Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/311 E. 2026/1010 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/311
- Karar No
- 2026/1010
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/311 Esas
KARAR NO:2026/1010
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2024
NUMARASI: 2022/207 Esas, 2024/142 Karar
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan Tazminat İstemli
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının lisanslı Youtuber olduğu, davacıya ait telif hakkı bulunan Youtube kanalındaki takipçilerini bilgilendirme amacıyla çekmiş olduğu video görüntüsünün davalı tarafın ticari maksatla instagram sayfasında yayınlanarak, haksız kazanç sağladığını, davalının videoyu kullanırken davacının şahsını ve videoda kullanılan ... isimli ürünü kötüleyerek bu ürünün kalp krizi riski taşıdığı ve iktidarsızlığa neden olduğunun yayınlandığını, davacı videosunun haksız yere kötülendiğini böylece davacının takipçilerine karşı küçük düşürüldüğünü hem de tanıtımını yaptığı kendi ürünü lehine haksız kazanç sağladığını, bu şekilde davacının 6.000 takipçisi ve davalının 70.000 takipçisine karşı kişilik hakları, şeref saygınlığı rencide olduğunu, davacının youtube kanalındaki videosundan 3:40 ile 3:45 dakikaları aralığındaki 5 sn. görüntünün izinsiz alıntılandığını, işbu görüntünün 19.02.2021 ile 29.03.2022 tarih aralığında 1 yıldan fazla davalının instagram hesabında kaldığını, bu sebeple davalının haksız kazanç sağladığı FSEK hükümlerine göre 1.000 TL maddi, 25.000TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; Videodaki amacın piyasada çokça reklamı yapılan ve saç sorunu yaşayan kişilerin kullanımına sunulan mavi suyun vadettiği sonuçları gerçekleştirmedi gibi yarattığı sağlık sorunlarına vurgu yapmak olduğunu, davacı tarafın bahse konu ... ürününün üreticisi, lisans sahibi veya ticaretini yapan bir kişi olmadığını, mavi suyun çok satılıyor olmasından maddi kazanç elde eden yada mavi suyun az satılıyor olması nedeniyle gelir kaybına uğrayan kişi olmadığını, davacının kendi Youtube sayfasına yüklemiş olduğu ve müvekkili firmanın 5 saniyelik bir kısmını kullandığını belirttikleri videoda ısrarla kendisinin asgari ücretle çalışan sıradan bir vatandaş olduğunu, kesinlikle bu ürünün reklamını yapmadığını, sadece bu ürünün kullanıcısı olduğunu ve kullanmak isteyen kişilerle deneyimlerini paylaşmak için bu videoyu çektiğini açık açık ve defalarca belirttiğini, müvekkilinin ... ile ilgili yapmış olduğu paylaşımın davacı ile ve davacının paylaşmış olduğu video ile kesinlikle bir ilgisi bulunmadığıını, müvekkilinin davacıyı ya da videosunu kötülemek gibi bir amacı olmadığını, davacının herhangi bir ticari kaybı da söz konusu olamayacağından davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:".... yasal düzenleme gereğince davacının, bir diğer ifade ile görüntüde tasvir edilenin, muvafakati olmadan teşhir edilmesi nedeni ile işbu maddeye dayalı olarak istemde bulunabileceği saptanmıştır. Uygulanacak atıf maddesi dava tarihi itibari ile yürürlükte olmayan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine yapılmış olup işbu maddede şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebileceği düzenlenmiştir. Anılı maddenin karşılığı ise dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesinde düzenlenmiş olup kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla anılı yasal düzenleme gereğince davacının yalnızca manevi tazminat isteminde bulunması mümkündür. Bu nedenle mali inceleme yapılmasına yer olmadığı anlaşılmakla davacı yanın aksi yöndeki mali incelemeye ilişkin taleplerinin ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Kabul edilen ve saptanan hukuksal olgu gereğince somut olayda davacının kişilik hakkının hukuka aykırı eylemle zedelenip zedelenmediği, manevi zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmiştir. Davalının, davacının görüntüsünün bulunduğu videonun altına yazdığı "... isimli ürünün kalp krizi riski taşıdığı ve iktidarsızlığa neden olduğu" yönündeki yazı nedeniyle dinlenen tanık beyanları da göz önünde bulundurulduğunda ifadenin niteliği ve iletilen çevrenin boyutu da göz önünde bulundurulduğunda izinsiz şekilde görüntünün teşhir edilerek umuma iletilmesine dayalı hukuka aykırı kusurlu eylem nedeni ile davacının kişilik hakkının zedelenmesine sebebiyet verildiği anlaşılmıştır. TBK'nın 51. maddesi gereğince tazminatın kapsamı ve ödenme biçiminin, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önünde bulundurularak zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık taktir edilmesi gerekmekle davalı taraf tüzel kişi tacir olup 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinden kusurlu eylemin ağırlığı itibari ile takdiren 20.000-TL manevi tazminatın davalının cevabi ihtarname tarihi ile en erken kaldırma tarihi olarak tespit edilen temerrüt tarihi olan 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Her ne kadar davacı taraf tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılama aşamasında manevi tazminat miktarının ıslah edilmesi için süre talep etmiş ise de manevi tazminat istemi niteliği itibarıyla tek ve bölünemez nitelikte olup fazlaya ilişkin talep saklı tutulmak suretiyle bölümler halinde de istenemeyecektir. Sonradan gelişen bir olgunun varlığı iddia edilip kanıtlanmadığı sürece başlangıçta talep edilen manevi tazminat miktarı ıslahla artırılamaz. Sonradan gelişen bir olgu olsa dâhi ıslah işleminin, HMK'nın 177. maddesi gereğince tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilmesi mümkündür. Bu nedenlerle de tahkikat sona erdikten sonra ileri sürülen ıslah talebine cevaz verilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 20.000 TL manevi tazminatın 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine;
-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-Maddi tazminat isteminin REDDİNE,
- Manevi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile,
-20.000 TL manevi tazminatın 29/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair isteminin reddine" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalının, ticari faaliyeti kapsamında oluşturduğu ve yaklaşık 70.000 takipçisi bulunan ... isimli bir başka sosyal medya platformu olan İnstagram'da kullandığı hesabında, ticari faaliyetine ait hizmetlerin tanıtımı sırasında, davacının şahsına ait ... isimli lisanslı youtube kanalında bulunan ve takipçilerini bilgilendirme amaçlı çektiği videodaki kendisine ait görüntüsünü, 19.02.2021 tarihinde ..._... adresinde bir tanıtım reklam filminde izinsiz ve onaysız olarak kullandığını ve bu videoyu instagram hesabında yayınlamdığını, ayrıca bu videoyu kullanırken, müvekkilimin şahsını ve videoda geçen ... isimli ürünü kötüleyerek, bu ürünün kalp krizi riski taşıdığı ve iktidarsızlığa neden olduğunu yayınladığı videonun üzerine yazmış, müvekkilimin videosunu haksız yere kötülemiş, böylece hem müvekkilimi takipçilerine karşı küçük düşürerek, hem de tanıtımını yaptığı kendi ürününü lehine haksız ticari kazanç sağlamış olduğunu, videoyu 19.02.2021'den 29.03.2022 tarihine kadar yayınlamaya devam ettiğini, Bilirkişi raporuna göre söz konusu yayın, bilirkişi raporunun hazırlandığı sırada dahi davalıya ait instagram hesabında yayında olduğunu, ihlalin, dava tarihinden sonra da devam ettiğini, T.T.K.'da başkasının ürünlerinden haksız yararlanma, haksız ticari kazanç elde etme, başkalarının ürünlerini kötüleme ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu ile Medeni Kanunda öngörülen tazminat hükümlerini ihlal ettiği ve bu ihlal nedeniyle haksız kazanç sağladığını,Mahkemenin maddi tazminat talebini reddetmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin lisanslı Youtube kanalı sahibi ve içerik üreticisi sıfatı göz ardı edildiğini, Lisanslı Youtube yayınları, sinema eseri niteliğinde olduğunu, bu hususun değerlendirilmediğini, videoların izinsiz yayınlanması telif hakkının ihlal edildiğini,Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre davacının, kendi video ve görüntüsü kullanılarak telif hakkının ihlal edilmesi durumunda tazminat talep edebilmesi için, davacının bir ticari faaliyet yürütmesi zorunlu olmadığını, davacının ticari kaybı olmadığından bahisle zararının bulunmadığını kabul etmenin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin kullanılmasını istemediği ürün, ... isimli saç ekiminde kullanılan ürün olduğunu, davalı şirketin bu ürünün kullanılmasını istememekle kendi faaliyet alanı içerisinde saç ekimi ile ilgili bütün uygulama ve satışlarını artırmayı amaçlamakta olduğunu, o halde davalı şirketin satışlarından "saç ekimi" ile ilgili olan hizmet ve satışlarının tespit edilerek bundan elde ettiği gelirlerin haksız kazanç olarak nitelendirilmesi gerektiğini, Bu haksız kazancın, davacı müvekkilimin maddi zararına sebep olması gerekmediğini, videonun izinsiz kullanımı telif hakkına doğrudan zarar verdiğini, davacının lisanslı youtube kanalındaki abonelikler nedeniyle üretilen içeriğe göre belirli dönemlerde ücrete hak kazanmakta olup, bu kazancı abone sayısının düşmesi nedeniyle de azaldığını, bu hususun ... isimli sosyal meyda platformundan sorulabileceğini, bu hususun araştırılmadığını,Rapora göre, davalı şirketin mali yapısı incelenirken 2020 yılında 71.452,31 TL ciro elde etmişken, dava konusu reklamın yayınlandığı 19.02.2021 - 29.03.2022 tarih aralığında yaklaşık bir yıllık süreçte, 2021 yılı cirosu birden 1.672.224,31 TL ye çıktığının görüleceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini,Davalının, davacının dava konusu videosundaki izlenme sayısını dikkate alarak bu videosunu kullanarak daha çok müşteri çekmeyi amaçladığını, müvekkilinin dava konusu videosunun yaklaşık 12.000 izlenmeye ulaştığını, davalının, müvekkiline ait bu lisanslı videoyu kendi instagram profilinde kullanarak daha çok etkileşim ve izlenme sayısı almış, bu da satışlarına yansıdığını, yani davalı şirket reklam gideri yapmadan müvekkiline ait görüntüyü kullanarak bir nevi reklam yaptığını, davalının yapmak zorunda kalmadığı reklam gideri de, esasen müvekkilinin zararı olduğunu, Mahkemenin olaya Fikri ve Sınai Haklar Hukukunda öngörülen tazminat hükümleri yerine Borçlar Kanunu hükümlerine göre maddi ve manevi tazminat talebini değerlendirmesinin hatalı olduğunu,Manevi tazminat talebinin kısmen reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,İtirazlar dikkate alınarak maddi tazminat yönünden rapor alınmasını, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, Youtube sayfasındaki videosunun davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı kullanıldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut delil durumu ve bilirkişi raporuna göre davacının Youtube sayfasındaki videonun davalı taraça izinsiz kullanıldığı sabittir.Mahkemece davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı, "davalı şirket tarafından müvekkiline ait telif hakkı bulunan Youtube kanalındaki takipçilerini bilgilendirme amacıyla çekmiş olduğu video görüntüsünün, ticari maksatla şirketinin instagram sayfasında çok uzun bir süre yayınlayarak, T.T.K.'da başkasının ürünlerinden haksız yararlanıldığını, video görüntüsünün davalının instagram sayfasında yayınlanması nedeni ile haksız kazanç sağladığını" ileri sürdüğünden öncelikle davacının telif hakkı ihlali iddiası üzerinde durularak dava konusu videonun sinema eseri niteliğinde olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınarak maddi tazminat hususunun da buna göre değerlendirilmesi gereklidir.Bu durumda ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi eklenerek davacının videosunun FSEK kapsamında sinema eseri niteliği olup olmadığının tespiti ayrıca maddi zarar iddiası yönünden de; videonun tanıtım amaçlı olduğunun belirtildiği de dikkate alınarak videonun davalı yanca çekimi yapılması halinde ödenmesi gereken bedelinin ne olacağı hususunda ek rapor alınması, bedelin tam olarak tespitinin mümkün olmaması durumunda ise TBK 50,51 maddeleri gereğince uygun bir maddi tazminat belirlenmesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken maddi tazminat isteminin küllen reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmeni kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebi yapılmayan sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarih, 2022/207 Esas, 2024/142 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, kaldırma sebebi yapılmayan sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 260TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.429,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.18/06/2026