İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/147 E. 2026/489 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/147
- Karar No
- 2026/489
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/147 KARAR NO : 2026/489
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/02/2026 KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ..., ..., ... Şirketi, ..., ... Ve ... Şirketi' nin ise bahse konu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ... 20. Noterliğinin .. tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı/borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borçların ödenmediğini, akabinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş ... K. sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından icra takibine başlanıldığını, davalı/borçlular tarafından borcun tamamına, faize, faiz oranına,bsmv'ye vs. icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçluların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu, bu nedenlerle davalı borçluların yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin devamına, kötü niyetli yapılmış olan itirazdan dolayı borçlu-davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada müvekkillerinin yetkilisi olduğu şirketlerin davacı ... Nezdinde teminat çekleri karşılığında kredi kullandığını, müvekkilinin kullanmış olduğu tüm kredilerin karşılığında teminat çeki bulunmasına rağmen davacı tarafın haksız olarak ihtiyati haciz kararı aldığını, müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerin tüm taksitlerinin günü gününe ödendiğini ve herhangi bir şekilde temerrüt oluşmadığını, ayrıca konkordato geçici mühleti sonrasındaki kat ihtarnamelerinin de geçersiz olduğundan muacceliyetten bahsedilemeyeceğini, müvekkillerinden ..., Şirketi ve... Şirketi hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkmesi'nin ... Esas sayılı dosyasında konkordato kararı bulunduğunu, yine dava dışı ve davacıların grup şirketi olan ... Şirketi hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında konkordato kararı bulunduğunu ve her 3 firmanında hali hazırda konkordato kesin mühleti içerisinde olduğunu, ihtiyati haciz kararı tarihinde ve kat tarihinde herhangi bir gecikmiş borcun söz konusu olmadığını, konkordato talep eden şirketin kefil yetkilisi ile arasında zorunlu takip arkadaşlığı mevcut olduğunu, mühlet öncesinde ödenmemiş taksitin olmaması ve mühlet içerisinde yapılan kat işleminin geçersiz olması sebebiyle muacceliyet oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görülmüştür. DELİLLER: Arabuluculuk dosyasının ve ... Banka Alacakları İcra Dairesi' nin ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden dosyaya eklendiği, ... A.Ş. Vekili tarafından mahkememize sunulan, 04/09/2025 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi aslı, .. 20. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname aslı, Kredi Hesap Ekstreleri aslı ve Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarının mahkememizin ... nolu kasasına alındığı, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... D.İş sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. ... Banka Alacakları İcra Dairesi' nin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Anonim Şirketi tarafından borçlular ... Şirketi, ..., ..., ... Şirketi, ..., ..., ... Şirketi Aleyhinde 16.643.629,67 TL ASIL ALACAK (İstenen:%135 Yıllık Diğer) 1.310.685,84TL İŞLEMİŞ FAİZ (İstenen:%135 Yıllık Diğer) olmak üzere toplam 17.954.315,51TL alacağın tahsili talebiyle 18/11/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekilince ... Şirketi dışındaki borçlulara ödeme emri gönderilmesinin talep edildiği, borçlular ... Şirketi, ..., ..., ..., ..., ... Şirketi tarafından takibe itiraz edildiği ve ... Şirketi dışındaki borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Dairesi' nin ... esas sayılı dosya yönünden icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 09/03/2026 tarihli cevabi yazıda "Müdürlüğümüz tarafları ve esas numarası belirtilen dosyası ihtiyati haciz aşamasında olup itirazdan durdurulmuştur. Henüz düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmadığından gönderilememiştir." şeklinde cevap verildiği sonuç olarak ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edilmeden işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 60. maddesinde ödeme emri ve itiraz üst başlığı altında ödeme emri ve muhtevası düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasında icra müdürünün takip talebinin bu kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar vermesi durumunda ödeme emri düzenleyeceğine yer verilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. 61. maddenin ilk fıkrasında ise ödeme emrinin borçluya takip talebinden itibaren üç gün içinde tebliğe gönderileceği, 62. maddesinde itiraz etmek isteyen borçlunun itirazını ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecbur olduğu; İİK'nın 67. maddenin ilk fıkrasında ise takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğine yer verilmiştir. İcra tebligatları, İİK'nın 21. maddesinde düzenlenmiş, ilk fıkrasında icra dairesince yapılacak tebliğlerin yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olacağı, bu tebliğlerin makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi sureti ile yapılabileceği belirtilmiştir. Ödeme emrine itiraz, süreye bağlıdır. Bu süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Yargıtay 22. HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı konuya dair emsal ilamında, alacaklı tarafın icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davasının koşulları oluşmadığı ve davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığına karar vermiştir. Ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerine girişilemez. Aksi halde borçluya borcunu ödeme olanağı tanınmadığı gibi itiraz fırsatı da verilmemiş olur. Bunun içindir ki borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerinin sonraki aşamalarına geçilecek olursa, yapılan bu işlemler batıldır. Takip hangi aşamada ise bu işlemlerin geçersizliği, süresiz şikâyet yoluyla ileri sürülebilir. Yargıtay'ın bazı kararlarında, kendisine ödeme emri tebliğ edilmeyen borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 19.HD'nin 28.05.2001 tarih,... Esas, ... Karar sayılı emsal ilamında ödeme emri tebliğ edilmeden açılan itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği belirtilmiştir). Yargıtay 11.HD'nin 13.01.2003 tarihli ... Esas, ...Karar sayılı ilamında ise dosyanın yetkili icra dairesine intikalinden sonra yetkili icra dairesince çıkarılan ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmeden önce işbu itirazın iptali davasının açıldığı, henüz ödeme emrine bir itirazın söz konusu olmadığı bir dönemde takibe yapılan itirazın iptalinin talep edilmesinin söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir. Yargıtay 12. HD'nin 16.10.1997 tarihli... Esas,... Karar sayılı ilamında, borçluya gönderilen 49 örnek ödeme emrinin tebliğ edilmediği için borçlunun henüz itiraz hakkının doğmadığı bu nedenle geçerli bir itiraz varmış gibi alacaklının itirazın kaldırılmasını istemeye gelmesinin fuzuli bir başvurudan ibaret olduğu belirtilmiştir.Yargıtay 11.HD'nin ... Esas, ... Karar 28.02.2022 tarihli emsal ilamında; "...Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacı-alacaklı vekili ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. ...K sayılı dosyasında verilen 28/02/2019 tarihli karardan sonra icra takip dosyasına verdiği dilekçe ile borçluların yetki itirazını kabul ederek takip dosyasının yetkili olan İstanbul İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini talep etmiş, bu durumda davacı alacaklı icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı kabul ettiğinden ve talebi doğrultusunda takip dosyasının yetkili İstanbul İcra müdürlüğüne gönderilerek takip borçlularına bu icra müdürlüğünce yeniden ödeme emri düzenlenerek borçlulara tebliğe çıkarılması gerektiği anlaşılmış, yetkili icra müdürlüğünce takip borçlularına usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmediğinden borçluların yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe usulüne uygun itirazlarından ve takibin durmasından söz edilemeyeceğinden, itirazın iptali davasının görülmesine olanak bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleri ile bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır. İİK'daki yasal düzenlemelerle yukarıda açıklanan emsal yargı kararları ışığında, ilk derece mahkemesince yetkili yer icra dairesince borçlulara karşı ödeme emri tebliğ edilmeden açılan işbu davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığnıdan, davcı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ...Esas... Karar ) Yukarıda alıntılanan içtihatta da belirtildiği üzere geçerli bir itirazın iptali davasının görülebilmesi için ön şart, usulüne uygun bir ödeme emri tebligatına borçlu tarafından geçerli bir itiraz yapılmış olmasıdır. Somut olayda borçlulara usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığı, borçluların itirazının hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın özel dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu red karar ve ilam harcının, peşin alınan 85.062,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 84.330,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza