Diğer ·
2023/189 E. 2026/194 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2023/189
- Karar No
- 2026/194
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/189 KARAR NO : 2026/194
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... S.A. şirketinin dünya çapında tanınmış bir marka olduğunu, ... tescil numarasıyla korunduğunu ve Türkiye'de 15 adet tescilli markanın maliki bulunduğunu, davalı ... işletmesinin müvekkilin marka haklarına tecavüz ederek sahte saat satışı yaptığını, ürünleri vitrinde sergilediğini, sahte kutu ve seri numaralarıyla faturalandırdığını, yetkisiz şekilde garanti belgesi düzenlediğini, tüketicilere orijinal ürün izlenimi vererek haksız kazanç sağladığını, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D. İş sayılı dosyasında yapılan delil tespitiyle marka tecavüzünün sabit olduğunu, davalının ... mağazasından alınan ürünlerin barkod, ... kod ve ... kodlarının sahte olduğunun belirlendiğini, davalının internet sitesinde de izinsiz marka kullanımıyla yetkili satıcı algısı yarattığını, müvekkil vekili ... tarafından işletmeden alınan 2 adet saatin İsviçre'de yapılan teknik analizinde saat ibresi, kordonu, kurma kolu, çerçevesi, kasası ve makinesinin sahte olduğunun tespit edildiğini, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi ... değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını, ayrıca ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi .... d. İş sayılı dosyasında 4 Mayıs 2023 tarihinde yapılan yerinde incelemede marka vekili ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda saatlerin orijinal olmadığının, üretimsel çapaklar içerdiğinin ve işçilik hatalarının bulunduğunun rapor edildiğini, davalının sahte ürünleri orijinal fiyatının yarısına satarak haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilin ticari itibarının zedelendiğini belirterek belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın ve markanın itibar kaybı nedeniyle 200.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil firma ...'in yıllardır... Şti. ile iş birliği içinde dokuz mağazada ..., ..., ... ve ... markalarının satışını gerçekleştirdiğini, ...'de ... markasına ait monobrand mağaza işlettiğini ve sahte saat satışı yapmak gibi bir gayesinin bulunmadığını, davaya konu saatlerin İsviçre'de yaşayan ... isimli bir şahıstan ...'deki mağazada takas yoluyla alındığını, saatlerin İsviçre merkezli ... isimli firmanın kaşesiyle teslim edilmesi nedeniyle orijinal olduklarına dair hiçbir şüphe oluşmadığını, mağaza çalışanlarının teknik servis elemanı olmaması sebebiyle saatlerin iç mekanizmalarını açıp kontrol etme imkânlarının bulunmadığını, orijinal olduğu kanaatiyle alınan ürünlerin iç mekanizmasının açılmasının tüketici nezdinde de kabul görmeyeceğini, bilirkişi raporlarında dahi saatlerin ancak iç aksamları sökülerek ve ...'ye gönderilerek sahteliklerinin tespit edilebildiğini, dosyaya sunulan raporda iki saatten birinin mekanizmasının orijinal olduğunun belirtildiğini, bu durumun orijinal saatin yetkili servis dışında tamir edilip takasla müvekkile verildiğini gösterdiğini, ürünlerin ikinci el olarak satışa sunulduğunu ve bir müşterinin şikayeti üzerine durumun fark edilerek müşteriye para iadesi yapıldığını, şikayetçi firmanın mağazaya gelerek yaptığı inceleme neticesinde ürünlerin orijinal olmadığının tespiti üzerine satıştan kaldırıldığını, saatleri takasla veren şahsa ulaşılamadığı için müvekkil firmanın da zarara uğradığını, müvekkil firmanın Türkiye distribütörü olduğu markalar nezdinde replika ürün satmaya ihtiyacı olmadığını, dava dilekçesine konu web sitesi ve görsellerin yıllar öncesine ait olduğunu ve tarafların zımni rızasının bulunduğunu, ürünlerin ikinci el olması sebebiyle fiyatların düşük tutulduğunu, müvekkil firmanın müşterileri mağdur etmemek adına kendi garanti belgelerini düzenlediğini, karşı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, ... isimli firmanın araştırılması ve ürünlerin Türkiye'ye girişinin tespit edilmesi yerine dava yoluna gidilmesinin manidar olduğunu, şikayetçi firmanın müvekkile ürün tedarik etmeyerek ticari rekabete aykırı davrandığını, müvekkil firma tarafından mağaza personeline takas işlemlerinin yasaklandığının bildirildiğini, internet şikayetlerinin rakip firmalar tarafından oluşturulmuş olabileceğini ve başka firmalara yönelik şikayetlerin müvekkil firmaya yapılmış gibi dosyaya eklendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ... S.A. firmasının üst grubu olan ... ile iş birliği yapıldığı iddiasıyla sunulan faturaların 2016 yılına ait olduğu, davalının ... A.Ş. firmasından aldığı saatlere ilişkin sunduğu faturaların ise 25 Nisan 2023 tarihli tespit davasından sonraki bir tarih olan Ağustos 2023 tarihine ait olduğu, davalının müvekkil firma tarafından yetkili kılınmadığı veya lisans verilmediği, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasında sahte olduğu tespit edilen saatlerin takas yoluyla alındığı ve teknik servis elemanı bulunmadığı yönündeki savunmanın basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediğini kanıtladığı, saatlerin üzerindeki barkodların hiçbir sayfaya yönlendirme yapmadığının bilirkişi incelemesiyle sabit olduğu, davalının ... markalı saatleri orijinalmiş gibi pazarladığı, kurumsal internet sitesinde ve ... hesabında müvekkil markasını izinsiz kullandığı, yetkisiz şekilde garanti belgesi düzenlediği, lüks nitelikteki ithal ürünlerin orijinal fiyatının %50 altına satılmasının ticaretin doğasına aykırı olduğu, davalının sahte saat satışı faaliyetlerinin dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu belirtilerek, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulması, sahte ürünlerin toplatılması ve uğranılan zararların tazmini talep etmiştir. II.DELİLLER TPMK'ye 01/11/2023 tarihinde müzekkere yazıldığı, 03/11/2023 tarihinde cevap geldiği anlaşılmıştır. ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 01/11/2023 tarihinde müzekkere yazıldığı, 03/11/2023 tarihinde cevap geldiği görülmüştür. ... Gelir İdaresi Başkanlığı Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne... tarihinde müzekkere yazıldığı, 20/02/2025 tarihinde cevap geldiği görülmüştür. ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki ... Değişik İş Sayılı Dosyadaki 19/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Tespit talep eden yanın ''...'' ibareli markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... tarih ve ... no ile uluslararası ... Sınıfta yer alan ... emtiasında tescilli olduğu tespit edilmiştir. Tespit mahallinde tespit edilen iki adet ''...'' markalı saatlerin orijinal olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Marka uzmanı ... Sektör uzmanı ..., Mali müşavir ... tarafından düzenlenen 30/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davacı tarafa ait ... asli ibareli markaların Nice ... sınıf saatler emtiasında tescilli olduğu ve koruma sürelerinin devam ettiği, yapılan incelemeler sonucunda davacı ve davalı marka kullanımlarının aynı olduğu, davalı marka kullanımlarının davacının tescilli markaları kapsamında kaldığı, bu durumun markalar arasında karıştırılma ihtimali yarattığı, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri, bu nedenlerle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde sayılabileceği, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davalı tarafça satışa sunulan ... ibareli saatlerin orijinal olup olmadığının nihai tüketicinin yüzeysel ve görsel olarak anlamasının mümkün olmadığı, orijinal ... markalı saatler ile davalının satışa sunduğu saatlerin.... mekanizmasında farklılıklar bulunduğu, kadran göbeklerinde farklılıklar olduğu, davalının satışa sunduğu saatlerin kasa, kordon, köşe ovalliklerinin ve kadranlarının orijinalinden farklı olduğu, bu ürünlerin marka taklidi yapılmış sahte ürünler olduğu, davalı tarafın defterlerine göre sahte olduğu iddia edilen saatlerden kaç adet satıldığına dair verilerin bulunmadığı, bu saatlerin birim maliyet, birim satış fiyatı ve birim kâr gibi verilerine ulaşılamadığı, sektörel kâr marjı bilinemediğinden net satış tutarlarına göre bir hesaplama yapılamadığı, hesaplama yapılsa dahi net satışların sadece dava konusu ürünlerden elde edilip edilmediğinin mali bilirkişi tarafından bilinemeyeceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Sektör uzmanı ... tarafından düzenlenen 13/03/2026 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; İmitasyon bir saatin resmi fatura girdileri ile satış faturalarının incelendiğini, piyasa araştırmaları ve mesleki tecrübelerle değerlendirme yapıldığını, dava tarihi itibarıyla bir adet imitasyon saat için 12.000,00 TL satış fiyatından 1.574,22 TL tahmini girdi maliyetinin düşüldüğünü, 10.425,78 TL tutarında tahmini satış karı oluşacağını, orijinaline benzer özelliklerdeki saatlerin orijinal olduğu izlenimiyle satıldığını, nihai tüketici algısı nedeniyle satış adetlerinde artış yaşanabileceğini, net adet satış bilgilerine ulaşılamadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu belirttiğini kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davalının, davacı adına tescilli ... ibareli markalarını, satışa sunduğu ürünlerde taklit etmesi sebebiyle marka hakkına tecavüz eyleminin olup olmadığı, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılmasına ve bu kapsamda davalının ... ibaresini kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, SMK'nın marka hakkına ilişkin hükümleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif tatbikinin gerekip gerekmediği, SMK'nın 151/2-b ( Sınamülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) belirtilen seçim yöntemine göre şimdilik belirsiz alacak davası kapsamında 10.000.-TL maddi tazminat ve 200.000.-TL manevi tazminat istemi ile kararın ilanı talepleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Davacı vekilinin 13/07/2026 tarihinde dava değer artırım dilekçesi sunduğu görüldü. Dilekçede özetle; Maddi tazminat talebinin 427.882,76 TL artırılarak 437.882,76 TL’ye çıkarılması talebinin kabulü ile bilirkişi raporu doğrultusunda davalı aleyhine 437.882,76 TL maddi tazminata hükmedilmesini, ayrıca sahtecilik eylemleri ispatlanan davalının müvekkiline verdiği manevi zarar karşılığında 200.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini vekâleten talep etmiştir. IV. GEREKÇE Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun...tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih,... E., ...K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E.,...K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T., ... E....nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Somut olayda davacının dayanak markaları; asli ibaresi ... şeklinde dava konusu Nice .... Sınıf “saat” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Değişik iş dosyasındaki rapor ile tespit edilen davalı tarafça satışa sunulan üzerinde ... ibaresi yer alan saatler ile davacı tarafın ... markası incelendiğinde; markalardaki esas unsurun ... ibaresi olduğu, davalı tarafın satışa sunduğu orijinal olmadığı tespit edilen ... ibareli saatlerin orijinal olup olmadığının nihai tüketicinin yüzeysel ve görsel olarak anlamasının mümkün olmayacağı, orijinal ... markalı saatler ile davalının satışa sunduğu saatlerin ... mekanizmasında farklılıklar bulunduğu, kadran göbeklerinde farklılıklar bulunduğu, davalının satışa sunduğu saatlerin kasa, kordon, köşe ovalliklerinin ve kadranlarının orijinalinden farklı olduğu, marka taklidi yapılmış sahte ürünler olduğu tespit edilen saatler üzerinde, davacının ayırt edici gücü yüksek ve saat sektöründe tanınmış olan ... ibaresinin yer aldığı, Nice ... Sınıf kapsamındaki saat emtiasının, davacının tescilli markalarının kapsamında kaldığı tespit edilmiştir. Davacı ve davalı kullanımlarının aynı emtia üzerinde -saat- gerçekleştiği, davalı marka kullanımlarının, davacının tescilli markalarının kapsamında (Nice ... Sınıf “saatler”) olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının, davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde olduğuna kanaat getirilmesi ile davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine dair hüküm tahsis edilmiştir. Davacının haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin... esas - ...karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının SMK madde 159/2-b bendine dayalı tazminat talebinde bulunması ile davalının incelenen ticari kayıtlarında yalnızca dava konusu saatlerin satışına ilişkin kayıtların ayrıştırılmasının mümkün olmadığı bu sebeple net bir tazminat hesaplamasının gerçekleştirilemediği kanaatine haiz 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporu akabinde dosyanın ilgili tespitlerle sektör uzmanına tevdi edildiği, 13/03/2026 tarihli sektör uzmanınca hazırlanan ek raporda davalının tecavüze konu ürünlerden adet başına elde ettiği net kazanca dair hesaplama gerçekleştirildiği ve davalının bir adet orijinal olmayan ... ibareli saat satışından elde ettiği net kazancın 10.425,78TL şeklinde tespit edildiği görülmüştür. Davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesi ile davalının ticari defterinde ... ibareli ... adet saate ilişkin işlem olduğu tespit edilmekle birim başı net kazanç olan 10.425,78TL ile çarpılması sonucu davalının davacıya SMK madde 151/2-c kapsamında ödemesi gereken net kazanç esas alınarak hesaplanan tazminat tutarının 437.882,76TL şeklinde tespit edilmiştir. Ayrıca davalının orijinal olmayan ... ibareli satışları sebebiyle davacı markası ...'a gerçekleştirilen tecavüz sebebiyle davacının manevi hakkının ihlal edildiği, bu sebeple davalı tarafından davacıya 50.000,00TL manevi tazminat ödenmesi somut olay adaletine uygun bulunmuş ve bu yönde hüküm tahsis edilmiştir. Somut olaya emsal nitelikte İstanbul BAM 16. HD'nin ...E., ...K. Sayılı ve 29/05/2024 tarihli; "Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile; davacı tarafından dosyaya sunulan ürünler ile bilişim uzmanı tarafından yapılan tespit sonucu 06/09/2018 tarihli ... sisteminde bulunan davalıya ait internet sitesinde tecavüz iddiasına konu ... ibareli saatlerin satışa sunulduğu, davalı kullanımlarının gerçekleştiği, davalıya ait ürünlerin nihai ve son kullanıcı tarafından ayırt edici özellikleri fark edilemeyecek kadar benzer olduğu, davalıya ait ürünlerin orjinal olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi yerindedir. Yukarıda açıklanan şekilde davacının marka hakkına tecavüz edilmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Davacının SMK 151/2-b maddesi kapsamında maddi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının bu usule göre hesaplama içerdiği ve yapılan hesaplamada usule aykırılığın bulunmadığı, buna göre SMK 151/2-b maddesi uyarınca 65.290,61 TL maddi tazminat ile marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, manevi tazminatın amaç ve içeriği, hak, nesafet ve adalet ilkesi dikkate alındığında 30.000- TL üzerinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının itibar tazminatı istemi yönünden yapılan incelemede ise; marka hakkına konu ürünün tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir. Dava konusu olayda, dosya kapsamı uyarınca davalının markayı anılan şekilde kötü kullandığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığından, mahkemece davacının itibar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de yerinde olmakla, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir." şeklindeki kararı mevcuttur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-Davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 3-Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin ... esas - ... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin REDDİNE, 4-Davalının davacının marka hakkına tecavüz etmesi sebebiyle uğradığı maddi zararın TBK madde 50 hükmü gereği hakkaniyete uygun olarak 437.882,76TL şeklinde tespit edildiği, 437.882,76TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafça davacıya ödenmesine, 5-Davalının davacının marka hakkına tecavüz etmesi sebebiyle uğradığı manevi zararın TBK madde 50 hükmü gereği hakkaniyete uygun olarak 50.000,00 TL şeklinde tespit edildiği, 50.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafça davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminatın reddine, 6-SMK'nın 149/1-g maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmezse ilan hakkının düşeceğine, 7-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 8-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 33.327,27.-TL harcın peşin alınan 7.500,00.-TL tamamlama harcı ile 269,85.-TL peşin harç olmak üzere toplam 7.769,85.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 25.557,42.-TL'nin davalı (müteveffa) mirasçılarından müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.500,00.-TL tamamlama harcı ile 269,85.-TL peşin harç olmak üzere toplam 7.769,85.-TL harcın davalı mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 70.061,24.-TL vekalet ücretinin davalı mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince marka hakkına tecavüz davası yönünden hesaplanan 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince manevi tazminat davası yönünden hesaplanan 50.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 2.319,50.-TL posta ve tebligat masrafı 29.000,00.TL bilirkişi ücreti , 269,85.-TL başvuru harcı, 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 31.627,75.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 24.190,39.-TL yargılama giderinin davalı mirasçılarından müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair karar Davacı vekili ve Davalılar vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır