduğu düşüncesine kapılabileceği, bu nedenle söz konusu kullanımların SMK'nın 7. ve 29. maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz oluşturacağı, ayrıca davalı tarafın “...” ibareli logo ve ambalaj kullanımlarının, davacı tarafa ait tescilli şekil markalarında bulunan unsurları içerdiği, davacının ürünlerinde kullandığı şekil unsurunun karıştırılmaya yol açacak biçimde aynı renk ve marka kompozisyonu ile kullanıldığı, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri, oda spreyi ve oda kokusu niteliğindeki ürünler üzerinde kullanım gerçekleştirmeleri ve kullanım alanlarının aynı olması nedeniyle tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu sebeple TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet koşullarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 02/09/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin 20/07/2026 tarihli ara kararı doğrultusunda, davacı vekilinin 14/07/2026 tarihli beyan dilekçesinde bildirdiği dijital içerik bağlantılarının 02/09/2026 tarihinde yeniden incelendiği, yapılan bilişim teknik incelemesi neticesinde raporda belirtilen bağlantıların hâlen erişilebilir durumda bulunduğu ve incelemeye konu içeriklerin kaldırılmadığının tespit edildiğini, ... bağlantıları: ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... bağlantısı: .. Bu kapsamda davacı tarafça bildirilen 7 adet ... paylaşım bağlantısı, 1 adet ... profil bağlantısı ve 1 adet ... video bağlantısı olmak üzere toplam 9 adet bağlantının 02/09/2026 tarihi itibarıyla erişilebilir durumda bulunduğu ve ilgili içeriklerin güncel olarak yayında olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU SİCİL KAYITLARININ İNCELENMESİNDE; ... tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, ... tescil numaralı “...” şekil markasının .... sınıfta, ... tescil numaralı yeşil renkli halka şekil markasının .... sınıflarda, ... tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, ... tescil numaralı “....” ibareli markanın ... sınıfta, ... tescil numaralı “... ” ibareli markanın ... sınıflarda, ... tescil numaralı “....” ibareli markanın ... sınıflarda, ... tescil numaralı “..” ibareli markanın ...sınıflarda, (marka başvurusu geçersiz) .. tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, (marka başvurusu geçersiz) ... tescil numaralı “...” ibareli markanın ... sınıfta, ... tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, ... tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, .. tescil numaralı “...” ibareli markanın ... Sınıflarda tescil kayıtlarının bulunduğu ve davacı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. ... tescil numaralı “...” ibareli markanın ... Sınıfta(marka başvurusu geçersiz) ... tescil numaralı “...” ibareli markanın .... sınıflarda, ... tescil numaralı “...” ...ibareli şekil markasının .... sınıflarda, (marka başvurusu geçersiz) Olduğu kurum tarafından gönderilen marka tescil belgelerinden anlaşılmıştır. Davalılardan ... A.Ş adına kayıtlı ... tescil nolu ... ibareli markanın ise ...sınıf için 30.12.2004 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacının üzerinde hak iddia ettiği markaların genel itibarıyla hava temizleyici ve tazeleyici müstahzarlar, oda kokuları, parfümlü oda spreyleri, koku gidericiler, deodorantlar, esans yağları, kokulu mumlar, temizlik ve dezenfektan ürünleri ile havaya koku yaymaya yönelik cihaz ve ekipmanlar başta olmak üzere ilgili sınıflarda yer alan emtia ve ürünleri kapsadığı, markaların farklı tarihlerde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu hizmetlerin tüketicilerinin toplumun her kesiminden kişiler olduğu, eğitim, kültür, sosyo ekonomik durum farkı olmaksızın pek çok kişi bu hizmetlerin kullanıcısı/tüketicisi durumunda olduğu; iltibasinin eşiğinin yüksek düzeyde olduğu, satın alma sürecinde, çok geniş yelpazedeki tüketicilerin tümünün aynı dikkati göstermesinin mümkün olmadığı, bu durumun da iltibas tehlikesini arttırdığı anlaşılmıştır. İncelenen kullanımlarda uyuşmazlık konusu hususun özellikle davacı yana ait ... numaralı şekil ibareli ve ...numaralı ... şekil ibareli markaları arasında iltibas tehlikesi olup olmadığının incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Davacı yana ait şekil ve ... şekil unsuru içeren markalarının yeşil renkte yuvarlak ve içi beyaz olacak bir şekil unsuru ile oluşturulduğu, bu yuvarlak şeklin orta üst kısmından sağdan sola ve aşağı doğru şekilde iç kısımda bir iç şekil unsurun bulunduğu, şekil unsurunun bitiş noktasına doğru daralarak oluşturulduğu, yuvarlak kısımda yer alan yeşil renkten daha açık bir renk kullanılarak oluşturulduğu görülmektedir. Davacının markasındaki yuvarlak şekil unsurunun iç kısmı düz beyaz olacak şekilde yer almaktayken, şekil ve yazı unsuru içeren davacının markasında “...” ibaresinin yeşil renk yazı ile yer aldığı, davalının kullanımındaki yuvarlak şekil unsuru ve ...ibareli ticari takdim şekli davacının markaları ile birlikte incelendiğinde; Her iki kullanımda yeşil renk yuvarlak şekil unsurunun davacı markası ile benzer şekilde kullanıldığı, davacı markasında ifade edilen iç kısımda sağdan sol aşağıya doğru ilerleyen açık renk yeşil şekil unsurunun davalı kullanımlarında da yer aldığı, davalı kullanımlarında şekil unsurunun iç kısmının beyaz olduğu, ancak Davacıdan farklı olarak “...” ibaresinin de yer aldığı ,kullanımda miss ibaresi daha büyük punto ile yer aldığı, ... ibareli markanın ...Sınıflarda tescilli olduğu , ancak markanın tescil edildiği halin düzyazı biçiminde olduğu, şekil unsuru içirmediği, davalıların kullanımlarının davacı yana ait şekil unsurlu marka ile benzerlik oluşturacak biçimde kullanımların söz konusu olduğu, bu kapsamda ilgili kullanımların davalının ... numaralı marka kapsamında olduğundan söz edilemeyeceği, kullanımlardaki yazı unsuru farklılığı, özellikle bilirkişilerin raporlarında da ayrıntılı olarak görselleri ile ifade ettikleri gibi ortalama tüketicinin genel dikkat düzeyi ölçeğinde oluşan genel marka imajı açısından benzerliği ortadan kaldırmadığı, davalı kullanımının karıştırılma ihtimali oluşturacağı , özellikle ortalama tüketicinin tarafların aynı işletme olduğu ya da aralarında fiili veya hukuki bir bağlantı olduğu izlenimine kapılacağı , davalı kullanımlarının SMK m.7 ve 29. Maddeleri gereğince marka hakkına tecavüz oluşturacağı hususu HMK 266 madde kapsamında alınan ve denetime uygun bulunan raporlar kapsamı ile sabit kabul edilmiştir. Zira tüketiciler psikolojik olarak farklılığı gösteren noktalara değil, benzerliği sergileyen noktalara dikkatlerini yoğunlaştırdıklarından, kıyaslanan markaların bütünsel anlamda, markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı niteliğinde olduğunu, yorumlama yoluna gidebilecekleri, dava konusu markaların görsel ticari takdim şeklinin karıştırma olgusunu bertaraf edecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, keza bilişim yönünden alınan rapor kapsamlarına göre dava dilekçesindeki diğer tüzel kişiliklerin ...ŞİRKETİ ile bağlantılı olduğu, ...’ın yetkili ve temsilci olduğu, sosyal medya hesaplarında halen kullanımların devam ettiği gözetildiğinde;Toplanan deliller, marka tescil belgesi,ticari sicil kayıtları, davalıların kullanımlarına ilişkin görseller, HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu bilirkişilerin raporları dikkate alındığında; tüm davalılar yönünden eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gözetilerek eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Mahkememizin 5.5.2026 ve 8.9.2026 tarihinde oluşturduğu ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına ,Karar kesinleştiğinde talep halinde dava yanca yatırılan 250.000 TL teminatın davacı yana iadesine,hükmün ilanında davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davalıların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Mahkememizin 5.5.2026 ve 8.9.2026 tarihinde oluşturduğu ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına , 3-Karar kesinleştiğinde talep halinde dava yanca yatırılan 250.000 TL teminatın davacı yana iadesine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, 5-732 TL ilam harcının 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,6 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin tespiti, durdurulması, önlenmesi talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 615,40 TL başvuru harcı 615,40 TL peşin harç 712,90 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 47.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 48.943,7 TL yargılama giderini davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalıların yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 06/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸