İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1028 E. 2026/108 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1028
- Karar No
- 2026/108
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1028 Esas KARAR NO : 2026/108
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02.02.2026 KARAR TARİHİ : 24.09.2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının "... Dedektifi" isimli internet Sitesi ve Instagram hesabı üzerinden müvekkili şirketin satışa sunduğu biberlerde ...standartlarının üzerinde pestisit bulunduğu ve yasaklı madde içerdiği yönünde asılsız, bilimsel dayanaktan yoksun ve manipülatif paylaşımlar yaparak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu, oysa hem ... Kodeksi hem de... sayılı AB Regülasyonu uyarınca ilgili ürünlerdeki pestisit oranının yasal sınır olan 0,5 mg/kg değerinin altında olduğunu, davalının sosyal medya etkileşimi ve tıklanma uğruna müvekkilinin ticari itibarını hedef alarak haksız rekabet fiillerini işlediğini, bu eylemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54,55 ve 56. maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilin marka değerinin korunması amacıyla söz konusu içeriklerin ivedilikle kaldırılmasının ve erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerektiğini ayrıca haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması için tekzip metni yayımlanmasını ve kararın ilan edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin haksız rekabet kurallarını ihlal etmediğini, paylaşımların insan sağlığının korunması ve kamu yararı gözetilerek yapıldığını, müvekkilinin ...Dedektifi markasıyla ambalajlı ürün içeriklerini teknik verilerle açıkladığını, basın kartı sahibi olduğunu ve birçok kamu kurumuna destek sağladığını, davacının sistematik bir şekilde müvekkiline karşı haksız şikayetlerde bulunduğunu ve birçok dosyanın takipsizlik veya beraat ile sonuçlandığını, davacının...Cumhuriyet Başsavcılığı ...soruşturma sayılı dosyasına ait inceleme raporunu hukuka aykırı şekilde temin ettiğini, davacının kendi laboratuvarlarında yaptığı analizlerin denetim mekanizmasının bulunmadığını, müvekkilinin paylaşımlarında Avrupa Birliği standartları ile Türkiye'deki Mevzuat arasındaki farkı ve pestisit limitlerini eleştirdiğini, davacının ürünlerinde tespit edilen Spiromesifen maddesinin Avrupa Birliği'nde yasaklı olduğunu, müvekkilinin paylaşımlarının ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında kaldığını, ortalama bir tüketicinin paylaşımları kamu yararı doğrultusunda algıladığını, davacının haksız rekabet ortamı yarattığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davanın esastan reddinin gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile paylaşımın kaldırılması ve mahkeme kararının yayımlanması talebine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlık bakımından incelenmesi gereken TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. "Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir". (Yargıtay HGK'nın 2017/2475 esas, 2021/246 karar sayılı, 11.3.2021 tarihli emsal ilamı) Davalı tarafından kendine ait sosyal medya hesabından, "Kendi laboratuvarlarında yaptığı analizlerle "Pestisit tespit edilmedi" dedikleri biberlerden AB'de yasaklı madde çıktı!'' başlıklı haberin paylaşıldığı, haber içeriğinde tespit edilen pestisit oranının Avrupa'da kabul edilebilir seviyenin Türkiye'de 50 katı oranda uygulandığını belirtildiği, haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülmüştür. Gelen müzekkere cevaplarına ve davacı tarafından sunulan analiz raporlarının sonuçlarına göre, davalının paylaştığı haber içeriğinin davacı tarafından haksız rekabet teşkil ettiği, davacının ürünlerinde mevzuatta öngörülen sınırın üzerinde pestisit tespit edilmediği, davacı hakkında bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından işlem yapılmadığı, paylaşımın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile paylaşımın kaldırılması ve davalıya ait hesapta paylaşılması talebinin haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; A)"https://gidadedektifi.net/haberler/gida-gundemi/kendi-labratuvarlarinda-yaptiği-analizlerle- pestisit-tespit-edilmedi-dedikleriratuvarlarinda-yaptiği-analizlerle- pestisit-tespit-edilmedi-dedikleri-biberlerden-abde-yasaklı-madde-cikti-5688" Web adresindeki davalının 30.01. 2026 tarihli paylaşımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, B)"https://gidadedektifi.net/haberler/gida-gundemi/kendi-laboratuvarlarinda-yaptiği-analizlerle- pestisit-tespit-edilmedi-dedikleri-biberlerden-abde-yasaklı-madde-cikti-5688" Web adresindeki davalının 30.01. 2026 tarihli paylaşımının kaldırılmasına, C)Karar kesinleştiğinde karar özetinin davalıya ait internet sitesinde ve İnstagram hesabında yayınlanmasına, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harçtan mahsubu ile ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 732,00-TL başvurma harcı, 208,00-TL vekalet harcı, 242,40-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 1.182,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24.09.2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır