Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1008 E. 2026/1333 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1008
- Karar No
- 2026/1333
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1008
KARAR NO : 2026/1333
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/04/2026
NUMARASI : 2025/58 Esas - 2026/263 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin kişiye özel traverten mobilya üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile aynı iş kolunda ticari faaliyetlerde bulunan davalının, müvekkili şirketin sosyal medya hesabında bulunan iş ürünlerini kullanarak dürüstlük kurallarına aykırı bir biçimde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin satışını yaptığı ürünlerin fotoğraflarını İnstagram hesabından paylaştığını, davalının da bu ürünleri ve fotoğrafları aynen kullanarak kendi web sitesinde satışa sunduğunu, müvekkilince bu durumun 03.09.2023 tarihli noter e-tespit tutanakları ile tespit ettirildiğini, müvekkilinin ürünlerin üretimini 2018 yılından beri gerçekleştirdiğini, davalı şirketin ise 18.01.2023 tarihinden itibaren faal olup, müvekkilinin ilgili ürünlere ait paylaşımlarının davalının ticari hayata başlama tarihi öncesine ait olduğunu, davalının TTK'nın 55/1a-4 maddesindeki müvekkilinin malları ve iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak ve TTK'nın 55/1c-3 maddesindeki iş ürünlerinden haksız yararlanma eylemlerini gerçekleştirdiğini, ürün fotoğraflarının Yargıtay tarafından eser sayılmamakla birlikte FSEK'in 84. maddesi kapsamında korunduğunun belirtildiğini, dolayısıyla eser mahiyetinde olmayan başkasına ait ürün fotoğraflarının hukuka aykırı olarak kullanılmasının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunduğunu, müvekkiline ait iş ürünlerine konu ürün tasarımlarının sektörde faal diğer ticari işletmelerce benzerinin üretildiği kabul edilse dahi davalının müvekkiline ait fotoğrafları kullanarak kendi üretimi gibi imaj yaratmasının yanıltma ve aldatma saiki güttüğünü belirterek, haksız rekabetin tespiti ile davalıya ait www....isimli internet sitesinin kapatılmasına veya internet sitesi içindeki müvekkili firmanın ürünlerini içeren bölümlerin yayından kaldırılmasına, 10.000-TL manevi tazminat ile şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, verilecek kararın TTK'nın 59. maddesi gereğince gideri davalı tarafından karşılanarak ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacı tacir olmadığından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava konusu edilen ürünler üzerinde davacının hiçbir hakkının bulunmadığını, daha önce bir çok yerde piyasaya sunulmuş ve herhangi bir kişi adına tescilli olmayan ürünlerin herkesin serbestçe kullanımına açık olduğunu, davacının hak iddia ettiği ürünlerin de tüm dünyada ve ülkemizde çeşitli şirketlerce üretilip satılan ürünler olduğunu, müvekkilinin davacıya ait hiç bir ürünü kopyalamadığını, üretmediğini ve satmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; alınan teknik bilirkişi rapor ve ek raporuna göre TTKnın55/1-a-4 hükmü gereğince; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırmaya yol açan önlemler almak” ve yine TTK md.55/1-c-3 hükmü gereğince; “Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak” suretiyle haksız rekabete sebebiyet verdiği" kanaatine varılmış olup; bilimsel, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve ek raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile; davalının, davacıya karşı TTK md. 55/1-a-4 hükmü gereğince; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” ve TTK md. 55/1-c-3 hükmü gereğince; “Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak” suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin men'ine ve ref'ine; davalının, davacıya ait ürün görsellerini, fotoğraflarını ve sair iş ürünlerini internet sitesi, sosyal medya hesapları ve sair pazarlama mecralarında kullanmasından men'i ile davalının internet sitesinde yer alan davacıya ait içeriklerin kaldırılmasına, kaldırılana dek tedbiren davalının internet sitesine erişim engeli getirilmesi talebinin ise reddine, haksız rekabetten dolayı 70.000,00 TL maddi tazminatın 08/10/2023 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, haksız rekabetten dolayı takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 08/10/2023 olan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili;TTK m. 55/1-a-4 maddesi “karıştırılmaya (iltibasa) yol açan önlemler almak” suretiyle gerçekleşen haksız rekabeti düzenlediği ,bir işletmenin mal, hizmet, marka, ticaret unvanı, internet sitesi, ambalajı, logosu, kurumsal kimliği veya diğer ayırt edici unsurlarının rakip işletmeyle ilişkilendirilmesine neden olacak şekilde kullanılması halinde haksız rekabet oluşacağı,bu hükmün uygulanabilmesi için ilk olarak davacının piyasada tanınan veya ayırt edici bir işaret, ürün ya da işletme kimliğinin bulunması, ikinci olarak davalının kullandığı işaret veya sunum biçiminin ortalama müşteri nezdinde karıştırılma ihtimali yaratması, ve davalının bu benzerlikten rekabet avantajı elde etmeye elverişli davranışta bulunması arandığı,TTK m. 55/1-c-3 kapsamında yer alan düzenlemede ise “başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini, kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp bunlardan yararlanmayı” haksız rekabet saydığı,bu bent kapsamında haksız rekabetin varlığı için başkasına ait ve pazarlanmaya hazır bir çalışma ürünü bulunmalı, bu ürün teknik çoğaltma yöntemleriyle (kopyalama, tarama, dijital çoğaltma vb.) alınmalı, yararlanan kişinin ürüne özgün ve anlamlı bir katkısı bulunmamalı, başkasının emeğinden ekonomik fayda sağlanmış olması gerektiğini, bir kimsenin iltibas olgusuna dayanarak hak iddia edebilmesi için ilk olarak onun kendi mal veya iş ürününü haklı olarak kullanıyor olmasına bağlı olduğu, bu korumadan yararlanmak isteyen kişi, mal ve ürünleri başka bir ticari işletmeden aynen almışsa, kendisinin bunu haklı olarak kullandığı söylenemeyeceğini,dava konusu edilen ürünler üzerinde davacının hiçbir hakkı bulunmadığı, tasarımında, üretiminde, tanıtımında hiçbir katkısının olmadığı ürünlerin kendisine aitmiş gibi hak iddia ederek rekabeti önlemeye ve tekel oluşturmayı amaçladığı, davacı internet ortamında sayısız görseli bulunan ürünleri kopyalamak suretiyle kendi sosyal medyasında paylaşmış olması bu ürünlerin kendisine ait olduğu anlamına gelmediği,davacının bir hak iddiasında bulunabilmesi için söz konusu ürünlerin Türkiye ve dünyada ilk defa kendisi tarafından üretilmesi, tasarlanması, piyasaya sunulması, büyük emek ve para harcanarak tanınır hale getirilmiş olması gerektiğini, daha önce bir çok yerde piyasaya sunulmuş ve herhangi bir kişi adına tescilli olmayan görsel ve ürünler herkesin serbestçe kullanımına açık olduğu, ilk derece mahkemesi gerekçesini ispat yükü tersine çevrilerek dava konusu ürünler üzerinde davacının hak sahibi olduğu ve fiilin TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu hususu hiçbir somut bilgi belge olmadan peşinen doğru kabul edilmiş, aksinin davalı taraf olarak ispat edemediğimiz üzerine bina edildiği, görsellerin/ürünlerin kendi tarafından üretildiği büyük emek ve para harcanarak tanınmış hale getirdiği hususlarını ispatlayamadığını harcı âlem (genel kullanıma açık, özgün niteliği bulunmayan) ürünler bakımından TTK m.55/1-a-4 ve m.55/1-c-3 hükümlerinin uygulanması olanağı olmadığını, haksız rekabet hukukunun amacı serbest rekabeti ortadan kaldırmak değil, dürüst rekabeti korumak olduğu, müvekkil tarafından kullanılan görseller, piyasada yaygın olarak kullanılan standart ürün fotoğrafları olduğu, herkesin kullandığı görseller davacı tarafından kendi sosyal medyasında kullanılıyor olması davacıya üstün hak sahipliği kazandırmayacağı, davalı müvekkil kendi unvanı ve logosu ile satış yaptığını, davacının gerçek satış kaybı veya kar kaybı ispatlanamadığı, “Tek ürün için 2.500 TL profesyonel çekim + dijital kullanım lisansı” bedeli, hiçbir somut piyasa araştırmasına, faturaya veya emsal sözleşmeye dayanmadığı, heyetin “2023-2024 dönemi mobilya sektörü ortalaması” ifadesi soyut ve ispatsız olduğu davacının yaptığı ispatlanmış bir harcama pazarlama maliyeti ortaya konulmadığı, davacının ticari itibarının, mesleki onurunun ve marka değerinin haksız fiiller sonucunda zedelenmesi gerektiğini, davacı somut manevi zararını ispatlayamadığını, hükmedilen manevi tazminat hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Haksız rekabetin tespiti -meni ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Davacı; kişiye özel traverten mobilya üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile aynı iş kolunda ticari faaliyetlerde bulunan davalının, müvekkili şirketin sosyal medya hesabında bulunan iş ürünlerini kullanarak dürüstlük kurallarına aykırı bir biçimde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin satışını yaptığı ürünlerin fotoğraflarını instagram hesabından paylaştığını, davalının da bu ürünleri ve fotoğrafları aynen kullanarak kendi web sitesinde satışa sunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve engellenmesini talep etmiş, davalı da ürünlerin harcıalem olduğunu, fotoğraflarında internet ortamında bulunan ürünler olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece teknik bilirkişi heyeti oluşturularak bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda; dava konusu ürünlere ilişkin yerinde inceleme yapıldığı, teknik/bilişim alanı yönünden yapılan incelemelerde; www....uzantılı alan adının, 30.09.2020 tarihinde oluşturulduğu, ancak alan adı sahibinin bilgileri gizlenmiş olduğundan, doğrudan tescil bilgilerine ulaşılamadığı, incelenen site içeriğinde, davalı .... Ltd. Şti.'nin unvanı açıkça belirtildiği ve şirketin faaliyetlerine, ürünlerine, iletişim bilgilerine yer verildiği, bunun site ile davalı şirket arasında doğrudan bağlantıyı gösteren somut veriler olduğu, alan adı tescil bilgileri gizli olsa da, içerik analizi siteyi fiillen kullanan şirketin davalı ... şirketi olduğunu açıkça ortaya koyduğu; davacıya ait "fenneshome" isimli Instagram hesabında paylaşılan ürün görsellerinin, davalı şirketin internet sitesinde aynı şekilde yayınlandığı, bu durumu gösteren birçok örnek bulunduğu, örneğin: 25/05/2023 tarihinde paylaşılan “traverten orta sehpa” görseli, davalı siteye aynı şekilde eklendiği, yine 11/06/2023, 04/06/2022 ve diğer tarihlerde paylaşılan ürün görselleri de benzer şekilde davalı siteye eklendiği, görsellerin her birinin, ilgili noter tasdikli e-tespit tutanaklarıyla doğrulandığı ve davalı tarafın izinsiz olarak bu görselleri kullandığının tespit edildiği; Ankara 40. Noterliği tarafından 03.09.2023 tarihinde düzenlenen e-tespit tutanaklarına göre, davalı www....sitesinde bazı ürün görsellerinin hala yayınlanmaya devamettiğiözellikle,https://www..... gibi URL adreslerinde dava konusu görsellerin bulunduğu ve hala yayında oldukları, diğer görsellerin ise site üzerinden kaldırıldığı tespit edilmiştir.
TTK'nın 55/1-a-4 maddesi “karıştırılmaya (iltibasa) yol açan önlemler almak” şeklinde olan rekabetin mevcudiyet şartları, ticaret sahasında faaliyet gösteren iki şahıs arasında, birinin faaliyetinin diğerinin her türlü fedakarlık ve mesai harcamış olduğu sahada aynı şartlara riayet etmeksizin, bir faaliyette bulunmuş olmasıdır. Haksız rekabette bulunan şahsın, iltibas edilen faaliyetin meydana çıkması için mevcut olan şartlara riayet etmeksizin, başkasının emtiası, iş mahsulleri veya faaliyeti veya işletmesinin aynının yerine getirmesidir.Bu haksız rekabet türünde, emek ilkesi daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bir kimsenin veya firmanın gayretleri sonucu ortaya çıkan tanıtma vasıtalarından veya faaliyetlerinden bir başkasının faydalanması başkasının emeğinden haksız olarak yararlanmadır. İltibasın mevcut olabilmesi için başkası tarafından haklı sebebe dayanarak yaptığı kullanmanın ihlal edilmesi gerekmektedir. İltibas sebebiyle, haksız rekabetin mevcut olması, muhakkak bir zararın doğmuş bulunmasına bağlı değildir. Mevcut iltibasın ileride bir zarar doğurabilecek vasıfta olması yeterlidir. İltibas sebebiyle, dikkat edilmesi gereken husus elde edilecek fayda değildir.
Somut olayda davacı tarafından internet ortamında satışa sunulan ürün görsellerinin birebir kopyalanmak suretiyle davalı şirket tarafından kullanılarak aynı ürünlerin yeraldığı fotoğraflar ile davalı ürünlerinin satışa sunulduğu; davalının bu eylemleriyle TTK nın 55/1-a-4 ;55/1-c-3 maddesi uyarınca kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak" suretiyle haksız rekabetin tespiti ve engellenmesine karar verilmesi yerindedir. Bilirkişi kurulu tarafından kesin bir tespit yapılamasa da davacının zararının muhtemel aralık içinde hesaplaması yapılmış olup , TBK'nın 50/2 maddesinde uğranılan zarar tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun şekilde belirleyeceği hükmünü haizdir.
TTK'nın 56/1-e hükmü, TBK 58.maddede belirtilen koşulların varlığı halinde manevi tazminata hükmedilebileceğini belirtmektedir. Manevi tazminat karşı tarafı zenginleştirici nitelikte olamaz. Davacı şirket'in çabası ile meydana getirdiği ürününün izinsiz kullanımı suretiyle davalının haksız rekabette bulunduğu, davacının emeğinin davalı tarafından istismar edildiği ve bunun da davacının kişilik haklarını zedelediği sabit olmuştur. Davacı lehine hükmedilen 10.000-TL manevi tazminat miktarı itibariyle fahiş kabul edilebilecek miktarda da değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının ürün görsellerini kopyalamak suretiyle internet sitesine koyan ticari ürünlerin bu göreller ile pazarlayan görsellerin internet umum ortamından elde ettiğini kanıtlayamayan davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinden davanın kabulüne ve davacı yararına maddi ve manevi tazminata hüküm verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 5.464,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.366,20-TL harcın mahsubu ile kalan 4.098,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026