İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/168 E. 2026/496 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/168
Karar No
2026/496
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/168 Esas - 2026/496 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/168 KARAR NO : 2026/496

.... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 10/10/2026

1. Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA 2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 16/12/2023 tarihinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiği; kaza tarihinde davacı aracı ile seyir hâlinde iken davalının sevk ve idaresindeki aracın davacının aracına arkadan çarparak kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği ve bu nedenle davacının aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği; davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğu; davalı...'ın araç işleten sıfatıyla, davalı ...'ın ise kazada kusurlu olması sebebiyle sürücü olarak haksız fiil sorumluluğu kapsamında, davalı ....'nin ise sigorta şirketi olarak sorumlu olduğu; kazadan sonra davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu ve 340.120,88.-TL değer kaybı ödemesi aldığı; ancak davacının aracının .....marka olduğu ve piyasa değerinin, kazanın tramer kayıtlarına işlemesi ve parça değişimi sebebiyle oldukça yüksek bir miktarda düştüğü; tamiratta geçen süre sebebiyle de davacının maddi zararının meydana geldiği; bu sebeplerle öncelikle arabulucuya başvurulduğu ve .... numaralı dosyası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı; davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak davacıya ait araca ilişkin hasar dosyası ile ödeme bilgilerinin ve diğer tüm belgelerin, .... müzekkere yazılarak da davaya konu araçlarla ve kaza ile ilgili bilgi ve belgelerin istenilmesi gerektiği; davacının aracının ekspertiz raporuyla da sabit olduğu üzere 42 gün serviste kaldığı ve aracın tamirde geçirdiği süre sebebiyle ikame araç bedeli yönünden alacak hakkının doğduğu; davacının kazadan önce aracını her gün kullandığı ve iş için gerekli olan yerlerin tamamına bu araçla gittiği, aracının onarımda kaldığı süre boyunca ise tüm işlerini taksi kullanarak ve araç kiralayarak halletmeye çalıştığı ve bu nedenle zaman ve para kaybı yaşadığı; ....Karar sayılı kararında bir şeyin kısmen hasar görmesi hâlinde kullanılamamasından doğacak zararların sorumlu kişiden talep edilebileceğinin belirtildiği; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi doğrultusunda hak mahrumiyetinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği; .... Karar sayılı kararında değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış hâldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğunun belirtildiği; kazanç kaybı veya araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğunun bulunmadığı ve .... Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin dava, talep ve ileride müddeabihi artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne; şimdilik 1.000,00.-TL değer kaybının, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; şimdilik 1.000,00.-TL ikame araç bedelinin, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'tan müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 3. Davacı vekili tarafından sunulan 17/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; dava dilekçesinde araçta oluşan değer kaybı için 1.000,00.-TL, araç mahrumiyet bedeli için 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 2.000,00.-TL talep edildiği; dava açılmasından sonra yapılan bilirkişi incelemeleri ve davacı tarafa ulaşan belgeler ışığında araçta oluşan gerçek zarar miktarlarının belirlendiği ve taleplerin artırılması zaruretinin doğduğu; bu kapsamda değer kaybı talebinin 1.000,00.-TL'den 109.879,12.-TL'ye, araç mahrumiyet bedeli talebinin ise 1.000,00.-TL'den 30.000,00.-TL'ye çıkarıldığı; alacak miktarlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak artırıldığı ve artan miktarlar için gerekli harç farklarının yatırıldığı beyan edilmiş olup; davacıya ait araçta kaza sebebiyle meydana gelen değer kaybından dolayı dava değerinin artırılması talebinin kabulüne, dava değeri artırılan kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarların birleştirilmesi sonucu toplam 109.879,12.-TL'nin kaza tarihi olan 16/12/2023 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacıya ait araçta kaza sebebiyle meydana gelen, aracın kullanılamadığı dönemden kaynaklı mahrumiyet bedelinden dolayı dava değerinin artırılması talebinin kabulüne, dava değeri artırılan kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarların birleştirilmesi sonucu toplam 30.000,00.-TL'nin kaza tarihi olan 16/12/2023 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalılar ... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP 4. Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu; belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartların gerçekleşmediği, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin sübjektif bir belirlenemezliği değil, alacağın gerçekten objektif olarak belirlenemez olmasını aradığı, taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunmasının talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlamına gelmediği ve ....... Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde .... sayılı ve .... ile sigortalı olduğu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğu ve değer kaybı için 15/02/2024 tarihinde ....'a yapılan 120.000,00.-TL ödemenin mahsubuyla kaza tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin tamamının tükendiği; aynı aracın davalı şirket nezdinde .... sayılı ve 02/03/2023-2024 vadeli .... Kapsamlı Kasko Sigorta Poliçesi ile de sigortalı olduğu, davalı şirketin bu poliçenin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında değer kaybı için 12/03/2024 tarihinde ....'a 220.120,88.-TL ödeme daha yaptığı ve bu ödemeler doğrultusunda davacının tüm değer kaybı zararının giderildiği; poliçe azami teminatının muaccel ve maktu bir borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlediği, davalı şirketin sorumluluğunun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince poliçe limiti dâhilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğu; sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu ve kazanın oluşumuna sebebiyet vermediği, aksi kanaatte olunması hâlinde kusur tespiti için dosyanın ....Dairesine gönderilmesi gerektiği; kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme yapılarak tespit edilmesi gerektiği ve davacının fazlaya ilişkin talebinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı; değer kaybı belirlenirken aracın tercih edilirliği, kilometresi, yıpranmışlık seviyesi ve yaşı, onarım maliyeti, işlem gören parça sayısı ve onarım kalitesi gibi kriterlerin incelenmesi gerektiği, davacının aracında değer kaybına neden olacak herhangi bir parça değişmediği ve hasarların mini onarımla giderilebileceği; değer kaybından bahsedilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarının olması ve geçmiş hasarlarının araştırılması gerektiği, ....maddesi ve 04/12/2021 tarihli değişiklikle getirilen Ek-1'deki formüle göre hesaplanması gerektiği; sigorta bedelinin muaccel hâle gelebilmesi için ihbarda bulunulması gerektiği, davacı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine ödeme yapılarak zararın giderildiği ve davalı şirketin temerrüde düştüğünün ileri sürülemeyeceği, sigortalı araç ticari nitelikte kullanılmadığından ticari faiz talebinin kabul edilemeyeceği, faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceği ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği beyan edilmiş olup; davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması hâlinde davanın kısmi dava olarak kabul edilmesine; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 5. Davalılar... ve ... tarafından yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte, yargılama sürecinde davalılar vekili tarafından sunulmuş bulunulan sair sözlü/yazılı beyanlar kapsamında özetle; davacı tarafından davaya delil ve gerekçe olarak gösterilen tüm delillerin tek taraflı ve yanlı delillerden ibaret olduğu ve objektif herhangi bir delil ileri sürülmediği; davacı tarafından dayanak gösterilen yüksek Mahkeme kararlarının, olayın bütünü dikkate alındığında davaya konu olayla örtüşmediği; davacı tarafından ileri sürülen tamir süresinin neye ve hangi objektif delile göre belirlendiğinin belli olmadığı; değer kaybıyla ilgili olarak diğer davalı sigorta şirketi tarafından gerekli ödemenin yapıldığı ve talep edilen fazla tutarın hangi tarafsız delile dayandırıldığının belli olmadığı; kazanın turistik bir yer olan .... meydana geldiği, işe gidip gelme yönünden ne kadar yol olduğunun ve maliyetinin belli olmadığı, ayrıca davalı tarafın kasko sigortacısı olan diğer davalı tarafından zaten ikame araç sağlandığı; davanın haksız ve mesnetsiz olup kötü niyetle açıldığı; 25/04/2025 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeretinin haklı sebep içermediği ve yargılamaya davacı tarafın yokluğunda devam edilmesi talepleri bulunmadığından dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği; 30/05/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinin tekrar edildiği; 10/04/2026 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan sunulmadığı ve süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinin tekrar edildiği; 19/06/2026 tarihli duruşmada ise önceki beyanların tekrar edildiği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER 1. ....Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 2..... Trafik Denetleme İstasyon Amirliği Tarafından Düzenlenen 16/12/2023 Tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Kazaya Ait Fotoğraflar. 3. ....... Numaralı İş Emrine Ait Müşteri Teyit Formu-Servis Fişi ve Atölye Formu. 4. ......Numaralı İş Emrine Ait Müşteri Teyit Formu-Servis Fişi. 5. ... A.Ş. .... Şubesi Tarafından Düzenlenen 08/01/2024 Açılış Tarihli ve .... Numaralı İş Emrine Ait Atölye Formu. 6. Otomol ... Tarafından Düzenlenen Hasar Ekspertiz Formları. 7. ... A.Ş. ... Şubesi Tarafından Düzenlenen 30/12/2023 Tarihli ve ... Numaralı Fatura. 8. ... A.Ş. ... Şubesi Tarafından Düzenlenen 26/01/2024 Tarihli ve .... Numaralı Fatura. 9. Davacı Vekili Tarafından Davalı ....'ye Sunulan 06/02/2024 Tarihli Değer Kaybı Başvuru Dilekçeleri ve 08/02/2024-13/02/2024 Tarihli Elektronik Posta Yazışmaları. 10. .... Tarafından Düzenlenen 09/02/2024 Rapor Tarihli ve 50186791 Hasar Dosya Numaralı Kasko Ekspertiz Raporu. 11. .... Hasar Mağduru Eksper Atama Sistemi Kapsamında Düzenlenen 13/02/2024 Tarihli Değer Kaybı Ataması Talep Detayı. 12. .... Şti. Adına Eksper ....Tarafından Düzenlenen 13/02/2024 Tarihli Değer Kaybı Ekspertiz Raporu ve Fatura. 13. Davalı .... Tarafından Davacı Vekiline Yapılan 120.000,00.-TL Tutarlı Ödemeye İlişkin 15/02/2024 Tarihli Banka Dekontu ve Ödeme Bildirimi. 14..... Plakalı Araca Ait Araç Tescil Belgesi ve Davacı...'a Ait Sürücü Belgesi. 15. Mahkememizce UYAP Sistemi Kanalıyla Edinilen 12/03/2025 Tarihli ... ve .... Plakalı Araçlara Ait Araç Sorgu Raporları. 16..... Tarafından Gönderilen Bila Tarihli ve .... Sayılı Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen 13/03/2025 Sorgu Tarihli Ekspertiz Raporu Bilgileri ile Kasko Sigortası, Trafik Sigortası ve Ağır Hasar Bilgileri. 17. Davalı .... Tarafından Gönderilen 17/03/2025 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen, Hasar Dosyasının Tespit Edilemediğini Bildirir Yazı. 18. Davalı .... Tarafından Gönderilen 21/03/2025 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen Hasar Dosyası ve .... Numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi. 19. ... A.Ş. Vekili Tarafından Gönderilen 21/03/2025 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Gönderilen, .... Plakalı Aracın Onarım Süresini Bildirir Yazı ve Servis Kayıtları. 20. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı... Tarafından Düzenlenen 11/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : 6. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı... tarafından, davalılar ...., ... ... ve ...'a yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. 7. Davacı ile davalı .... arasında; "dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihini kapsayan dönemde davalı .... nezdinde .... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu; davalı .... tarafından davacı tarafa, dava konusu kaza nedeniyle değer kaybı karşılığı olarak toplam 340.120,88.-TL ödeme yapıldığı" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. 8. Davacı ile davalılar... ve ... arasında; "davalı .... tarafından davacı tarafa, değer kaybı karşılığı olarak ödeme yapıldığı" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. 9. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 16/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş olup olmadığı ve davacının araç mahrumiyetine sebebiyet verilip verilmediği anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalıların münferiden işbu maddi tazminat kalemlerinden (değer kaybı tazminatı yönünden davalıların tamamının; araç mahrumiyeti bedelinin yalnızca davalılar... ve ...'tan talep edilmiş olması dikkate alındığında, anılan kalem yönünden ise yalnızca bu davalıların) sorumlulukları bulunup bulunmadığı ve temerrütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihlerinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : 10. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 11. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı ve davalılar... ve ... tarafından Mahkememize yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : 12. Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacıya ait .... plakalı araca, davalı...'ın işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunduğu ve davalı .... nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın 16/12/2023 tarihinde arkadan çarpması sonucu davacının aracında hasar meydana geldiği; kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu; davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 340.120,88.-TL'nin aracın piyasa değerindeki düşüşü karşılamadığı ve davacının, aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracından mahrum kaldığı ileri sürülerek; dava dilekçesinde şimdilik 1.000,00.-TL olarak talep edilen ve 17/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 109.879,12.-TL'ye çıkarılan değer kaybı tazminatının davalılardan, dava dilekçesinde şimdilik 1.000,00.-TL olarak talep edilen ve anılan dilekçe ile 30.000,00.-TL'ye çıkarılan araç mahrumiyeti bedelinin ise yalnızca davalılar... ve ...'tan, dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep edilip anılan dilekçe ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilen şekilde, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 13. Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı; sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu; zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin 120.000,00.-TL'lik ödemeyle tükendiği ve kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında ödenen 220.120,88.-TL ile davacının tüm değer kaybı zararının giderildiği; değer kaybının Genel Şartlardaki formüle göre hesaplanması gerektiği; davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği; cevap dilekçesinde bulunmayan beyanlar olarak 18/03/2025 tarihli dilekçe ile zamanaşımı itirazında bulunulduğu, dava değeri artırım dilekçesine yönelik bila tarihli beyan dilekçesi ile de artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı; artırılan kısım için artırım tarihinden itibaren faiz işleyeceği; bilirkişi raporundaki tutarların fahiş olduğu ileri sürülerek; davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 14. Davalılar... ve ... vekili tarafından Mahkememize yasal süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla birlikte, yargılama sürecinde sunulan sair yazılı/sözlü beyanları kapsamında özetle; davacının delillerinin tek taraflı olduğu; ileri sürülen tamir süresinin objektif bir delile dayanmadığı; değer kaybı yönünden diğer davalı sigorta şirketi tarafından gerekli ödemenin yapıldığı; davalıların kasko sigortacısı olan diğer davalı tarafından ikame araç sağlandığı ileri sürülerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : i. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı... Tarafından Düzenlenen 11/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : 15. Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu olayın, 16/12/2023 tarihinde davalı...'a ait ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı...'un sevk ve idaresindeki .... plakalı araç arasında, ... ili.....-... yönü 9,5. kilometrede meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası olduğu; ... plakalı aracın davalı .... nezdinde .... numaralı ve 02/03/2023-02/03/2024 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçedeki maddi teminatların araç başına 120.000,00.-TL, kaza başına 240.000,00.-TL olduğu; davacıya ait .... plakalı aracın .... marka, benzinli ve hususi kullanımlı otomobil olduğu ve kilometresinin 42.232 olduğu; 16/12/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davalı ...'ın üç şeritli .... otoyolunun orta şeridinde Çeşme istikametinden ... istikametine seyrederken yağmurlu hava ve ıslak zemin nedeniyle aracının direksiyon hâkimiyetini kaybederek, önünde aynı istikamette seyreden davacının aracının sol arka kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulan davacı aracının yolun solundaki çelik bariyerlere önce sol ön, ardından sol yan kısımlarıyla çarptığı ve davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği, davacının ise kazada kusurunun bulunmadığı yönünde görüş ve kanaate varıldığının belirtildiği; her iki sürücünün alkol ölçümünün 0,00 promil olduğu ve her iki sürücünün B sınıfı sürücü belgesine sahip bulunduğu; davalı .... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında açılan 50186791 numaralı hasar dosyasına istinaden davacı vekili adına 15/02/2024 tarihinde 120.000,00.-TL, 12/03/2024 tarihinde 220.120,88.-TL olmak üzere toplam 340.120,88.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı; .....kayıtlarına göre davacının aracının 16/12/2023 tarihinden önce herhangi bir kazaya karıştığına dair bilgi ve belgeye ulaşılamadığı; ..... numaralı ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda aracın ön panel, sol ön çamurluk, motor kaputu, arka panel, sol arka kapı, sol arka çamurluk ve sol ön kapı kısımlarının hasarlandığı, tamir edilen ve değişen parçaların mevcut olduğu ve bu parçalarda değer kaybına konu olacak hasar bulunduğu; ekspertiz raporunda değişen parçalar tutarı üzerinden 71.658,96.-TL, onarım ve işçilik bedeli üzerinden 17.887,61.-TL olmak üzere toplam 89.546,57.-TL iskonto uygulandığı ve değer kaybı hesabında bu iskontonun dikkate alınmadığı; hasarın onarımına ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından düzenlenen 26/01/2024 tarihli, KDV hariç 58.093,45.-TL ve KDV dâhil 69.712,15.-TL tutarlı yedek parça faturası ile 30/12/2023 tarihli, KDV hariç 558.352,00.-TL ve KDV dâhil 670.022,44.-TL tutarlı yedek parça faturasının mevcut olduğu; değişen parça ve işçilik bilgilerine ilişkin tespitlerin kazanın oluş şekli ve dosya kapsamındaki fotoğraflarla uyumlu olduğu; kazanın saat 12:45 sularında, gündüz, yaş ve asfalt kaplama zeminde meydana geldiği; davalı ...'ın aracının hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak ve önündeki araca arkadan çarparak 2918 Sayılı KTK.'nın 52/1-b ve 84/1-d maddelerine aykırı hareket ettiği ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacının ise anılan Kanun'a aykırı bir hareketi bulunmadığından kazada kusursuz olduğu;....Karar sayılı kararı uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamındaki değer kaybı hesaplama yöntemi yerine gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybı hesabı yapılması gerektiği ve değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark olduğu; 2023 yılı Aralık ayı itibariyle .... kasko değerinin 2.272.418,00.-TL olduğu; emsal kazasız araç ilanları incelenerek 16/12/2023 kaza tarihinde davaya konu aracın kazasız yaklaşık piyasa satış değerinin 2.300.000,00.-TL olarak tespit edildiği; aracın kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin yaklaşık 1.850.000,00.-TL mertebesinde olduğu ve buna göre toplam değer kaybının 450.000,00.-TL, davalı .... tarafından yapılan 340.120,88.-TL ödemenin düşülmesiyle bakiye değer kaybı bedelinin ise 109.879,12.-TL olduğu; aracın hasar durumu, tamir edilen bölümleri, boyanan ve değişen parçaları değerlendirildiğinde aracın yaklaşık 20 günde tamir edilebileceği; davacının aracından mahrum kaldığı zamanlarda araç kiraladığı ve kiralama şirketlerine ödemiş olduğu fatura bedelleri incelenerek ortalama günlük kiralama bedelinin 1.500,00.-TL olarak değerlendirildiği ve araç mahrumiyeti bedelinin 20 gün x 1.500,00.-TL = 30.000,00.-TL olduğu; araç mahrumiyeti bedelinden kusurlu aracın kaza anındaki sürücüsü ile araç sahibinin müteselsilen sorumlu olduğu ve 2918 Sayılı KTK.'nın 92. maddesinin (k) bendi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğu; neticeten araç mahrumiyeti bedeli olarak 30.000,00.-TL'nin davalı sürücü ... ve araç sahibi... tarafından müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davacıya ödenmesi gerektiği hususları rapor edilmiştir. 16. 11/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı .... vekili tarafından ise 06/11/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %100 oranındaki kusurun kabul edilemeyeceği, sigortalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği ve tüm tedbirleri almış olmasına rağmen kazanın meydana gelmesine engel olamadığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca trafik sigortasının aynı Kanun'un 85. maddesine göre işletenlere düşen sorumluluğu karşılamak üzere yapıldığı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği; Anayasa Mahkemesinin trafik sigortası genel şartları hakkında verdiği kararın genel şartların bütünüyle yürürlükten kalktığı şeklinde yorumlanamayacağı, genel şartlarda belirlenen teminat dışı hâller ile değer kaybı hesabında kullanılacak formülü içeren maddeler yönünden iptal kararı verilmediği ve bu düzenlemelerin hâlen yürürlükte olduğu, bu nedenle bilimsellikten uzak ve keyfi veriler neticesinde düzenlenen rapor yerine genel şartlarda belirlenen formül neticesinde düzenlenecek raporun hükme esas alınması gerektiği, ....Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu; genel şartlara göre teminat dışı hâllerin araştırılmadan rapor düzenlenemeyeceği ve ek rapor alınması gerektiği" gerekçeleriyle; dava değeri artırım dilekçesine yönelik bila tarihli beyan dilekçesi kapsamında ise "bilirkişi raporunda değer kaybına ve hasar tutarına yönelik hesaplanan tutarların fahiş olduğu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı; aracın kullanılmışlık ve yıpranmışlık düzeyinin had safhada olduğu, ödenen tutardan daha fazla değer kaybına neden olacak herhangi bir parça değişmediği ve hasarların mini onarımla giderilebileceği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Anılan bilirkişi raporuna yönelik davacı vekili ile davalılar... ve ... vekili tarafından itirazda bulunulmamıştır. 17. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik itirazlara yönelik yapılan değerlendirmede; davalı .... vekili tarafından kusur hususunda sunulan itiraz beyanının, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün yağmurlu hava ve ıslak zeminde aracının direksiyon hâkimiyetini kaybederek aynı şeritte önünde seyreden davacının aracına arkadan çarptığının belirlendiği, 2918 Sayılı KTK.'nın 84. maddesi uyarınca arkadan çarpmanın araç sürücüsünü asli kusurlu kılan hâllerden olduğu, davalı sürücünün hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma yükümlülüğünü yerine getirdiğine ve kazanın önlenemez bir sebepten kaynaklandığına dair dosyada hiçbir delil bulunmadığı ve itirazın, bilirkişinin tespitlerini somut bir veriyle çürütmeyen soyut bir beyandan ibaret olduğu anlaşıldığından yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından değer kaybının Genel Şartlarda belirlenen formüle göre hesaplanması gerektiği ve teminat dışı hâllerin araştırılması gerektiği hususunda sunulan itiraz beyanlarının, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki araç başına 120.000,00.-TL'lik maddi teminatı 15/02/2024 tarihli ödeme ile tükettiği ve dava konusu bakiye değer kaybı yönünden sorumluluğunun, kendi beyanıyla da ikrar ettiği kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminatına dayandığı, anılan teminatın Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi uyarınca aracın işletenine 2918 Sayılı KTK. ve umumi hükümlere göre düşen hukuki sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım için temin ettiği, davalılar... ve ...'ın sorumluluğunun ise 2918 Sayılı KTK. ve genel hükümlere tabi olduğu, bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarındaki formül ve teminat dışı hâllerin bakiye değer kaybının belirlenmesinde uygulama yerinin bulunmadığı ve zararın, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el piyasa değerleri arasındaki fark üzerinden belirlenmesinin gerçek zarar ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından değer kaybı miktarının fahiş olduğu ve aracın yıpranmışlık düzeyi hususunda sunulan itiraz beyanlarının, davacının aracının kaza tarihinde 2018 model ve 42.232 kilometrede olduğu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre kazadan önce herhangi bir hasar kaydının bulunmadığı, ön panel, sol ön çamurluk, motor kaputu, arka panel, sol arka kapı, sol arka çamurluk ve sol ön kapı gibi kaporta parçalarında değişim ve onarım yapıldığı, bu hususun servis kayıtları, onarım faturaları ve davalı sigorta şirketinin kendi yaptırdığı değer kaybı ekspertiz raporu ile de doğrulandığı ve bilirkişinin kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değerlerini emsal ilanlar ile....kasko değerini birlikte gözeterek belirlediği anlaşıldığından yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Kusurun İrdelenmesi Hususunda Mahkememizin Nihai Değerlendirmesi : 18. Dava konusu uyuşmazlıkta kusurun irdelenmesi hususunda Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; dosyada mübrez 16/12/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, kazaya ait fotoğraflar, 18/12/2023 açılış tarihli iş emrine ait müşteri teyit formu, 09/02/2024 rapor tarihli kasko ekspertiz raporu, 13/02/2024 tarihli değer kaybı ekspertiz raporu ve Mahkememiz tarafından bilirkişi incelemeleri değerlendirilmiş olup; kazanın 16/12/2023 tarihinde saat 12:45 sularında, üç şeritli .... otoyolunun orta şeridinde, yağmurlu havada ve ıslak zeminde meydana geldiği, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, aynı şeritte ve aynı istikamette önünde seyreden davacının aracının sol arka kısımlarına çarptığı, tutanakta davalı sürücünün aracının direksiyon hâkimiyetini kaybettiğinin tespit edildiği, davacının aracında ön panel ve sol ön kısımlarda oluşan hasarın çarpmanın etkisiyle savrulan aracın bariyere çarpmasından, arka kısımdaki hasarın ise davalı sürücünün aracının çarpmasından kaynaklandığının tutanaktaki anlatım ve ekspertiz belgeleriyle uyumlu olduğu, davacı sürücünün şerit değiştirdiğine, ani ve gereksiz yavaşladığına veya herhangi bir trafik kuralını ihlal ettiğine dair dosyada hiçbir veri bulunmadığı, davalı sürücünün ise 2918 Sayılı KTK.'nın 52/1-b maddesi uyarınca hızını görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, aynı Kanun'un 56/1-c maddesi uyarınca önündeki aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemediği ve aynı Kanun'un 84. maddesinin (d) bendi uyarınca asli kusur sayılan arkadan çarpma hâlini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam (%100) kusurlu, davacı...'un ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış; bilirkişinin kusur değerlendirmesine, kaza tespit tutanağındaki tespitlerle ve dosyadaki hasar belgeleriyle örtüştüğü ve tutanakta ayrıca gösterilen takip mesafesi ihlalinin de aynı sonucu desteklediği gerekçeleriyle Mahkememizce de katılınmıştır; dava konusu kaza yalnızca maddi hasarla sonuçlanmış olup zarar, davacının aracında meydana gelen değer kaybı ile aracın onarımda kaldığı süreye ilişkin mahrumiyetten ibaret bulunduğundan, emniyet kemeri kullanımı, istihap haddi ve koruyucu ekipman kullanımı hususlarının zararın doğmasına veya artmasına etkisi bulunmadığı, davacı sürücünün alkolsüz olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu ve davacının zararın doğmasında veya artmasında etkili olduğuna dair dosyada herhangi bir veri bulunmadığı anlaşılmakla, davacı yönünden müterafik kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. iii. Mahkememizce Alınan Bilirkişi Raporunun Mahkememizce Nihai Değerlendirmesi : 19. Mahkememizce Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve İş Güvenliği Uzmanı... tarafından düzenlenen 11/10/2025 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; anılan rapor kapsamında belirtilen verilerin, dosya kapsamındaki verilerle genel olarak örtüşmekte olduğu, nitekim kazanın tarihi, yeri, saati ve oluş şeklinin 16/12/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile, ... plakalı aracın poliçe numarası, vadesi ve araç başına 120.000,00.-TL maddi teminatının zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile, sürücülerin alkolsüz olduğu ve B sınıfı sürücü belgesine sahip bulunduğu hususunun kaza tespit tutanağı ile, aracın kilometresi ile .... kasko değerinin değer kaybı ekspertiz raporu ile, 15/02/2024 tarihli 120.000,00.-TL ödemenin banka dekontu ile ve 30/12/2023 ile 26/01/2024 tarihli faturaların dosyadaki faturalarla uyumlu olduğu; bununla birlikte raporda, kaza öncesi değerin tespit edildiği bölümde kaza tarihinin 29/01/2023 olarak yazıldığı, davacının aracının plakasının bir yerde ....olarak gösterildiği, davalı sigorta şirketinin değer kaybı ödemelerinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında açılan 50186791 numaralı hasar dosyasına istinaden yapıldığının belirtildiği hâlde, servis kayıtlarından ve ..... yazısı ekinden anılan numaranın davacının aracının kasko sigortacısı nezdindeki kasko hasar dosyasına ait olduğunun, davalı sigorta şirketine ait hasar dosyasının ise .... numaralı olduğunun anlaşıldığı, 12/03/2024 tarihli 220.120,88.-TL ödemeye ilişkin dekontun dosyada bulunmadığı, davacının araç kiraladığına ve kiralama şirketlerine ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir faturanın da dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Raporda, uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin genel olarak değerlendirildiği, ancak ... A.Ş. vekilinin 21/03/2025 tarihli cevabi yazısında aracın 16/12/2023 tarihinde servise getirildiği, 18/12/2023 tarihinde iş emri açıldığı, 20/01/2024 tarihinde teslim edildiği ve ortalama 34 gün serviste kaldığının bildirildiği hâlde bu yazının ayrıca değerlendirilmediği, kaza tespit tutanağının sürücü kural ihlali hanesinde davalı sürücü yönünden 2918 Sayılı KTK.'nın 56/1-c maddesinin gösterildiğinin, tutanağın açıklama bölümünde ise 52/1-b maddesinin belirtildiğinin rapora yansıtılmadığı görülmektedir. Raporun kendi içinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde araç başına maddi teminatın 120.000,00.-TL olduğu tespit edildiği hâlde toplam 340.120,88.-TL'lik ödemenin tamamının zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında yapıldığının belirtilmesi ve araç kiralama faturalarının incelendiği belirtilerek günlük kiralama bedelinin 1.500,00.-TL olarak değerlendirildiği hâlde raporda gösterilen kiralık araç ilanlarında günlük bedellerin 950,00.-TL, 1.300,00.-TL ve 1.334,00.-TL olarak yer alması bakımından çelişki bulunduğu, raporun kaza tespit tutanağı ile ise sonuç itibariyle çelişmediği, zira tutanakta da davalı sürücünün davacının aracına arkadan çarptığının ve davacının kazada kusurunun bulunmadığının belirtildiği, bilirkişinin tutanakta ayrıca gösterilen 56/1-c maddesine atıf yapmamasının, arkadan çarpmanın 2918 Sayılı KTK.'nın 84. maddesinin (d) bendi uyarınca başlı başına asli kusur hâli olması göz önünde bulundurulduğunda davanın esasına müessir olmadığı anlaşılmaktadır. 20. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, raporda genel anlamda yeterli inceleme bulunmakla birlikte, kaza tarihinin yazımı, plaka yazımı, değer kaybı ödemelerinin dayandığı hasar dosyası ile teminat türü ve araç kiralama bedelinin dayanağı hususlarında hata ve çelişki, servis cevabının değerlendirilmemesi hususunda ise eksiklik bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak kaza tarihinin 16/12/2023 olduğunun ve plakanın .... olduğunun dosya kapsamında tartışmasız bulunduğu, 340.120,88.-TL'lik ödemenin davacı tarafından dava dilekçesinde ikrar edildiği ve davalı sigorta şirketinin de bu ödemeyi 120.000,00.-TL'sinin zorunlu mali sorumluluk sigortası, 220.120,88.-TL'sinin ise kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında yaptığını beyan ettiği, bu nedenle ödemenin hangi hasar dosyası ve hangi teminat kapsamında yapıldığı hususundaki hatanın mahsup edilecek miktarı değiştirmediği, bilirkişinin makul onarım süresi olarak belirlediği 20 günün,.... vekilinin 21/03/2025 tarihli cevabi yazısında bildirilen 34 günlük süre ile 09/02/2024 rapor tarihli kasko ekspertiz raporunda gösterilen 15 günlük hasar onarım süresi arasında kalıp aracın hasar durumu ve değişen parçaları ile uyumlu olduğu, günlük kiralama bedelinin ise davacının aracının .... marka bir otomobil olduğu ve raporda gösterilen ilanların farklı marka ve modeldeki araçlara ait bulunduğu dikkate alındığında, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi uyarınca zararın miktarının tam olarak ispat edilemediği hâllerde olayların olağan akışına göre hakkaniyete uygun olarak belirlenebileceği de gözetilerek makul bulunduğu, tespit edilen hata, çelişki ve eksikliklerin bu nedenlerle esasa müessir nitelikte olmadığı ve raporun, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan kusur durumu, değer kaybı miktarı ve araç mahrumiyeti bedeli hususlarında Mahkememizin ara kararında istenilen tüm hususları karşıladığı anlaşıldığından; söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.

c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : 21. Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede; öncelikle usule ilişkin itirazların, akabinde ise esasa ilişkin hususların sırasıyla değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 22. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı hususunda yapılan değerlendirmede; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/1. maddesi kapsamında; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmü, aynı Kanun'un 107/2. maddesi kapsamında ise; "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." hükmü belirtilmiştir. Anılan 107. madde, 16/07/2026 tarihli ve 7589 Sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesi kapsamında yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte; aynı Kanun'un geçici 1/10. maddesi kapsamında, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunduğundan, 04/03/2025 tarihinde açılan işbu davada da uygulanmıştır. .... Karar sayılı kararında da; belirleyememe hâlinin "davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa" dayanması gerektiği ve "Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacı vekilinin dava dilekçesinin dava değeri bölümünde davayı "şimdilik Belirsiz Alacak Davası olarak" açtığını ve sonuç ve istem bölümünde her iki talep kalemi yönünden "(Belirsiz Alacak Davası)" ibaresine yer verdiğini açıkça belirttiği; değer kaybı zararının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın uzmanlık gerektiren bir piyasa araştırmasıyla tespitine, araç mahrumiyeti zararının ise makul onarım süresi ile muadil bir aracın günlük kira bedelinin belirlenmesine bağlı olduğu, dava tarihinde davalı sigorta şirketinin yaptırdığı ekspertiz çalışmasının da gerçek piyasa farkını değil Genel Şartlardaki formüle göre hesaplanan miktarı gösterdiği ve bu nedenle alacak miktarının dava tarihinde tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğu; alacak miktarı 11/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenebilir hâle geldikten sonra Mahkememizin 10/04/2026 tarihli celsesinin (2) no'lu ara kararı ile davacı vekiline 6100 Sayılı HMK.'nın 107/2. maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin yüzüne karşı 10/04/2026 tarihinde tefhim edilen ara kararla başlayan sürenin 24/04/2026 tarihinde sona erdiği, bu tarihin adli tatil zamanına rastlamadığı ve davacı vekilinin bu süre içinde sunduğu 17/04/2026 tarihli dilekçe ile talebini 139.879,12.-TL olarak belirleyip 18/04/2026 tarihinde tamamlama harcını yatırdığı anlaşıldığından; davalı .... vekilinin davanın usulden reddine veya kısmi dava olarak kabulüne ilişkin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 23. Zamanaşımı hususunda yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesi kapsamında; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmü, aynı Kanun'un 109/3. maddesi kapsamında ise; "Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır." hükmü belirtilmiş; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesi kapsamında ise alacaklının dava yoluyla Mahkemeye başvurmasının zamanaşımını kesen hâllerden olduğu düzenlenmiştir. Dava dilekçesinin davalı ....'ye elektronik tebligat yoluyla gönderildiği, tebligatın 13/03/2025 tarihinde muhatabın elektronik adresine ulaştığı ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda, 18/03/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, 6100 Sayılı HMK.'nın 317/2. maddesindeki iki haftalık cevap süresinin 01/04/2025 tarihinde sona erdiği, bu tarihin adli tatil zamanına rastlamadığı ve zamanaşımı itirazının, davalı .... vekili tarafından bu süre içinde sunulan 18/03/2025 tarihli dilekçe ile ileri sürüldüğü anlaşılmakla, itirazın yasal süresinde sunulduğu kabul edilerek incelenmiştir. Davalı .... vekili tarafından anılan dilekçede tebliğ tarihinin 16/03/2025 olarak belirtilmiş olması, itirazın süresinde sunulduğu sonucunu değiştirmemektedir. Dava konusu kazanın 16/12/2023 tarihinde meydana geldiği ve davanın 04/03/2025 tarihinde, iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı; davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davacının dava dilekçesinde hukuki ilişkiyi göstererek alacağın tamamını dava konusu yaptığı, 6100 Sayılı HMK.'nın 107/2. maddesi uyarınca yapılan artırımın yeni bir dava niteliğinde olmayıp aynı davadaki talep sonucunun tam ve kesin olarak belirlenmesinden ibaret olduğu ve bu nedenle dava açılmakla kesilen zamanaşımının artırılan kısmı da kapsadığı anlaşıldığından; davalı .... vekilinin gerek dava dilekçesindeki talep, gerekse artırılan kısım yönünden ileri sürdüğü zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 24. Kusurun tespiti hususunda yapılan değerlendirmede; işbu gerekçeli kararın kusur değerlendirmeleri kapsamında da belirtildiği üzere (bkz. yukarıda par. 18), dava konusu kazanın, yağışlı hava ve ıslak zemin koşullarında hızını bu koşullara uydurmayan, önündeki aracı güvenli mesafeden izlemeyen ve önündeki davacı aracına arkadan çarpan davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK.'nın 52/1-b, 56/1-c ve 84. maddelerine aykırı hareketiyle, tam (%100) kusuru sonucu meydana geldiği, davacının ise kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı .... vekilinin kusur tespiti için dosyanın .... gönderilmesi talebi ise; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun kusur yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, raporun kusur değerlendirmesinin kaza tespit tutanağı ve hasar belgeleriyle örtüştüğü ve kusur hususunda yeni bir inceleme yapılmasını gerektiren bir çelişki bulunmadığı hususları dikkate alındığında yerinde görülmemiştir. 25. Davalıların sorumluluğunun dayanağı hususunda yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK.'nın 49/1. maddesi kapsamında; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü belirtilmiş olup, kazanın meydana gelmesinde tam (%100) kusurlu olan davalı ...'ın sürücü sıfatıyla davacının zararından sorumlu olduğu; 12/03/2025 tarihli araç sorgu raporundan ... plakalı aracın 02/03/2023-01/02/2024 tarihleri arasında davalı... adına kayıtlı olduğu, kaza tespit tutanağında da araç sahibi olarak davalı...'ın gösterildiği ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde sigortalı/sigorta ettiren sıfatıyla anılan davalının yer aldığı anlaşılmakla, davalı...'ın kaza tarihinde aracın işleteni olduğu, 2918 Sayılı KTK.'nın 85/4. maddesi kapsamında; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünün, aynı Kanun'un 88/1. maddesi kapsamında da; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur." hükmünün belirtildiği ve bu itibarla davalılar... ile ...'ın davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. 26. Davalı ....'nin sorumluluğu hususunda yapılan değerlendirmede; ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan 02/03/2023-02/03/2024 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde araç başına maddi teminatın 120.000,00.-TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin 15/02/2024 tarihinde davacı vekiline 120.000,00.-TL değer kaybı ödemesi yaptığı, bu suretle anılan teminatın tükendiği; bununla birlikte davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde, aynı aracın kendi nezdinde.... sayılı .... Kapsamlı Kasko Sigorta Poliçesi ile de sigortalı olduğunu ve bu poliçenin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında 12/03/2024 tarihinde davacı vekiline 220.120,88.-TL değer kaybı ödemesi daha yaptığını açıkça beyan ettiği anlaşılmıştır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi kapsamında; "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder." hükmü; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478/1. maddesi kapsamında ise; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." hükmü belirtilmiştir. Bu itibarla; davalı ....'nin, sigortalısı ve aracın işleteni olan davalı...'ın sorumlu olduğu bakiye değer kaybı zararından, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısım için kasko poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet teminat limitleri dâhilinde ve diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. 27. Değer kaybı hususunda yapılan değerlendirmede; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının aracının kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değerinin 2.300.000,00.-TL, kaza sonrası onarılmış hâldeki ikinci el piyasa değerinin 1.850.000,00.-TL ve buna göre toplam değer kaybının 450.000,00.-TL olarak belirlendiği; davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinden 340.120,88.-TL değer kaybı ödemesi aldığını ikrar ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu ödemeyi yaptığını beyan ettiği anlaşılmakla, bu miktarın mahsubu ile bakiye değer kaybı zararının 109.879,12.-TL olduğu; davalı sigorta şirketinin, değer kaybının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarındaki formüle göre hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazı yönünden ise, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının 15/02/2024 tarihli ödeme ile tükendiği, bakiye zarardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, aracın işletenine 2918 Sayılı KTK. ve umumi hükümlere göre düşen hukuki sorumluluğu temin eden ihtiyari mali mesuliyet teminatına, davalılar... ve ...'ın sorumluluğunun ise 2918 Sayılı KTK. ve genel hükümlere dayandığı ve bu itibarla zarar görenin gerçek zararının, aracın kaza öncesi ve onarım sonrası piyasa değerleri arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiği; davacının aracının kazadan önce hasar kaydının bulunmadığı, 2018 model ve 42.232 kilometrede olduğu, kaporta parçalarında değişim ve onarım yapıldığı ve bu hususun davalı sigorta şirketinin yaptırdığı değer kaybı ekspertiz raporu ile de doğrulandığı anlaşılmakla; davacının 109.879,12.-TL bakiye değer kaybı talebinin, değer kaybı talebinin yöneltildiği davalıların tamamı yönünden yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. 28. Araç mahrumiyeti bedeli talebinin yöneltildiği taraf hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde ikame araç bedelinin "davalılar ... ve...'dan müteselsilen tahsiline", 17/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde ise araç mahrumiyeti bedelinin "davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmesini talep ettiği, anılan talebin davalı ....'ye yöneltilmediği anlaşılmakla; 6100 Sayılı HMK.'nın 26/1. maddesi kapsamında; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü uyarınca, araç mahrumiyeti bedeli yönünden yalnızca davalılar... ve ...'ın sorumluluğu değerlendirilmiştir. 29. Araç mahrumiyeti bedeli hususunda yapılan değerlendirmede; ..... vekilinin 21/03/2025 tarihli cevabi yazısında davacının aracının 16/12/2023 tarihinde çekici ile servise getirildiği, 18/12/2023 tarihinde iş emri açıldığı, sigorta şirketi onayı ve yedek parça tedariki nedeniyle beklendiği, aracın 20/01/2024 tarihinde teslim edildiği ve ortalama 34 gün serviste kaldığının bildirildiği, davacının kasko sigortacısı nezdindeki .... numaralı hasar dosyasına ilişkin 09/02/2024 rapor tarihli kasko ekspertiz raporunda ise hasar onarım süresinin 15 gün olarak gösterildiği, bilirkişinin aracın hasar durumu, tamir edilen, boyanan ve değişen parçalarını değerlendirerek makul onarım süresini 20 gün olarak belirlediği, davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü 42 günlük sürenin ise servis tarafından bildirilen 34 günlük süreyi de aştığı;.... Karar sayılı kararında da; "Bunun için aracın ticari olması gerekmeyip sırf kullanımdan mahrum kalmak da giderilmesi gereken zararlar arasındadır." ve "Araç mahrumiyetine ilişkin delil sunulamaması halinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkemece hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilerek" şeklinde değerlendirme yapıldığı; 6098 Sayılı TBK.'nın 50/2. maddesi kapsamında ise; "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü belirtildiği; davacı aracının hususi kullanımlı bir otomobil olmasının araç mahrumiyeti zararının doğmasına engel olmadığı, davacının araç kiralama faturası sunmamış olmakla birlikte, aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracından mahrum kaldığının servis kayıtlarıyla sabit olduğu, bilirkişi tarafından belirlenen 20 günlük sürenin, ..... vekilinin 21/03/2025 tarihli cevabi yazısında bildirilen 34 günlük süre ile kasko ekspertiz raporundaki 15 günlük süre arasında kalan makul bir onarım süresi olduğu ve .... marka araca muadil bir aracın günlük kira bedelinin 1.500,00.-TL olarak belirlenmesinin olayların olağan akışına ve hakkaniyete uygun bulunduğu; davalılar... ve ... vekilinin davalıların kasko sigortacısı olan diğer davalı tarafından ikame araç sağlandığına ilişkin beyanını doğrulayan herhangi bir belgenin ise dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; davacının 30.000,00.-TL araç mahrumiyeti bedeli talebinin davalılar... ve ... yönünden yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. 30. Faiz hususunda yapılan değerlendirmede; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesi kapsamında; "Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur." hükmü, aynı Kanun'un 2/2. maddesi kapsamında ise; ".... önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir." hükmü belirtilmiş olup; 6102 Sayılı TTK.'nın 3/1. maddesi kapsamında da; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." hükmü belirtilmiştir. Dava konusu alacağın, davacının hususi kullanımlı otomobilinin bir trafik kazası sonucu hasarlanmasından kaynaklanan ve haksız fiilden doğan bir tazminat alacağı olduğu, davacı yönünden bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir işlem veya fiilden kaynaklanmadığı anlaşılmakla, davacının dava dilekçesinde yasal faiz olarak talep ettiği ve dava değeri artırım dilekçesinde avans faizi olarak talep ettiği faizin türü yönünden yasal faize hükmedilmesi gerektiği, avans faizi talebinin ise yerinde olmadığı ve bu itibarla davanın, faiz türü yönünden fazlaya ilişkin talebin reddi suretiyle kısmen kabulüne karar verildiği; faizin başlangıcı yönünden ise, 6098 Sayılı TBK.'nın 117/2. maddesi kapsamında haksız fiilde borçlunun fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olacağının düzenlendiği ve davacının faizi kaza tarihinden itibaren talep ettiği anlaşılmakla, davalılar... ve ... yönünden yasal faizin 16/12/2023 kaza tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda 16/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; a) Değer Kaybı Tazminatı ile ilgili olarak; 109.879,12.-TL'nin 16/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... (davalı .... yönünden kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet teminat limitleri dahilinde olmak üzere), ... ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b) Araç Mahrumiyeti Bedeli ile ilgili olarak; 30.000,00.-TL'nin 16/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c) Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 9.555,14.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.975,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.579,74.-TL harcın; 5.168,58.-TL'sinin davalılar ...., ... ... ve ...'tan müteselsilen, 1.411,16.-TL'sinin ise davalılar... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.975,40.-TL peşin harç, 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.678,30.-TL harcın; 2.889,41.-TL'sinin davalılar ...., ... ... ve ...'tan müteselsilen, 788,89.-TL'sinin ise davalılar... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 6.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 862,50.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.862,50.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 6.862,50.-TL'nin; 5.390,69.-TL'sinin davalılar ...., ... ... ve ...'tan müteselsilen, 1.471,81.-TL'sinin ise davalılar... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.800,00.-TL'nin; 2.985,01.-TL'sinin davalılar ...., ... ... ve ...'tan müteselsilen tahsili; 814,99.-TL'sinin ise davalılar... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 139.879,12.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin; 35.348,81.-TL'sinin davalılar ...., ... ... ve ...'tan müteselsilen, 9.651,19.-TL'sinin ise davalılar... ve ...'tan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalılar .... ve .... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.19/06/2026 .... Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/168, K. 2026/496, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-168-e-2026-496-k-5891ffcbf302