İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/516 E. 2026/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/516
- Karar No
- 2026/104
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/516 Esas KARAR NO : 2026/104
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12.04.2025 KARAR TARİHİ : 24.09.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.06.2023 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde ...poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazada, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu bulunduğunu, işbu kaza nedeniyle, müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını ve uzun bir süre onarım için serviste kaldığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 100,00-TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah Dilekçesi: Davacı vekili 18.02.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00-TL hasar bedeli talebini 39.129,09-TL'ye artırdığını, 100,00-TL değer kaybı talebini 50.000,00-TL'ye artırdığını, toplam talebinin 89.129,09-TL olarak kabul edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ...numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının maddi zarar miktarının belirli olması sebebiyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi olan 25.06.2023 itibarıyla 120.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, poliçede KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığından ve onarım faturası sunulmadığından hasar bedelinin KDV hariç hesaplanması gerektiğini, piyasadaki parça iskonto oranlarının yüzde yirmi - yüzde yirmi beş civarında olduğunu ve tazminat bedelinde bu oranda iskonto uygulanması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki formüle göre yapılması gerektiğini, Anayasa'nın 153. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, kusur oranının tespiti için dosyanın oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi sevk edilmesi gerektiğini, yargılama sırasında uzman bilirkişi raporu alınmasını, aracın rayiç değeri ile geçmiş hasar kayıtlarının değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesini, sigortacı yönünden temerrüt tarihinin başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olduğunu, ıslah edilen tutarlar için faiz başlangıcının ıslah tarihi olması gerektiğini, haksız fiil kaynaklı davada yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacıya ait araç ile davalı tarafından karayolları zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan araç arasında meydana gelen kaza sonucunda davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. 25.06.2023 tarihinde saat 07:45 civarında Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, ... Caddesi üzerinde iki araçlı trafik kazası meydana gelmiştir. ...plakalı servis sürücüsü... minibüsü ile yakın takip nedeni ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın yolcu almak için durması ile yakın takip nedeni ile arka kısımlarına çarpmış ve dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. ...plakalı aracın ... poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 24.02.2023 tarihi ile 24.02.2024 tarihi arasında sigortalandığı, kaza tarihi itibariyle araç başına maddi 120.000,00 TL teminat bulunduğu görülmüştür. Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacıya ait araçtaki değer kaybı ve hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta 50.000,00 TL değer kaybı ve 39.129,09 TY hasar bedeli meydana geldiği belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta 50.000,00 TL değer kaybı ve 39.129,09 TY hasar bedeli meydana geldiği sonucuna varılmış ve toplam zarar miktarının poliçe teminat miktarı dahlinde olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır. Davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi, davaya konu kazanın sigorta şirketine ihtar ya da ihbar edildiği tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasıdır. Somut davada, davalı sigorta şirketinden gelen müzekkere cevabındaki ihbar föyü belgesine göre davacının davalı sigorta şirketine 05.03.2024 tarihinde başvuru yaptığı, sekiz iş günü sonunda 16.03.2024 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından 16.03.2024 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; 39.129,09 TL değer kaybı talebinin ve 50.000,00 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 89.129,09 TL'nin 16.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.088,41-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve 1.523,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 3.950,01-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.138,40-TL peşin ve ıslah harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 175,00-TL vekalet harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 216,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 7.006,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24.09.2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır