Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1595 E. 2026/7828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1595
- Karar No
- 2026/7828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1376 E., 2025/2082 K. DAVACI-DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI-DAVACI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/686 E., 2024/788 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından asıl davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162. maddesinde düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış hukuki nedeniyle kabul edilmemesi, karşı davanın kabulü, tazminat ve nafakaların miktarı ile ortak velayete hükmedilmemesi yönlerinden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesi ile açıkça düzenlenmiştir. Niteliği itibari ile bölünemez olarak kabul edilen manevi tazminatın ıslahı mümkün değilse de maddi tazminatın ve özellikle her ay doğan hak niteliğine sahip olan nafakaların ıslah ile artırılması mümkündür. Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde talep ettiği manevi tazminat miktarını ıslah ile artıramaz ise de davacı- karşı davalı kadının dava dilekçesiyle talep ettiği manevi tazminat miktarı gözetildiğinde tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere maddi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin ıslah edilebileceği dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadının maddi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönlerden de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönlerinden BOZULMASINA,
3.Davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde yatıran ... iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.